�SLAM ��RKE G�DEN YOLLARI KAPAR

�sl�m, halis bir tevhid getirmi�tir. �irkin, b�y�k ve k�����yle sava�m��t�r. �iddetle, ondan sak�nd�rm��t�r. Bunun i�in �e�itli ara�lar ortaya koymu�tur. �irk r�zgarlar�n�n girdi�i b�t�n kap�lan kapam��t�r. Bunlardan baz�lar� �unlard�r:

Peygamber'e Ta'zimde A��r�l�k:

Peygamber (s.a.s.) kendisine a��r� derecede ta'zimde bulunulmas�n�, sayg� g�sterilmesini nehy etmi�tir. ��yle buyurur: "Hristiyanlar�n Meryem o�lu �sa'y� �vd�kleri gibi, beni �vmeyin. Ben, bir kulum. Allah'�n kulu ve Ras�l�d�r, deyin. (M�ttefekun aleyh)
Kur'an, O'nun kullu�unu, bu anlam� destekleyerek, O'nun y�ce makam� olarak �vm��t�r: "Kuluna, i�inde hi�bir e�rilik bulunmayan kitab� indiren Allah'a hamd olsun." (Kehf, 1) Di�er bir ayette; "Geceleyin kulunu (Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya) y�r�tenin �an� y�cedir."(�sra, 3)Ba�ka bir ayet:"Allah, kuluna vahy edece�ini vahy etti."( Necm, 4)
Efendimiz (s.a.s.), kendi �ahs�nda bu t�r a��r�l��a gidenleri g�rd��� ve duydu�u zaman, bunu s�yleyeni veya yapan� men eder, hak ve do�ru olan� g�sterirdi.
�yi bir senedle Ebu Davud Abdullah b. �ehiyr (r.a.)'den rivayet etmi�tir. Beni Amir heyetiyle Peygamber'e (s.a.s.) gelmi�tim. Sen Efendimizsin, dedik. Efendi, Allah't�r, buyurdu. Enes (r.a.) rivayet etmi�tir: Baz� insanlar ��yle dedi: Ey Allah'�n el�isi, ey hay�rl�m�z, ey hay�rl�m�z�n o�lu, ey efendimiz, ey efendimizin o�lu! ��yle buyurdu: Ey insanlar! S�zlerinize dikkat edin. �eytan sizi aldatmas�n. Ben, Allah'�n kulu ve Res�l�y�m. Allah'�n bana verdi�i makam�n �zerine ��kar�lmay� sevmem.(Nesei)Bir adam, O'na, Allah ve sen dilerse (diledi�inde) deyince, beni, Allah'a ortak m� ko�uyorsun? Sadece, Allah dilerse de." (Nesei)

Salih �nsanlar Hakk�nda A��r�l�k:

�sl�m'�n nehy etti�i, sak�nd�rd��� �eylerden biri de salihler hakk�nda a��n gitmektir. Mesih (a.s.) hakk�nda baz�lar� o kadar a��r� gittiler ki; O'nu Allah'�n o�lu, ���n ���nc�s� yapt�lar. Baz�lar� ise, Allah, Meryem o�lu �sa'd�r, dediler. Baz�lar� da, bilginleri ve din adamlar� hakk�nda a��r�l��a gittiler. Allah'� b�rak�p onlar� rab edindiler. Bundan dolay�, Allah ehl-i kitab� a��r�l�ktan sak�nd�rd�, takbih etti: "Ey kitab ehli! Dininizde a��r�l�k etmeyin. Allah hakk�nda sadece ger�e�i s�yleyin."(Nisa, 171)"Ey kitab ehli! Haks�z yere dininizde a��r�l�k etmeyin. Daha �nce sap�tan, �o�unu sapt�ran ve do�ru yoldan ayr�lan bir milletin heveslerine uymay�n, de."(Maide, 77)
Yery�z�nde ilk �irke d��en millet, Nuh (a.s.)'un milletidir. Bunun nedeni, salih insanlara olan a��n sayg� ve sevgileridir. Sahih-i Buhari'de, tanr�lar� Ved, S�va, Ya�us, Yeuk ve Nesr ile ilgili �bn-i Abbas'tan ��yle rivayet edilmi�tir: Bunlar, Nuh (a.s.)'un milletinden baz� salihlerin isimleridir. �ld�klerinde �eytan onlara ��yle dedi: Onlar�n oturduklar� yerlere, onlar�n putlar�n� ve heykellerini yap�n. �simleriyle isimlendirin. Ve b�yle yapt�lar. Fakat ibadet edilmedi. Ne zamanki onlar �ld� ve bu unutuldu. Sonraki nesiller onlara ibadet etmeye ba�lad�.
Seleften baz�s� ��yle demi�tir: �ld�kleri zaman halk, kabirlerini terk etmedi. Heykellerini yapt�lar. Belki bir zaman sonra da ibadet etmeye ba�lad�lar.
Buradan anl�yoruz ki, baz� m�sl�manlar�n Allah'�n salih ve veli kullar�na, �zellikle t�rbe ve kabirleri bulunanlar hakk�ndaki a��r�l�klar� onlar� �irke g�t�rebilir. Onlara adakta bulunmak, onlar i�in kurban kesmek, onlardan yard�m dilemek, Allah'tan ba�kas� ad�na yemin v.b. �eyler, bu babtand�r. Onlar�n evrende, sebeplerin ard�nda, do�a kanunlar�nda bir g�c� ve etkisi oldu�una inanmak ise, insan� b�y�k �irke g�t�r�r. Allah'�n d���nda veya Allah'la birlikte bir �eye dua etmek b�y�k bir g�nah, derin bir sap�kl�kt�r.

Kabirlere Tazim:

�sl�m'�n kesin bir �ekilde sak�nd�rd��� �eylerden biri de ba�ta peygamber ve salihlerin kabirleri olmak �zere; kabirlere ta'zimde bulunmakt�r. Bundan dolay� kabirlerde ta'zime yol a�an baz� �eyler yasaklanm��t�r.

Onlar� Mescid Edinmek:

M�slim'in Sahih'inde rivayet etti�ine g�re, Efendimiz (s.a.s.) �lmeden be� g�n �nce, ��yle buyurmu�tur: Dikkat edin! sizden �ncekiler, peygamberlerinin kabirlerini mescid ediniyorlard�. Dikkat edin! Kabirleri mescid edinmeyin. Sizi bundan nehy ediyorum.
Hz. Ai�e ve �bn-i Abbas'tan rivayet edilmi�tir: Peygamber (s.a.s.) son anlar�nda y�z�ne bir kuma� par�as� koyuyordu. S�k�l�nca bunu b�rakt�. ��yle buyurdu: "Yahudi ve hristiyanlara lanet olsun! Peygamberlerin kabirlerini mescid edindiler. (Onlar�n yapt�klar�ndan sak�nd�r�yordu)"(M�ttefekun aleyh)

Kabirlere Do�ru Namaz K�lmak:

Bir hadiste ��yle buyurulur: "Kabirlerin �zerine oturmay�n. Onlara do�ru namaz k�lmay�n."(M�slim)Yani, kabirleri k�ble y�n�nde yapmay�n.

Kabirlerin ���kland�r�lmas�, Kandil Yak�lmas�:

Hadis: Kabirleri ziyaret edenlere, �zerlerine mescid in�a edenlere, kandil yakanlara Allah lanet etsin.

Kabirlere Kubbe Yap�lmas�, Kire�lenmesi:


M�slim, Cabir'den (r.a.) rivayet etmi�tir: Efendimiz (s.a.s.) kabirlerin kire�lenmesini, �zerinde oturulmas�n�, bina yap�lmas�n� yasaklam��t�r.

�zerine Yaz� Yazmak:

Cabir'den (r.a.):Efendimiz (s.a.s.), kabirlerin kire�lenmesini �zerine yaz� yaz�lmas�n� yasaklam��t�r.(Ebu Davud, Tirmizi.)

Y�kseltilmesi:

Hz. Ali'den rivayet edilmi�tir. "Efendimiz (s.a.s.) ona (Ali'ye) kabrin kendisinden ba�ka, hi�bir y�ksekli�i b�rakmamas�n� (yani y�kseklikleri yok etmesini) emretti. "(Ebu Davud, Tirmizi.)
Ebu Davud'un S�nen'inde rivayet edildi�ine g�re, topra��n �zerine, ta�, tu�la v.b. �eyler eklenmesini yasaklam��t�r. Bundan dolay�, selef, kabirlerine tu�la konulmas�n� kerih g�r�yordu.

Kabirleri Bayram Yerine �evirme:

Ebu Davud, Ebu Hureyre'den merfu olarak rivayet etmi�tir. "Evlerinizi kabre, kabirlerinizi de bayram yerine �evirmeyin. Bana sal�t ve sel�m getirin. Nerede olursan�z olun, sal�t�n�z bana ula��r."
Ebu Ya'la senediyle, Ali b. el-H�seyn'den rivayet etmi�tir: Peygamberin (s.a.s.) kabrinin yak�n�ndaki aral��a gelen bir adam g�rd�. Oraya girip dua ediyordu. Onu bundan nehyetti. Size babamdan, onun da dedemden, onun da Rasulullah'tan duydu�u �eyi size haber vereyim mi? dedi. ��yle buyurdu: Kabrimi bayram yerine, evlerinizi de kabre �evirmeyin. Nerede olursan�z olun, sel�m�n�z bana ula��r. "Kabri bayram yerine �evirmenin" anlam�, orada toplanmak ve oturmakt�r.
Rasulullah'�n (s.a.s.) kabri, yery�z�ndeki kabirlerin en faziletlisidir. E�er O, kabrini bayram yerine d�n��t�rmeyi yasakl�yorsa, kimin olursa olsun, di�er kabirlerin yasaklanmas� daha evlad�r, mant�kl�d�r.O'na sal�t ve sel�mda bulunmak yeterlidir. �nsan nerede olursa olsun sal�t ve sel�m O'na ula��r.

Sak�nd�rmadaki Hikmet:

�sl�m'�n, kabirlere yap�lan tazimi yasaklamas�ndaki hikmet, Nuh kavminde ve bug�n de g�rd���m�z, b�y�k ve k���k �irke giden yollar� kapamakt�r. Salihlerin kabirlerine a��r� ihtimamlar�, onlar� putlara tapmaya g�t�rm��t�r. Bundan dolay�, Efendimiz buyurmu�tur: "Ey Allah'�m! Kabrimi ibadet edilen bir put haline getirme. Peygamberlerinin kabirlerini mescid edinen kavme Allah'�n gazab� artar. "(Malik)
Dinine tutkun her m�sl�mana �z�nt� veren �ey, Rasulullah'�n (s.a.s.) sak�nd�rd��� hususlar�n bug�n toplumun �o�u kesiminde bulunuyor olmas�d�r. Salihlerin kabirlerini bayram yerine �evirdiler, onlar� y�kselttiler, s�slediler. Bunlara ta'zim ve adakta bulundular, Kabe gibi �evresini tavaf ettiler, Hacer-i Esved gibi bunlara sel�ma durdular. Duvarlar�n� geni�lettiler. Onlar�n kimi secde etmekte, kimi de topra��na y�z s�rmektedir. Korkuyla onlardan medet umarlar, onlardan bor�lar�n�n �denmesini, zorluklar�n�n giderilmesini, yard�m elinin uzat�lmas�n� isterler. Kimi isteklerini yaz�l� olarak �l�ye sunar. Bu, apa��k �irktir. Vela havle vela kuvvete illa billah!

A�a�, Ta� vb. �eylerden Hay�r Ummak:

Peygamberin (s.a.s.) sava� a�t��� �irk t�rlerinden biri de budur. Oray� tavaf edenin, dokunan�n, ziyaret edenin, oturan�n �zel bir s�r ve berekete ula�aca��na inanmakt�r. Bu, devaml� yap�ld���nda insan� �irke g�t�recek bir �eydir. Araplar�n b�y�k putlar�, ya Lat gibi kayadan, ya Uzza gibi a�a�tan, ya da Menat gibi ta�tand�. Bunun i�in Nebi (s.a.s.) bundan sak�nd�rd� veya uyard�.
Tirmizi, Ebu Vak�d Elleysi'nin ��yle dedi�ini rivayet etmi�tir. Ras�lullah'la (s.a.s) Huneyn sava��na gitmi�tik. Yeni m�sl�mand�k. M��riklerin, Zat-� En-vat ad� verilen �evresinde topland�klar�, silahlar�n� ast�klar� bir a�a�lar� vard�. Bunun yan�ndan ge�erken; Ey Allah'�n Ras�l� dedik, onlar�nki gibi bize bir zat-� envat yap. Allah Ras�l� buyurdu: Allah'u Ekber! ��te bu, s�nnetullaht�r. Nefsimin elinde bulundu�u Allah'a yemin ederim ki, Ben� �srail'in Musa'ya dedi�ini dediniz: "Onlar�n tanr�lar� gibi bize bir tanr� yap. ��phesiz, sizden �ncekilerin yolundan gideceksiniz."(Tirmizi.)
G�r�nen o ki, onlar sadece, bu a�a�tan hay�r ummay� ve silahlar�n� asmak istiyorlard�. Efendimiz'in (s.a.s.) onlara bu uyar�s�, �irke giden yolu kapamak i�indi.
Esef verici olan �ey, m�sl�manlar�n �o�unun Allah Ras�l�n�n yolundan ayr�lm��, kendilerinden �ncekilerin yoluna uymu� olmalar�d�r. Hay�r umduklar� putlar, heykeller edinmi�lerdir. Onlara dokunmakta, onlar�n yan�nda dua etmekte, onlar� vesile k�lmakta, m��riklerin putlara olan sevgisi gibi bir sevgiyle onlar� sevmektedirler. Bug�n m�sl�manlar�n topraklar�nda, Efendimiz'in (s.a.s.) sak�nd�rd��� zat-� envatlar vard�r.
M�sl�manlara, y�neticilere ve �zellikle alimlere bu konuda �zerlerine d��en,k�t�l��� ortadan kald�rmalar�d�r. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) nas�l Hz. Ali'yi (r.a.) g�nderip y�ksek kabirleri y�kmas�n�, yerle bir etmesini emretmi�se, bu yolu izleyerek a�a�, direk, kabir, odun, ta� v.b. �eylerden mamul putlar� y�kmalar� ve yok etmeleri gerekmektedir.
Sahih-i M�slim'de, Ebu'l Hayyac el-Esed�'den rivayet edilmi�tir. Bana, Ali (r.a.) ��yle dedi: "Seni, beni Allah'�n Ras�l�'n�n g�nderdi�i �eyle, b�t�n putlar� ve y�ksek kabirleri d�zleme emriyle, g�ndereyim mi?"
�mam Ebu Bekir el-Tartus� der ki: Hz. �mer'e, insanlar�n, sahabenin Ras�lullah'a biat etti�i a�ac�n alt�na gitti�i, orada namaz k�ld�klar� haberi gelince, m�sl�manlar�n fitneye d��ece�i korkusuyla a�ac� kestirdi.
Hz. �mer'in, Kur'an'da zikredilen ve sahabenin Ras�lullah'a (s.a.s.) alt�nda biat etti�i a�aca uygulad��� h�k�m buysa, bunun d���ndaki fitneyi art�ran, bela ve musibeti �o�altan putlara uygulanacak h�k�m ne olacakt�r?
�mam Tartusi ��yle der: Bak�n, Allah size rahmet etsin, nerede insanlar�n gittikleri, tazimde bulunduklar�, �ifa ve iyilik bekledikleri, �aput ve bez ba�lad�klar� birini g�r�rseniz, o zat-� envatt�r, kesin.
M�berrir b. S�veyd'den: ��yle diyor: Mekke'ye giderken, �mer b. Hattab'la sabah namaz�n� k�ld�m. Namazda Fil ve Kurey� surelerini okudu. Sonra insanlar�n etrafa da��ld�klar�n� g�r�nce, nereye gittiklerini sordu. Ey m�minlerin emiri! �urada, Allah Ras�l�'n�n namaz k�ld��� bir mescid var. Orada namaz k�l�yorlar, denildi. Sizden �ncekiler, bu .t�r �eylerden dolay� helak oldular. Peygamberlerinden kalan �eylere sahip ��k�yorlard�. onlar� kilise ve havraya �evirdiler. Kim namaz vaktinde bu mescidlere kavu�ursa namaz�n� k�ls�n, namaz vakti girmemi�se yoluna devam etsin, namaz k�lmak i�in beklemesin."
��te bu Hz. �mer'in f�kh�d�r, �sl�m akidesine olan ihtimam�ndan, a��r�l��a ve sap�kl��a d��ecekleri korkusundand�r.

�irke D���ren Laf�zlar

Efendimiz'in (s.a.s.) sak�nd�rd��� �eylerden biri de, i�inde �irke d��me korkusu ve Allah'a kar�� edebe zarar veren laf�zlard�r. Bu, tevhidi korumak i�indir. O ��yle diyen gibi: Allah ve falan dilerse, Allah ve ba�kan�n veya halk�n ad�yla. Nebi'nin (s.a.s.) kendisi i�in, bu t�r �ey s�yleyeni inkar etti�ini daha �nce g�rd�k. Huzeyfe (r.a.) O'ndan ��yle rivayet etmi�tir: "Allah ve falan dilerse, demeyin. ��yle deyin: Allah dilerse, sonra da falan dilerse.
(Ebu Davud.)
Ba�ka bir s�z de �udur: Allah ve falan olmasayd�, veya Allah'a ve sana g�veniyorum. �bn-i Abbas (r.a.) der ki: "Allah'a e�ler ko�may�n'-(Bakara, 22)ayetindeki "endad" �irktir. Bu, karanl�k gecede, siyah kaya �zerindeki kar�ncan�n y�r�y���nden daha gizlidir.
Bu t�r s�zlerden baz�lar� �unlard�r: Allah'a, ey falan hayat�na ve hayat�ma yemin olsun, onun k�pekleri olmasayd� h�rs�zlar gelmi�ti. �nsan�n arkada��na, Allah ve sen dilersen, demesi; �u ve falan olmasayd�... B�t�n bunlar �irktir.' (�bn-Ebi Hatim)
Allah'�n (c.c.) isimleriyle veya ondan ba�kas�n�n lay�k olmad��� �eyle isimlendirmek: Ebu Davud'un, Ebu �urayh'tan rivayet etti�ine g�re, onun Ebu'l-Hakem diye k�nyesi vard�. Peygamber (s.a.s.) ona ��yle dedi: Hakem yaln�zca Allah't�r. Ve h�k�m O'na aittir. Sonra, en b�y�k o�luyla, �urayh ile k�nyelendi.
Sahih bir hadiste Ebu Hureyre'nin Peygamberden rivayet etti�ine g�re: Allah kat�ndaki en k�t� insan melik�'l-emlak (m�lklerin sahibi) olarak adland�r�land�r. Allah'tan (c.c.) ba�ka melik yoktur. S�fyan b. Uyeyne, acemlerin kulland��� �ehin�ah da ayn� konumdad�r, demi�tir. ��nk�, ayn� anlama gelmektedir. Bir rivayette, k�yamet g�n� Allah kat�nda en �ok gazaba u�rayacak ki�i, bu t�r biridir.
�nsan�n, Allah'tan ba�ka bir mabudun ad�yla isimlendirilmesidir. Abdulkabe, Abdunnebi, Abdulhuseyn, Abdulmesih v.b. gibi. �bn-i Hazm, Abdulmuttalib'in d���nda bu t�r isimlendirmenin haram oldu�unu nakletmi�tir.
�nsan�n ba��na gelen zorluk ve darl�k anlar�nda zamana s�vmektir. Zamana s�vmek, bir t�r Allah'a �ikayette bulunmak, O'na k�zmakt�r. ��leri evirip �eviren O'dur. Geceyi, g�nd�z� d�zenleyen O'dur. Evrende b�t�n olup biteni O yapar. Bundan dolay�, sahih bir hadiste ��yle denmektedir: "Allah (c.c.) ��yle buyurur: Adem o�lu zamana s�vmekle bana eziyet eder. ��nk� zaman benim. Geceyi ve g�nd�z� ben d�zenlerim."

TEVH�D�N HAYATA ETK�LER�

�irkin kirlerinden ar�nm�� tevhid, birey hayat�nda veya bunun �zerine kuruldu�u bir �mmetin hayat�nda en olgun meyvelerini verir. Hayatta en yararl� sonu�lan do�urur. ��te bunlardan baz�lar�:

�nsan�n H�rriyete Kavu�mas�:

�irk, b�t�n �e�it ve g�r�nt�leriyle, insan�n al�alt�lmas�ndan ba�ka bir �ey de�ildir. ��nk�, o, yarat�lanlara boyun e�meyi, yarat�lan hi�bir �eyi yaratamayan, kendilerine bile bir yaran olmayan, �ld�rme, ya�atma ve diriltmeye g�c� yetmeyen insan ve e�yalara ibadeti gerektirir.
Tevhid ise; ger�ekten insan� yaratan Rabbinden ba�kas�na ibadet etmekten, akl�n� hurafe ve vehimlerden kurtar�r. Tevhid, insan�n firavunlar�n, rablerin, Allah'a kar�� ilahl�k iddias�nda bulunanlar�n sultas�ndan kurtulmas�, sadece Allah'a boyun e�mesi, tevazu g�stermesi, teslim olmas�d�r.
Bunun i�in �irkin �nderleri ve cahiliyenin muhaf�zlar� genel olarak peygamberlerin davetine, �zellikle Ras�lullah'�n davetine kar�� ��km��lard�r. ��nk� onlar, Lailahe illallah'�n anlam�n�n insan �zg�rl���n�n bir anlat�m�; b�t�n zorbalar�n, sahte ilahl�k koltuklar�ndan indirilmesi, m�minlerin hayat�n�n y�celtilmesi ve Allah'tan ba�kas�na boyun e�meme oldu�unu biliyorlard�.

Dengeli Bir Ki�ili�in Olu�mas�:

Tevhid, hayatta y�n� belli, amac� net, yolu �izilmi� olan dengeli bir ki�ili�in olu�mas�na yard�m eder. Onun i�in yaln�z ve toplu durumda, sevin�li ve �z�nt�l� an�nda kendisine dua etti�i, onu raz� edecek, k���k ya da b�y�k amellerde bulundu�u yaln�zca tek bir ilah vard�r. Kalbini �e�itli tanr�lara taksim eden, hayat�n� mabudlara da��tan, bazen Allah'a bazen de putlara, bir vakit �u puta ba�ka bir vakitte di�er puta y�nelen m��ri�in halinden farkl� bir durumdur bu.
Bundan dolay� Yusuf (a.s.) ��yle diyor: "Ey zindan arkada�lar�m! Ayr� ayr� bir s�r� sahte rabler mi iyidir, yoksa her �eyden �st�n tek Allah m�?"(Yusuf, 39) Ba�ka bir ayet: "Allah ge�imsiz efendileri olan bir adamla,yaln�z bir ki�iye ba�l� olan bir adam� misal olarak verir.( Z�mer, 29)
M�minin misali, bir tek efendisi olan ve onu neyin raz� etti�ini ve neyin k�zd�rd���m bilen, onu raz� eden �eyin yan�nda duran ve bununla yetinen k�le gibidir. M��ri�in misali ise, bir�ok efendisi olan k�le gibidir. Biri do�uya y�neltir, di�eri ise bat�ya. Biri onu sa�a �evirirken, di�eri sola �evirmeye �al���r. Onlar birbirleriyle �eli�en ortaklard�r. O, onlar�n aras�nda ufalan�r, da��l�r. Ne sebat vard�r, ne de karar.

Tevhid, �nsan�n G�venli�inin Kayna��d�r.

Tevhid, insan�n nefsini g�venle doldurur. �irk ehlinin i�inde bulundu�u korkulardan uzakla�t�r�r. R�z�k, �l�m, nefs, �oluk �ocuk, cin, �l�m, �l�mden sonraki hayat v.b. korkulara giden yolu kapar.
Muvahhid m�min, Allah'tan ba�ka hi�bir �eyden korkmaz. Bundan dolay�, insanlar korktu�u zaman onu korkar g�remezsin. �nsanlar endi�elendi�inde onu g�ven i�inde; heyecanland�klar�nda onu s�kun i�inde bulursun. Bu konuda Kur'an, �brahim'in (a.s.) m��rik kavm�yle olan konu�mas�n� zikreder. Onu, bat�l tanr� ve putlar�yla korkutmaya �al��t�klar�nda, onlar� hayrete d���recek bir �ekilde ��yle kar��l�k veriyor: "Allah'a ortak ko�tuklar�n�zdan nas�l korkar�m? Oysa siz, Allah'�n hakk�nda size bir delil indirmedi�i bir �eyi O'na ortak ko�maktan korkmuyorsunuz. �ki taraftan hangisine g�venmek daha gereklidir, bir bilseniz."(Enam, 81)Sonra Cenab-� Allah hangi toplulu�un g�ven i�inde bulunmaya hakk� bulundu�unu haber verir: "��te g�ven, onlara, inan�p imanlar�na zul�m (�irk) kar��t�rmayanlarad�r. Onlar hidayete erenlerdir."(Enam, 82.)
Bu emniyet, polisin korumas�ndan de�il, insan�n i�inden kaynaklanmaktad�r. Bu d�nya emniyetidir, g�venidir. Ahiretteki ise daha b�y�k, daha kal�c�d�r. ��nk� onlar, Allah i�in ihlasla yapm��lard�r. Tevhid akidesine �irk bula�t�rmam��lard�r.
Buhar� �bn-i Mesud'dan (r.a.) rivayet etmi�tir: "Onlar inan�p imanlar�na zul�m kar��t�rmayanlard�r" ayeti indi�inde, ey Allah'�n Ras�l�, hangimiz kendisine zulmetmez, dendi. Sizin anlad���n�z gibi de�il, buyurdu. Lokman�n o�luna s�yledi�ini duymad�n�z m�? "Ey o�ulcu�um, Allah'a ortak (�irk) ko�ma. �irk b�y�k bir zul�md�r."(Lokman, 13.)
"�manlar�na zul�m kar��t�rmad�lar �n" anlam�, "onlar dinlerini ihlasla Allah'a tahsis ettiler; tevhidi d���ncelerini �irkle pisletmediler"dir.

Tevhid, Psikolojik Kuvvetin Kayna��d�r

Tevhid, sahibine psikolojik bir kuvvet verir. Nefsi, Allah'a umut, g�ven, tevekk�l, kazas�na boyun e�mek, musibetlere kar�� sab�r, yarat�klardan m�sta�ni olmakla dolar. O, olaylardan etkilenmeyen, felaketler kar��s�nda sars�lmayan bir da�d�r.
Ba��na her ne bela gelirse, her ne zorlukla y�z-y�ze gelirse gelsin, yarat�c�s�na s���n�r. Kalbiyle O'na y�nelir. O'ndan ister, O'ndan yard�m bekler, O'na dayan�r, zarar�n telafisinde, hayr�n gelmesinde, O'ndan ba�kas�ndan bir �ey beklemez. O'ndan ba�kas�na niyaz ederek, dua ederek yard�m dilemez.
Peygamber'in (s.a.s.) �bn-i Abbas'a (r.a.) �u s�z�, �iar�d�r: "�stedi�in zaman Allah'tan iste. Yard�m diledi�inde Allah'tan dile. Allah ��yle buyurur: "Allah, sana bir s�k�nt� verirse, onu O'ndan ba�kas� gideremez. Sana bir iyilik dilerse, O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullar�ndan diledi�ine verir. O, ba���layand�r, merhametlidir." (Yunus, 107.)
Hud (a.s.)'�, kavmi putlar� ile korkutmaya yeltendi�inde ne dedi�ini duymad�n m�? "Do�rusu ben Allah'� �ahid tutuyorum. Siz de �ahid olun ki, ben O'nu b�rak�p ko�tu�unuz ortaklardan uza��m. Hepiniz bana tuzak kurun ve ertelemeyin. Ben, yaln�zca benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekk�l ederim. Hi�bir canl� yoktur ki Allah ona el koymam�� olsun. Rabbim elbette do�ru yoldad�r. "(Hud, 54-56.)
Kuvvetli bir mant��� i�eren bu ayet g�venli bir nefis, kararl� bir azim, gev�emeyen ve boyun e�meyen bir iman, korku ve zay�fl�k tan�mayan bir ruhtan bahsediyor. ��nk� o, g�c�n� Allah'a tevekk�lden al�yor: "Kim Allah'a tevekk�l ederse, bilsin ki, Allah g��l�d�r, hakimdir."(Enfal, 49.)

Tevhid, Karde�li�in ve E�itli�in Temelidir

Tevhid, insan�n �zg�rl���n�n, izzet ve �erefinin korunmas�nda bir temel oldu�u gibi; insan� karde�li�in, be�er� e�itli�in de temelidir. ��nk�, karde�lik ve e�itlik, kimileri kimilerin rableri oldu�unda insan hayat�nda ger�ekle�mez. Ama hepsi Allah'�n kullan olursa, i�te bu, insanlar aras�ndaki e�itli�in ve karde�li�in temeli olur. Bunun i�in, Rasulullah'�n yery�z� krallar�na, �lke ba�kanlar�na daveti �u ayet ile idi: "Ancak Allah'a ibadet etmek, O'na bir �eyi ortak ko�mamak Allah'� b�rak�p birbirimizi rabler olarak benimsememek �zere, bizimle sizin aran�zda ortak bir s�ze gelin."(Al-i �mran, 64.)
Efendimiz'in (s.a.s.) namazlar�n ard�ndan yapt��� muhte�em dualardan birka� �rnek:
"Ey Allah'�m! Rabbimiz, her �eyin Rabbi ve sahibi! Senin tek oldu�una, orta��n bulunmad���na �ehadet ederim."
"Ey Allah'�m! Rabbimiz, her �eyin Rabbi ve sahibi! Muhammed'in kulun ve Ras�l�n oldu�una �ehadet ederim."
"Ey Allah'�m! Rabbimiz, her �eyin Rabbi ve sahibi! Kullar�n hepsinin karde� oldu�una �ehadet ederim."
Peygamber'den (s.a.s.) rivayet edilen bu �� �ehadet birbiriyle ba�lant�l�d�r. Genel anlamdaki, insan� karde�li�e �ehadet -kullar�n hepsi karde�tir- ilk iki �ehadete ba�l�d�r. Uluhiyyette Allah Te�l�'n�n tek olmas�, orta��n�n bulunmamas�, onunla birlikte rablerin bulunmamas�, O'ndan ba�kas�n�n tevazu ve ibadete lay�k olmamas�d�r. Muhammed (s.a.s.)'in kullu�u, Allah (c.c.)'dan tebli�de bulunmas� O'nun (Muhammed -s.a.s.-'in) ilahl���yla ilgili b�t�n ��phe ve korkular� kald�r�yor. O, ilah de�ildir. O, Allah'�n o�lu da de�ildir. Hristiyanlar�n Mesih (a.s.) hakk�nda zannettikleri gibi, ���n ���nc�s� de de�ildir.
Bu iki hakikat, uluhiyyetin yaln�zca Allah'a ait olu�u ve ba�ta Muhammed (s.a.s.) olmak �zere; b�t�n insanlar�n O'nun kulu olu�u, ���nc� bir hakikati zorunlu k�lar: Allah (c.c.)'�n kullar� e�ittir ve karde�tir. Milletin, rengin, soyun bir �st�nl��� yoktur: "Allah kat�nda en de�erli olan�n�z, takvaca en �st�n olan�n�zd�r."(Hucurat, 13.)

�nceki Sayfa
Fihrist
Sonraki Sayfa