304- KİŞİDE HATA, KİŞİLİKTE HATA:

 

Kişide hata; suçlunun muayyen bir kişiye öldürmeyi kastedip de başkasına isabet ettirmesidir. Kişilikte hata ise; Zeyd olarak kabul ettiği bir kişiyi öldürmek isteyip isabet ettirdikten sonra onun Amr olduğunun anlaşılmasıdır.

Başka bir filden doğan hatalarda kişide hata ve kişilikte hata iki türlüdür:

a) Kişide hata, işlenen fiilde hatadır. Şöyle ki; muayyen bir kişiye silah atıp yanılarak başka bir kişiye isabet ettirirse fiilden hata etmiş demektir. Ortaya çıkan netice başka bir fiilden doğmuş hata olup o fiili suçlu kastetmiştir.

b) Kişilikte hata ise; failin zannında ve kastında hatasıdır. Şöyle ki, Zeyd olduğnu zannettiği bir şahsa silah atıp Amrı vurduğu anlaşılırsa suçlu kastında hata etmiştir. Başka bir fiilden doğan hata, suçlunun kastında ve zannındadır.

İslam hukukçuları kişide ve kişilikte hatanın hükmü konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bir kısmı suçlunun kişide ve kişilikte hata halinde kasıtlı olarak değerlendirilip sorumlu tutulmasını söylerken, bir kısmı da hatalı olarak değerlendirilip sorumlu tutulmasını kabul etmektedir.

Suçluyu kasıtlı olarak sorumlu tutanlarMaliki mezhebinin çoğunluğu ile, Hanbeli mezhebi fakihlerinin bir kısmıdır. Ancak bu fıkıhçılar kastolunan fiilin haram olup olmayaşı arasında fark gözetmektedirler. Onlara göre kastolunan fiil aslında haram bir fiilse, gerek fiilde gerekse zanda meydana gelen hata suçlunun sorumluluğuna katiyen tesir etmez. Çünkü bu takdirde suçlu yasak olan bir fiili kastetmiştir ve kasıtlı suçludur. Şöyle ki; Zeydi öldürmeyi kastetip de yanılarak Amrı Öldüren kişi, Amrın kasıtlı katili olarak kabul edilir. Amrın Zeyd olduğunu hesab ederek öldüren kişi de keza Amrın kasıtlıkatili kabul edilir. Fakat kastolunan fiil aslında haram olmlzsa bu takdirde gerek fiilde, gerekse tahminde hatanın, suçlunun sorumluluğuna tesiri olur. Çünkü o, haddi zatında mübah olan bir fiili kastetmiştir. Eğer fiilde veya zamanında hata etmişse bu dumuda kasıtlı suç işlemiş değil, hatalı suç işlemiştir. Şöyle ki; av avlamak üzere veya başka mübah olan bir gaye için silahını patlatıp bir insanı yanlışlıkla öldüren kişi hataen katil olarak kabul edilir. Savaşan, yahut da kan dökmüş olan birisine silah atıp yanılarak masum birini öldüren kimse hataen katil sayılır. Kan dökmüş biri olan Zeyd sanarak Amrı öldürmüş olan kimse hataen katil olarak kabul edilir332.

(332) Mevahib’ül-celil, C: 6, S: 240, 243. Şerh’ül-kebir, Derdir, C: 4, S: 215. El-Muğni, C:9, S: 339.

Suçlunun hatalı olduğunu kabul edenler ise, Hanefi mezhebine mensup fakihlerle Şafii fakihleri ve bazı Hanbelilerdir. Bunlar bir şahsı öldürme ve yaralama kasdiyle atıp hata ederek başka birisine isabet ettiren kimsenin veya tahmininde yanılarak başka birini öldürenin hataen öldürme ve yaralama suçundan sorumlu tutulup suçlanacağını kabul ederler. Bunlara göre suçlunun kastettiği fiil ister mübah olsun, ister yasak, netice değişmez. Çünkü suçlu öldürmek veya vurulmak kastı gütmemiştir. Yanılacağını bilse suç olan fiili gütmemiştir. Yanılacağını bilse suç olan fiili işlemez333.

(333) Bedai’üs-sanai, C: 7, S: 234. Nihayet’ül-muhtac, C: 7, S: 237. El-İkna, C: 4, S: 168. El-Muğni, C: 9, S: 339.

Maliki mezhebinden bazı fakihler kişide hata ile kişilikte hata arasında yarım yapmaktadırlar. Onlar suçlunun kastettiği fiili ister mübah olsun, ister yasak, kişide hata halinde hata eden kişiyi sorumlu tutmakta ve suçlamaktadırlar. Kişilikte hata halinde, kastettiği fiil aslında yasak bir fiil ise suçluyu kasıtlı suçdan sorumlu tutmaktadırlar.

Suçlunun işlediği fiil aslında yasak bir fiil ise suçluyu kasıtlı kabul eden görşü Mısır hukuk bilginlerinin ve Fransız hukukçularının çoğunluğunun görüşüne uymaktadır. Her halu karda suçluyu hatalı olarak kabul edenlerin görüşü ise, Alman hukuk görüşüne uymaktadır. Kişide hata ile, kişlikte hata durumunu birbirinden ayrı kabul eden göürşü ise bazı Fransız hukukçularının görüşüne uymaktadır334.

(334) Ceza kanunu şerhi, Dr. Kamil Mersa, Dr. Sait Mustafa S: 356 ve devamı. Ceza Kanunu, Ali Bedevi, S: 356.