252- SUÇLUNUN SUÇDAN VAZGEÇMESİNİN TESİRİ:

 

Suçlu bir suçu işlemeye başlayınca; ya onu tamamlayacaktır yahut da yarıda bırakacaktır. Başlamış olduğu suçu tamamlarsa o fiilin cezasına çarptırılacaktır. Suçlu fiilini, ya kendi isteğiyle, yada mecbur olduğu için (eşya çalarken yakalanmak gibi) tamamlamayacaktır. Eğer başladığı fiili işlemekten vazgeçerse ya yaptığına pişman olur, tevbe edip Allaha döner, ya da yaptığını yeterli görmek, bazı aletlerinin eksik olduğunu anlamak yahud da bir başka vakitte uygun bir ortamda tekrar suçu işleyebileceğini anlamak gibi başka sebeplerden dolayı vazgeçer.

Suçu tamamlamanın sebebi suçlunun suçu yarıda bırakmak zorunda kalması (tecavüze uğrayanın onu yakalaması, yahut hırsızlığa engel olan bir hadisenin araya girmesi gibi) suçlunun sorumluluğuna tesir etmez. Bir fiilin suç sayılması; kişinin sorumluluk yüklenmesi için yeterlidir.

Suçlu tevbeden başka herhangi bir sebeble suçu işlemekten vazgeçerse işlediği fiil suç sayıldığı sürece bu fiilden sorumludur. Bir fiilin suç sayılması toplumun veya ferdin hukukuna tecavüz mahiyetinde olması demektir. Mesela suçlu bir evi soymak isteyip, duvarından delik açsa, yahut kapısını kırsa fakat o sırada bekçinin o mıntıkada gezdiğini görerek hadisenin anlaşılmasından korkup vazgeçse, yahut eve girse de para kasasını açamasa yahut da kasayı açmaya, çalışan eşyaları taşımaya yardım edecek bir arkadaşını getirmek üzüre evden geri çıksa, bu gibi hallerin tümünüde suçlu suçundan vazgeçmiş olmasına rağmen cezalandırılır. Çünkü bu vaz geçiş ve dönüş tevbeden başka sebeblere dayanmaktadır. Ve yapdığı fiil suçdur. Duvarı delmek suçdur, izinsiz başkasının evine girmek suçdur, başkasının kapısı kırmak suçdur. Ama hırsızlık maksadıyla bir evin kapısına kadar gelip başka herhangi bir sebeb yüzünden içeri girmeden dönerse suçlanamaz. Çünkü yaptığı fiil toplumun veyea ferdin hukukuna tecavüz anlamı taşımaz ve bu yüzden suç değildir. Bir fiil suç olmayınca ona ceza da verilemez.