CİLT

 

II

 

İSLAM CEZA HUKUKU

 

 

CİLT 2 ÖZEL CEZA HUKUKU

İSLAM CEZA HUKUKU

BİRİNCİ BÖLÜM

SUÇLAR (CİNAYETLER)

1- CİNAYET KELİMESİNİN ANLAMI

 

Cinayet; gramer bakımından kişinin işlediği kötülükler ve kazandığı fenalıklar demektir. Umumi manada işlenen kütülükler için kullanılan mastar bir kelimedir. Ancak yasaklanan fiiller için istimal edilerek tahsis olunmuştur. Kelime aslında meyve koparmak anlamına gelir. Ağaçtan meyveleri birer birer koparmak demektir.

Fıkhi istilahta ise cinayet; gerek cana, gerek mala, gerek bunun dışındaki şeylere vaki olan, şer’an yasaklanmış bulunan her fiile verilen addır. İslam hukuk örfünde cinayet kelimesi, insanın canına, uzuvlarına vaki fiillere verilen bir terim olagelmiştir. Öldürme, yaralama ve dövme gibi294.

İslam hukukçularının ekseriyeti öldürme yaralama ve dövme fiilerinden sözederken bunları cinayetler başlığı altında toplamaktadırlar. Bunu yaparken cinayet kelimesini genellikle bu fiilleri ıtlak olunan bir isim olma geleneğinin etkisi altında kalmaktadırlar395. Bazı İslam hukukçuları ise öldürme, yaralama ve dövme fiilerini yaralamalar başlığı altında toplamaktadır296. Onlar yaralamanın, gerek öldürme, gerek cana ve uzuvlara saldırının umumi yolu olmasını nazarı itibara almaktadırlar. Bazı fakihler ise kan akıtma anlamına gelen “dima” lafzını tercih etmektedirler297. Yaralama öldürme ve dövme fiillerine bu ismi vermektedirler. Bunu yaparken genellikle ya bu suçların intaç ettiği sonuçları nazarı itibara almaktadırlar ki bu fillerin neticesinde umumiyetle kan akıtılmaktadır. Yahut da bu suçların hükümlerini nazarı itibara almaktadırlar ki bu hükümler kanların muhafazası kastıyla konulmuştur.

(294) el-Bahr’ür-Raik C: 8, S: 286 Zeytai C: 6, S: 97.

(295) el-Bahr’ur-Raik C: 8, S: 286 Zeytai C: 6, S: 97 Bedai’ür-Sanai S: 233 İkna C: 4, S: 162 El Buceyrem-al’a-el-Menhes C: 4, S: 129.

(296) Tuhfet’ul-Muhtaç C: 4, S: 1, el-Muğni C: 9, S: 318 el-Ümm C: 6, S:1.

(297) eş-Şerh’ul-Kebir C: 4, S: 210 Mevahib’ul-Celil Hattab C: 6, S: 230.

 

 

2- Cinayetin kısımları

 

İslam hukukçuları insana karşı işlenen cinayetleri üç bölüme ayırmaktadırlar298.

(298) İslam hukukundaki cinayet teriminin manası suç terimiyle muttefiktir. Fiil ister kanuna muhalefet, ister suç, ister ondan ağır bir fiil olsun cinayet olarak ifade olunur. Ancak İslam hukukunda yer alan bu cinayet teriminin manası Mısır ceza kanununda yer alan ve genellikle idam veya ağır hapis yahut ağır çalışma cezası verilen cinayet suçundan farklıdır.

I- Mutlak manada cana karşı işlenen cinayet

Bu bölüme muhtelif nevileriyle öldürücü suçlar girmektedir.

II- Mutlak manada candan aşka organlara karşı işlenen cinayetler.

Bu bölüme de insanın canını değil de bedenini ilgilendiren dövme ve yaralama gibi suçlar girmektedir.

III- Bir yandan cana karşı olabilen bir yandan da olamayan cinayetler. Bu tabirle İslam hukukçuları cenine karşı işlenen cinayetleri kastetmektedirler. Çünkü cenin bir bakıma can olarak kabul edilir, bir bakıma da can olarak kabul edilmez. Can olarak kabul edililir; çünkü insanoğlunun soyundan gelmektedir. Can olarak kabul edilemez, anasının karnından çıkmamıştır. Beşeri hukuk terminolojisinde bu tür cinayete çocuk aldırma veya kürtaj adı verilir.

 

3- Öldürme, yaralama ve dövme suçları bazan kasıtlı, bazan yanılarak vukubulur. Fakat bu suçlar ister kasıtlı olarak işlensin, ister hataen işlensin; gerçekte tecavüze uğrayanın bedenine vaki olan bir fiilin muhtelif kanuni şekillerinden başka birşey değildir. Mesela sopa ile dövme insan vücudunda bir iz bırakırsa da, yaralasa da tecavüze uğrayanın ölümüne vesile de olabilir. Halbuki vuran sadece tecavüz kastını gütmüş olabilir. Bu durumda vuranın fiili kasıtlı vurma ve yaralama olur. Saldırı maksadı gütmeyebilir de. Bu durumda fiili hatalı vurma ve yaralama olur. Teecavüze uğrayan kişi ölürse vurma, kasıtlı öldürme suçu haline inkılab eder. Şayet öldürmeyi kastetmemiş de sırf saldırı kastıyla vurmuşsa, bu takdirde ölümle sonuçlanan vurma, yani kasta benzer ölüm hali ortaya çıkar. Saldırı kastı olmadan vurmuşsa bu durumda hatalı öldürme hali bahis mevzuudur. Şu halde bu muteaddit fiillerin arasındaki fark fiilin sonucu ve suçlunun kastıdır. Yaralama, vurma ve öldürme suçlarını tesvirdeki bu ifade beşeri hukukla islam hukukunda aynıdır.

Öldürme, yaralama ve vurma suçlarının hükümleri suçun esasıyla ve şekilleriyle, suçu oluşturan muhtelif fiillerle alakalı bölümleri İslam hukukuyla beşeri hukukta aynıdır. Sadece İslam hukuku bu suçların herbirisi için koymuş olduğu ceza türlerinde beşeri hukuktan ayrılır. Aslında beşeri hukuk bu konuları ele alırken İslam hukukunun ele alış tarzını aynıyla tatbik etmekte ve hepsini de bir tek başlık altında toplamaktadır. Aralarındaki yakın ilişki ve bağlantıdan dolayı hukuk bilginleri vurma, yaralama ve öldürme suçlarını aynı bölüm altında ele alıp incelemektedirler ki bu, İslam hukukçularının bu konuları ele alırken takib ettikleri usulün aynıdır.