h- SUÇLA ALAKALI FİİLLER VE BUNUN

CEZAİ SORUMLULUKLA İLGLİSİ

 

314- SUÇLA ALAKALI FİİLLER:

 

Suçla alakalı filler üçtür:

a) Mübaşeret,

b) tesebbüb,

c) Şart.

Bu üç fiili birbirinden tefrik etmek suçluyla suçsuzu ayırmık bakımından zaruridir.

a- Mübaşeret. (Doğrudan doğruya fiili işlemek.) Hiçbir vasıta olmadan bir suçu meydana getiren veya suçun nedeni olan fiildir. Bir kişiyi bıçakla kesmek gibi. Burada kesmek fiili bizatihi ölümü meydana getirmektedir. Ve ölmenin sebebidir. Boğmak da bunun gibidir. Zira ölüm onunla meydana gelir ve o aynı zamanda ölümün sebibdir de. Yanıcı bir şeye ateş atmak da böyledir. Ateş yakmak doğrudan doğruya yangını meydana getirir ve aynı zamanda yanmanın nedenidir... Hırsızın bir bşkasının malını saklanın yerinden alması da aynıdır. Çünkü almak fiili hırsızlık olayını meydana getirir ve onun nedenidir. İçki içmek de böyle. İçki içmek suçu içkiyi almakla meydana gelir ve bu, suçun nedenidir.

b- Tesebbüb: Suçun kendisiyle değil onun vasıtasıyla meydana geldiği fiildir. Yani, suçun sebebi, nedenidir. Suçsuz birisinin herhangi bir kişiyi öldürdüğüne dair yalancı şahitlik tesebbüben suçtur. Çünkü hakkında şahitlik yapılan kimsenin ölüm cezasına çarptırılması için yalancı şahitlik bir sebebdir. Gerçi yalancı şahitlik bizatihi ölümü doğurmaz, ama ölüm denilen ve hakimin hükmünü uygualamakla, görevli bulunan celladın emriyle gerçekleşen hadiseye sebeb olmaktadır. Yahut bir kişinin yolunun üzerine bir çukur kazmak ve üzerini farkedemeyeceği bir şekilde kapatarak içine düşüp ölmesini ve yaralamasını sağlamak gibi. Burada çukur kazmak fiili ölüm ve yaralamanın sebebidir, ama, çukur kazmak fiili doğrudun doğruya ölüm veya yaralama fiiline iştirak etmemektedir. Sadece bu filin vasıtasıyla oraya düşen şahıs ölmekte veya yaralamaktadır.

Mübaşeret haliyle tesebbüb halini şöylece birbirinden ayırabiliriz. Mübaşret hali suçu vasıtasız olarak doğurur. Tesebbüb hali ise mübaşereti doğurur veya suçu doğuran mübaşret halini meydana gelmesi için vasıta olur. Sebeb üç çeşittir:

1) Maddi sebeb: Doğrudan doğruya suçun işlenmesini doğrudan ve duyularla kavranıp idrak edilen şüphe ve ihtilaf mevzuu olmyan sebebdir. Maddi sebebin maddi veya manevi olması arasında bir fark yoktur. Mesela öldürmeye veya yaralamaya zorlamak maddi bir sebebdir. Çünkü bu zorlama zorlanan kişide ölüm veya yaralama fiilinin doğması için bir neden olmaktadır. Herkesin gelip geçtiği yola kuyu kazıp düşmeleri için üzerini kapamak bir maddi sebebdir. Herhangi bir kişi o çukura düşer de ölür ve yaralanırsa şüphesiz ki, bu düşmenin ve onun neticesi olarak doğan ölüm ve yaralanma fiilinin nedeni çukurun kazılmasıdır. Herhangi bir kişinin içinde uyuduğu bir evi ateşe vermek de aynıdır. Yatan kişi uyandığı zaman ateş evi sarmış olacağından içinde yatanın ölümüne sebeb o lmaktadır. Yırtıcı bir hayvanı herhangi bir  kişiyi öldürmesi için salıvermek de aynıdır. Mümeyyiz olmayan çocuğu başkalarını öldürmek için kışkırtma ve böylece ölüme sebeb olmak da aynıdır. Bütün bunlar ister maddi olsunl isten manevi olsun suçun duyular yoluyla kavranılabilir şekilde kuşku ve ihtilafa mahal bırakmayacak açıklıkta oluşmasına sebeb olmaktadır.

2) Meşru sebeb: Doğrudan doğruya suçu doğuran ve meşru olan bir sebebdir. Yani, doğrudan doğruya işlenen fili doğuran sebeb meşru esaslara dayamaktadır. Mesela, katl ve   hırsızlık konusunda birisi hakkında yalan şahadette bulunmak, hakimin onun hakkında ölüm cezasını vermesi veya elinin  kesilmesine hükmetmesi için bir sebebdir. Hükmün tatbiki ölüm veya el kesme fiilinin doğrudan doğruya gerçekleşmesine  sebe olur. Dolayısıyla yalancı şahitlik buna sebeb meşrudur. Hakimin zulmederek ölüme ve el kesmeye hükmetmesi de bu şekildedir. Hakimin zulmederek verdiği hükmün tatbiki  ölüm ve el kesmeye hükmetmesi de bu şekildedir. Hakimin zulmederek verdiği hükmün tatbiki ölüm veya el kesme fiilinin doğrudan doğruya gerçekleşmesine sebeb olmaktadır. Ve hükmün itibarıyla meşrudur.

3) Örfi sebeb: Fiilin işlenmesini maddi veya meşru olarak değil ve örf bakımından doğuran sebebdir. Misafirin tabağında zehirli yemeği bırakmak gibi... Korkutarak,  büyüleyerek veya çıldırtarak öldürmek gibi... Hissen kavranılabilir olan sebebler şüphe veya ihtilaf girdiği takdirde örfi sebebler kategorisine dahil olur. Buna örnek olarak bir şahsı öldürmek kastıyla oturduğu evi ateşe vermek gösterilebilir. Şüphesiz ki evin ateşe verilmesi ölüm için hissedilir bir sebebdir. Ama, evi ateşe verilen şahıs ateşten kurtulur ve bir hastaneye yatılır da hastahane herhangi bir sebeble yıkılır ve enkazın altında kalarak ölürse, evi ateşe veren kişinin ateşe verme fiili -şüpheli veya ihtilaf olarak- o kişinin ölümünün sebebi olur. Ve bu durumda sebeb örfi sebeb durumuna geçer.

Örfi sebeb maddi de olabilir, manevi de. Buna örfi denmesinin sebebi ise insanların örfen kabul ettikleri bir sebeb türü olmasındandır350.

(350) Nihayet’ül-muhtac, C: 7, S: 340. El-Veciz, S: 122 ve devamı. Esna’el-metalib, C: 4, S: 40.

c) Şart: Suçun nedeni olarak vuku bulmayan ama onun varlığı başka bir filin suçu oluşturmasının ve suça neden olmasına sebeb olan fiildir. Bunun örneği, bir kişinin herhangi bir şahsın kazdığı bir kuyuya bir insanı ölürmek kastı olmaksızın atmasıdır. Atılan kişinin ölmesiyle meydana gelen ölüm olayı o kişinin kuyuya atılmasıdır, yoksa kuyunun kazılması değildir. Ama o kişinin atıldığı yere herhangi bir çukur kazılmamış olsaydı belki de atma fiili ölümle sonuçlanmıyacaktı. O halde böyle bir çukurun bulunması çukara atılma sebebiyle meydana gelen katl suçununun şartı durumundadır.