8- NEDEN ÖNCE CEZA HUKUKU BÖLÜMÜNE BAŞLADIM?

 

İslam hukuk sistemi üzerinde yaptığım bu çalışmaya önce ceza hukuku bölümü ile başladım. Çünkü, hukukun bu bölümü en çok gadre, zulme uğrayan ve terkedilen kısmıdır. Biz hukukçular (Mısır hukuk fakültelerinde) İslam hukukunun çok az bir bölümü olan şahsi hukuk kısmını okuruz. Bunun dışıda kalan bölümleri ise bütünüyle ihtimale uğramış okunmaz olmuş ve terkedilmiştir. Bu ihmal doğruyu söylemek gerekirse; bizi büyük ve vahim sonuçlara götürmüştür. Bunun neticesi yeni yetişen hukukçularımız islam hukukunun medeni hukuk ve ceza hukuku bölümlerini bütünüyle bilmez; ve anlamaz olmuşlardır. Buna rağmen biz kabul ediyoruz ki; buna bir yerde itiraf da diyelim. İslam hukuku medeni hukukla ilgili konularda öyle üstün seviyelere ulaşmıştır ki, bugünkü beşeri hukuk onun topuğuna bile ulaşmaz.

Bizi bu itirafa sevkeden faktörlerden birisi de şudur:

Hukukçular islam hukukuna medeni konuların çok az bir bölümünde baş vurmak zorunda kalmaktadırlar. Zira, medeni kanunun (Mısır menedi kanunu) birçok metinleri medeni hukuk noktasında islam hukukundan alınmıştır. Bu metinler az olmakla beraber islam hukuk sisteminin mahiyeti hakkında hiç de kümüsenmeyecek fikirler edinmemize imkan sağlar.

Bu itiraf bizi zorlayan hususlardan bir diğeri de şudur:

Rahmetli Muhammed Kadri Paşa “Mürşid’el-Hayran” adını verdiği değerli eserinde islam hukukunun Hanefi mezhebine dayalı esaslarının medeni hukuku alakadar eden bölümleriyle beşeri hukuk arasında karşılaştırmalar yapmış ve Hanefi mezhebinin medeni hukukla ilgili konularda Mısır medeni hukukundan  çok üstün bölümlerine madde madde sıralayarak anlatmıştır. İşte bu çalışmasıyla merhum islam hukukuyla beşeri hukuk arasında medeni hukuk bölümü bakımından kolayca karşılaştırma imkanı sağlamıştır. Fıkıh kitablarına başvrumadan okuyucular sözünü ettiğimiz eserde islam hukukuyla beşeri hukuk arasındaki karşılaştırmayı görebilirler. Ne var ki, İslam hukukunun üzerine dayandığı temel kaidileri ve hükümleri bilmeyen okuyucu hiçbir zaman bu tür karşılaştırmalı çalışmalarda meseleyi esastan kavrayıp anlayamaz. Diğer mezhep imamlarının, bilginlerinin görüşlerini de görmedikçe, meseleyi derinliğine incelemiş sayılamaz.

Ceza hukuku bölümüne gelince, ne yazık ki, bugün bütün hukukçular islam ceza hukukunun çağdaş hukuk kurallarına uymadığını ve bugün için tatbike elverişli olmadığını kabul etmekte ve buna inanmaktadırlar! Onlara göre islam ceza hukuku beşeri hukukun seviyesinden çok gerilerdedir. Bu anlayış, gerçekten son derece yanlış ve hatalıdır. İnsaf sahibi birisi bu anlayaşın dayandığı esasları öğrenmeye çalışsa ve bu hususda araştırma yapsa bilgisizlikten başka hiçbir temele dayanmadığını görecektir. Ve dehşetle farkına varacaktır ki; islam hukuk sisteminin ceza hukuku ile ilgili bölümü hakkında yanlış hükümler verirken ve onun günümüzde uygulamaya elverişsiz olduğunu söylerken bütünüyle -gerek topluca gerekse özet olarak- islam ceza hukukunun hükümlerinden hiçbir şey bilmemekte ve onu anlamamaktadır.

İşin insana en acı gelen tarafı da bu sakat inancın, büyük iftiranın, ve uydurma iddianın hukuk öğrenimi yapan kimseler tarafından öğrencilere anlatılıp sağlam bir esasmış gibi tervice çalışmasıdır. Gerçekleri bile bile inkar ederek, islam hukuk sisteminin hükümlerini hiç anlamayarak hakikatın hilafına bir takım sözler sarfeden ve adına hukukçular denilen, yahut hukuk bilginleri adı verilen kimselerin bu davranışlarıdır. İslam hukuk sisteminin ceza hukukuyla ilgili bölümü hakkında öne sürülen bu iddianın ne derece yanlış olduğunu bilmek isteyenler islam hukukunun temel kitablarına başvurmalıdırlar. O zaman göreceklerdir ki, islam hukukundaki her kaide, her sistem ve her prensip bütünüyle bu inancın yanlış olduğunu haykırmakta ve doğruluktan çok uzak bulunduğunu göstermektedir.

İşte ben bu hakikatları iyice görüp anladıktan sonra, bu yalnış zalimane inancı silmek için büyük bir mücadele açmanın üzerime düşen en büyük vazife olduğunu gördüm. Bunun için islam hukuk sistemiyle ilgili çalışmama, haksız yere reddetiğimiz, terkettiğimiz, gadrettiğimi ve hiçbir mazerete dayanmadan bilmediğimiz, öğretilmediğimiz ceza hukuku bölümünden başladım. Böylece islam ceza hukukunun hakikatını anlatmak ve islam hukuk sisteminin beşeri hukuk sistemlerine genel olarak ceza hukukunu ilgilendiren konularda ve diğer bütün konularda çok üstün, çok fevkalade seviyeye ulaşmış olduğunu açıklamak istedim. Ayrıca islam hukuk sisteminin ceza hukukuyla ilgili bölümlerinin bütünüyle çağdaş hayata elverişli olduğunu ve geçmişte olduğu gibi gelecekte de en mükemmel şekilde tatbik imkanı bulunduğunu anlatmak istedim.