251- SUÇA BAŞLANGIÇ HAREKETİNİN

CEZALANDIRILMASI:

 

İslam hukukunda temel kaide şudur: Had ve kısası gerektiren suçlar cezalandırılırken suçun tam olarak işlenmesiyle tam olarak işlenmemesi farklıdır. Bu kaidenin dayandığı temel ise Allah’ın Resulünün şu hadisi şerifidir: “Hudutsuz olarak bir haddi aşan mütecavizlerdendir148...” Kısası gerektiren suçlarda bu kaidenin dışına çıkmak imkansızdır. Dolayısıyla zinaya teşebbüsün cezası zinanın cezası olan recm ve sopa olmayacaktır. Keza hırsızlığa teşebbüsün cezası hırsızlığın tam teşekkül ettiği suçun cezası gibi el kesme olmayacaktır. Zira bu kesme tam olarak işlenen suçlar için konulmuş cezadır. Şühnesiz ki suça teşebbüsle tam bir fiil arasındaki fark büyüktür. Binaenaleyh suçlunun işlediği suç miktarınca sorumlu tutulması gerekir. Herkesin yaptığınca ceza görmesi icab eder. Kaldı ki suça başlamakla tam olarak suç işlemenin cezasının aynı olması halinde herhangi birsuçu işlemeye teşebbüs etmiş olan kişinin o suçu bütünüyle yapmasına sebeb olur. Çünkü suçlu o zaman suça teşebbüs etmekle bütünüyle suça verilecek cezaya çarptırılacağını kabul eder ve teşebbüs ettiği suçdan vazgeçmez249.

(248) Kısas ve haddi gerektiren suçlar had adı altında toplanır. Aslında, had demek, cezası önceden takdir olunmuş suç demektir.

(249) Bkz. 481. nolu pargraf.

Tazir suçlarını da had ve kısası gerektiren suçlar ile kıyaslayarak diyebiliriz ki, had ve kısas için geçerli olan kaideler taziri gerektiren suçlar için de geçerlidir. İsterse bu kaideler sadece had ve kısası gerektiren suçlar için varid olmuş bulunsun. Zira had ve kısası gerektiren suçlar islam hukukuna göre en büyük suçlardır. Binaenaleyh mühim suçlar için geçerli olan kaide ikinci derecede önem ifade eden suçlar için daha geçerli olmak gerekir. Hadisi sadece cezası önceden takdir etmiş olan had ve kısas suçlarına tahsis etmek mümkündür. Çünkü hadisin metni böyle bir tahsisi muhtemel kılmaktadır. Zira metinde geçen “hudutsuz olarak bir haddi aşan mütecavizlerdendir” ifadesindeki birinci had cezadır, ikinci had ise suçdur. Ve hadisin lafzının had ve kısası gerektiren suçlar hakkında varid olduğu kesin olarak bilinmektedir. Binaenaleyh suça başlangıç fiilin cezasını ayrı, suçu tam olarak işlemenin cezasını ayrı mütalaa etmemiz gerekir. Tazir cezaları ise önceden takdir olunmamıştır. Tazir cezalarında hakim cezanın en alt ve üst sınırını takdir etme yetkisine haizdir.

Beşeri hukukun takib ettiği  yol da bu iki görüşten farklı değildir. Bir kısmı suça başlangıçla tam suç işlemenin cezasını kabul etmektedir. Bir kısmı ise suça başlangıç fiilinin cezasını ayrı, suçu tam olarak işlemenin cezasını ayrı kabul etmektedir.