224- MÜSLÜMAN DEVLETE TESLİM:

 

İslam hukukuna göre; Müslüman bir devlete bağlı olan müslüman, zimmi veya müste’men suç işler ve başka birmüslüman devlete sığınır, sığındığı devlet; şeri esaslar dahilinde onları cezalandırmamışsa sığındıkları devlet suçluları bağlı bulundukları devlete iade edebilir. Şayet sığındığı müslüman devlet suçluyu yargılamış ve cezlandırmışsa iade etmeyebilir.

Çünkü islam hukuku hükümleri uyarınca suçlunun bir fiilden iki kerre yargılanması yasaktır. Eğer ilk yargılandığı mahkeme islam hukuku esasları dışında cereyan etmişse ikinci devleti suçlunun iadesini isteyen devlete iade etmeyip, islam hukuku hükümleri uyarınca mahkeme etmesini önleyecek bir neden de yoktur. İslam hukuku hükümlerine aykırı olduğu takdirde ilk mahkemenin verdiği cezanın önemi yoktur. Çünkü o mahkeme islam hukuku hükmünce batıldır ve Allahın hükümleri uyarınca cereyan etmemiştir. Suçluyu teslim etmesi istenen devlet de eğer suçluyu islam hukuku hükümleri uyarınca mahkeme etmek isterse ve teslim edilmesini isteyen devlet islam hukuku hükümleri uyarınca  mahkeme etmiyorsa veya etmek niyetinde değilse o zaman suçuluyu teslim etmekten imtina edebilir. Bu da tabiatıyla had ve kısası gerektiren suçlar için geçerlidir.

Teslimin ve teslimden kaçınmanın caiz oluşunun sebebi aynıdır. Şöyle ki: İslam hukukuna göre her islam ülkesi dar’ül-islamın bir parçasıdır. Ve her islam devleti islamın temsilcisi sıyılır. Binaenaleyh her islam ülkesinin islamın hükümlerini tatbik etmesi ve koyduğu cezaları uygulaması gerekir. Teslim edildiği takdirde suçlu müslüman olmayan bir devlete teslim edilmemektedir. Bilmediği bir yasa ile yargılanmamaktadır. Binaenaleyh teslim suçlunun mutazarrır olmasını veya haksızlığa uğramasını ihtaç etmez. Teslimden maksat sadece adaletin gerçekleştirilmesi ve suçun önlenmesidir. Teslimden imtina halinde ancak islam hukukunun hükümlerinin ikamesi ve suçlunun suçdan uzaklaştırılıp adaletin gerçekleştirilmesi gayesi gereklidir. Bu olmadığı zaman teslimden imtina da olmaz.