227- DAR’ÜL-İSLAMA SI⁄INAN VE MÜSLÜMAN OLAN HARBİLERİN CEZALANDIRILMASI MÜMKÜN MÜ?   

 

Yukarda islam hukukunun müslüman kadınların kesinlikle teslim edilmesini caiz görmediğini öğrenmiştik. Önceden bir ittiifak mevcut degilse müslüman erkeklerin de teslim edilmeyeceğine işaret etmiştik. Hatta önceden ittifak ve sözleşme bahis konusu olsa bile erkeklerin teslimi konusunda ihtilaf bulunduğunu görmüştük. Bu takdirde dar’ül-harbden dar’ül-islama sığınan müslüman kişiyi dar’ül-harbde irtikab ettiği suçdan dolayı cezalandırmamız mümkün olabilir mi? Bu suale cevap vermeden önce iki nokta üzerinde durmamız ve onları birbirinden ayırmamız gerekir. Şöyleki. Dar’ül-harbde işlediği bir suçdan dolayı dar’ül-islama sığınmış bulunan kişi bu suçu müslüman olmazdan önce mi işlemiştir, yoksa müslüman olduktan sonra mı? Eğer müslüman olmazdan önce işlemişse hiçbir ceza verilmeyeceği konusunda ittifaik vardır. Zira islam hukkunun temel kaidelerinden biri uyarınca:” kişi islama girmekle önce geçmiş olan herşey kesilip atılır. Bu temel kaidenin dayandığı esas ise yüce Allah Enfal suresindeki şu ayeti celilesidir:

“O küfredenlere söyle, eğer vazgeçerlerse Allah onların geçmişteki yaptıklarını bağışlar.” (Enfal: 8/28)

Allah Rasulüne ve müslümanlar işkence den öldüren, kulaklarını, burunları diğer uzuvlarını koprarak eziyet edenlere dahi bu kaide tatbik olunmuştur. Mesela, K’ab İbn Ubey Allahın Rasulüne ve müslümanlara iğneleyici hicivleriyle eziyetler vermiştir. Keza, Vahşi Hz. Hamza’yı öldürmüş ve Ebu Süfyan’ın karısı olan Hind’de Hz. Hamza’nın ölümünden sonra ciğerini emerek tükürmüştür. İşte bunlar daha sonra müslüman olunca yaptıkları suçlar bağışlanmıştır.

Fakat dar’ül islama iltica eden müslüman, dar’ül-harbde mezkur suçu müslüman olduktan sonra irtikab etmişse Ebu Hanife ve Ebu Yusuf’a göre, ceza verilmesi gerekmez. Zira suç dar’ül-harbde işlenmiştir ve dar’ül-harbde müslümanların egemenlik yetkileri yoktur. Halbuki bir suçun cezlandırılabilmesi için müslümanların egemenlik yetkisi bulunması lazımdır,  yani suçun işlendiği mahalde islam hakimiyetinin bululması icab eder. İmam  Malik, ve Ahmed ibn Hanbel’e göre ise ceza vermek gerekir. Fakat onlar da suçlunun işlediği suçun islam hukukuna göre yasak olduğunu bilmesi veya bilme imkanına sahip olması şartını koşarlar. Ancak işlenen fiilin islam hukuk hükümlerine göre suç olduğunu bilmezse veya bilme imkanından yoksun bulunursa bu takdirde ceza terettüp etmez. İşlediği fiilin suç olduğunu bilme imkanına sahip bulunması halinde islam hukukunun yasakladığı hususlardan dolayı cezlandırılır. Ama islam hukukunca yasak omayıp dar’ül-harb hukukunca yasak olması halinde ceza gerekmez216.

(216) 214 den 216 nolu paragrafa ve ayrıca 298 nolu paragraflara bkz.