63- BU TAKSİMİN ÖNEMİ:

 

Suçları basit ve itiyadi olmak üzere ikiye ayırmanın şu noktalardan ehemmiyeti vardır:

İşlenmişse suçu oluşturan fiilin vuku bulduğu hudut içinde yer alan mahkemenindir. Şayet suç sürekli veya her zaman olabilecek bir suçsa o zaman suça bakma yetkisi suçun işlendiği veya yeniden irtikab edildiği hudut içinde  yer alan her mahkemenindir. Yani itiyadi suçlarda ihtisas itiyad halini memydana getiren son fiilin işlendiği yerdeki mahkemenin yetkisi dahilindedir39.

(39) Bazı Fransız hukukçuları ihtisasın suçlunun yaşadığı bölgenin mahkemesine ait olduğu görüşündedirler. Ancak bu adet durumunu oluşturan fiil tek başına diğer fiilin meydana geldiği mahkemenin meydana gelmesi için vuku bulan fiillerin cereyan ettiği mekandan başka bir suç mahalini kabul etme imkanı yoktur. Eğer adet durmu belirli bir mekanda tekerrür etmezse bu durmuda adet hali suçlunun şahsında meydan eleceğinden, dava suçlunun ikamet ettiği mahalde görülür.

 

1- Sürenin oluşması bakımından.

Basit suçlarda davanın düşmesi için müddetin başlangıç vakti; eğer belliyse suçun işlendiği günden başlar, eğer belli değilse; yasaklama halinin son bulması gününden başlar. İtiyadi suçlarda ise davanın düşmesi için müddet; itiyad haline getirilen son fiilin vukuu tarihinden itibaren başlar.

2- İhtisas bakımından.

Basit suçlarda ihtisas eğer suç belli bir vakit içinde

3- Tedahül prensinin tatbiki bakımından.

İtiyadi suçda, tedahül hali, suçlunun geçmiş fiillerinden dolayı daha evel mahkeme edilmemiş olsa bile yeniden mahkeme edilmesini engeller. Zira İslam şeriatına göre aynı neviden suçların bir kaç kerre cezalandırılması mümkün değildir. Eğer hakkında hüküm verilmemişse, bütün suçlar için bir tek ceza ile iktifa edilir. Beşeri hukukda hüküm verilen şeyin kuvvet prensibini tatbik ederek aşağı yukarı aynı neticeye varmaktadır.

Suçlu bir kerre mahkeme  edilince mantıki olarak ikinci kerre edilmemesi gerekir. Ancak adet haline gelen fiillerin birden fazla işlenmesi hali müstesnadır. Zira itiyadi fiillerde ceza sadece fiilin kedisine teretüp etmez, aynı zamanda itiyad haline de tereddüb eder. İşte Mısır temyiz mahkemesi kararları bu görüşe uymaktadır.