296- BU ÜÇ GÖRÜŞ ARASINDA MUKAYESE:

 

Ebu Hanife, Şafii ve Ahmed ibn Hanbel’e göre kasıtlı öldürme suçunda ihtimali kasıt yoktur. İmam Malik ise kasıtlı öldürme suçundan ihtimali kasıt suçunun varlığını kabul etmekte ve suçluyu her halü karda muhtemel kasdından sorumlu tutmaktadır.

Bu ihtilafın aslı şuradan gelmektedir.  İmam Malik katil kasıt ve hata olmak üzere sadece ikiye taksim etmektedir. Ona göre hata olmayan her fiil kasıtlıdır. Kastın oluşması için düşmanlık maksadının bulunması yeterlidir. Bu; kasıtla hatayı birbirinde ayıran faktördür. Diğer mezheb imamları ise katli, kasıtlı, kasta benzer ve hata olmak üzere üçe taksim etmektedirler. Kasıtlı öldürmede filin kastedilmelsi ile birlite tecavüz edilen kişinin canının çıkarılmasının da kastedilmesini şart koşmaktadır. Suçlu fiili kastedip öldürmeyi kastemezse o zaman kasıtlı ölüm suçundan değil, kasta benzer ölüm suçundan surumludur ve ona verilecek ceza kasıtlı öldürme suçundan hafif, hatalı öldürme suçundan ağır olmalıdır. İşte böylece görülüyor ki tecavüz edilen kişinin canının çıkarılması kastını, kasıtlı öldürmelerde ihtimali kastın bulunmamasını sebeb olarak kabul edenler öne sürmektedirler.

İslam hukukçuları; candan aşağıya tecavüzlerde, yani vurma, yaralama ve benzeri fiillerde ihtimali kastın varlığını kabul etmektedirler. İmam Malik ve Ebu Hanife fiil kasti olduğu takdirde bütün hallerde suçlunun muhtemel kastına göre muaheze edilmesi konusunda ittifak etmektedirler. İmam  Ahmed mezhebinden bazı fakihler de bunu kabul etmektedirler. İmam Şafii, İmam Ahmed İbn Hanbel mezhebinden bazı fakihler ise suçlunun kasıtlı olarak işlediği fiilerin sonuçlarından kasıtlı olarak sorumlu tutulmasını ve ihtimali kastından muaheze edilmesini kabul etmekte mütteefiktirler. Oraya çıkan netice kastolunan fiilin hükmü içerisinde ise kasıtlı olarak değerlendirip sorumlu tutmaktadırlar.  Eğer söz konusu fiilin neticeleri umumiyetle vuku bulan şekilde tezahür ediyorsa, o takdirde de neticeyi kasıtlı ve suçluyu da kasti suçlu kabul etmektedirler. Ama işlenen fiiilin neticeleri kastolunmamışsa veya her zaman muhtemel değilse bu neticeler kasıtsız neticelerdir veya kasıtsız neticeler hükmündedir. Binanelayh kasıtsız neticlerden fail surumludur ve hatalı olarak kabul etmek imkan yoktur, çünkü fiili kasıtlı olarak işlemiştir, öyleyse kasta benzer bir değerlendirmeyle sorumlu tumak gerekir, kasıtlı cezalardan az, hatalı cezalardan çok ceza verilmesi icab eder.