305- UNUTMANIN CEZAİ SORUMLULU⁄A TESİRİ:

 

Unutma , bir şeyi intiyaç anında hatırlayamamadır. İslam hukuku hata ile unutmayı ayni kabul etmiştir. Nitekim Bakara suresinde yüce Allah şöye buyurmuştur:

“Rabbimiz, unuttuk veya yanıldıksa bizi sorumlu tutma.” (Bakara: 2/286)

Allahın Resulü ise şöyle buyurmaktadır. “Benim ümmetimden unutma ve yanılma kaldırılmıştır.”

İslam hukukçuları unutmannı hükmü konusunda faklı görüş serdetmektedirler. Bir kısmı unutmanı ibadet ve cezalarda umumi bir mazaret olduğunu kabul etmektedirler. islam hukukunun temel kaidelerinden birisi unutarak yasak bir fiili işleyenin suçlanıp cezalandırılamıyacağını amirdir. Ama unutma cezai sorumluluğu ortadan kaldırırsa da medeni mesuliyeti ortadan kaldırılmaz. Çünkü kişilerin mallarını ve kanları masumdur. Meşru özürler mahalin masumiyetiyle çelişkili olamaz335.

(335) İlaam’ül-Muvakkin, C: 2, S: 140. El-Mustafa, C: 1, S: 84, El-İhkam, Amedi, C: 1, S: 217. El İhkam, İbn Hazm, C: 5, S: 249.

Bu görüş uyarınca unutan kişi yasak olduğunu hatırlamayarak yasak bir fiili işlediği takdirde cezalandırılmaz. Şu kadar var ki unutma vecibeleri ortadan kaldırmaz. Unutanın hatırladığı zaman veya hatırlatıldığı zaman vecibeleri yerine getirmesi gerekir, aksi takdirde kararlaştırılmış bulunan cezaya çarptırılır. Bazı hukukçular da unutmanın ahiretteki sorumluluk bakımından mazeret olduğunu kabul etmektedirler. Onlara göre uhrevi ceza kasta göre oluşur. Öyleyse unutanın kastı yoktur. Dünyevi hükümlere göre, unutma dünyevi cezanın bağşlınması için bir mazeret sayılmaz. Ancak Allahın hukukuyla ilgili konularda mazeret saylır. Bu takdirde de fiilin işlenmesi için tabi bir sebeb bulunması gerekir. Ayrıca unutan kişiye unuttuğunu hatırlatan kimselerin bulunmaması gerekir. Buna örnek olarak genellikle Şu misali vermektedirler: unutarak oruç yiyen kişi bundan mesul değildir. Çünkü yemek insanın tabii ihtiyacıdır. Yerken ona oruçlu olduğunu hatırlatacak neden bulunmayabilir. Fertlerin hukukuyla ilgili konularda ise unutma hiçbir şekilde mazeret olarak kabul edilmez336.

(336) Usul’ül-fıkıh Hıdri, S: 119. Kanun ve Ekonomi dergisi, yıl 1, S: 374. El-Eşbah, S: 166, 167.

Bazı suçlar-zina, içki ve benzeri- Allahın hukukuna alakadar ederse de bu gibi suçlarda unutmanın birmazeret olarak kabul edilmesi mümkün değlidir. Çünkü yasak bir fiilin unutulması aslında nadir bir haldir. Kaldı ki yasak bir fiili unutarak işleyen kimseyi o fiili işlemeye sevkeden tabii faktörler olmalıdır. Ve ona işlediği fiilin yasak olduğunu hatırlatıcı hiçbir şey bulunmamalıdır. Buna örnek olarak yeni müslüman birisinin unutarak içki içmesini, karısını talakı bayin ile boşayan birisinin iddet esnasında unutarak karısana yaklaşmasını gösterebiliriz. 

Gerek bu görüş, gerekse bir evvelki görüş benimsensin, unutma tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. Sadece önce suçlunun o fiili unutarak işlediğini tespit etmek gerekir ki bu çok zor bir şeydir. Binaenaleyh suçlar konusunda nutma bahsi pek az önem ifade eder. Çünkü herhangi bir suçu unutarak işlediği hukuki delilleriyle ispat edebilecek şahıs pek nadir bulunur.

İkinci görüşün taraftarlarına göre; unutma, vecibeleri ortadan kaldırmaz. Unutanın unutarak işlemiş olduğu suçlar yine boynuna borçtur. Hatırlayınca onu yapması ve telafi etmesi gerekir. Ayrıca unutma bir şüphe olarak kabul edilir. Şüphe ise cezayı durdurur. Eğer unutanın işlediği suç kastı gerektiren bir suç ise, şüphe vesilesiyle had cezası durdurulunca yerine tazir cezası verilecektir. Binaenaleyh ikinci görüş uyarınca suçlarda unutmanın etkisi sadece bazı hallerde cezanın bağışlanmasına, bazı hallerde de had cezasının durdurulmasına münhasırdır.