III- MUVAKKAT, GAYRIMUVAKKAT SUÇLAR:

İSLAM HUKUKÇLARININ BU NOKTADA

SUSMUŞ OMALARI:

 

68- İslam hukukçuları suçları muvakkat ve gayrımuvakkat olmak üzere bir ayrıma tabi tutmamışlardır. Bunun sebebi bize göre İslam hukukçularının haddi, kısas ve diyeti gerektiren suçları gözönünde tutmalarıdır. Bunlar ise sabit suçlardır, onları oluşturan fiiller de değişmez, verilen cezalar da. Bu suçların hepsi muvakkattir, gayrımuvakkat olan bu tür bir suç yoktur. Öyleyse bu durumda suçları muvakkat ve gayrimuvakkat olarak tefrik etmenin lüzumu kalmamaktadır. Taziri gerektiren suçların bir kısmı muvakkat, bir kısmı gayrimuvakkattir. Ne evar ki İslam hukukçuları bu tür tazir suçlarının hükümlerini araştımayı ihmal etmişlerdir. Çünkü taziri gerektiren suçlarda fiillerin tahdidi suçun ve cezanın tayini konusunda yöneticilerin büyük yetkisi vardır. Dolayısıyla, bir memleketin yönetcilerinin suç saymadığı bir fiili, bir diğer memleketin yöneticilerinin suç sayması  mümkün olduğu gibi, bunun tersi de olabilir. Bunun için İslam hukukçuları taziri gerektiren suçlar için ayrı bir bölüm ayırmayı düşünmemişler, haddi gerektien suçlara verdikleri değeri bu suça vermemişlerdir. Sadece her memlekette ve her yönetim şekline göre değişmeyecek önemil sabit bazı hükümleri koymakla yetinmişlerdir.

Bugün biz ister tazir gerektirsin ister gerektirmesin bütün suçların hükümlerini açıklamak durumuyla karşı karşıyayız.Şu halde bugün için muvakkat suçları araştırmayı engellemeyecek hiçbir sebep yoktur.