226- KÖLELERİN TESLİMİ:

 

Geçen yüyılda yurdundan kaçan kölelerin teslim edilmemesi konusunda kölelik müessesinin ortadan kaldırılmasına kadar devletler itifak etmişlerdir. Ama şunu ifade edelim ki islam hukuku onüç yüzyıldan beri bu prensibi tatbik etmekteydi. Diyebiliriz ki, islma hukuku kesin olarak bu hükmü Hüdeybiye muahedesinin yapıldığı gün kararlaştırmıştır. Zira Hudeybiye günü Kureyşli kölelerden bir kısma islam ordugahına sığınmışlardı. Kureyşliler onları istetmek üzere heyet gönderdiklerinde Allahın Resulüne şöyle demişlerdi: “Onlar senin dinine rağbet ettikleri için değil, sadece kölelikten kaçtıkları için gelmişlerdir.” Bunun üzerine müslümanlardan bir gurub “doğru söylüyorlar ey Alahın Resulü, onları teslim et” diye söylendiler. Buna Allahın Resulü kızdı ve buyurdu ki: “Onlar Allah için azad edilmişlerdir.”

 İslam hukukunda temel kaide şudur: Köleler müslüman olup, dar’ül-islama sığınırsa veya müslüman karargahına iltica ederse, yahut dar’ül-harbde kalıp müslüman olduğu halde müslümanlığını izhar etmezse, bütün bu saydığımız halerde hür olduklarından iade edilmeleri caiz olmaz214.

(214) Şerhi Feth’ül-kadir, C: 4, S: 346. El-Mühezzeb, C: 2, S: 279. El-Muğni, C: 10, S: 523. Mevahib’ül-celil, C: 3, S: 386.

İmam Şafii, dar’ül-harbde müslülman oıduğu halde islam ülkesine hicret etmemiş olan kölelerin, dar’ül-harb ehliyle, dar’ül-islam halkı arasında kölelerin iadesine dair bir sözleşme olmazsa reddine cevaz vermez. Dar’ül-harb ahalisinin dar’ül-islamla aralarında kaim olan sözleşme uyarınca malları ve canları eman altındadır. İmam Ahmed buna şöyle bir görüşle karşılık verir ve der ki: “eman müslümanların kudretleri dahilinde yapabilecekleri şeyler için geçerlidir. Köleler ise dar’ül-harbin elindedirler, müslümanların elinde değildirler215.

(215) El-mühezzeb, C: 2, S: 279. Esna’el-metalib, C: 4, S: 228 El-Muğni, C: 10, S: 523.