427- İSLAM HUKUKUYLA BEŞERİ HUKUK

ARASINDA KARŞILAŞTIRMA

 

Mısır ve Fransız kanunları bu noktada İslam hukukundan ayrılmaktadır. Her iki kanun koyucusu deliyi, işlediği suçlardan dolayı medeni hukuk açısından sorumlu tutmaz. Sorumluluğu sadece “mükellef” olanla yükler. Buna göre deli’nin, deliliğini gözönünde bulundurmamakla, mükellef, dikkatli davranma gereğini ihmal etmiştir. Deli’nin medeni sorumluluğunun bulunmaması nedenini de şöyle açıklarlar:

Deli, suç işlediği anda şuur ve ihtiyarını yitirmiştir. Her sorumluluk bir “hata” nın varlığını gerektirir “Şuur ve irade” olmayınca “hata” dan sözedilemiyeceği için, deliye sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.

Sebeb olduğu fiilden dolayı deli’nin hastalığına dikkat etmesi gereken “mükkellef” kişinin taşıdığı sorumluluğun deliye dönmesi mümkün değildir.

Bu hükme sebeb olarak da derler ki, “hata” burada deliliği dikkate alması gereken “mükellef” kişinin sorumluluğundan doğmaktadır. Çünkü mükellef delinin zararlı hareketlerinden korunmak ve kendisini gözetmek zorundadır. Ancak bu “sebeb” oldukça aşırı bir zorlamanın ifadesidir.

Mısır ve Fransız kanunlarının medeni sorumluluk konusudaki hükümleri aslında “hata” (La faute” ile ilgili geleneksel görüşe dayanmaktadır. Ancak geleneksel “hata” fikrinin yanısıra beşeri hukukta modern bir düşünce daha vardır ki buna “risk teorisi” (la theorie de risque) denmektedir. Bu teori; geleneksel “hata” nazariyesidir. Ve bu teori delinin medeni sorumluluğunu kabul etmektedir. Deli başkasına verdiği zararı kendi malından ödemek zorundadır. İsviçre ve Alman yasaları da risk teorisini benimsemiştir. Alman yasasına göre deli başkasına verdiği zararı gücü oranında tazmin zorundadır. İsviçre yasası ise cezai sorumluluğu olmayanlara maddi zararları kısmen veya tamamen ödetme konusunda yargıca “hüküm verme” yetkisi tanımıştır. Hatta Alman ve İsviçre kanunlarında, işlediği fiilden dolayı delinin cezai ve medeni yönden sorumlu tutulmasına doğru bir eğilim vardır. mesela delilik; ahlaki dejenerasyon ve alkoliklik gibi kötü alışkanlıklardan ileri gelmişse fail “ihmal ve dikkatsizlik” suçuyla cezalandırılmaktadır. Çünkü burada temel bir hata vardır ki, bunu faile nisbet etmek gerekir. Üstelik söz konusu hata failin sorumluluğunu bir “sebeb” e dayandırmak için yeterlidir.156

(156) Medeni Hukukta sorumluluk Mustafa mer’a S: 153.

Görülüyor ki, risk teorisi modern hukukun en yeni nazariyesidir. Ve bu teori delinin medeni sorumluluğnu kabul etmekle İslam hukukunun görüşü doğrultusuna yönelmiş bulunmaktadır. Beşeri hukuk risk teorisini ancak 20. yüzyılda kabul edebilmiştir. İslam hukuku ise bundan tam onüçyüzyıl evvel söz konusu teoriyi benimsemekle beşeri hukuktan ne kadar üstün olduğunu göstermiştir.