177- HUKUKİ METİNLERİN AÇIKLANMASIYLA İLGİLİ SON SÖZ:

 

İslam hukukçularının metinlerin tefsirinde doğruyu bulmak için koydukları teşri ve lugat ile alakalı umumi kaideler bunlardır. Hakim; nassların anlaşılmasında, nasslarla neyin murad edildiğinin bilinmesinde ve nassların manası içerisine giren hususların belirlenmesinde bu kaidelerden faydalanır. Keza bu kaideler hakimin tatbiki vecib olan nassları bilmesinde, nassların çakılanması tatbiki veya iptali konusundaki yetkisini tayinde ona yardımcı olur. Medeni hukukla ilgili hükümlerde hakim bu kaideleri genişliğince uygulayabilir. Nassların tatbik ve tefsirinde, kıyasa, örfe, adete ve diğer değerlendirmelere istediği gibi yer verebilir. Fakat ceza hukukuyla ilgilenen hakimin ictihadını nassın tefsirine ve kendisine sunulan vakaya inhisar ettirmesi şarttır. Ceza hakimi kıyas örf ve istihsan gibi tali  derecedeki deliller yoluyla bir suç veya ceza yaratma, peyda etme yetkisine haiz değildir. Önüne gelen olay yüce ahlaka sahip olan kimselerin nefretini mücib olan hadiselerden de olsa durum aynıdır. Ceza hakiminin şartarı ve durumlar ne olursa olsun, nassı sarihe (açık metne, hükme) muhalefet etme yetkisi yoktur. Ceza hakimi bütün hallerde iki esasla şeri prensibi göz önünde bululndurmak zorundadır.

a) Allah’ın Resulünün: “Devlet reisinin af dayanılması, cezada yanılmasından daha hayırlıdır.” hadisi şerifi123.

Bu iki prensip üzerinde biraz duracağız: