102- GERÇEĞE DAYANMAYAN TAHMİNLER:

 

Bazı kimseler yanlış olarak islam hukukunun taziri gerektiren suçları tayin etmediğini, aksine bu görevi hakime bıraktığını zannetmektedirler ve bu yanlış zanna dayalı olarak islam hukukunda taziri gerektiren suçlarla ilgili olarak hakimin yetkisinin tamamen tahakküm anlamını taşıyan bir yetki olduğunu ileri sürmektedirler. Ve demektedirler ki; “taziri gerektien suçlar da, cezalar da islam hukukunda açık olarak hükme bağlanmamıştır. Bu hususta takdir yetkisi hakime bırakılmıştır. Hakim eğer bir fiili cezalandırmak isterse önceden hakkında hüküm bulunmazsa da cezalandırabilir.” Açıkça görülüyor ki bu yanlış tahminlere dayalı mantık kökten sakattır.Zira bu tahminler realiteye ve gerçeğe değil zanlara dayanmaktadır.

Bu düşünceye saplananların yanlış tahminlere düşmelerinin sebebi, ya kötü anlayış, yahut da az bilgidir. zira, islam hukukunun temel kitapları ibare bakımından çok dağınık haldedir. İfadeler gayet ince bir dikkati gerektirir. Öyle ki, modern hukuk metinlerinin çok daha fazla dikkati icab ettirir. Ayrıca islam hukukçularının herşeyden önce kendilerine has tabirleri ve istilahları vardır. Bir kimse islam hukukunu etüd etmeye başlamadan önce bu üslubu ve istilahları iyice öğrenmelidir. Tıpkı,modern hukuk tahsiline başlayan birisinin herşeyen önce hukuki istilahları ve terimleri öğrenmesi gerektiği gibi. Her kim ki islam hukukunun kendisine has terimlerini bilmezse, ve islam hukukunun metinlerine derinliğine muttali olmak istemezse şüphesiz ki o kimse islam hukukunu sağlıklı bir biçimde anlamayacaktır. İşte isam hukukunu, tazir suçlarına dair hüküm ve ceza koyamadığını söyleyenler, böylesine yanlış bir yoruma varmaktadırlar. On lar, islam hukukçularının bu meseleyle ilgili görüşlerini doğru olarak anlayamamışlar ve o yüzden de yanlış zanlara kapılmışlardır. Halbuki iyice anlamış olsalardı görürlerdi ki; İslam hukuku günah sayılan fiilleri kesin olarak tayin etmiş ve belirlemiştir. Ayrıca islam hukuku; hakime herşeyden evvel suç işleyen kimsenin işlediği suçun şer’i hükümlerine göre günah ve yasak olup olmadığını araştırmayı gerekli kılar. Eğer hakim; işlenen fiilin, islam hukuku bakımından suç olduğunu tesbit ederse, o fiilin zanlı tarafından işlenip işlenmediğini araştırır. Eğer suçun suçlu tarafından işlendiği sabit olursa, hakim, suçluyu birisiyle cezalandırır. Şurası muhakkak ki, suçluya verilen ceza suçunun türüne, kemmiyetine ve şekline göre olacaktır. Ancak hakim işlenen fiilin suç olmadığını görürse o zaman suç ve ceza da olmayacaktır. Bu durumda ne hakimin, ne de -nasıl bir yetkiye sahib bulunursa bulunsun- herhangi bir kişinin islam hukukunun suç olarak kabul etmediği bir konuyu suç olarak kabul edip cezalandırma yetkisi vardır. Aksi takdirde Allahın helal kıldığı haram, haram kıldığı helal kabul eden ve bilgisizce Allaha karşı yalan uyduran suçlu durumuna düşerler.