10- FIKIH KİTABLARININ ELDEN GEÇİRİLMESİ GEREKEN YANLARI:

 

İslam hukuk sisteminin ceza hukukunu ilgilendiren bu  bölümüne başladığım zaman evvela çok büyük zorluklarla karşılaştım. Zira ben “usul-u fıkıh” adı verilen hukuk metodolojisi ve hukuki terimlerle ilgili konularda (islam hukuku) hiçbir şey bilmiyordum. Bu zorluğa fıkıh kitablarını okumamış olmam, onların lisanına alışmamış bulunmam da bir başka zorluk ekledi. Ayrıca, fıkıh kitabları düzenlenmemiş, tasnif edilmemiş ve indeksi çıkarılmamış olduğu için büyük zorluklarla karşılaşıyordum. Belirli bir meselede islam hukukunun hükmünü öğrenmek için, kolayaca başvruulup anlaşılabilecek bir kaynak mevcut değildi. Okuyucu her bölümü kısım kısım okumak ve ancak bu okuduğu bölümlerde gözüne ilişen bir nokta olursa onu anlayıp kaydetmek imkanına sahipti. Kendisine rehberlik edecek birisi bulunmazsa durumu bu idi. Bu ise çoğu kerre araştırıcının istediğini bulamaması gibi bir durumla karşılaştırıp ümitsizliğe düşmesine sebep oluyordu. Ama Allah yardım ediyor ve tesadüfen hiç beklemediği bir yerde aradığı hususla karşılaşabiliyordu.

Öte yandan muhtelif mezheb fakihleri eserlerini yazarken belirli bir sıra ve telif usulü gözetmemekteydiler. Bir mezhep bilgininin baş tarafa aldığı bir konuyu öbürü en sona atabilmemkteydi. Bu mezhepde belirli bir yere konulan husus, diğer mezhep kitablarında aynı konu içine sokulmuyordu. Ayrıca eski fıkıh bilginlerimizin çok karmakarışık ince ve ağdalı bir ifade ile eserlerini kaleme almış oldukları bir hakikattir. Onlar çoğu kerre hükmü belirtirler ama bu hükmün sebeplerinin neye dayandığnı zikretmezler. Hele özellikle kısa metinlerde bu husus daha çok barizdir.

Şüphesiz ki bu durumda fıkıh mezheblerini herbirini modern hukukla ayrı ayrı mukayese etmek çok zordur. Zira ben bu çalışmamı yaparken bir tek  kitaba herhangi bir konuda başvuracağıma aynı konuyla ilgil dört kitaba başvurmak zorunda kalıyorum. Ama şunu da belirteyim ki bu etüt realitede bana büyük faydalar sağladı. Böylece değişik nazariyeleri anlama imkanı buldum. Her fıkıh bilginin nazariyesini hangi esaslara dayandırdığını öğrendim. Fıkıh mezhebleri arasındaki çok ince ve derin farkları gözümün önüne serdi.

İtiraf edeyim ki ben fıkıh kitablarını ilk okumaya başladığım zaman gerçek manada kavrayamadım, ne dediklerini anlayamadım. İlk okuduğumda bazı meseleler hakkında edindiğim fikirlerin ikinci, üçüncü, dördüncü okuyuşumda yanlış olduğunu gördüm. Nihayet o kadar okudum ki, meseleyi derinliğine kavradığımı farkettim ve bir daha anlayış hatasına düşmeyeceğimi kabul ettim. Bir konuyu birden fazla okumama sebep olan hususlardan birisi de dört mezhebe göre bir karşılaştırma yapmamdı. Her mezhebden muhtelif müelliflerin sayısız kitablarını ele alıyordum. Önce kısa metin kitablarını temin etmiş, okumuş ve kavramıştım. Bilahere çok daha geniş ve detaylı eserlere başvurdum. Ama yine de bu çalışmanın bütünüyle hatalardan, eksiklerden uzak olduğuna inamıyorum. Çünkü ben de bir insanım, masum değilim. Hatadan kaçınmak için elimden gelen çabayı sarfettim. eserimi okurken gözüne hata ilişen birinin bana yanlışımı bildirmesinden zevk duyacağımı ve ona teşekkür edeceğimi, ilerdeki baskılarda bu hatalardan döneceğimi bütün açıkgönüllülüğümle belirtmek isterim.

Bir hukukçunun islam hukukunun temel hükümlerini kavrayabilmek için sarfetmesi gereken çabayı sarfedince ulaştığım göz kamaştırıcı neticeleri görünce içine düştüğümüz komik ve tarajik hataları farkedip anladım ki, üzerime büyük görevler düşmektedir. Hem islam hukuku, hem de modern hukuk eğitimi görmüş arkadaşlarımıza karşı, bunlardan ayrı olarak medeni hukuk eğitimi görmüş herkese karşı büyük bir vezifeyle yükümlü bulunuyorum. Bu vazife islam hukukunun ceza hukuku ile ilgili meselelerinin herkesin anlaylacağı ve alışık olduğu bir uslüb ve dille açıklayap anlatmaktır. Kanun adamlarımızın islam hukukuyla ilgili eksik bilgilerini düzeltmek boynumun borcudur. Uzun zamandır bilmediğimizden ötürü göremediğimiz gerçekleri herkesin gözünün önüne sermek benim için kaçınılmaz bir görevdir.