346- YUKARDASAYDIĞINIZ VASITALARI

         HERKESİN KULLANMASICAİZ MİDİR?

 

Evet, bu vasıtları, anne, baba eş ve hakimler dışında, herkesin kulanması caizdir.

Çocuk, anne ve babasına karşı nehy görevini, önce tarif, sonra vaaz ve nasihatla ifa eder. Baskı yapmak, tehdid etmek veya vurmak hakkı yoktur.

Bir görüşe göre anne ve babanın yapacağı kötülüklere, onların şahsiyetlerini rencide etmeyecek şekilde engel olmak gerikir. Mesela, evlat anne ve babasının içkilerini dökebilir. Gaspederek veya çalarak elde ettikleri maları gerçek sahiplerine iade edebilir. Bu umumi hükümden, anne ve babaların istisna edilmesinin sebebi, Cenab-ı Allah’an, anne ve babaya “öf” bile denmesini ve kendilerini rahatsız etmeyi yasaklayan hükmüdür.

“Ve onlara öf deme, onları azarlama.” (İsra: 17/23)

Anne ve babalar hakkında umumi emirlerin dışında kalan istisnai hükümler varid olmuştur. Mesela, baba çocuğundan ötürü sorumlu tutulamaz.Cellat, babasını, zina haddini uygulayarak öldürmeye vesile olamaz. Evlat babasına haddi şer’iyi, kendi eliyle tatpik edemez.  Madem ki, evladın önceden işlediği bir suçtan dolayı, babasını cezalandırması caiz değildir, o halde gelecekte işlemesi muhtemel olan bir suç sebebiyle onu tecziye etmeye kalkışması da asla caiz olamaz.

Eşlerin durumuna gelince... Kadının, kocasıyla durumu, evladın babasıyla durumu gibidir. Nitekim Allah’ın Rasulü şöyle buyurmuştur:

“Eğer bir yaratığa secde etmek caiz olsaydı, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.”

Vatandaşın, devlet reisine, hakim ve idarecilere karşı yapacağı “emr-i bi’l maruf, nehyi anil münker” vazifesine                    gelince, onların işledikleri münker fiilleri anlatarak öğüt vermek ve bu yolla engel olmaya çalıştıkmaktan ibarettir. Elle, yani kuvvetle engel olmak, kuvvetli bir görüş uyarınca, caiz değildir.

Çünkü böyle bir davranış, devlet reisinin otoritesini ortadan kaldırır. Ona karşı duyulması gereken saygıyı zedeler. Bu ise, Allah’ın Rasulünün şu hadisine göre yasaktır:

“Kim bir devlet yöneticisine nasihat edecekse, onu açıkça söylemesin, elinden tutsun sakin bir yere götürerek başbaşa kalsın ve öyle söylesin. Kabul ederse eder, etmezse, o kişi görevini yerine getirmiştir. Yapması gerekeni yapmıştır. Bundan sonrasi reise düşer.”

Bir diğer hadisde ise şöyle buyrulmuştur:

“Kim Allah’ın yeryüzündeki hakimini küçük düşürürse, Allah da onu yeryüzünde küçük düşürür.”