3- YASAKLARA KARŞI ULGULANACAK

TAZİR CEZALARI

 

110- YASAKLARA KARŞI ULGULANACAK TAZİR CEZALARI:

 

Tazir cezası yasakların işlenmesi ve caviblerin terki üzerine verilir. Bu konuda islam hukukçuları müttefikdir. Yalnız islam hukukçularının ihtilafa düştükleri konu; tazir cezasının mekruhun işlenmesinde veya mendubun terkinde verlip verilmeyeceği hususundadır105. Bir grub mekruhun işlenmesi veya mendubun terki halinde ceza olmayaceğını kabul ederken, bir diğer grub mekruhun işlenmesi veya mendubun terki halinde tazir cezası verilebileceği görüşündedirler106. İslam hukukçularının bu konuda ihtilafa düşmelerinin esası; mekruh ve mendub terimlerini ayrı ayrı tarif etmeleridir. Mekruhun; bir fiili seçmekten nehyedilmek, mendubun da, bir fiili seçmeyle emrolunmak, yahut mekruhun; bir yasak, mendubun; bir emir olmadığını kabul edenler, cezanın verilmeyeceği görüşünü benimserler. Çünka ceza ancak hükümle ve mükellefiyetle olur. Mendubun; seçme bulunmayan bir emir, mekruh da; seçme bulunmayan bir nehiy olduğunu kabul edenler ise, cezanın verilebilceğinli söylerler. Çünkü yasaklanan fiilin işlemesi veya mendub kılınan bir şeyi terkin cezalandırılabileceğini söylerler. Bu ikinci görüşü benimseyen hukukçular; her ne kadar bu noktada ceza verilebileceğini belirtirlerse de, işlenen fiile veya yapılmayan harekete günah (suç) adını vermezler, onu işleyene de günahkar veya suçlu demezler. Bunun yerine yapılan fiile ve terkedilen emre muhalefet adını verirler ve onu işleyen kişiye de muhalif ederler. Buna sebeb olarak da şun gösterirler: İsyankarlık kötü bir isimdir. Kötü isim ise, mekruhu işleyen ve mendubu terkeden kişiden daha düşük bir nitelikir107.

(105) El-İhkam fi usul’il-ahkam, İbn Hazm, C: 1, S: 43. El-İkna, C: 4, S: 270. Mevahib’ül-Celil, C: 6, S: 327. Bedai’üs-sanai, C: 7, S: 63. Şerhi Müsellem’üs-sübüt, C: 1, S: 111, 112.

(106) El-Mustafa, Gazali, C: 1, S: 71, 76. El-İhkam fi usul’il-ahkam, Ahmedi, C: 1, S: 170 ve devamı. Tuhfet’ül-muhtac, C: 8, S: 18. Mevahib’ül-celil, C: 6, S: 320 Tefsiret’ül-Hükkam, C: 2, S: 259, 260. Ahkam’üs-sultaniye, Maverdi, S: 712.

(107) el-Mustafa, Gazali, C: 1, S: 76. El-İhkam fi usul’il-ahkam, Ahmedi, C: 1, S: 171, 174.

Bazı islam hukukçuları, muhalefetlere karşı da ceza verileceğine Hz. Ömer’in şu davranışını delil gsöterirler: Adamın birisi koyununu kesmek üzere yatırmış olduğu halde, bıçağını çıkarıp biler. Bunu gören Hz. Ömer adamı kaldırır ve der ki: “Daha önceden bıçağnı bileseydin ya108      

(108) Mevahib’ül-celil C: 6, S: 320.

Muhalefet adı verilen davranışlar için cezayı öngörenler ise; mekruhu işlemeni veya medubu terkin tekrar etmesi halinde cezanın gerekeceği görüşündedirler. Onlara göre; bu durumda ceza, mekruhu işlemekten veya mendubu terketmeten dolayı değil, mekruhu işlemeyi ve mendubu terketmeyi alışkanlık haline getirmekten dolayı icabetmektedir ve Onlara göre; bu durumda ceza, mekruhu işlekten veya mendubu terketmekten dolayı değli, mekruhu işlemeyi ve mendubu terketmeyi alışkanlık haline getirmekten dolayı icabetmektedir. Ve onlar, alışkanlık halinin oluşması için bir fiiilin iki kerre yapılmasını yeterli görürler109.

(109) Mevahib’ül-Celil, C: 6, S: 320.

Mekruhu işlemek veya mendubu terketmek eğer amme nizamını ve toplumun menfaatını ilgilendiren konuda ise hem mekruhu işlemek ve hem de mendubu terketmemek yüzünde ceza verilir. Alışkanlık ve tekrar durumunun bulunmasına ihtiyaç kalmaz. Bu noktada ister mekruhun işlenmesine ve mendubun terkine ceza verilmesi gerektiğini söyleyenlerin, ister zıddı görüşte olanların kanaatını kabul edelim, değişen bir şey yoktur. Çünkü bu durumda bir fiilin suç sayılabilmesi için esasen mekruh olması veya medubun terki değil onu yerine fiilin yapılması veya mendubun terki umumun menfaatını ve amme nizamın ilgilendiren hususlar olmasıdır.