190- KUR’AN VE SÜNNETE MUHALİF İCMA VE KIYASIN HÜKMÜ:

 

Kur’an ve sünnete muhalif icma veya kıyas mümkün değildir. Çünkü icmaın Kur’an ve sünnete dayalı olması şarttır. Binaenaleyh şeri bir dayanağı olmayan icma’ icma’ sayılmaz154. İcma’ın Kur’an ve sünnete dayanmasının şart olması halinde Kur’an ve sünnete muhalif olması durumu elbette ki düşünülemez. Ancak Kur’an ve sünneti bilmeyen ictihad derecesine ermemiş kimseler icma’ yaparsa böyle bir şey söz konusu olabilir ki bu da meşru bir icma’ sayılmaz ve bunun üzerine hiçbir şeri hüküm oturtulmaz. Bu yolla yapılan icma batıldır, gelen hüküm mutlak manada geçersizdir.

(154) Fevatih’ür-Rahmut fi şerhi Müsellem’is-subut, C: 2, S: 328.

Kıyasın şartlarına riayet edildiği takdirde Kur’an ve sünnete muhalif kıyas yapmak da imkansızdır. Zira kıyas; hakkında hüküm bulunmayan bir konuyu hakkında hüküm bulunan bir konuya benzetmektir. Hakkında hüküm bulunmayan konuyla hakkında hüküm bulunan konu arasında hükmün illeti bakımından bir ortaklık bulunması gerekir. Öyleyse kıyas yoluyla gelen hüküm daima Kur’an veya sünnetin hükümerinden birisini yansıtmaktadır. Bu durumda herhangi bir kıyasın Kur’an ve sünnete muhalif bir hükmü getirmesi o kıyasın mutlak manada batıl olduğunu gösterir. Çünkü müctehidin her şeyden önce nasların gözönünde bulunduması, islam hukukundaki esas şartlardan birisidir. Öyleyse müctehid nassın dışına çıkamaz. Yaptığıiçtihadda şeriatı gönderen şariin umumi maksatlarını ve teşri ruhunu gözününde bulundurmak zorundadır ve bununla bağlıdır155.

(155) 115, 135, 169, 170 no’lu paragraflara bakınız.