219- İSLAMİ GÖRÜŞLERİN TATBİKİNİN

SONUCU:

 

Yukarda açkılaldığımız gibi islam devletlerinden her birisinde vatandaşının içerde veya dışarda işlediği her suça karşılık islam hukukunda yararlaştırılmış bulunan ceza uygulanır. İsterse suçlu kendi memleketini terketsin ve oradan bir başka islam ülkesine kaçsın. Bu hareketler onu mahkeme edilmekten ve islam hukukunda belirtilen cezaya çarpılmaktan kurtarmaz. Bu neticeye varmanın birinci yolu ise bütün islam ülkelerinin tek bir hukuk sistemine bağlanmaları ve islamın hükümlerini tatbik etmeleridir. Böylece bütün islam ülkelerini değişik bölgelede olsa bile tek bir islam ülkesi kabul eder. Allahın emirlerinin temsilcisi olarak kabul etmelidir.

İşte islami naziriyelerin tatbikinin varacağı sonuç budur. Bu sonuç bütün devletlerin ceza kanunlarını bir olmamsını arzulayan ve her devletin kendisini ceza verme konusunda diğer devletlerin temsilcisi saymasını isteyen modern hukuk bilginlerinin tatlı hayallerni teşkil eder. Öyle ki bu takdirde suçlu hangi devlette suç işlerse işlesin kaçıp kurtulamaz. Ve böylece nerede bulunursa bulunsun işlediği suçun cezasını görür. İşlediği mahalde göreceği cezanın aynısına çarpılır.

İşte bu tatlı düşlerdir ki, devleter arası hukuk kongrelerinde hukukçuları hayalini işgal etmektedir. Böylece suçluluk meselesinin kökten halledilebileceğini kabul etmektedirler. İşte hukukçuların hayal ettikleri bu güzel düş islam hukkuunun onüç yüzyıl evvel getirmiş olduğu gerçeğin ta kendisidir. Bu hususu islam hukuku geldiği gün yahut da müslümanların yeryüzünnü dört bir yanına dağıldığı gün tatbik etmiş v eyugulamşıtır. İslam hukukunun en üstün bir sistem olarak diğer sistemleri geçmiş olması onun adına büykü bir öğünç vesilelsidir. Beşeri huku yeni bulduğunusandığı sistemleri ve güzel rüyalarıyla sadece islam hukukunun çizdiği yoldan yürümekte, onun peşinni takip etmekte v davranışlarını ona uydurmaya çalımamktadır. İsterseniz siz buna islam hukukunun peşinden gitmetedir, deyiniz.