7- İSLAM HUKUKÇULARI VE METİN ŞARİHLERİ: 

 

Ben Fakihler derken bununla şeriat alimlerini islam hukukçularını kestediyorum. Şarihler derken de, hukuki metinleri açıklayan modern hukukçuları kastediyorum. Bunu burada belirtmem gereksiz değildir. Konuyu bilmeyen okuyucuların ilerde karşılaşacakları ifadelerde bir karışıklığa sebep olmaması, iki terimi birbirine karıştırmamalıdır. Çünkü çoğunlukla fakihler ve şarihler terimi birbirine karıştırılagelmiştir. Biz bu ayrımı yaparken tamamen adlandırma esasına bağlı kalıyoruz ve her iş için mahiyetine uygun ad verilmesi esasını gözönünde tutuyoruz. Fıkıh kitabları genellikle alim lafzıyla fıkıhçı veya fakih terimini aynı manada kullanırlar. Modern hukukçular da hukuk bilgini derken genellikle hukuki metinleri açıklayan, izah eden şarihleri kastederler. Realitede her işin mahiyeti ile ona verilen isim arasında bir benzerlik ve uyum bulunması gerekir. İslam hukukunda alim dendiği zaman metinleri ve nasları izah eden fıkıh bilgini kastedilir ki, bunlar ana kaynaklardan temel prensipleri ve kaideleri çıkararak üzerine hüküm bina ederler, sayıları pek azdır. Yaptıkları işlerin çoğu fıkıhı ilgilendirir. Çok az bir kısmı ise metin şerhleriyle alakalıdır. Binaenaleyh bunlara da fakih adı verilir. Modern hukukda ise hukuk bilginin en büyük işi; sayısız hukuk metinlerinin açıklanmasıdır. Mordern hukukta hukuk bilginin in işi, umumi metinlelin dayandığı kaide ve prensiplere uygun olarak açıklamlar yapmaktır. Bu işlem zaman zaman hukuk bilgininin değişik teorilere ve nazariyelere başvurmasını önlemekle beraber onun asıl vazifesi bu değildir. Temel prensipleri ve teorileri çıkarmak görev alanı dışındadır. Daha çok hukuk bilgininin yaptığı iş; hukuki metinleri açıklamak, yani, şerhetmektir. Zira, modern hukuk bilgininin her konuda önüne çıkan metinler onun temel esaslara inip ana kaynaklardan esaslar çıkarmasını önler ve daha çok metinleri yorumlama manasına gelen şarihçiliğe iter. Bunun için biz modern hukuk alimlerine daha çok şerihler terimini kullanmayı uygun görüyoruz.