327- CEZANIN AFFI:

 

Bütün bunlara rağrmen islam hukuku suçunu haketmesine rağmen suçlunun bağışlanması prensibini getirmiştir. Suçlu irade ve şuuruyla yasak bir fiili işleyip cezayı haketse bile islam hukuku umumi kaidelerin istisnaı olarak değerlendirmek üzere -af hükmünü getirmiş. Belki de şari; bu istisnai prensibi kabul etmeklesuçluyu tehlikeli suçdan vazgeçmeye ve iştirakten dönüp tevbe etmeye teşvik hedefini gütmüştür. Özellikle en önemli suçlardan birisi olan harabe suçu için konulmuş bulunan cezayı bildiren ayeti kerimenin akabinde tevbe hükmünü ihtiva eden ayeti celile varid olmuştur. İşte Maide suresindeki şu ayeti celile tevbe etmenin gereğini belirtmektedir:

“Allah ve Resulu ile savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri, veya asılmaları veya ellerinin ayaklarının çaprazvari kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyaca çekecekleri bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyükbir azab vardır. ancak sizin onları eleeeçirmenizden önce tevbe edenler olursa bilin ki, Allah şüphesiz ki Gafur, Rahimdir.” (Maide: 5/33-34)

Bu hükmün savaş çıkarma suçnuu intibak ettiği kesin olmakla beraber bunun dışında haddi gerektiren suçlara uyup uymadığı konusunda ihtilaf vardır. Bu konuda 253 nolu paragrafta malumat verilmiştir. Ama burada şunu ifade edelim ki hükmün getirdiği bu nass yöneticiler uygun gördükleri takdirde tazir suçları için tatbik edebilirler.