239- KORDİPLOMATİK MENSUPLARI:

 

İslam hukukuna göre dar’ül-islamda kordiplomatik mensuplarını (yabancı devlet temsilcileri ve  elçilerinin) işledikleri suçlar ister toplumun hukukuyla alakalı olsun, ister fertlerin hukukuyla alakalı olsun, islam hukuk hükümetleri uyarınca cezalandırılırlar. İslam hukukunda kordiplomatik mensuplarının islam hükümlerini tatbikten müstesna addedilmesini veya cezalarının bağışlanmasını gerektiren hiçbir kaide yoktur. Sadece İmam Azam’a göre müste’menin işlediği suçlar fertlerin hukukunu alakadar eden bir suç ise islam hukuku hükümleri olduğu gibi uygulanır. Ama toplumun hukukunu alakadar eden birsuç ise bu hükümler tatbik olunmaz.

Tabiatı itibarıyla müste’men sayılmaları mümkün olan kordiplomatik mensuplarının yabancı bir devlete mensup olmaları yahut müslümanlara karşı olan bir devleti temsil etmeleri ve dolayısıyla gayri müslim olmaları mümkün olabileceği gibi müslülman devletin temsilcisi durumunda olmaları da mümkündür. Müslümanlara karşı savaş durumunda olan bir devletin  temsilcisi veya bir müslüman devletin temsilcisi olan müslüman hariyeciler ise hiçbir halde müste’men sayılmazlar. Onlar hükmü dar’ül-islamda ikamet eden herhangi bir müslümanın hükmü gibidir.

İslam hukukunun kordiplomatik mensuplarının işedikleri suçları cezalandırmasını islam hukuku için bir ayıp saymamak gerekir. Çünkü islam hukuku onlarla devletin diğer vatandaşları arasında fark gözetmemekte, her hangi bir vatandaşla devlet reisinin durumunu aynı mutalaa etmektedir. Asıl eksiklik beşeri hukuk sisteminindir ki onları himayesi altına almakta ve kanunları çiğnemelerine imkan sağlamaktadır. Kim olursa olsun suç işleyen bir siyasi temsilci asla himayeye müstehak değlidir ve görev yapmaması gerekir. Hem beşeri hukuk kortiplomatik mensuplarını şüphe ve yasaklardan uzaklaştırayım derken ithamı temsilci için bir baskı vasıtası kılmaktadır ki bu, yersiz bir ithamdır. Çünkü yabancı devlet temsilcisini baskı altına almanın ithamdan daha kolay ve müessir vasıtaları vardır. Kordiplomatik mensuplarını şüphe ve yasaklardan uzaklaştırayım derken ithamı temsilci için bir baskı vasıtası kılmaktadır ki, bu, yersiz bir ithamdir. Çünkü yabancı devlet  temsilcisini baskı altına almanın ithamdan daha kolay ve müessir vasıtaları vardır. Kordiplomatik mensuplarının buldukları  islam memleketlerinin mahkemelerinde mahkeme edilmemeleri onları baskı ve tesir altında tutulmalarını önlemez. Binaenaleyh beşeri hukukun onlar hakkında kabul ettiği meni mahkeme kararı hiçbir şekilde köklü bir temele dayandırılamaz.