254- MÜMKÜN OLMAYAN SUÇA BAŞLANGIÇ:

 

İslam hukukçuları bugün bizim mümkün olmayan suçlar adı altında ifade ettiğimiz suç şekline işaret etmemişlerdir. Bugünkü hukukçuların belirttiğine göre mümkün olmyan suç, vasıtanın yetersizliği nedeniyle vukuu imkansız olan suçdur, birisinin birdiğerini öldürmek kastıyla boş veya bozuk olduğnuu bilmedği bir islahı çekmesi gibi. Yahut da konusu bakımında olmayışı yüzünde imkansızdır. Ölüye öldüğünü hissetmediği halde tabancayla ateş etmek gibi.

Geçen yüzyılda imkansız olan suçlar hukukçular arasında tartışma konusu olmaktaydı. Bazıları imkansız olan suçlara başlangıcın veya teşebbüsün suç olduğunu kabul ederlerken, bazıları suç olarak kabul etmemekteydiler. Ama gönümüzde imkansız olan suçların kabul edilmemesi görüşü yerine tersine olan şahsiyetçi görüş revaç bulmuştur. Bu görüş suçlunun maksadına ve tehlikesine bakmaktadır. Şayet fiiller açıkça failin kastına delalet ediyorsa suça teşebbüs söz konusudur ve cezalandırmak gerekir.

Şahsiyetçi görüş taraftarları imkansız olan suçlarda öne sürdükleri görüşleriyle islam hukukunun hükümlerine uymaktadırlar. Zira islam hukuku suçun imkansızlığını değil vasıta, konu ve hedefi nazarı itibara almaktadır. Vasıta, konu ve hedefin; suçlunun mesuliyetini ortadan kaldırmayacağını kabul etmektedir. Şüphesiz ki suçlunun tecavüze uğrayana saldırması bizatihi ve o fiilin suç olup olmadığına bakılmaksızın, bir sonuça varsın veya varmasın- suçdur. Davranışın neticesi subut bulsun veya bulmasın her halü karda tecavüz suçdur. Madem ki suçluluk niyeti ortaya çıkmış ve suçlunun suçu şlemek kastı dışa vurarak fiil halinde ortaya konmuştur; ister fert, ister toplum emniyetine tecavüz anlamı taşısın, o suçluyu cezalandırmak gerekir. İşlediği suç, suç unsuru taşıdığı sürece karşısındaki kişiye ulaşsın veya ulaşmasın, onu rahatsız etsin veya etmesin, yahut suçun gerçekleşmesi mümkün olsun veya olmasın davranış suçdur ve bu konuda takdir yetkisi hakimindir. Hakim suçlunun kastını işlediği fiilin tehlikesini ve suç işlerken içinde bulunduğu şartları gözönünde bulundurarak uygun düşen cezayı verir.