B- CEZAİ HÜKÜMLERİN ZAMAN BAKIMINDAN

TATBİKİ              

 

204- USUL İLE İLGİLİ UMUMİ KAİDELER:

 

İslam hukukunda cezai hükümlerin ancak ilanından ve insanların onu öğrenmesinden sonra geçerli olabileceği genel bir kaidedir. Öyleyse,cezai hükümler o hükmün çıkmasında veya bilinmesinden sonra184 ancak uygulanabilir. Bu genel kaideden şöyle bir kaide çıkmaktadır. Cezai hükümlerde makabline teşmil yoktur. Herhangi bir zamanda işlenen bir suç için; ancak o suçun işlendiği anda cari olan hükümler tatbik olunabilir.

(184) 87 nolu pargrafa bkz.

İslam hukukuyla ilgili kitablarda hükümlerin makabline teşmilinde doğan neticelerle ilgili hükümler yoktur. Ancak bu demek değildir ki islam hukuku makabline teşmil prensibini kabul etmemiş veya islam hukukçular bu konuyu ele almamıştır. Şüphesiz ki ahkam ayetlerini ve bu ayetlerin nüzul sebeblerini araştıranlar kolaylıkla islam hukukunda makabline teşmil prensibinin bulunduğunu görürler.

Cezai hükümlerle ilglili ayetler incelendikten sonra diyebiliriz ki islam hukukunda cezai hükümlerin makabline teşmil edilmeyeceği esası bir genel kaidedir. Bu kaidenin iki istisnası vardır:

a- Umumi emniyeti ve amme nizamını ilgilendiren önemli suçlarda cezai hükmülerin makabline teşmili caizdir.

b- Suçlunun menfatı bulunduğu nisbette cezai hükmün makabline teşmil gerekir.

Bu iki istisnai hüküm arasındaki fark: birincisinin Şari tarafında konulan bir cevazı oluşudur. Şari umumun menfaatı gerektirdiği takdirde bu şarta uygun olarak hükmünü makabline  teşmil etme yetkisine haizdir. İkinci istisnai hal ise şari için vücub ifade eder, yani kanun koyucu umumun menfaatını gerektirdiği takdirde bu hakkı engelleyemez. Şimdi bu kaidenin dayandığı delilleri ve istisnai halleri beyan edelim.