38- HATIRLATMA:

 

Bu konunun derinlilklerine geçmeden evvel islam hukuk sisteminin çağdaş dünyada kabili tatbik olmadığını kabul eden müslümanlara şunu söylemek istiyorum: İslam akidesinin onların ileri sürdükleri hususlarla katiyen bağdaşması mükkün değildir. Onlar yüce Allahın şu hükmünü iyice hatırlamalıdırlar;

“Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda kim böyle yaparsa onun cezası; ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.” (Bakara: 2/85)

Bu zanda olanlar bilsinler ki bizim gerileyişimizin ve düşüşümüzün yegane sebebi bütün yönleriyle Allahın hükümlerini tatpik etmemiş olmamızdır. Bilhassa karanlık günlerimizi teşkil eden, son günlerde idareciler. Allahın hükmünden çok kendi arzularını ve heveslerini tatbik ediyorlardı. Allahın hükümlerinin ise kendilerine fayda veya zararı olmayan kısımlarını uyguluyorlardı. Mademki bizim gerileyişimizin sebebi, Allahın hükümlerini terk veya ihmal etmemizdir, öyleyse beşeri hukuk sistemi içine girmemiz bizi kurtaracak değil, aksine gerilememizi ve daha çok düşmemizi sağlayacaktır. Bizim yegane kurtuluş çaremiz, geriliğe ve gerilik sebeplerine son vermek ve Allahın hükümlerine dönmektir. Eskiler, Allahın hükümlerinden bir kısmını tatpik etmiş, bir kısmını da uygulamamışlardır. Böylece kitabın bir k ısmına inanmışlar bir kısmını inkar etmişlerdir. Allahın vaadı ise serapa hakikatın kendisidir. Bunun için yüce Allah onlara vaadini doğrulamış ve dünyada aşağılık bir hayata düşürmüştür. Biz de onların peşinden ve onların izini takib ederek geldik. Aynı şekilde inançlara talib bulunduğumuz için yüce Allah onları hor ve hakir ettiği gibi bizi de hor hakir etti. Onların başlarına düşmanları musallat ettiği gibi bize de musallat etti. Bizi aklı başında kimseler için birer ibret örneği kıldı. Muhakkak ki Allah biz kendimizi değiştirmedikçe ve Allahın kitabının bütününe inanmadıkça bizi değiştirecek değildir. Bu, Allahın hak vaadidir. Allah hiç şüphesiz hakkın kendisini söyler. Nitekim A’raf suresinde buyurmaktadır ki:

“Şüphesiz bir kavim kendini değşitirmedikçe Allah o kavmi değiştirmez.” (Rad: 13/26)

İlk müslülmanlar, gerçekten inanmışlar, imanlarının gereğini yapmışlar bunun üzerine Allah onlara yeryüzünde yurd edinme imkanı vermiş, azınklarına, güçsüzlüklerine rağmen yeryüzünün hakimiyetini onlara teslim etmiştir. Biz de onlar gibi gerçekten inansak ve imanınızın gereğini yaparsak muhakkak bizi yeryüzüne yerleştirecek ve güçlenmemizi sağlayacaktır. Çünkü bu, Allahın kullar ına yaptığı vaadidir.

“Allah içinizden iman etmiş ve salih ameller işlemiş olanlara vadetmiştir ki; kendilerinden öncekileri yeryüzüne halife kıldığı gibi onları da yeryüzüne halife kılacaktır.” (Nur: 24/55)

Allahın kitabına ve sistemine sarılanlara verdiği vaadi budur. Bir başka ayette bu manadaki vaadini şöylece tekrarlamaktadır:

“Doğrusu size Allahtan bir nur ve apaçık bir kitab gelmiştir. Allah rızasını gözetenleri, onunla, selamet yollarına erişir ve onların izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola hidayet eder.” (Maide: 5/ 16)