301- HATA ÇEŞİTLERİ:

 

İslam hukuku iki çeşit hata kabul eder:

 

a) Başka bir fiilden doğan hata,

b) Başka bir fiilden doğmayan hata.

a- Başka bir fiilden doğan hata: Failin mubah olduğuna inandığı veya gerçekten mubah olan bir fiilden doğan hatadır. Başka bir fiilden doğan hata ya mübaşereten işlenir (direkt olarak). Bir kuşu vurmak için silahı patlatıp, yanlışlıkla bir insana isabet ettirmek, düşman saflarında bulunan, düşman kıyafetine girmiş olan bir müslüman askeri üşman zannıyla öldürmek gibi. Yahut da tesebbüben işlenir. Herkesin gelip geçeceği yolda yöneticilerin izniyle bir çukur kazıp geçenlerin oraya düşmesini önleyici ihtiyat tedbiri almamak gibi.

 

b- Başka bir fiilden doğmayan hata:

 

Yukada zikrettiğimiz hata kategorisinin dışında kalan bütün hatalar. Başka bir fiilden doğmayan hatalar ya mübaşereten işlenmiş bir hata olur hiç bir vasıta olmaksızın doğrudan doğruya hatayı yapan tarafında vukubulur, yanında yatan küçük bir çocuğun üzerine dönen uykulu bir adamın çocuğu öldürmesi gibi. Yahut da tesebbüben işlenmiş olur, kişi kendisi suçu işlemez, ama suçun işlenmesine sebeb olur. Yöneticilerin izni olmaksızın herkesin gelip geçtiği yol üzerinde kuyu kazıp geçenlerden birisinin oraya düşmesine sebeb olmak gibi. Veya umumun yolu üzerine izinsiz olarak taş yığıp sonra oraya gelen iki kişinin döğüşerek o taşları birbirine fırlatıp birinin yaralanması gibi.

İslam hukkuçuları başa bir fiilden doğan hataya genellikle “mutlak hata”, bir kısmı da “mahza hata” tabirini kullanır. Fakat başka bir fiilden doğmayan mübaşereten işlenmliş hata ile başka bir fiilden doğan veya doğmayan tesebbüben işlenmiş hataya ise, genellilkle hata yerine geçen davranış deyemini kullanırlar330.

(330) Bkz. 285 nolu pragraf.

Diğer bir takım islam hukukçuları ise hata arasında bir ayırım yapmazlar, hepsine hata adını verirler ve bölümlere ayırmazlar.