127- SÜNNETİN DELİL OLMA DURUMU:

 

Teşri maksadıyla Allahın Resulünden sudur eden ve bize kadar sahih senetle intikal eden kaviller, fiiller ve takrirlerin; katiyet veya zannı racih ifade ettiği konusunda ihtilaf yoktur. Binaenaleyh müslümanlar için uyulması zorunlu olan bir hüccet olarak kabul edilir. Vürudu ister kati olsun ister zani olsun, ittibaı vacib olan teşri kaynağıdır. Binaenaleyh mütevatir hadisin buyruğuna uymak vacibdir, çünkü Resulden varid olduğu kesindir. Meşhur ve ahad tarikiyle gelen sünnete ittiba da vacibdir. Her ne kadar bunların Resulden varid olduğu zanni ise de bu zan ravilerdeki adalet ve titizlik nitelikleri dolayısıyladır.

Sünnetin hükümleri zorunlu, uyulması vacib olarak değrelendirilmiştir. Çünkü Kur’anı Kerim bunu böylece belitmiştir. işte delilleri:

“Ey iman edenler, Allaha itaat eden. Sonra birşey hakkında çekiştiniz mi, hemen onu Allaha ve Resulüne arzedin; eğer Allaha ve ahiret gününe inanıyorsanız. Bu müracaat hem hayırlı, hem de netice bakımndan daha güzeldir.” (Nisa: 4/59)

“Hem o münafıklara, iman ordusunun zafer ve felaketine dair eminlik veya korku haberi geldiği zaman, onu yayarlar. Halbuki o haberi Resule ve mü’minlerden kumandanlara iletseler, elbette onun yayılması gerektiğini onlardan öğrenirlerdi. Eğer Allahın nimet ve rahmeti üzerinizde olmasıydı pek azınız müstesna, muhakkak şeytana uymuş gitmiştiniz.” (Nisa: 4/83)

“Kim Resule itat ederse, muhakkak Alaha itaat etmiş olur. Kimde yüz çevirirse, bu seni üzmesin. Zira seni onlara koruyucu ve gözetici göndermedik.” (Nisa: 4/80)

“Biz her Resulü, ancak Allahın izni ile kendisine itaat olunmak için gönderdik. Eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelseler de günahlarına Allahdan mağfiret dileseler, Resul de kendileri için af isteseydi, elbette Allah’ı, tevbeleri ziyade kabul edici, çok esirgeyici bulacaklardı.” (Nisa: 4/64)

“Şöyle de: “Eğer siz Allahı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizleri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Zira Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (A’li İmran: 3/32)

“Yine deki: “Allah ve Resulüne itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse, şühesiz Allah kafirleri sevmez.” (A’li İmran: 3/31)

“Kitab ehlinde olup ve k afirler yardım edenleri Allah kalblerine korku düşürecek kalelerinden indirdi de bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.” (Ahzab: 33/26)

“Allahın, Resulüne memleketler ahalisinde verdiği ganimet; Allah için, Resul için, ona yakın akraba için, yetimler, yoksullar ve yolda kalmış kimseler içindir. Ta ki o mal sizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet olmasın. Resul size ne verdi ise, onu alın; size neyi yasak etti ise onu da terkedin, almayın; Allah’dan korkun; çünkü Allah çok şiddetli azab sahibidir.” (Haşr: 59/7)

Şu halde Kur’an nassıyla görülmektedir ki sünnet uyulması vacib olan bir esasdır. Peygamberin ashabı da hayatta ve vefatından sonra Allah Resulün sünnetine uymanın vacib olduğunda icma etmişlerdir. Onlar Resul hayatta iken buyruklarını yerine getiriyor, emir ve yasaklarını kabul ediyor, helal saydığını helal, haram syadığını haram kabul ediyordu. Resul vefat etikten sonra herhangi bir olay için Kur’anda bir hüküm bulamazlarsa Allahın Resulünün sünneti araştırıyorlardı. Hatta Hz. Ebu Bekir herhangi bir vaka için sünnetini araştırıyorlardı. Hatta Hz. Ebu Bekir herhangi bir vaka için sünnette aklında kalan birşey bulamazsa müslümanlara sesleniyor ve o vaka ile ilgili Resulullahtan bir şey hatırlayıp hatırlamadıklarını araştırıyordu. Hz. ömer, diğer sahabe ve tabiin de aynı yolu takib ediyorlardı.