60- İSLAM HUKUKU İLE BEŞERİ HUKUK ARASINDA KARŞILAŞTIRMA:

 

İslam hukukçularının, terken ölüm, yani ölüme terk konusundaki görüşleriyle beşeri hukuk bilginlerinin 19. yüzyıldan bu yana benimsemeye başladıkları görüş hemen hemen aynıdır. Ancak 19. yüzyıldan önce yetişmiş olan hukuk bilginlerinin çoğu terkin suç olabileceğini kabul etmemekte idiler. Zira terk bir yokluk olarak kabul ediliyordu ve yokluktan da varlık olmaz diyorlardı. İçlerinden az bir kısmı, terkin de fiil gibi tamamen suça sebep olabileceğini kabul ediyorlardı. Zira diyorlardı: “Her ikisi de insanın iradesiyle ilgilidir.” 19. yüzyıldan bu yana beşeri hukuk bilginlerinin çoğu terkin de suça sebep olduğunu  kabul etmişlerse de yapmakla mükellef olması ve bu durumda terkin veya imtinaın mükellefiyete muhalif gelmesi kaydını koymuşlardır. Onlara göre, mükellefiyetin kaynağının kanuni bir iş veya bir sözleşme olması arasında fark yoktur. Terk ile öldürme konusunda beşeri hukuk bilginleri daha çok şu misali verirler: Birisi bir kimseyi haksız olarak hapsetse, ona öldürmek kastıyla yemek vermese, yahut bir anne kasıtlı olarak çocuğunu öldürmek için, emzirmekten imtina etse onun katili durumuna düşer. Yine imtinaın bir sorumluluk olmadığını beliten durumlara örnek olmak üzere suya düşş veya ateş çemberi içine kalmış, yahut da yırtıcı hayvanın pençesi içinde kalmış bir insanı kurtarmayı örnek verirler. Aynı konularda İslam hukukçularının bu örnekleri de misal verdiklerini gördük.