101- HAD VE KEFARETİ GEREKTİRMEYEN SUÇLAR (GÜNAHLAR):

 

Daha önce had ve kefareti gerektirmeyen suçların üç türlü olduğunu anlatmıştık. Bunlaran bir kısmının kendisine had düşmemekle beraber suçun türüne had düşmekte olduğunu. İkinci bir kısmının ise, suçun türüne had düşmekle beraber haddi önleyen bir sebeb bulunduğunu üçüncüsünün ise ne kendisine ne de cinsine had hükmünü düşmediğini belirtmiştik. Haddi, kısası ve diyeti gerektiren suçlardan söz ederken birinci ve ikinci bölümler üzerinde durmuştuk. Üçüncü bölüme gelince, bu bölüme günahların birçoğu girer. Şayet bu bölümün içine giren günahlar mahdud bulunmuş olsaydı biz diğer bölümlerde yaptığımız gibi onları hakkında da varid olan hükümleri açıklardık. Ne var ki bu bölüme giren günahlar (suçlar) sınırsızdır. Bunun için biz onların hepsini değil sadece en önemlilerini yasaklayan bazı hükümleri arzetmekle yetineceğiz ve bununla bu tür suçlarda da islam hukukunun hüküm bulunmadan suç ve ceza olmayacağı prensibini tatbik ettiğini delilleriyle göstermiş olacağız.

 

1- Bazı yiyeceklerin yasaklanmış olması:

 

Yüce Allah Kur’anı Keriminde buyruyor ki:

“Şüphesiz Allah, size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini, Allahtan başkası için kesilen hayvanı haram kılmıştır. Fakat darda kalana başkasının payına el uzatmamak ve zaruret halini aşmamak üzere günah sayılmaz.” (Bakara: 2/173)

Bir başa ayeti kerimede ise şöyle buyrulmaktadır:

“Size leş, kan, domuz eti, Allahdan başkası adına kesilenler (canları çıkmadan kesmemişseniz) bozulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenilmiş olanları, dikili taşlar üzerine boğazlanan ile fal oklarıyla kısmet aramanız haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır.” (Maide: 5/3)

Bir başka ayeti kerimede ise, buyurmaktadır ki:

“O, kendilerine marufu emreder münkeri nehyeder, temiz şeyleri helal pis şeyleri haram kılar.” (Maide: 5/1)

Bir başka ayeti celilede ise buyurur ki:

“Ey iman etmiş olanlar ahidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin size bildirilecek dışında hayvanlar helal kılınmıştır.” (A’raf: 7/157)

Allahın Resulü de buyurur ki: “Köpek pisdir, onun parası da pisdir.”

Hz. Cabir Allahın Resulünden rivayet ederek der ki: “Biz Hüneyn günü at, katır ve merkebler kesdik, bunun üzerine Allahın Resulü katırları ve merkebleri yemeği yasakladı, ama atı yasaklamadı?”

İbn Abbas da rivayet eder ki: “Hz. Peygamber yırtıcı hayvnalardan tırnaklı olanları, kuşlardan pençesi bulunanları yemeği yasaklamıştır.”

Hz. Aişe Allahın Resulünden rivayet eder ve der ki: “Beş şey vardır ki ihramda iken de ihramda değilken de öldürülür. bunlar, yılan, fare, çiyan, azgın köpek ve alaca kargadır.”

 

2- Emate hiyanet:

 

Yüce Allah bu hususta buyurur ki:

 “Doğrusu biz emaneti göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir. Çok cahil ve çok zalim olan insan onu yüklenmiştir.” (Ahzab: 33/72)

Bir başka ayeti kerimede ise şöyle buyurur:

“Muhakkak ki Allah size emanetleri ehline tevdi etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor.” (Nisa: 4/58)

 Bir diğer ayeti kerimede ise buyuruyor ki:

“Ey iman edenler, Allah ve peyamberine ihanet etmeyin, size güvenilen şeylere bile bile ihanet etmiş olursunuz.” (Enfal: 8/27)

Nisa suresindeki bir ayeti celilede ise buyurur ki:

“Yetimlere mallarını verin. Temizi murdara değşimeyin, onların mallarıyla kendi mallarınız karıştırarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçdur.” (Nisa: 4/2)

“Yetimleri evlenme çağına gelene kadar deneyin, onlarda olgunlaşma görürseniz mallarını kendilerine verin, büyüyecekler de onları geri alacaklar diye o malları tezelden yemeyin.” (Nisa: 4/6)

İsra suresinde ise buyurur ki:

“Yetimin malına erginlik çağına ulaşıncaya kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi yerine getirin, doğrusu verilen ahidde zorunluluk vardır.” (İsra: 17/34)

Bir diğer ayeti kerimede ise şöyle buyrulur:

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler ancak karınlarına ateş tıkmış olurlar. Zaten onlar kızgın ateşe atılacakklardır.” (Nisa: 4/10)

Bir diğer ayeti kerimede ise buyurulur ki:

“Ey iman etmiş olanlar, mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin, haram ile nefsinizi felakete sürüklemeyin. Allah şühesiz ki size merhamet eder.” (Nisa: 4/29)

Allah Resulü ise şöyle buyurur:

“Dört haslet vardır ki, bunlar kimde bulunursa o halis münafıktır. Kimde de bunlardan bir kısmı bulunursa onu bırakıncaya kadar o kimsede nifaktan bir parça bulunmaktadır; bu dört haslet şunlardır: Emanet edince ihanet eder, söyleyince yalan söyler, ahidleşince ahdini bozar, mücadele edince azgınlık yapar.”

Bir diğer hadisde ise şöyle buyurur: “Emaneti olmayanın imanı da yoktur.”

 

3- Ölçü, tartı ve benzeri konularda hile yapmak:

 

Yüce Allah bir ayeti celilesinde buyurur ki:

“İnsanlardan kendileri bir şeyi anladıkları zaman ölçüde hakka tam riayet ederek alan, onlara birşeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, ölçüyü kendi çıkarlarına uygun olarak eksik tutanların vay haline.” (Mutaffifin: 83/1-3)

Bir başka ayeti kerimede ise şöyle buyruluyor:

“Şahitler çağrıldıklarında çekinmesinler.” (Bakara: 2/282)

“Şahitliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günahın acısından sızlar. Allah işlediklerinizi bilir.” (Bakara: 2/283)

Bir diğer sured e ise şöyle buyurmaktadır:

“Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerinde de olsa Allah için şahit olarak adaleti gözetin. İster zengin olsun ister fakir, Allah onlara daha yakındır.” (Nisa: 4/135)

Bir diğer ayeti celilede ise buyurmaktadır ki:

“Onlar yalan yere şahitlik etmezler, faydasız bir şeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler.” (Furkan: 25/72)

Bir diğer ayeti celilede ise şöyle buyurmaktadır:

“İşte böyle, Allahın yasaklarına kim saygı gösterirse bu Rabbinin katında onun iyiliğinedir. Size bildirile gelenden başka, hayvanlar helal kılınmıştır. Öyleyse putların pisliğinden sakının ve yalan söylemekten içtinab edin.” (Hac: 22/30)

Ebu Bükre Hz. Peygamberden rivayet eder. Allahın Resulü: “Bakınız ben size büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?” der ve bu sözünü üç kerre tekrarlar. Orada bulunanlar evet ey Allahın Resulü derler. Allahın Resulü buyurur ki: “Büyük günahların en büyüğü Allaha şirk koşmak ve ana babaya isyan etmektir. Sonra yanının üstüne uzanmışken kalkıp oturur ve buyurur ki: “dikkat edin bir de yalan söz ve yalancı şahitliktir.” Rivayet eden sahabe diyor ki; Hz. Peygamber bu mübarek sözlerini tekrarlayıp duruyordu ki biz keşke sussa diye içimizden söylendik.”

 

5- Faiz yemek:

 

Yüce Allah Bakara suresinde buyuruyor ki:

“Faiz yiyenler kıyamet gününde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onları zaten alışveriş de faiz demektir sözlerinden dolayıdır. Halbuki Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır.” (Bakara: 2/275)

Aynı surediki birbaşka ayeti celilede buyuruyor ki:

“Allah nakör ve günahkarları sevmez.” (Bakara: 2/276)

Aynı surenin bir diğer yerinde ise şöyle buyurmaktadır:

“Ey iman edenler Allahdan korkun ve faizden artakalandan vazgeçin, eğer mü’minlerden iseniz. Böyle yapmazsanız,bunun Allaha ve Resulüne karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. böylece haksızlık etmemiş ve haksızlığa uğramamış olursunuz.” (Bakara: 2/278-279)

Ali İmran suresinde ise Allah şöyle buyurmaktadır:

“Ey İman edeler, faizi kat kat alarak yemeyin. Allahdan korkun ki felaha eresiniz.” (A’li İmran: 3/30)

Rum suresinde ise buyurmaktadır ki:

“İnsanların malları için de artsın diye verdiğiniz herhangi bir faiz Allah katında artmaz. Fakat Allahın rızasını dileyerek verdiğiniz herhangi bir sadaka böyle değildir. İşte onlar sevablarını kat kat artıranlardır.” (Rum: 30/39)

Allahın Resulü ise bir hadisi şerifinden şöyle buyurur: “Tehlikeli olan yedi şeyden sakının.” Orada bulunanlar derler ki nedir bunlar ey Allahın Resulü? Hz. Peygamber buyurur: “Allaha şirk koşmak, büyü yapmak, Allahın haram kıldığı canı öldürmek -ancak hak ile olan müstesnadır- faiz yemek, yetimin malını yemek, savaş günü kaçmak ve hiçbir şeyden haberi olmayan temiz kadınlara iftira atmak.”

 

6- Küfretmek:

 

Yüce Allah Nisa suresinde buyurur ki:

“Allah  zulme uğrayan kimseden başkasının kötülüğünü sözle bile açıklamasını sevmez. Allah Semi, Alim olandır.” (Nisa: 4/148)

En’am suresinde ise şöyle buyurur:

“Allahdan başka onların tapındıklarına sövmeyin ki onlar da bilmeyip aşırı giderek Allaha sövmesinler. Böyle her ümmete işini güzel gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir.” (En’am: 6/108)

Birdiğer ayeti celilede ise şöyle buyurulmaktadır:

“Aşırı gitmeyin. Doğrusu Allah aşrı gidenleri sevmez.” (Bakara: 2/190)

Hucurat suresinde ise buyurur ki:

“Ey iman etmiş olanlar! Bir kavim bir kavmi alaya almasın belki de onlar kendilerinden daha iyidir, kadınlarda başka kadınları alaya almasınlar belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinize dil uzatmayın, birbirinizi kötü lakablalar çağırmayın inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyeler, işte onlar zalimlerin kendileridir.” (Hucurat: 49/11)

Allahın Resulü ise buyurur ki:

“Müslüman müslümanın kardeşidir, ona zülmetmez, onu küçük düşürmez ve hakir grömez.” Bir başka hadisi şerifte buyurur ki: “Bir kişi için kötülük olarak müslüman kardeşini hakir görmek yeterlidir. Müslümanın müslümana herşeyi haramdır. Kanı, ırzı ve malı.”

Bir diğer hadisde ise şöyle buyurur: “Haksız yere müslümanın gizli noktalarına göz uzatmak en büyük faizdir.” Bir diğer hadiste ise şöyle buyurur: “Müslümana küfretmek (övmek) fasıklıktır. Savaşmak ise küfürdür.”

 

7- Rüşvet:

 

Yüce Allah Maide suresinde buyurur ki:

“Onlar yalana kulak verirler, haram yerler.” (Maide: 5/42)

Bakara suresinde ise şöyle buyurur:

“İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah işleyerek ele geçirmek için iş başındakilere yedirerek mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin.” (Bakara: 2/188)

Allahın Resulü bir hadisinde ise şöyle buyurur: Allah rüşvet vereni, rüşvet alanı ve aracılık edeni lanetlemiştir.”

Bir başka hadisde ise buyurur ki: “Allahın laneti rüşvet verenedir.”

Bir diğer hadisde ise şöyle buyurur: “Devlet adamlarına verilen hediyeler haramdır ve haksızlıktır.”

Ebu Hamid es-saidi rivayet eder ki: “Allah Resulü, İbn’ul Lutteyb’eyi zekat toplamaya gönderir. Döndüğünde; “Bu sizin malınız, bu da bana hediye edildi” der. Bunun üzerine Allah Resulü buyurur ki: “Ne oluyor bazı kimselere ki, biz onları Allahın bize tevdi ettiği vazifeyle görevlendiriyoruz da, diyorlar ki, “şu sizin malınız, bu da bana hediye edildi.” Acaba babsının evinde otursaydı da bekleseydi bakalım, o hediyeler kendisine gelecek miydi, yoksa gelmeyecek miydi?”

 

8- Kumar ve şans oyunları:

 

Yüce Allah Maide suresinde bu konuyla alakalı olarak şöyle buyurur:

“Ey iman etmiş olanlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki felaha eresiniz.” (Maide: 5/90)

 

9- Haksız yere meskenlere girmek:

 

Yüce Allah Nur suresinde buyurur ki:

“Ey iman edenler! Evlerinizden başka evlere seslenip sahiplerine selam vermeden önce girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir. Şayet evde kimseyi bulamazsanız, yine de size izin verilmedikçe içeri girmeyiniz. Size dönün denilirse dönün, bu sizi daha çok temize çıkarır ve Allah yaptıklarınızı bilir.” (Nur: 24/27)

Aynı surenin bir diğer ayetinde ise şöyle buyrulur:

“İçinizde malınız bulunan boş eve girmenizde bir vebal yoktur. Allah açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir.” (Nur: 24/29)

 

10- Tecessüs:

 

Yüce Allah yukarda da zikrettiğimiz Hücurat suresindeki ayeti cellilede buyurur ki:

“Ey iman etmiş olanlar! Zannın birçoğundan kaçının. Zira zannın bir kısmı suçdur. Birbirimizin suçunu araştırmayın, kimse kimseyi çekiştirmesin, hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz değil mi? Allahdan sakının, şühnesiz ki Allah Tevvabdır, Rahimdir.” (Hucurat: 49/12)

İşteburada sıraladığımız suçlar; taziri gerektiren suçların belli başlılarıdır.  Biz bunlara dair ayetleri yukarda verdik, onlara bakıldığı zaman açıkça yasaklanan suçları tayin ettikleri görülmektedir. İslam hukukunu az da olsa bilenler görürler ki; şeriatın yasakladığı her şeyde suçu tayin eden ve yaskalayan hükümler bulunmaktadır. Gerek taziri gerektiren suçlarla ilgili olarak, gerekse had veya kefaret konusu olan günanhlarla alakalı olarak varid olan ayeti celileleri göstermektedir ki; islam hukuku yasakladığı her fiilde, “hüküm olmadan suç ve ceza yoktur” kaidesini kesin olarak tatbik etmektedir.