BİDAYETܒL-MUCTEHİD VE NİHÂYETÜ'L-MUKTESID.. 2

(MEZHEBLERARASI MUKAYESELİ İSLÂM HUKUKU) 2

1) Hayatı 2

2) İlmî Faaliyetleri: 2

    a) Fıkıh: 2

    b) Hadis: 3

    c) Kelâm: 3

    d) Arapça ve Edebiyat: 3

    e) Tıp: 3

    F) Felsefe: 3

3) Eserleri 3

    A) Fıkıh. 3

        A- Fıkıh Usûlü: 4

        B- Hilaf (Mukayeseli İslam Hukuku): 4

    B) Kelâm: 4

    C) Arapça: 4

    D) Tıp: 4

        A- Galinos'un Eserleri Üzerine Çalışmaları: 4

        B- Humma İle İlgili Çalışmaları: 5

        C- Mîzâc İle İlgili Çalışmaları: 5

        d- İlaçlarla İlgili Çalışmaları: 5

E- Diğer Çalışmaları: 5

    E) Mantık: 6

        A- Genel Çalışmalar: 6

        b- Hatâbe İle İlgili Çalışmaları: 6

        c- Kıyas İle İlgili Çalışmaları: 6

        d- Burhan İle İlgili Çalışmaları: 7

        e- Makâlat İle İlgili Çalışmaları: 7

    F) Felsefe: 7

        a- Genel Çalışmalar: 7

        b- Tabiat İle İlgili Çalışmaları: 7

        c- Metafizik İle İlgili Çalışmaları: 8

        d- Nefs (Psikoloji) İle İlgili Çalışmaları: 8

        e-Akıl İle İlgili Çalışmaları: 8

        f-Ahlâk ve Şiir : 9

4) Çeşitli Konular: 9

 

4) Bidâyetü'I-Müctehid: 9

GİRİŞ. 10


BİDAYETܒL-MUCTEHİD VE NİHÂYETÜ'L-MUKTESID

(MEZHEBLERARASI MUKAYESELİ İSLÂM HUKUKU)

 

1) Hayatı[1]

 

Tam adı, Ebu'l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. Rüşd el-Hafîd el-Kurtubî'dir. Batı dünyasında Averroes olarak tanınmak­tadır, îlmî faaliyetler içinde yer alan bir aileden gelmektedir. Babası, Ebu'l Abbas Ahmed b. Ebil-Velid b. Rüşd (487-563/7094-1168), kadılık yapmış, meşhur hocalardan ders almış ve öğrenci yetiştirmiş dindar bir kişidir. Dede­si, Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd (405-520/1014-1126) ise,. torun îbn Rüşd ile çok karıştırılan meşhur bir bilgindir. İsimlerinin benzerli­ği yüzünden, eserleri de karıştırılmaktadır. İkisini ayırdetmek üzere, dede için İbn Rüşd el-Cedd, torun için İbn Rüşd el-Hafîd denilmesi âdet olmuştur. Keskin bir zekâya sahip olan dede İbn Rüşd, Kurtuba'da (511-515/7777-1127)~tarihleri arasında kâdıl-cemâ'a görevinde bulunmuş, halkın tepkisi yüzünden istifa etmiştir. Ulu camide sâhibu's-salât da o idi. Meşhur eserleri arasında, yirmi küsur mücelledden oluşan el-Beyân ve't-Tahsîl li-mâ fi'l-Mustahrace mine't-Tevcîh ve't-Ta'lîl, el-Mukaddimât li-Evâili Kütübi'l-Müdevvene, İhtisâru'l-Kütübi'l-Mebsûta (Yahya b. İshak b.Yahya'nın eser­lerinden) ve Tehzîbu Muşkili'l Asar (Tahâvî'nin eserlerinden) yer almakta­dır.

İbn Rüşd'ün oğullarından Ebû Muhammed Abdullah tıpla meşgul ol­du. Diğer oğullan ise fıkıhla meşgul oldular ve çeşitli bölgelerde kadtlık yaptılar.[2]

Kadılık yapan oğullarından Ahmed (6.622/1225) ondan ders aldı.[3] Torun îbn Rüşd, Kurtuba'da dedesinin vefatından bir ay önce doğdu. Aynı kentte kadılık yaptı.[4] Bundan önce îşbîliye'de, bir süre kadılık göre­vinde de bulunmuştu. Endülüs halifesi Mansur ile oğlu Nâsır'ın takdir ve hürmetlerini kazanmıştı.[5] Bu itibarını, Endülüs ve özellikle Kurtuba halkı­nın çıkarlarına kullanmıştı.[6]

Ancak, daha sonraları Ya'kûb el-Mansur'a, dinî ve siyasî konularda jur­nal edilmiş, onun tarafından sürgüne gönderilmiş, hapsedilmiş ve değerli ki­tapları yakılmıştır. Mansur, bir süre sonra bazı İşbîliye ileri gelenlerinin ara-' cılığıyla onu affetmiş, fakat bundan sonra ancak bir yıl yaşamıştır.[7] İbn Rüşd'ün aleyhinde çalışanlar, kadı Ebû Amir Yahya b. Ebi'l Hasen b. Rebi1 ve oğulları idi. Felsefe ile ilgilenmesi yüzünden böyle bir akıbete uğramış[8], artık kendisinden ilim Öğrenmeye de gidilmemiştir. Makkarî'nin belirttiğine göre, "Felsefe, Endülüs'te, mel'un bir ilim" olarak görülmüş ve sahibi bu ilmi açığa vuramamıştır; bu yüzden de felsefî eserleri gizlenmektedir.[9]

Vefat edince, önce Merrâkeş'e defnedilmiş, daha sonra selefinin Kurtuba'daki mezarlığına nakledilmiştir.[10]

 

2) İlmî Faaliyetleri:

 

İbn Rüşd, aklî ve naklî ilimlerde kendisini yetiştirmiştir. Çeşitli alanlar­daki faaliyetlerini şöylece sıralayabiliriz:[11]

 

a) Fıkıh:

 

Küçüklükten itibaren fıkıh öğrenmiştir. İmam Malik'in Muvatta'ım ba­basına arz etmiştir. Fıkıh tahsiline devam ederek bu alanda parlamıştır.[12]

Fıkhı, Ebu'l Kasım b. Beşkuvâl, Ebû Mervan b. Abdilmelik b. Meserre, Ebû Bekir b. Semhûn, Ebû Ca'fer b. Abdilazîz, Ebû Abdillah el-Mâzerî ve Ebû Muhammed b. Rızk'tan tahsil etmiştir.[13]

Bidâyetü'l-Müctehid, İbn Rüşd'ün fikir alanındaki kabiliyet ve başarısını açıkça ortaya koymaktadır. Mezheplerarası mukayeseli hukuk (=hilâf) alanında yazdığı bir başka kitabının adı, "et-Tahsîl"dir. Bu kitapta, ilim ehli­nin sahabe, tabiîn ve tebe-i tabiînle ihtilâflarım derlemiş, bu üç neslin görüş­lerini desteklemiş ve ihtilâfın doğuş sebebi olabilecek ihtimalleri açıklamış­tır.[14] îbn Rüşd için biyografi yazarlarının kullandığı sıfatlardan biri, "En­dülüs'ün fakihi ve filozofu" dur [15]

İbn Rüşd, fıkıh usûlü alanında da eser vermiştir. Makkarî'nin belirttiği­ne göre, Gazâlî'nin bu alandaki eserinin özetlemesini, Muhtasarul-Müstesfâ adıyla yapmıştır [16]

 

b) Hadis:

 

îbn Rüşd, hadis ilmi alanında da kendisini yetiştirmiştir. Bu konudaki maharetini de, yine Bidâyetül-Müctehid'de ihtilâf sebeplerini belirtirken yaptığı hadisle ilgili değerlendirmeleri gösterir. Muvatta'ı ezberlemiş ve ba­basına arz etmiştir.[17]

 

c) Kelâm:      

                                                              -

Kelâm ilmi alanında kendisini iyi yetiştirdiğini biyografi yazarları be­lirtmektedirler.[18]   

                                                 .

d) Arapça ve Edebiyat:

 

Arapça ve edebiyat alanında parlak bir yeri vardı. îbn Saîd, el-Muğ-rib'inde onun şiirlerinden iktibaslar yapmaktadır.[19]

 

e) Tıp:

 

İbn Rüşd,, tıp alanında önemli bir yere sahip olmuştur. Tıp ilmini, Ebû Mervan b. Hazbûn'dan öğrenmiştir.[20] "Ebû Ca'fer b. Harun'dan tıp ilminin yanısıra, başka hikmet ilimlerini de tahsil etmiştir[21] Bu alanda, genel prensipleri topladığı "el-Külliyât" adında güzel bir eser yazmıştır  [22]

 

F) Felsefe:

 

îbn Rüşd, sadece Endülüs'ün değil bütün İslâm dünyasının, hatta bütün dünyanın yetiştirdiği büyük filozoflardan biridir. Bu alanda, günümüze pek azı gelebilen çok sayıda eser yazmıştır.

îbn Rüşd'ün öğrencileri arasında Ebû Muhammed b. Havtillah, Ebû Be­kir b. Cehver, Ebu'l-Hasen Sehl b. Mâlik, Ebu'r-Rabi' b. Salim el-Kilâî ve Ebu'l- Kasım b. et-Taylesân bulunmaktadır  [23]

 

3) Eserleri

 

îbn Rüşd'ün doksan civarında eseri vardır. Bunlardan felsefeyle ilgili olanların bir kısmı hapse atıldığı dönemde yakılmıştır. İbn Rüşd'ün eserleri­ni konularına göre şöylece sıralayabiliriz: .[24]

 

A) Fıkıh

 

A- Fıkıh Usûlü:            

 

1. Usûlü'1-Fıkh; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid'in namaz kitabında (yasak vakitler bölümünde) böyle bir eserinden söz etmektedir.

2. Şerhu'l- Hamdâniyye  [25]

3.  Muhtasaru'l- Müstesfâ fî İlmi'1-Usûl. Gazâli'nin el-Müstesfâ'sının özetidir  [26]

4. Minhâcü'l-Edille fi Îlmi'1-Usûl  [27] Bu,-birinci sıradaki kitabın aynısı olabilir. .[28]

 

B- Hilaf (Mukayeseli İslam Hukuku):

 

5. Bidâyetü'l-Müctehid ve Nihâyetü'l-Muktesid.

6. el-Beyân ve't-Tahsîl fi İhtilâfı Ehli'1-îlm  [29] Bu kitapta, ilim ehlinin sahabe, tabiin ve tebe-i tabiînle ihtilâflarını toplamıştır.       :

7. Şerhu Kitâbi'l-Mukaddimât fi'1-Fıkh  [30] Dedesi îbn Rüşd'ün Mu-kaddimât'ı üzerine şerhtir. îbn Ebî Usaybia,el-Mukaddimât'ı yanlışlıkla -torun- filozof îbn Rüşd'e nisbet etmektedir [31]  Bizzat torun İbn Rüşd, Bidâye­tü'l-Müctehid'in Taharet Kitabı'nda, eserin dedesine ait olduğunu söylemek­tedir. Kahire'de 1324'te basılmıştır. .[32]

 

B) Kelâm:

 

8.  Makale fî-mâ Ya'tekıduhu'l-Meşşâûn ve'1-Mütekellimûn min Ehli Milletinâ   [33] îbn Ebî Usaybia, bu

makalenin adını,- "Makale fî-enne MâYa'tekıduhu'l-Meşşâûn ve-mâ Ya'tekıduhu'l-Mutekellimûn min Ehli Milletinâ fî Keyfiyyeti Vücûdi'1-Alem Mütekâribun fi'1-Ma'nâ" olarak vermekte­dir.

9. Menâhicü'l-Edille fi'1-Keşf an Akaidi Ehli'l-Mille. .[34]

 

C) Arapça:

 

10.ed-DarÛrî [35]

11. Kitâbün fı'1-Arabiyye  [36]

 

D) Tıp:

 

A- Galinos'un Eserleri Üzerine Çalışmaları:

 

12. Telhîsu Evveli Kitabi11-Edviyeti'l-Miifrede li-Câlînûs [37]

13. Telhîsu Kitâbi'l-İstaksât li-Câlînûs  [38]

14. Telhîsu Kitâbi't -Ta'arruf li-Câlînûs [39]

15.Telhîsu Kitabi'1-Hummayât li-Câlînûs  [40] bij nüshası, Kalıirc'dc Dâru'l-Kütübi'l-Mısrıyye'de bulunmaktadır [41]

16.Telhisu Kitâbi'l-île'l ve'1-A'râd li-Câlînûs [42] Brockclmann. "Kelâm fî İhtisâri'1-îlel ve'1-A'râd li-Câlînûs"adıyla verir. Yazma bir nüshası Kahire'de Dâru'l-Kütübi'l-Mısnyye'de bulunmaktadır [43]

17. Telhîsu Kitâbil-Kuvâ't-Tabî'iyye li-Câlînûs  [44]

18. Telhîsu'n-Nısfi's- Sânî min Kitabi Hîleti'l-Bur'i li-Câlînûs  [45]

19. Telhîsu Kitâbi'l-Mîzâc  [46]

20.  Şerhu Kitâbi'l-"Hummayât" ve Kitâbi'l-"Kuvâ't-Tabîiyye" ve Kitâbi'l-'lle'l ve'1-A'râd" li-Câlînûs. Yazma bir nüshası, İspanya'da Escurial Kütüphanesinde bulunmaktadır  [47]

 

B- Humma İle İlgili Çalışmaları:

 

21.el-Hummayât [48][49]

22. Mes'ele fî Nevâibi'l-Hummâ  [50]

23.  Makale fi Hummayâti'1-Afen  [51] Yazma bir nüshası, Kahire'de Dâru'l-Kütübi'l-Mısrıyye'de bulunmaktadır  [52]

[53]

C- Mîzâc İle İlgili Çalışmaları:

 

24. Makale fi Esnâfi'l- Mîzâc. Yazma bir nüshası, Kahire'de Dâra'1-Kü-tübi'l-Mısrıyye'de bulunmaktadır  [54]

25. Makale fi'1-Mîzâc  [55] Yazma bir nüshası, İspanya'da Escurial. Kü­tüphanesi'n de bulunmaktadır  [56]

 

d- İlaçlarla İlgili Çalışmaları:

 

26. Cümle mine'l-EdviyetiVMüfrede. Yazma bir nüshası, Vatikan Kü-tüphanesi'nde bulunmaktadır  [57]

27. Hîleti'l-Bur'i   

28. Mübâhasât Beynehu ve Beyne İbni't-Tufeyl fi Resmihî li'd-Devâ  [58] İbn Ebî Usaybia, bu kitabın adını, "Müracaat ve Mübâhasât Beyne Ebî Bekr b. et-Tufeyl ve Beyne îbn Rüşd fî Resmihî li'd-Devâ fî Kitâbihi'l-Mevsûm bi'1-Külliyât" olarak vermektedir  [59]

 

E- Diğer Çalışmaları:

 

29. el-Külliyât  [60] Tıpla ilgili genel prensipleri ele alan en önemli ese­ridir. Latince'ye, İspanyolca'ya ve İbrânice'ye çevirilmiştir. Yazma nüshala­rı Madrid'de Milli Kütüphane'de, Granada Üniversitesinde ve Rusya'da Çar­lık Kütüphanesinde bulunmaktadır  [61]

30. fî Hıfzı's-Sıhha, Yazma bir nüshası, Kahire'de Dâru'1-Kütübi'l-Mıs-nyye'de bulunmaktadır  [62]

31.elllel [63].

32. Makale fı't-Tiryâk [64] Yazma bir nüshası İspanya'da Escurial Kü-tüphanesi'nde bulunmaktadır [65] 

33.ei-Kuvâ [66]

34. Şerhu Ercûzeti (Recezi) îbn Sina fi't-Tıb  [67] Yazma bir nüshası, Fas'ta Karaviyyin Kütüphanesinde (no: 2786) bulunmaktadır. [68]

 

E) Mantık:                                                        

 

A- Genel Çalışmalar:

 

35. Telhîsu Kütübi Aristo el-Erbaa: el-Makûlât (Categorias) ve'l-Kadâyâ ve'1-Kıyâs ve'1-Burhân (2. Analitikler). Yazma bir nüshası, İngilte­re'de Bodliana Kütüphanesinde bulunmaktadır  [69]

36. Telhîsu Mantıkî Aristo. Lübnan Üniversitesi Yayınları arasında Cîrâr Cihâmî'nin tahkikiyle yayımlandı (Beyrut 1983).

37. Kitâbün fTl-Mantık C [70]

38. Makale fi Nazari Ebî Nasr el-Fârâbî fi'1-Mantık ve Nazari Aristo  [71] îbn Ebî Usaybia, bu eserin adını, "Makale fı't-Ta'rîf bi-Ciheti Nazari Ebî Nasr fî Kütübihil- Mevdûa fî Sınâati'l-Mantık Elletî bi-Eydi'n-Nâs ve bi-Ci-heti Nazari Aristotalîs fîhâ ve Mikdâri Mâ fi Külli Kitabin min Eczâi's-Smâati'l-Mevcûde fî Kütübi Aristotalîs ve Mikdâri Mâ Zade li-îhtilâfî'n-Na-zar" şeklinde verir.Kitâb-Darûrî.[72] Yazma bir nüshası, Almanya'da Münih Devlet Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.[73]

40. Telhîsu Kitabi Aristotalîs fı'1-îbâre (Peri Hermeneias). Muhammed Selîm Sâlim'in tahkikiyle Kahire'de el-Hey'etü'1-Âmme li'1-Kitâb Yayınları arasında 1978'de 209 sayfa olarak yayımlandı.

41. Telhîsu Kitabi 1-Cedel (Topica) li-Aristo. Bu kitab, Telhîsu Kitabi Aristotalîs fi'l-Cedel adıyla da bilinir. Kahire'de Muhammed Selim Sâlim'in tahkikiyle 1980'de yayımlandı.

Daha önce Ahmed Abdülmecîd Hureydî-Charles Buttenvorth'un tahki­kiyle yine Kahire'de 1979'da el-Hey'etü'1-Amme li'1-Kitâb Yayınları arasın­da, başında 53 sayfalık ingilizce girişle 264 sayfa olarak yayımlanmıştır. [74]

 

b- Hatâbe İle İlgili Çalışmaları:

 

42. Telhîsu'1-Hatâbe (Rhetorica) li-Aristo. Abdurrahman Bedevî'nin tahkikiyle Kahire'de 1960'ta yayımlandı. Daha sonra, Muhammed Selim Sâlim'in tahkikiyle Kahire'de el-Meclisü'1-A'lâ li'ş-Şuûni'1-îslâmiyye Ya­yınları arasında 1967'de 703 sayfa olarak neşredildi.

43. Telhîsu'1-Makâleti'l-Ûlâ, min Kitâbi'l-Hatâbe ii-Aristotalîs fı'ş-Şi'r (Deo Poetica). İbn Rüşd bunu Arapça'ya çevirmiştir. Fransa'da Lasinio'nun tahkikiyle 1875'te 96 sayfa olarak yayımlanmıştır.[75]

44. el-Hatâbe (Rhetorica) İi-Aristotalîs. 1329'da Kürdistan Matbaa-sı'nın kitaplar mecmuası içinde yayımlanmıştır.[76]

 

c- Kıyas İle İlgili Çalışmaları:

 

45. Telhîsu's-Safsâta (De Sophisticis Elenchis?). Kahire'de Merkezü Tahkîki't-Turâs tarafından 1973'te 190 sayfa olarak yayımlanmıştır.

46. Telhîsu'l-Kıyâs.[77]

47. Şerhu Kitâbi'l- Kıyâs 1 i-Aristotalîs.[78]

48. Makale fi'1-Kıyas[79]

 

d- Burhan İle İlgili Çalışmaları:

 

49. Telhîsu Kitâbi'l-Burhân (2. Analitikler, Analytica Pasteriora) Ii-Aristotâlîs [80]Yazma bir nüshası, Kahire'de Dâru'l-Kütübi'l-Mısrıyye'de 35 numaralı kitabın da yer aldığı bir mecmua içinde, bir başka nüshası da Berlin'de bulunmaktadır [81]

50. Kitâbün fı-mâ Halefe Ebû Nasr el-Fârâbî İi-Aristotalîs fî Kitâbi'l-Burhân min Tertîbihî ve Kavânîni'l-Berahin ve'1-Hudûd [82]

51. el-Mesâilü'1-Mühimme alâ Kitâbi'l-Burhân İi-Aristotalîs [83]Yaz­ma bir nüshası Madrid'de Millî Kütüphane'de bulunmaktadır [84]

 

e- Makâlat İle İlgili Çalışmaları:

 

52. Telhîsu Kitabi 1-Makûlât (Categorias). 1980'de Kahire'de Mahmud Kasım'ın tahkikiyle el-Hey'etü'1-Amme li'1-Kitâb Yayınları arasında 179 sayfa olarak yayımlandı. Ayrıca, Maurice Bouyger'in tahkikiyle Beyrut'ta 1932'de neşredilmiştir. [85]

 

F) Felsefe:

 

a- Genel Çalışmalar:

 

53.Telhîsu Kütübi Aristotalîs fi'1-Hikme. Yazma bir nüshası, Kahire'de Dârul-Kütübi'l-Mısrıyye'de bulunmaktadır [86]

54.Tehâfütü't-Tehâfüt. Kahire'de önce 1319'da, ikinci olarak 1321'de yayımlandı [87]Son olarak Süleyman Dünyâ'nın tahkikiyle Kahire'de 1964-1965'te Daru'l-Meârif tarafından yayımlandı.

55.Cevâmiu Kütübi Aristotalîs fı't-Tabüyyât ve'1-îlâhiyyât [88]Yazma bir nüshası, Madrid'de Milli Kütüphane'de bulunmaktadır.

56.Faslü'l-Makâl ve Takrîru mâ-Beyne'ş-Şerîa ve'1-Hikme mine'1-lt-tisâl. Çeşitli yayımları vardır. 1859'da Alman müsteşrik Marcus-Joseph Müller tarafından 331 sayfa olarak Felsefetü îbn Rüşd adıyla yayımlandı. Bu yayımda, Faslü'l-Makâl'in yanısıra, el-Keşf an-Menâhici'1-Edille ve Zeylü Fasli'l-MakâLde bulunmaktadır. Aynı yayım, Kahire'de 1910'da 128 sayfa olarak yeniden gerçekleştirildi Leiden'de 1959'da George Haurani'nin, Ka-hire'de 1972'de (daha sonra 1981'de) Muhammed Ammâra'nın tahkikiyle yayımlandı. 1981'de Albert Nader'in tahkikiyle Beyrut'ta 76 sayfa olarak ya­yımlandı. Türkçe'ye de çevirilmiştir [89]

57. Zeylü Fasli'l- Makâl.

58. Risaletü't-Tevhîd ve'1-Felsefe. Münih'te Alman müsteşrik Müller'in tahkikiyle 1875'te 132 sayfa olarak yayımlandı.

59. Mesâil fî'1-Hikmet [90]

60. Makale fı'r-Reddi alâ İbn Sina fi Taksîmihi'l-Mevcûdât ilâ Mümkin ale'l-Itlâk ve Mümkin bi-Zâtihî Vâcib bi-Gayrihi ve ilâ Vâcib bi-Zâtihî [91]

61. Mülahhasun Bih Telhîsu Kütübi Aristotâlîs [92]

 

b- Tabiat İle İlgili Çalışmaları:

 

62. Telhîsu's-Semâ' ve'1-Âlem (De Caelo et Mundo) Cemâluddin el-Alevî'nin tahkikiyle Fas'ta 1984'te Edebiyat ve Sosyal İlimler Fakültesi tara­fından yayımlandı. Aynı yıl Abdurrahman Bedevi'nin tahkikiyle Kuveyt'te el-Meclisu'1-Vatanî li's-Sekâfe tarafından yayımlandı.

63. Telhîsu Kitâbi'1-Hâss ve'1-Mahsûs. Abdurrahman Bedevi'nin tahki­kiyle "en-Nefs li-Aristo" içinde 1954'te yayımlandı. Yazma bir nüshası Sü~ leymaniye-Yenicami, no: 1179'da bulunmaktadır.

64. Telhîsu Kitâbi's-Semâi't-Tabîî (Physica) li-Aristotâlîs [93]

65.Telhîsu Kitâbi'1-Kevn ve'1-Fesâd (De Generatione et corruptione) li-Aristotâlis [94]Yazma bir nüshası Süleymaniye-Yenicami, no: 1179'da bu­lunmaktadır.

66.el-Hâss ve'1-Mahsûs (De Sansu et Sansato). Yazma bir nüshası İs­tanbul'da Süleymaniye-Yenicami bölümünde bulunmaktadır [95]

67. Risale fî Hareketi'1-Eflâk [96]

68. Şerhu Kitâbi's-Semâ' ve'1-Âlem (De Caelo et Mundo) li-Aristotâlîs.[97]

69. Kitabim fî Keyfiyyeti Vücûdi'1-Âlem Mütekâribü'l-Ma'na .[98]

Ankara 1955.

70. Risale fi Hareketi'1-Felek [99]

7.1. Makale fi Vücûdi'1-Mâddetil-Ûlâ[100]

 

c- Metafizik İle İlgili Çalışmaları:

 

72. Telhîsu'l-İlâhiyyât li-Nîkulâvus[101]

73. Telhîsu Mâ-Bade't-Tabia (Metaphysica) li-Aristotâlîs. Yazma bir nüshası, Kahire'de Dâru'l-Kütübi'l-Mısrıyye'de bulunmaktadır [102]

74. Tefsîru Mâ-Bade't-Tabia. Beyrut'ta 1938-1948 arasında Maurice Bouyger tarafından dört cilt olarak neşredilmiştir [103].

75. el-Fahs an Mesâil VaKitâbfi'l-îlmi'l-İlâhî miıle'ş-Şifâ li-Ibn Sînâ,.[104]

 

d- Nefs (Psikoloji) İle İlgili Çalışmaları:

 

76. Telhîsu Kitâbi'n-Nefs (De Anima). Beyrut'ta 1950'de AhmedFuad el-Ahvâni tarafından yayımlanmıştır[105].

77. Şerhu Kitâbi'n-Nefs li-Aristotâlîs [106].

 

e- Akıl İle İlgili Çalışmaları:

 

78.  el-Fahs an Emri'1-Akl: [107]\\yn -£)£ Usaybia, bu kitabın adını, "Kitâbün fi'1-Fahs Hel Yürnkinü'1-Akl Ellezî Finâ vehüve'l-Müsemmâ bi'l-Heyûlânî En-Ya'kıle's-Sııvera'1-Müfârıka ev- lâ Yümkinü Zâlik" olarak ve­rir.

79. Makale fî Ittisâlil-Akli'l-Mufârık bi'1-însân,[108].    

80. Makale fi İttisâli'1-Akl bi'1-İnsan.[109]

81. Makale fı'l-AkK"[110]

 

f-Ahlâk ve Şiir :

 

82. Telhîsu Kitâbi'I-Ahlâk (Ethica Nicomachea) li-Aristo, [111]

83. Telhîsu Kitabi Aristotâlîs fı'ş-Şi'r (Deo Poetica). Muhammed Selim Sâlim'in tahkikiyle Kahire'de 1971'de 198 sayfa olarak yayımlanmıştır, [112]

 

6) Çeşitli Konular:

 

84. et-Ta'arruf[113].                                .      

85. el-Hayavân, [114]

86. Rıhletü İbn Rüşd [115]

87. Fehrese [116].

88. Mes'ele Fi'z-Zaman [117].

89. Resâilü İbn Rüşd. Hindistan'da Dâiratü'l-Meârif tarafından 1947'de yayımlanmıştır. Şu risaleleri içerir:

a) es-Semâü't-Tabiî,

b) es-Semâve'1-Âlem,

c) el-Kevn ve'1-Fesâd,

d) el-Asâru'1-Ulviyye (Meteorologica),

e) Kitâbü'n-Nefs,  [118]

               .                        .                  

4) Bidâyetü'I-Müctehid:

 

İbn Rtişd'ün Bidâyetü'I-Müctehid'i, Mezheblerarası Mukayeseli İslâm Hukuku (—hilaf) alanındaki eserlerin en meşhurlarından biridir. Bu kitap, îbn Rüşd'ün hem Malikî mezhebini, hem de genel olarak mukayeseli fıkıh ilmini çok iyi kavradığını ortaya koyar. Bidâyetü'I-Müctehid, Kitâbü't-Tahâ-ret'ten Kitâbü'l-Akdiye'ye kadar fufûu'l-fıkh'ın bütün konularını içine alır.

İbn Rüşd, Bidâyetü'I- Müctelıid'de, hem kitabın bütünü, hem de ince­lediği her bir kitap açısından son derece sistemli bir yol izler. Her kitabın ba­şında ele alacağı konulan belirtir. Konulan işlemeye başlayınca, müctehidlerin ittifak ettiği noktalan belirterek söze başlar. Daha sonra da ihtilâf ettik­leri mes'eleleri ele alır. İhtilâf edilen mes'elelerde, belirleyebildiği bütün müctehidlerin görüşlerini tasnifli bir biçimde sunar. "Bu ihtilâfın sebebi"

klişesiyle, ihtilâflannm kaynağını belirtir. Her görüşün dayanağını ve iç tu­tarlılığım ya da tutarsızlığını belirttikten sonra, doğruya yakın gördüğü gö­rüşü tercih eder; bazan da tamamen kendine has yeni bir görüş ortaya koyar. İbn Rüşd, genel olarak Malikî mezhebine bağlı olmakla birlikte, iç tutarlılığı açısından sakat gördüğü noktalarda bu mezhebi eleştirmekten de geri kal­maz.

İbn Rüşd, Bidâyetü'l- Müctehid'de ele aldığı konulan seçerken, âyet ve hadislerde açıkça belirtilmiş (=mantûk) ya da bu belirtilenlerle ilgili olup kendileri hakkında açık bir düzenleme bulunmayan (=meskût) konulan ele almaya ve bu çerçevenin dışına taşmamaya büyük bir özen gösterir. Ayrıca, kendi zamanında tartışma konusu olan ilgi çekici mes'elelere de yer verir. Hadislerin değerlendirilişinde, îbn Abdilberr'e büyük güven duyar.

Değerli bilgin Muhammed Hamidullah, Endülüslü meşhur hukukçu îb-nü'1-Arabî'nin, Bağdad'a gelip, hilaf ilminin kurucusu Debûsî'nin (ö. 430/. 1039) eserlerini kopya ettiğini ve Batı İslâm dünyasında yaydığını, bu sebeple de İbn Rüşd'ün hukukî eserlerinin Debûsîden mülhem olduğunun dü­şünülebileceğini belirtir [119] Bu konu, gerçekten ciddî bir mukayeseli ince­lemeye muhtaçtır. Yaptığımız kısa bir incelemeden elde edebildiğimiz izlenime göre, Debûsî'nin mukayeseli fıkıh alanındaki şaheseri el-Esrâr fi'I-Furû'u ile İbn Rüşd'ün Bidâyetü'l-Müctehid'i arasında iktibas ilişkisi bu­lunmuyor. Ancak, İbn Rüşd'ün, selefi Debûsî'den yararlanmış olma ihtimali uzak değildir. Banunla birlikte, belirtmek gerekir ki, Bidâyetü'I-Müctehid, İbn Rüşd'ün bütün şahsiyet çizgilerini yansıtmaktadır.

Vecdi AKYÜZ

İstanbul 1991[120]

 

GİRİŞ

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle başlarız.

Hamd'ın her çeşidiyle Allah'a hamd, Rasûlü Muhammed'e, onun âl ve ashabına, salât-ü selâm getirdikten sonra (bilinsin ki):

Bu kitaptaki gayem; âlimler arasında ittifaklı ve ihtilaflı ahkâm mes'elelerini delilleriyle ortaya koymak ve müctehid, şeriatte hükmü belir­tilmeden (meskût) geçen mes'elelerle karşılaşabileceği için usul ve kaideler (prensipler) yerindeki ihtilâf inceliklerine dikkati çekmektir.

Bu kitapta, ortaya koyduğum mes'eleler, çok zaman, şeriatta açıkça be­lirtilen (mantûk) veya hükmü belirtilen mes'ele ile sıkı bağlantısı bulunan mes'elelerdir ki, tâ ashab-ı kiram zamanından taklidin yayıldığı zamana ka­dar müslüman fakîhler arasında ya ihtilâf veya ittifak edilmişlerdir.

Bu konuya girmezden evvel, kendilerinden şer'î hükümler çıkarılan yolların çeşitlerini, sert hükümlerin sınıflarını ve ihtilâfı doğuran sebeblerin kaç sınıf olduğunu, imkânımız nisbetinde, kısa bir açıklamayla belirtmeye çalışalım. Öyleyse deriz ki:

Rasûlullah'tan ahkâm alma yollan genel olarak üç tanedir:

1) Lafız (söz),

 2) Fiil (yapmak),

 3) İkrar (Rasûlullah'm yanında yapıldı­ğı halde itiraz etmediği hadise)'dır.

Sâri1 (şeriat koyucu) tarafından belirtilmeyerek sükutla geçiştirilen ahkâm'a gelince:

Cumhur:

"Bunlara vâkıf olmanın yolu kıyas'tır", Zahir ehli (zahiriler) ise,"Şeriatte kıyas yapmak bâtıldır. O halde Sâri' neyi sükutla geçiştirirse, onunla ilgili hüküm yoktur" demiştir.

Aklî delil, kıyasın sabit bulunduğuna tanıklık eder. Şöyle ki: İnsanlar arasında ortaya çıkan hadiseler sonsuzdur. Oysa Peygamberimizin (s.a.s) sözleri, fiilleri sınırlıdır. Öyleyse sonsuzu, sınırlıyla karşılamak imkânsız­dır.

îşitme yoluyla kendisinden ahkâm alınan lafızların çeşitleri dörttür. Üçünde ittifak vardır, dördüncüsü ise ihtilaflıdır.

Kendilerinde ittifak bulunan üç sınıf şunlardır:

1) Umum (genel manâlı) bir lafızdır ki, umûmuna hamledilir.

2) Hâs (özel manâlı) bir lafızdır ki, hususuna hamlolunur.

3) Amm (genel anlamlı) bir lafızdır ki, kendisinden husus kastolunur veyahut da hâs bir lafızdır ki, kendisinden umum kastolunur. "A'lâ (en üstün) ile ednâ"ya; "ednâ (en düşük) ile a'lâ'ya; müsavi (eşit) ile müsavi"ye dikkati çekmek bu kısma girer.

Binaenaleyh, son şıktaki birinci durumun misâli, Cenâb-ı Hakk'ın:) "Murdar hayvan, kan ve domuz eti size haram kılınmıştır"[121] âyetidir.

Müslümanlar, HINZIR (domuz) kelimesinin, "deniz domuzu" gibi laf­zın çok anlamlı olmasından dolayı, kendisine domuz denilen hayvan hariç, bütün domuz çeşitlerini kapsamına aldığında ittifak etmiştir.

Kendisinden hâs kastedilen âmm'ın misâli şu âyettir: "Onların mallarından sadakayı (zekâtı) al.

(Zira) o sadaka sayesinde onları temizlersin" .[122]

Müslümanlar, zekâtın malın her çeşidi için vacib (farz) olmadığında it­tifak etmiştir.

 Kendisinden âmm kastolunan hâs'ın misâli şu âyettir:

 "Onlara (anne ve babaya) öf bile deme" [123]

Bu âyet, «ednâ» ile «a'lâ»ya dikkati çekmek kabilindendir. Çünkü bun­dan, ana-babayı dövmek, sövmek ve bunlardan daha aşırı olan hareketlerin haramlılığı anlaşılır.

Bu lafızlarla istenen şeyler, ya «Emir» (buyuru) kipiyle veya kendisin­den emir kastolunan «Haber» kipiyle söylenir.

Terkedilmesi istenen şeyler de böyledir: Ya «Nehy» (olumsuz buyuru) kipiyle veya kendisinden nehy kastedilen "haber" kipiyle söylenir.

Bu lafızlar bu kiplerle söylendiklerinde, acaba bunlarla istenen fiil -va­cib ve mendub'un tariflerinin yapıldığı sırada geleceği üzere- vticub ve men-dubluktan hangisine hamledilir? Yahut da delil, birisine delâlet edinceye ka­dar, hiçbirine hamledilmeyerek yorum yapılmaz mı?

Bu hususta, «Usûl-i Fıkıh» kitablannda belirtildiği gibi, âlimler arasın­da ihtilâf vardır.

Nehy (olumsuz buyuru) kiplerinde de durum böyledir. Acaba kerâhiyete mi veya haramhğa mı delâlet eder. Veya onlardan hiçbirine delâlet etmez mi? îşte bu hususta da ihtilâf vardır.

Hükmü belirtilen konuya, ya tek anlamlı lafızla delâlet edilir -ki bu «Usûl-i Fıkıh» ilminde NASS diye bilinmektedir. Bununla amel etmenin va­cib (farz) olduğunda ihtilâf yoktur. Yahut birden çok anlamı olan bir lafız o mânâya delâlet eder. Bu da iki kısımdır: Ya o mânâlara delâlet etmesi eşit öl­çüdedir -ki bu kısım, usûl-i fıkıh'ta MÜCMEL diye bilinir-. Bunun herhangi bir hükmü gerektirmediğinde ihtilâf yoktur veya o mânâların bazısına daha fazla delâlet eder. Binaenaleyh kendilerine daha fazla delâlet ettiği mânâlara göre buna ZAHİR , daha az delâlet ettiği mânâlar açısından da MUHTEMEL adı verilir.

Bir lafız, mutlak (kayıtsız) olarak geçtiğinde MUHTEMEL mânâya hamledileceğim gerektiren bir delil bulunmadıkça daha fazla delâlet ettiği mânâlara (zahire) hamledilir. Dolayısıyla şûri'in sözlerinde fakihlerin ihtilâ­fı ortaya çıkar. Fakat bu ihtilâf üç mânâ cihetinden gelir:

1- Hükmü belirtilen konunun lafzındaki iştirak cihetinden.

2- Hükmü belirtilen lafza bitişik «ELİF-LAM» belirlilik takısındaki iş­tirak cihetinden. Acaba bu harf-i tarifle, kül mü (cins mi) kastedilmiş veya bazısı mı (ferdlerin bir kısmı mı) kastedilmiştir?

3- Emir ve nehiylerin lafızlarındaki iştirak cihetinden.

Dördüncü yola gelince : Bir hükmün herhangi bir şeye verilmesinden, o hükmün başka şeylere verilmediğini ve bir hükmün herhangi bir şey'e veril­memesinden de o hükmün başka şeylere verildiğini anlamak demektir. Bu­na «DELILÜ'L-HİTAB» (zıt kavram) denilmektedir ki bu ihtilaflı bir konu­dur. Meselâ Peygamber (s,a.s) Efendimizin,«Kırda otlayan davarlara zekât düşer» [124] ha­disinde, «zekât düşme» hükmünü, kırda otlayan davarlara vermiş olmasın dan, kırda otlamayan davarlara zekât düşmediği hükmünü çıkaranlar olmuş­tur.

Şer'î kıyasa gelince: O, herhangi bir şeye verilen bir hükmü, hükmü bil­dirilmeyen bir diğer şeye -aralarında benzerlik veya birleştirici bir sebeb bu­lunduğundan dolayı- taşımaktır. Bunun içindir ki, benzerlik ve sebeb kıyas­lan olmak üzere şer'î kıyasın iki çeşidi vardır.

Kıyas ile kendisinden «umûm» kastedilen «nas» lafız arasındaki fark (şudur):

Kıyas (ancak), kendisinden «hâs» bir mânâ kastedilen «hâs» bir lafza dayanarak yapılır. Binaenaleyh başkası kendisine hüküm açısından katılır. Yani, şeriat'te hükmü belirtilmeyen nesne (meskût), lafzın kendisine delalet' ettiği şekliyle değil de, aralarındaki benzerlik dolayısıyla hükmü belirtilene

(mantûk) katılır. Çünkü hükmü belirtilmeyenin, lafzın dikkat çekilerek hük­mü belirtilene katılması kıyas değil, belki ancak lafzın delâlet etmesi kabi­linden bir şeydir. Bu iki sınıf birbirine cidden çok yaklaşır. Çünkü ikisindede MESKÜT-U ANH'ı (hükmü belirtilmeyeni), MANTUK-U BİH'e (hükmü belirtilene) ilhak etme durumu söz konusudur. Bu iki sınıfı, fakihler, gerçek­ten kanştırmaktadırlar. Kıyas'ın örneği şudur: Başkasına zina isnad edenin hadd'ini, içki içene de uygulamak ve hırsızın elini kesmek için, çaldığı malda şart olan nisabı (miktarı), kadın mehrine de uygulamak birer kıyastır. Yiye­ceklerin veya ölçülen malların riba'ya tabi' olma hükmünü, diğer ribevî (faiz­li) mallara vermek ise, kendisinden umum kastedilen hâs'ın hükümleri kabi-lindendir. Bunu iyice düşün. Çünkü bu biraz kapalıdır.

Zahirilerin reddedebilecekleri, ancak birincisidir, ikincisi ise tartışması bile gereksiz ve yanlış bir şeydir, çünkü duyunca hemen anlaşılabilecek bir şeydir. Bunu inkâr eden, Arap dilinde bulunan bir çeşit inceliği inkâr ediyor demektir.

Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in fiillerine gelince: Ulemâ'nın çoğuna göre bu da şer'î.hükümlerin öğrenilebildiği yollardan biridir. Kimisi de "Fiil­ler, söz ve anlatım olmadığı için hiçbir hüküm ifâde etmez", demişlerdir. Hü­küm ifâde ettiğini söyleyenler de, ifâde ettiği hükmün çeşidinde ihtilâf et­miş; kimisi vücub, kimisi, mendub'luk ifâde eder demiştir. Muhakkiklere göre ise, eğer fiiller, vacib olan bir mücmel'i açıklıyorsa vücubu, eğer men-dub olan bir mücmel'i açıklıyorsa mendub'luğu ifâde eder ve eğer herhangi bir mücmeli açıklamıyorsa, eğer o fiil ibâdet türünden bir şey ise o fiilin men-dub olduğunu ve eğer mubahlar türünden ise o fiilin mubah olduğunu bildi­rir.

Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in ikrarına gelince: îkrar, yalnızca cevazı gösterir.

Şer'î hükümlerin Öğrenilmesi veya çıkarılması için kabul edilen yollar işte bunlardır.

îcma1 bu dört yoldan birine dayanmaktadır. Şu kadar varki, eğer bir hü­küm üzerinde icma' edilir de o hükmün sıhhati kesin olarak bilinmezse, ic-mar, o hükmün sıhhati hakkındaki kuvvetli kanaati kesinliğe çevirir. îcma' bu dört delilden birine dayanmayan başlı başına bir delil değildir. Çünkü eğer başlı başına bir delil olsaydı, meşru asıllardan birine dayanmadığında Rasû-lullah (s.a.s)'dan sonra ek bir şeriat ortaya konulmasını gerektirirdi.

Lafız yolu ile mükelleflere bildirilen hükümler de, ya bir şeyin emredil-mesi yahut yasaklanması veyahut da caiz kılınmasıdır.

Emir de, eğer kesin olur ve emredilen şeyin yapılmamasmdan sorumlu­luk doğacağı anlaşılıyorsa, o şeye «Vacib» denilir, eğer yapılırsa sevab kaza­nılacağı, yapılmazsa bir şey lâzım gelmeyeceği anlaşılıyorsa, o şeye «Men-dub» denilir.

Nehiy de, eğer kesin olur ve nehyedilen şeyin yapılmasından sorumlu­luk doğacağı anlaşilıyorsa, o şeye «Haram» denilir. Eğer yapılmamasının, yapılmasından iyi olduğu ve yapıldığı takdirde bir şey lâzım gelmeyeceği anlaşılıyorsa o şeye «Mekruh» denilir.

Bu duruma göre, yukarıda geçen yollardan alınan sert hükümler, va­cib, mendub, haram, mekruh ve mubah olmak üzere beş çeşittir.

İhtilâf sebepleri genel'olarak altı tanedir:

Birincisi, lafızların şu dört yoldan birine göre söylenmesidir:

1) Kendisinden husus murad olan âmiri,

2) Kendisinden umum murad olan hâs,

3) Kendisinden umum murad olan ârhm,

4) Kendisinden husus murad olan hâs' oluşudur. Bunların kimi zaman DELÎLÜ'L-HİTAB'ı bulunur, kimi zamanda bulunmaz.

İkincisi, lafızların değişik mânâlara gelmesidir. Bu, hem aybaşı hâli, hem de temizlik hâli, mânâlanna gelen,

"Kur1" kelimesi [125]gibi bazan müfred (tek kelimede) olur. Em­rin lafzı, bunun gibi kâh vücub'a, kâh mendubluğa, nehyin lafzı da kâh ha-ramlığa, kâh kerahete hamlolıınur. Bazan da, "Ancak tevbe edenler bun­dan müstesnadır".cümlesi gibi mürekkep (cümlede) olur. Çünkü bu istis­na, sadece fasıklan içermiş olabildiği gibi, hem fasık, hem şahidlikleri kabul edilmeyenleri de içermiş olabilir. O zaman îevbe, fasıklığı ortadan kaldırır ve müfterinin şahidlik yapmasını caiz kılar.

Üçüncüsü, l'rab'ın (kelimenin son harekesinin) değişik okunmasıdır.

Dördüncüsü, lafzın kâh hakiki mânâsına, kâh hazf (kaldırma), ziyade, takdim (Öne alma), te'hir (sona bırakma) veyahut hakiki istiareli anlamla ka­rışık olarak kullanılması gibi mecaz çeşitlerinden birine hami edilmesidir.

Beşincisi, keffaret için, bir âyette mü'min bir kölenin, diğer bir âyette de sadece bir kölenin azad edilmesinin emredilmesi gibi, lafzın kâh mutlak, kâh mukayyed olarak gelmesidir.

Altıncısı, şer'î hükümlerin alındığı bütün lafızlar çeşidinde iki şeyin birbiriyle çelişmesidir. Fiiller, ikrarlar veya bizzat kiyaslardaki çelişme de böyledir. Yahut, bu üç sınıfın birlikte bulunduğu çelişmedir. Yani sözün, fii­le veya ikrara veya kıyasa, fiilin, ikrara veya kıyasa ve ikrarın kıyasa olan ay­kırılığıdır.

Kadı -İbn Rüşd (Allah kendisinden razı olsun)- der ki: Bunları böylece özetledikten sonra, maksadımızı açıklamaya -Allah'ın yardımıyla- fâkihle-rin âdeti üzere taharet bahsiyle başlayalım. [126]

 



[1] İbn Rüşd'ün hayatı ve eserleri konusundaki bilgiler, Bidâyctü'l-Müctchid'İn çok iyi bir tahricli yayımını gerçekleştiren, Yusuf Abdurrahman el-Mar'aşlî - Adnan Ali Şellâk ve arkadaşları tarafından hazırlanan el-Gumârî'nin el-Hidâyefî Tahrîci Ehâdîsi-'-l-Bidâye (Beyrut 1987 Âlemü'l-Kütüb), adlı kitabının giriş kısmından alınmıştır. ..

[2] İbn Ebî Usaybia, Uyûnul-Enbâfî Tabakâd'i-Enbbâ, 532.

[3] M.H. Mahlûf, Şeccratu'n-Nûri'z-Zekiyyefı Tabakâtil-Mâlikiyye, 146-147.

[4] Safcdî, el-Vâfi bi'l-Vefeyât, 2/115.

[5] İbn Ebî Usaybia, age, 531 -532.

[6] İbn Ferhûn, ed-Dibâcul-Müzehheb, 284-285.

[7] M. H. Mahlûf, age, 147.

[8] Nübâhî, Târihu Kudâti'l-Endclüs ,111.

[9] Makkarî, Nefhü't-Tıb, 3/185.

[10] İbn Kunfuz, el-Vefeyât, 298-299.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/49-50.

[11] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/50.

[12] Safcdî, age, 2/115.

[13] el-Münzirî, age, 1/322; İbn FcrhÛn, age, 284; İbn Ebî Usaybia, 530; Safedî, age:

[14] İbn Ebî Usaybia, age, 532.

[15] İbn Saîd, cl-Mugrib, 1/104.

[16] Makkarî, age, 3/181. Ayrıca bkz. İbn Ferhûn, age, 284.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/.50-51.

[17] Safedî, age, 2/114; îbn Ferhûn, age, 284.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/51.

[18] Safcdî, age, 2/115; İbn Ferhûn, age, 284.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/51.

[19] İbn Saîd, el-Muğrib/ÎIluliyyi'l-Mağrib; /104-105.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/51.

[20] Safedî, age, 2/114.

[21] İbn Ferhûn, age, 285; M. H. Mahlûf, age, 146-147; el-Münzirî, et-Tekmile U-Vefeyâ- tl'n- Nakele, 1/322.

[22] Bu konuda bkz. İbn Ebî Usaybia, age, 530-533.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: /52.

[23] İbn Ferhûn, age, 285; el-MUnzirî, age, 1/322; M. H. Mahlûf, age, 146-147

[24] İbn Kunfuz, el-Vefeyât, 298-299.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/.52.

[25] Nübâhî,û#?,lll

[26] Makkarî, age, 3/181; Safcdî, age; 2/115; İbn Ferhûn, age, 284-285; M. H. Mahlûf

[27] İbn Ebî Usaybia, age, 532-533; Safcdî, age; 2/114; Bağdadî llediyyetü'l-Ârifin2/104

[28] İbn Kunfuz, el-Vefeyât, 298-299.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/52..

[29] İbn Ebî Usaybia, age

[30] Safedî,a#?,2/114.

[31] İbn Ebî Usaybia, age, 532. Aynı hatayı E. Scrkis (Mu'cemii'l-Maibtiât 109.) de tekrar­lamaktadır.

[32] İbn Kunfuz, el-Vefeyât, 298-299.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/52-53..

[33] îbn Ebî Usaybia, age, 533; Safcdî, oje, 2/115

[34] İbn Kunfuz, el-Vefeyât, 298-299.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/53..

[35] İbn Ferhûn, age, 284-285.

[36] Safedî,û£e,2/114.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/53.

[37] Ibn Ebî Usaybia, age, 532

[38] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safcdî, age, 1/115

[39] İbn Ebî Usaybia, age, 532

[40] İbn Ebî Usaybia, age, 532

[41] Brockclmann, GAL, 1/605

[42] îbn Ebî Usaybia, age, 532.

[43] Brockclmann, GAL, 1/605

[44] İbn Ebî Usaybia, age, 532

[45] İbn Ebî Usaybia, age, 532.

[46] İbn Ebî Usaybia, age, 532, Safedî, age, 2/114

[47] Brockelmann, GAS, 1/835

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/53-54.

[48] Safedî, ^e, 2/114.

[49] Safedî, age, /114.

[50] İbn Ebî Usaybia, age, 533; Safedî, age, 2/115.

[51] İbn Ebî Usaybia, age, 533

[52] Brockelmann, GAL, 1/605.

[53] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/54.

[54] Brockelmann; GAL, 1/605.

[55] İbn Ebî Usaybia, age, 533; Safedî, age, 2/114

[56] Brockelmann; GAS, 1/835

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/54.

[57] Brockelmann; GAS, 1/835

[58] Safedî, age, 2/115.

[59] îbn Ebî Usaybia, age, 533.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/54-55.

[60] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safedî, age, 2/114; Nubâhî, age, 111; İbn Ferhûn, age 284-285; Bağdadî, age, 2/104

[61] Brockelmann, GAL, 1/605, GAS, 1/834.

[62] Brockelmann, GAL, 1/605.

[63] Safedî, age, 2/14.

[64] îbn Ebî Usaybia, age, 533; Safedî, age, 2/115.

[65] Brockelmann, GAS, 1/835.

[66] Safedî, age, 2/114.

[67] îbn Ebî Usaybia, age, 532; Safcdî, age, 2/114; Bağdadî, age, 2/104.

[68] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/55.

[69] Brockelmann, GAL, 1/605, GAS, 1/835.

[70] Safedî, age, 2/114.

[71] İbn Ebî Usaybia age, 533; Safedî, age, 2/114.

[72] îbn Ebî Usaybia, age, 532; Bağdadî, age, 2/104.

[73] Brockclmann, GAS, 1/835.

[74] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/55-56.

[75] E. Serkis, age, 108.

[76] Brockelmann, GAS, 1/835

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/56.

[77] Brockclmann, GAS, 1/835.

[78] Brockelmann, GAS, 1/835

[79] İbn Ebî Usaybia, 533; Safcdî, age, 2/114.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/56.

[80] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safedî, age, 1/115

[81] Brockelmann, GAL, 1/605, GAS, 1/835.

[82] İbn Ebî Usaybia, age,. 533; Safedî, age, 1/115.

[83] îbn Ebî Usaybia, age, 533; Bağdadî, age, 2/104.

[84] Brockclmann, GAL, 1/605, GAS, 1/834.

[85] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/57.

[86] Brockelmann, GAS, 1/835.

[87] E.Serkis,a£e, 109.

[88] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safedî; age, 2/114; Bağdadî, age, 2/104.

[89] Felsefe Din İlişkileri, Çcv. Süleyman Uludağ, İstanbul 1985; îbn Rüşd'ün Felsefesi, Çev. Nevzat Ayasbcyoğlıi,

[90] İbn Ebî Usaybia; age, 533: Safcdî, age, 2/115.

[91] İbn Ebi Usaybia, age,532.

[92] İbn Ebî Usaybia, age, 532.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/57-58.

[93] tbn Ebî Usaybia age, 532; Safcdî, age, 2/114.

[94] Bağdadî, age, 2/104.

[95] Brockelmann, GAS, 1/835.

[96] ZiıMı, A'lâm, 5/31.

[97] Nübâhî, age, 111.

[98] Safedî, age, 2/114.

[99] İbn Ebî Usaybia, a#e,-533; Safcdî, age, 2/115.

[100] Safedî, 2/115.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/58-59.

[101] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safcdî, age, 2/114.    .

[102] Brockelmann, GAS, 1/835.

[103] ZiriklVrtsc, 5/318.

[104] îbn Ebî Usaybia, age, 533; Safedî, age, 2/114.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/59.

[105] Ziriklî.atfe, 5/318.

[106] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Bağdadî, age, 2/104.

[107] İbn Ebî Usaybia, age, 533; Safcdî, age, 2/114

[108] İbn Ebî Usaybia, age, 533; Safedî, age, 2/115.

[109] Aynı eserler, aynı yerler,

[110] Aynı eserler, aynı yerler.

İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/59.

[111] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safcdî, age, 2/115.

[112] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/60.

[113] Safedî,ö£e,2/114.

[114] İbn Ebî Usaybia, age, 532; Safcdî, age, 2/114; Bağdadi, age, 2/104.

[115] Bağdadî, age, 2/104.

[116] Safcdî, age, 114.

[117] İbn Ebî Usaybia, age, 533; Safcdî, age, 2/115.

[118] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/60.

[119] M. Hamidullah, islâm'ın Hukuk İlmine Yardımları, Derleyen: Salih Tuğ, (İstanbul 1962), 42.

[120] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/60-61.

[121] Mâide,5/3.

[122] Tevbe,9/103

[123] Isrâ, 17/23.

[124] Buhârî, Zekât, 24/38, no: 1454, Ebû Dâvûd, Zekât, 3/4, no: 1567.

 

[125] Nûr, 24/5.

[126] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 1/65-69.