165- HASS LAFZIN HÜKMÜ:

 

Hass lafz; beşer’i bir metinde varid olursa vazedilmiş bulunan hass manasına zanni olarak değil kati olarak delalet  eder. Yüce Allah’ın şu kavlinde olduğu gibi:

 “Onlara seksen değnek vurun.” “Onun kefareti on yoksulu doyurmaktır.” (Maide: 5/89)

Buradaki seksen ve on lafzından seksenin üstünde veya altında yahut da onun üstünde bir mana ihtimali yoktur.

Ancak hass lafzın tevlinin gerektiren veya kastolunan anlamın dışında bir anlamın murad olduğunu gösteren bir delil getirilirse o takdirde hass lafzı bu delil gereğince yorulmak icab eder. Mesela, Allahın Resulunun şu kavli bunun örneğidir: “her kırk koyunda bir koyun.” Hadisin zahirinden anlaşılıyor ki, kırk koyunun zekatı olarak ancak bir koyun verilir. Ve bunun değeri bölünmez, yani başka bir şey verilmez. Ne var ki teşri hikmeti ve ödemedeki umumi prensipler bu lafzın tevilinin zahiri anlamının dışına çıkmasını gerekil kılmaktadır. Şöyle ki, zekattan maksat fakirlerin ihtiyacını telafi etmektir. İhtiyaç durumu ise koyun verilecek ortadan kaldırılabileceği gibi, bedeli ödenerek de ortadan kaldırılabilir. Bunun için hadisin içindeki koyun lafzı tevil olunarak bundan bir koyun veya koyunun kıymetine denk miktar kastolunduğu ifade edilmiştir. On yoksulun doyurulmasını ifade eden ayeti kerimdeki on lafzı aynı şekilde tevil olunmuştur. Bir yoksul on kerre doyurulabileceği gibi on yoksul bir kerrede doyurulabilir.