265- İŞTİRAK MENFİ BİR HAREKETLE OLABİLİR Mİ?:

 

Suça iştarak vasıtaları teşvik, sözleşme ve yardımlaşmadır. İttifak, yani sözleşme ve teşvik tabiatı icabı iki müspet vasıtasıdır. Binaenaleyh teşvik ve sözleşmenin sözleşmeye ve teşvike katılmayan kişiye nispeti söz konsu olamaz. Yardıma gelince tabiatı itibarıyla müspet bir vasıta olamaz. Menfi bir vasıta durumundadır. Mesela bir topluluğun bir evi soyduğunu görüp de susan ve kimseye haber vermeyen, yahut bir topluluğun döğüştüğünü görüb de onlara engel olmayan veya bir adamın bir çocuğun yüzme bilmediği halde bir göle attığını görüb de ona engel olup kurtarmayan kişini davranışları menfi bir davranıştır. Acaba bu ve benzer durumlarda susmak suça yardım mıdır ve bu hususda suça yardımdan takibat açılabilir mi, yoksa açılamaz mı? İslam hukukçularınnı çoğunluğu bu ve benzeri hallerdesuça yardımın bahis konusu olmayacağı görüşündedirler. Zira sükut bir yandan her ne kadar suça yardım ise de, şer’i noktadan tesebbüb veya yardım halinin bulunduğu nu ispat etmek mümkün değildir. Zira, cezai müeyyide konusu olan yardım suç işleyenle yardım eden arasında bir anlayma ve sözleşmenin olmasını gerektirmektedir. Keza suça iştirak edenin yardımıyla, suç maksadı gütmesini, fiilin yardımcının yardımı sonucu meydana gelmesini icab ettirmektedir. Suçun işlendiğini görüp de işlenmesine engel olmayan kimsenin durumunda süküt karşılıklı anlayışa dayalı bir sükut değildir. Sadece korkudan vey aaldırmazlıktan dolayı susulmuş olabilir.  Keza susan kişi susmakla suçun cerayanını kastetmez. Yardım edenin yardımıyla işlenen suçun arasında  bulunması gereken sebebiyet bağlantısı bu kişinin susması ile suçun işlenmesi arasında mevcut değildir. Ama bazı islam hukukçuları bu görüşü kabul etmemektedirler. Onlar suçu önlemeye muktedir olanla önlemeye gücü yetmeyen arasında ayırım yapmaktadırlar. Suçu önelemeye muktedir olabilenleri veya tecavüze uğrayanları felaketten kurtarma gücüne sahip bulunanların suçu gördükleri halde ses çıkarmadan susmalarının cezai mesuliyeti gerektiren bir durum olarak kabul etmekte ve suça iştirakten, suçluya yardımdan, mesul kabul etmektedirler. Bunlar suçu önlemeye muktedir olmayan veya tecavüze uğrayanı felaketten  kurtarma imkanına sahip bulunmayanlarınsa susmaları nedniyle mesul olmayacaklarını ve bir şey yapabilme imkanına sahip bulunmadıkları için suça yardım etmiş olarak kabul edilmeyeceklerini belirtmektedirler. Allahın kişiye ancak kudreti dahilinde mükellefiyet yükleyeceğini -ayeti kerime mucibinde- ifade etmektedirler270.

(270) El- Muğni, C: 9, S: 580, 581.