1- MASİYYET İÇİN KONULMUŞ OLAN TAZİR CEZALARI:

 

97- İttifakla kabul edilmektetir ki, gerek Allaha karşı işlenmiş suçlar gerekse insanoğlunun76 hakkına tecavüzden doğan suçlar için konulmuş olsun, hakkında had ve kefaret cezası bulunmayan her fiile tazir cezası uyulanır. Allaha karşı işlenen suç demek; toplumun haklarını, güvenliğini veya nizamını alakadar eden suç, insanlara karşı işlenmiş suç demek, fertlerin haklarını alakadar eden suç demektir.

(76) El-Muhezzeb, C: 2, S: 306. Mevahib’ül-Celil, C: 6, S: 318, 320. El-Muğni ve Şerh’ül-kebir. C: 10, S: 347. Haşiyetü ibn Abidin, C: 3, S: 251. Zeylali, C: 3, S: 207.

Buradaki suç (masiyyet) tabiri şeriatın yasaklar arasında saydığı şeyleri yapmak veya yapılmasını emrettiği şeyleri terketmetir77.

(77) Masiyet (günah) kelimesinin hukuki manası; tamamen bizim bugün kullandığımız anlamayla suça tekabül etmektir.

Haram; Mükellefden kesin olarak işlememesi istenen fiildir. Bir fiilin haram olması için yasaklayan fiilin sıgasının kesin olarak ona  delalet etmesi gerekir. Mesela yüce Allahın şu ayeti celilesinde olduğu gibi: “Size ölü kan ve domuz eti haram kılınmıştır.”

Yahut da bir fiilin kaçınılmasını belirten nefiyedatı onun kesin olduğunu delalet edecek açıklıkta olmalıdır. Mesela Yüce Allahın şu ayeti gibi: “Zinaya yaklaşmayın çünkü o kötüdür.” Hak Tealanın şu hükmünde böyledir: “Allahın haram kıldığı canı öldürmeyin ancak hak ile olan müstesnadır.”

Yahut da sakınılmasnı gerektiren emir o fiille beraber gelmelidir. Mesela Allahın şu kavlinde olduğu gibi: “Muhakka ki içki kumar fal okları ve putlar pistir şeytanın işlerindendir, öyleyse ondan sakınınız.”

Veya kaçınılmasını isteyen hüküm ceza hükmü ile yanyana olmalıdır. Mesela Allahın şu ayeti bunun  örneğidir: “Temiz kadınlara iftira atıp da sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek sopa vurun.”

Vacip; Mükellefden yapması kesin bir talebde istenmiş olan hükmüdür. Belki vacibi belirten hüküm işlenmesini kesin olarak dalalet edecek hükümle yanyana olmalıdır. Allahın şu ayetinde olduğu gibi: “Hem sözden öyle bir topluluk olmalıdır ki, hayra davet etsin, marufu emir ve münkerden mehyetsin.” Allahın şu mübarek kavli de bu meyandadır: “Muhakkak ki Allah sizlere emanatleri vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” Haram ile mekruh arasında fark vardır. Mekruh, mükellefden kaçınılması gereken fiil kesin olmayan bir taleble istenen şeydir. Eğer kaçınılmısı istenen fiil kesin bir taleb ile olursa o zaman haram kılınmış olur.

Vacib ile mendub arasında da fark vardır. Mendub; mükelefden işlenmiş istenen fiil kesin olmayarak taleb olunandır. Eğer taleb kesin olursa o zaman vacib olur.

Bazı kerre, haram ile mekruh, Vacib ile mendub birbirine karışır. Bu gibi hallerdet alebin nevini açıklamak için karinelere dayanılır. Eğer karineler kesin olarak kaçınılmayı gerektiriyorsa o zaman bu fiil haram olur. Ama kesin olarak yapılmasını istiyorsa o zman da vacib olur. Bunun zıddına kesin olmayarak kaçınılmasına delalet ediyorsa o zaman fil mekruh olur. Karine kesin olmayarak bir fiilin işlenmesini gösteriyorsa o zaman mendub olur. Karışıklık halinde muteber olan karinelerden birisi ceza karinesidir. Talebe muhalefetin cezası belirtiliyorsa o zaman fiil ya haramdır yahut emir vecibdir. Ancak talebe muhalefete ceza ile tecziye edilmiyorsa fiil mekruhdur veya emir mendubdur. Bu husus ancak bir başka karine kesinlik ifade etmediği takdirde geçerlidir. Bunun için bazı islam hukuk usul bilginleri haramı; işleyene cezayı gerektiren fiil, Vacibi terkedene cezayı gerektiren fiil, mekruhu işleyene cezayı değil kınamayı gerektiren fiil, mendubu da, terkedene cezayı değil kınamayı gereketiren fiil diye tarif ederler.

Şu kadar varki birçok usul bilginlerine göre bu tarifler detaylı ve kesin tarifler değildir78.

(78) El-ihkam fi usul’il-ahkam Amedi, C: 1, S: 160-164. Usul’ül fıkıh, Abdulvehhab Halaf, S: 79-89.