f- RIZANIN CEZAİ SORUMLULU⁄A TESİRİ:

 

306- RIZANIN CEZAİ SORUMLULU⁄A TESİRİ:

 

İslam hukukunda prensib olarak tecavüze uğrayan kişinin suçu bağışlaması veya suça rıza göstermesi, suçun mübah kabul edilmesine sebeb olmaz ve cezai sorumluluğa tesir etmez. Ancak tecavüze uğrayanın rızası suçun temel esaslarından birini ortadan kaldırsa ki (hırsızlık ve gasb suçlarının temeli haksız yere ve karşının rızası olmadan malı almaktır) tesir eder. Tecavüze uğrayan, suçlunun malı almasına rıza gösterirse, bu suç değil, normal bir fiil olur.

İslam hukuku, öldürme, yaralama ve vurma gibi candan aşağıya tecavüz adını verdiği su çların dışında bütün suçlara bu umumi kaideyi titizlikle tatbik eder. Gerçi mantıken, öldürme yaralama ve vurma gibi candan aşağıya tecavüz adı verilen suçlar için de bu kaidenin uygulanması gerekir. Zira tecavüze uğrayanın cezası yaralama, vurma ve öldürme suçlarının temel esaslarından birini ortadan kaldırmaz. Ama bu kaidenin bu tür suçlara tatbikini önleyen söz konusu suçlarla ilgili bir başka kaidenin mevcudiyetidir. Buna göre; cana ve candan aşağıya tecavüz suçlarında tecavüze uğrayan taraf veya sahiplerinin suçun asli cezasını affetme yetkileri vardır. Tecavüze uğrayan taraf veya sahipleri, kısas suçunu affedip diyete çevirtebilirler. Hatta hem diyeti hem de kısası bağışlayıp yöneticilerin kararına uygun olarak suçlunun sadece tazir cezası çekmesine müsaade edebilirler. Bu iki kaidenin mevcudiyeti islam hukukçularının her kaidenin uygulanmış alanı hakkındaki görüşlerinin değişik olmalarına sebeb olmuştur. Ayrıca islam hukukçularının katil suçuyla yaralama ve vurma konusundaki görüşleri de farklıdır. Onun için biz önce rıza ile katil üzerinde söz edeceği. Sonrada rıza ile yaralam ve koparma konusu üzerinde duracağız.