��RKTEN KORUNMA VE SAKINMA

Bu, tevhidin ger�ekle�mesi i�in gerekli ���nc� unsurdur. Bu, �irkin b�t�n �e�itlerini, b�y���n� k�����n�, a����n� gizlisini bilmeyi gerektirir. �irkin b�t�n kirlerinden temizlenmek ve ona giden b�t�n yollardan ka��nmakt�r.
Dedi�imiz gibi e�ya z�tt�yla bilinir. Tevhidin de ger�ek �ekliyle bilinebilmesi i�in, �irkin tan�nmas� gerekmektedir.
�imdi de �irkin ne oldu�una bakal�m.
�irk
�irk, insan�n Allah'a ait olan hususlarda, O'na ortak ko�mas�d�r. Bu, bir tanr� edinerek ona ibadet etmesi, itaat etmesi, ondan yard�m dilemesi, sevmesiyle olur. Bu kendisiyle birlikte, salih amelin kabul edilmedi�i b�y�k �irktir. Bundan da �te, �irkin oldu�u yerde salih amel olmaz. ��nk� amelin kabul ve salih olmas� i�in ihlasla Allah i�in yap�lm�� olmal�d�r.
Allah ��yle buyurur: "Rabbine kavu�may� uman kimse, salih amel i�lesin ve Rabbine ibadette hi� ortak ko�mas�n." (Kehf,110) Bu affedilmeyen bir g�nah halidir: "Allah kendisine ortak ko�ulmas�n� elbette ba���lamaz. Bundan ba�kas�n� (g�nah) diledi�ine ba���lar. " (Nisa, 48) M��riklere cennet haramd�r. Onun yeri cehennemdir: "Kim Allah'a ortak ko�arsa, kesinlikle Allah ona cenneti haram eder, onun yeri cehennemdir. Zalimlerin yard�mc�lar� yoktur."


�irkin �e�itleri


�irk iki �e�ittir: b�y�k �irk, k���k �irk.
B�y�k �irk, Allah'�n affetmedi�i, sahibinin kesinlikle cennete giremeyece�i �irktir. K���k �irk ise, e�er Allah'�n rahmeti olmaz ve insan �l�m�nden �nce tevbe etmezse, kendisine yakla�an�n ve �zerinde �srar edenin kafir olarak �lmesinden korkulan b�y�k g�nahlard�r.


B�y�k �irk

B�y�k �irkte iki �e�ittir: a��k ve g�r�n�r; kapal� ve �rt�l�.
A��k b�y�k �irk, Allah'la birlikte bir ilaha -ki bu g�ne� ve ay gibi bir g�k cismi, put ve ta� gibi cans�z bir varl�k, buza�� ve inek gibi bir hayvan, kendilerinin tanr� oldu�unu iddia eden veya onlar i�in bu t�r iddiada bulunulan ve baz� insanlar�n da tasdik etti�i -Firavun gibi- ibadet etmektir. Mesih, Meryem o�lu �sa'ya, bizce bilinmeyen cin, �eytan ve melek gibi mahlukata ibadet edenler de bu c�mledendir. �e�itli milletlerde onlara tapan kullar buluna gelmi�tir.
Gizli b�y�k �irk: Bunu �o�u insan bilmez. �l�lere ve makamat sahibi kabirlere dua etmek, onlardan yard�m dilemek, hastalara �ifa, zorluklar�n giderilmesi, darda kalanlara yard�m elinin uzat�lmas�, d��mana kar�� yard�m gibi ihtiya�lar�n giderilmesini onlardan istemektir. Ki bunlara; ancak Allah'�n g�c� yeter. Onlar�n zarar ve yarar verdiklerine inanmalar� da b�yledir. �bn�'l-Kayy�m'�n dedi�i gibi d�nya �irkinin asl� budur. Bu �irkin gizli olmas�n�n iki nedeni vard�r:
a- �nsanlar yapt�klar� bu duay�, yard�m dilemeyi ibadet olarak isimlendirmiyorlar. �badeti sadece r�kuya, secdeye, namaz ve oruca hasrediyorlar. Ger�ek olan �u ki, daha �nce de a��klad���m�z �zre, ibadetin ruhu duad�r. Bir hadiste ��yle buyurulur: Dua ibadettir.
b- Onlar, bizim kendilerine dua ettiklerimizin, yard�m dilediklerimizin bir ilah ya da rab olduklar�na inanm�yoruz, diyorlar. Tersine, bizim gibi yarat�k olduklar�na inan�yoruz, ancak onlar, bizimle Allah aras�nda arac�d�rlar, kat�nda bize �efaat edicidirler, diyorlar.
Bu, Allah'� (c.c.) bilmemekten dolay�d�r. O'nu zorba bir h�k�mdar, m�stebid bir y�netici gibi kendisine ancak arac� ve �efaat��larla ula��labilece�ini sanmalar�ndan dolay�d�r. Bu, eskiden m��riklerin de kap�ld��� bir vehimdir. Tanr� ve putlar� hakk�nda ��yle diyorlard�: "Onlara, bizi Allah'a yakla�t�rs�n diye ibadet ediyoruz" (Z�mer, 3) "Onlar, Allah'� b�rakarak kendilerine fayda da zarar da vermeyen putlara ibadet ederler; bunlar Allah kat�nda bizim �efaat��lar�m�zd�r derler."(Yunus, 18)Hi� bir zaman tanr�lar�n�n ve putlar�n�n yaratt���na, r�z�k verdi�ine, diriltti�ine, �ld�rd���ne inanmad�lar. Allah ��yle buyurur: "Ey Muhammed! And olsun ki, onlara, g�kleri ve yeri kim yaratt�, diye sorsan, onlar� g��l� olan, her �eyi bilen yaratm��t�r, derler." (Zuhruf, 9) "De ki, g�kten ve yerden size r�z�k veren kimdir? Kulak ve g�zlerin sahibi kimdir? Diriyi �l�den ��karan, �l�y� de diriden ��karan kimdir? Her i�i d�zenleyen kimdir? Allah't�r, diyecekler. O zaman O'na kar�� gelmekten sak�nmaz m�s�n�z? de. (Yunus, 31).Allah kat�ndaki bu inan�lar�yla, Allah'�n g�klerin ve yerin yarat�c�s�, r�z�k veren, her �eyi y�neten, dirilten ve �ld�ren oldu�u; putlar�n ise sadece Allah kat�ndan �efaat�i ve arac� olduklar� inanc�yla birlikte; Kur'an onlar� �irkle nitelendirmi�, m��rik olarak isimlendirmi�tir. �irkten d�n�nceye, Lailahe illallah deyinceye kadar, �ld�r�lmelerini emretmi�tir. Kim bunu derse, �sl�m'�n hakk� d���nda kan� ve mal� korunmu� olur. Allah Te�l�, arac� ve �efaat�iden m�sta�nidir. O, kuluna �ah damar�ndan daha yak�nd�r.��yle buyurmaktad�r: "Kullar�m, sana beni sorarlarsa; bilsinler ki, ben onlara yak�n�m."(Bakara, 186) "Rabbiniz, bana kulluk edin ki, size kar��l���n� vereyim, buyurmu�tur. " (M�min, 60)
Girmek isteyen herkese Allah'�n kap�s� a��kt�r. Ne kap�c�s� vard�r ne de �rt�s�.

Allah'tan Ba�kas�n� Kanun Koyucu Olarak Kabul Etmek

�o�u insana gizli kalan, bilinmeyen b�y�k �irkin ba�ka bir �e�idi de, Allah'tan ba�kas�n� kanun koyucu olarak ve hakem olarak kabul etmektir. Di�er bir deyi�le, baz� insanlara, fert veya grup olarak, kendileri veya ba�ka birilerine kesin bir kanun koyma hakk� vermektir. Onlar dilediklerini helal, dilediklerini de haram k�larlar. Onlar, Allah'�n izin vermedi�i ve onun �eriat�na z�t olan y�ntem ve d���nce koyarlar. Di�erleri de onlar�n koyduklar� bu yasalara, sanki isyan edilmeyip itaat edilen bir ilahi yasa, bir semav� h�k�m imi� gibi itaat ederler.
��phesiz ki yarat�klar hakk�nda yasamada bulunmak sadece Allah'�n hakk�d�r. Onlar� yaratan, r�z�kland�ran, her t�rl� nimeti onlara bah�eden O'dur. Onlar� sorumlu k�lmak, emretmek, nehy etmek, helal ve haram� belirlemek te O'nun hakk�d�r. ��nk� O insanlar�n rabbi, meliki, ilah�d�r. O'ndan ba�kas�n�n rububiyet, m�lkiyyet ve uluhiyyet hakk� yok ki, h�k�m ve te�rii hakk� bulunsun. D�nya O'nun m�lk�d�r. Allah'�n m�lk�ndeki insanlar, onun kullar�d�r. O, bu �lkenin efendisi ve hakimidir, h�kmetmek, yasa koymak helal ve haram k�lmak O'na, dinlemek ve itaat etmek ise kullar�na d��er. Bu �lke vatanda�lar�ndan biri, bu �lkenin efendisinin izni olmaks�z�n orada baz�lar�n�n emir ve nehiy, helal ve haram k�lmak, h�kmetmek ve yasa koyma hakk�n�n bulundu�unu iddia ederse; Hakimin kullar�n�n baz�s� O'nun m�lk�nde O'na ortak ko�mu�, yaln�zca O'na ait olan y�netim ve yasama konusunda, O'nunla �at��m�� olur. Bundan, Kur'an, ehl-i kitab�n �irk i�inde oldu�una h�kmetmi�tir. onlar�, m��rikler olarak adland�rm��t�r. ��nk� onlar yasama hakk�n�, haham ve rahiplere vermi�ler, onlar�n belirledikleri haram ve helallere itaat etmi�ler. Kur'an bunu, Meryem o�lu Mesih'e yap�lan ibadete denk saym��t�r. Allah ��yle buyurur: "Onlar Allah'� b�rak�p hahamlar�, papazlar�n� ve Meryem o�lu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa, tek tanr�dan ba�kas�na ibadet etmemekle emr olunmu�lard�. Ondan ba�ka tanr� yoktur. Allah ko�tuklar� e�lerden m�nezzehtir." (Tevbe, 31) Nebi (a.s.) bu ayeti, cahiliye g�nlerinde hristiyan olan Adiy b. Hatem et-Ta�'ye ��yle tefsir etmi�tir: M�sl�man olup Peygamberin yan�na gelen Adiy'e, Efendimiz bu ayeti okudu. Adiy diyor ki; hristiyanlar�n onlara (hahamlara) ibadet etmediklerini s�yledim. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Elbette, onlar�n haram k�ld�klar�n� haram, helal k�ld�klar�n� da helal kabul ettiler ve onlara tabi oldular. Bu onlar�n, onlara ibadetidir. (Ahmed,Tirmizi) Bu ayet ve Ras�lullah'�n hadisinin bunu tefsiri, kim Allah'tan ba�kas�na k�t�l�kte itaat eder, ya da Allah'�n izin vermedi�i bir konuda ittiba ederse; onu bir rabb ve mabud edinmi�, Allah'a ortak ko�mu� olur. Bu da Allah'�n dini olan tevhide terstir. �hlas kelimesinin, Lailahe illallah'�n delalet etti�i; ilah�n, kendisine ibadet edilen oldu�udur. Allah, onlar�n haham ve papazlar�na olan itaatini, ibadet olarak isimlendirmektedir. Ve onlar�, erbab, yani ibadette Allah'�n ortaklan olarak adland�rmaktad�r. ��te bu, b�y�k �irktir. Bir mahluka itaat eden, Allah ve Ras�l�'n�n koydu�u h�k�mden ba�kas�na tabi olan herkes, onu b�ylece adland�rmasa bile, onu bir rab ve mabud edinmi�tir. Bir ayette Allah ��yle buyurur: "E�er onlara itaat ederseniz, m��rik olursunuz." (Enam, 121) Ayn� anlamda ba�ka bir ayet ise ��yledir: "Yoksa, Allah'�n dinde izin vermedi�i bir �eyi onlara me�ru k�lacak ortaklar� m� vard�r? (�ura, 21)Kur'an ve s�nnetin, Allah'tan ba�kas�n� kanun koyucu olarak kabul edip Allah'�n izni olmad��� konularda tabi olan hakk�nda h�km� buysa; kendisini Allah'a denk tutan, uluhiyyetin �zelliklerinden olan h�kmetme, kanun koyma, helal ve haram k�lma hakk�n� ona veren hakk�ndaki h�km� nas�l olur?


K���k �irkin �e�itleri


B�y�k �irkin d���nda �irkin ba�ka t�r ve �e�itleri de vard�r. K���k �irk olarak adland�r�lan bu �eyler, b�y�k g�nahlardand�r. Belki de, Allah kat�nda di�er b�y�k g�nahlardan daha b�y�kt�r. Bunlardan baz�lar�:
Allah 'tan ba�kas� ad�na yemin etmek
Bu, k���k �irktir. Peygamber ad�na, K�be-i �erif ad�na, evliyadan biri ad�na, b�y�klerden biri ad�na, vatan ad�na, baba, dede, v.d. mahlukat ad�na yemin etmektir. Bunlar�n hepsi �irktir. Hadis'te ��yle buyurulur: "Kim Allah'tan ba�kas� ad�na yemin ederse kafir olur, ya da m��rik olur." (Tirmizi)
Bu, yeminde, yemin edilene tazimin bulunmas�ndan dolay�d�r. Oysa; tazim ve takdise lay�k olan sadece Allah't�r. Bundan dolay�, ba�kas� ad�na yemin nehy edilmi�tir. Peygamberimiz ��yle buyurmaktad�r: "Babalar�n�z ad�na yemin etmeyin." "Kim yemin ederse, Allah ad�na yemin etsin veya terk etsin."
�bn-i Mesud (r.a.) ��yle rivayet etmi�tir: Allah ad�na yalan yere yemin etmek, ba�kas� ad�na do�ru yere yemin etmekten daha iyidir. Dindeki bilinen ger�eklerden biri de, Allah ad�na yalan yere yemin etmek b�y�k g�naht�r. Ancak, �irkin hem b�y���,hem k����� sahabenin fakihlerine g�re; en b�y�k g�naht�r.(Allah'tan ba�kas� ad�na yemin edene, ne bunu yerine getirmesi gerekir, ne de bunun bir kefareti vard�r. ��nk� bu, �irktir. Ve �irkin, bir de�eri yoktur. Ona d��en ancak �udur: Allah'tan isti�far dilemesi, Resulullah'�n (s.a.s.) dedi�ini demesidir: "Kim Lat ve Uzza ad�na yemin ederse, Lailahe illallah desin."(Buhari) Bu hadisin belirtti�ine g�re; �irkin kefareti yedirmek i�irmek de�il, tevhidi yenilemektir.)

Halka ve ip Takmak:

Tevhid, Allah'�n kainatta koydu�u sebeplere sar�lmaya kar�� ��kmaz. A�l��� gidermek i�in yemek, susuzlu�a kar�� su, tedavi i�in ila�, savunma i�in silah gereklidir. �nsan hastal���nda doktora gider. Doktor da ona bir ila� verir ya da ameliyat veya ba�ka bir �eyi uygun g�r�r. O da bunlara kulak verir, yerine getirir. Bu, tevhidden d��ar� ��kmak de�ildir. Tevhidin kar�� ��kt���, meydana gelen veya meydana gelece�i san�lan bir belay� defetmek i�in, Allah'�n me�ru k�lmad��� gizli sebeplere sar�lmakt�r.
Madeni halkalar takmak, kollara ip ba�lamak bu t�rdendir. �mam Ahmed, �mran b. Husayn'den ��yle rivayet etmi�tir: Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bir adam�n kolunda halka g�rd�. Sende tun�tan bir �ey g�r�yorum, yaz�klar olsun, nedir bu, dedi. Zay�fl�ktan deyince, o, senin ancak zay�fl���n� art�r�r, ��kar onu, �zerinde iken �l�rsen, kesinlikle kurtulu�a eremezsin, buyurdu.
Peygamber (s.a.s.)'in, bunun �zerinde bu derecede durmas�n�n nedeni, �irkin t�rlerinden sak�nmak, sahabeye bu kap�n�n tamamen kapat�lmas�n� ��retmek i�indir. Bundan dolay�, Huzeyfe b. Yemame ziyaretine gitti�i bir hastan�n yanma girdi�inde kolunda s�tmay� �nledi�i s�ylenen bir ip g�r�nce; onun kesilmesini istedi ve �u ayeti okudu: "Onlar�n �o�u, ortak ko�madan Allah'a inanmazlar." (Yusuf, 106)

Nazar Boncu�u, Muska Takmak:

Bu da, �irkin bir �e�itidir. Araplar�n, �zellikle �ocuklara takt��� bir boncuk ve muskad�r. Bunun onlar�, cinlerden korudu�u, nazar de�mesini �nledi�ini san�yorlard�. �sl�m bunu ortadan kald�rd�, koruyucu ve engelleyici olmad���m ��retti.
Ahmed, Ukbe b. Amir'den merfu olarak rivayet etmi�tir: "Kim boncuk asarsa, Allah onun i�ini bitirmez: Kim kat�r boncu�u takarsa Allah onu korumaz." Di�er bir rivayette ise, "Boncuk takan �irk ko�mu� olur." Boncuk takman�n anlam�, bunun bir hayr� celb etti�ine veya bir �erri defetti�ine kalbin inanmas�d�r. Bu, kesinlikle �irktir. ��nk�, bu i�te, Allah'tan ba�kas�ndan zarar�n defedilmesini istemek vard�r. Allah ��yle buyurur: "Allah sana bir s�k�nt� verirse; O'ndan ba�kas� gideremez. Sana bir iyilik verirse ba�kas� onu engelleyemez. O, her �eye g�c� yetendir. "(Enam, 17)
Bu boncuk t�rleri, camia, haraz, hicab olarak adland�r�lan e�yalard�r. Bunlar� kullanmak b�y�k g�nahlardand�r. G�c� yeten herkesin, bunu yok etmesi vacibtir. Said b. C�beyr'den rivayet edilmi�tir: "Kim bir insan�n boncuk ve muska takmas�n� engellerse, bir k�le azad etmi� gibi sevaba girer."
E�er bu muska, Kur'an ayetlerinden bir ayet veya Allah'�n isim ve s�fatlar�ndan biri olursa, bu durumda bunu kullanmak nehy kapsam�na girer mi? Yoksa; istisna edilip tak�lmas� caiz olur mu? Selef bu hususta ihtilaf etmi�tir. Baz�lar� ruhsat vermi�, baz�lar� ise menetmi�tir. �u delillerden dolay�, Kur'an'dan bile olsa; her t�rl� muskan�n kullan�lmas�n�n caiz olmad��� g�r���n� tercih ediyoruz:
1-Muska,boncuk konusundaki nehyin genel olmas�.Bu konudaki hadisler,hi�bir istisna� durum belirtmemektedir.
2-Sedd�zzeria (�erre giden yolun kapat�lmas�).Kur'an'dan olan muskan�n tak�lmas�na ruhsat verildi�inde ba�ka �eylerin tak�lmas�na kap� aralanm�� olur. �er kap�s� a��ld���nda, bir daha kapanmaz.
3-Bu, Kur'an'�n pisliklerle kar�� kar��ya gelmesine neden olur. ��nk�, bunu takan defi hacet, c�n�pl�k v.b. durumlarda bunu �zerinde bulundurur.
4-Bu i�te, Kur'an'� hafife alma, getirdiklerine muhalif bir tav�r sergileme vard�r. Dosdo�ru olan bu kitab� Allah, insanlara hidayet rehberi olsun, karanl�klardan nura ��kars�n diye indirmi�tir, kad�nlara ve �ocuklara muska ve boncuk olsun diye de�il.

�f�r�k��l�k

Bu da tevhide z�t olan �eylerdendir. �f�r�k��l�k, cahiliye araplar�n�n kendilerinden afetleri korudu�u inanc�yla; cinlerden yard�m dileyerek s�yledikleri baz� yabanc� ve anlams�z ifadelerdir. �sl�m gelince bunu kald�rm��t�r. Bir hadis ��yledir: "�f�r�k��l�k, muska, boncuk ve sihir �irktir." Sahabeden ��yle rivayet edilmi�tir: Abdullah b. Mesud (r.a.) han�m�n�n boynunda bir ip g�r�nce bunun ne oldu�unu sordu. Beni s�tmadan koruyan okunmu� bir iptir, cevab�n� verdi. �ekip kopard� ve att�. Sonra ��yle dedi: "Abdullah'�n ailesi �irkten uzakt�r. Rasulullah'�n ��yle dedi�ini i�ittim: �f�r�k��l�k, muskac�l�k ve sihir �irktir." Kad�n "g�z�m seyriyordu, falan yahudiye gittim, �f�r�nce ge�ti" dedi. Abdullah, bu �eytan�n i�idir, kar��l���n� verdi. �eytan bunu eliyle yap�yor. Okuyup �fledi�inde �unu s�yleseydin sana yeterdi: "Ey insanlar�n Rabbi! Bu darl��� kald�r, �ifa ver, �ifa veren sensin. �ifan �yle bir �ifad�r ki, ondan ba�ka �ifa yoktur. Ve o hi�bir hastal���n izini b�rakmaz."
Haram olan okuyup �fleme, i�inde Allah'tan ba�kas�ndan yard�m isteme bulunan veya k�f�r ya da �irk bulunan, arap dilinden ba�ka bir dilde yap�lm�� olan�d�r. Bunun d���ndaki okuyup �flemenin bir zarar� yoktur. Sahih-i M�slim'de, Avf b. Malik'in ��yle dedi�i rivayet edilmi�tir: "Cahiliyyede �f�r�k��l�k yap�yorduk. Rasulullah'a, bunun hakk�nda ne diyorsun, dedik. Yapt���n�z� bana g�sterin, �irk bulunmayan okuyup �flemede bir beis yoktur." Suyut� diyor ki, �u �� �art bulunursa, okuyup �flemenin caiz oldu�u hususunda uleman�n ittifak� vard�r:
1 Allah'�n kelam�, isimleri veya s�fatlar�yla olmas�.
2 Arap�a ve anla��l�r bir �ekilde olmas�.
3 Ger�ekte bunun bir etkisinin bulunmad���na,bunun Allah'�n takdiriyle oldu�una inan�lmas�.
Hadiste zikredilen sihir, erke�in kad�n�, kad�n�n da erke�i sevmesi i�in yap�lan sihirdir.

B�y�c�l�k:

�sl�m'�n yasaklad��� �irkin ba�ka bir �e�idi de b�y�d�r. B�y�, hayal ve vehmin bir t�r�d�r. B�y�, �f�r�k��l�k, d���m ba�lama bu t�rdendir. Allah'� b�rak�p, cin, �eytan ve y�ld�zlardan yard�m dileme bulundu�undan dolay� �irktir. Hadiste ��yle buyurulu yor: "Kim bir d���m ba�lar ve �f�r�rse; sihir yapm��t�r. Kim de sihir yaparsa, �irk ko�mu� olur."
Bu �sl�m'da ve di�er semav� dinlerde b�y�k g�nahlardand�r. Musa'n�n (a.s.) diliyle Kur'an'da ��yle denilmektedir: "Sihirbaz nereden gelirse gelsin ba�ar� kazanamaz."(Taha, 69)"Yapt���n�z sihirdir. Ancak Allah onu bo�a ��karacakt�r. Allah fesad edenlerin i�ini elbette d�zeltmez."
(Yunus, 81)Peygamber Efendimiz bunu, �irkten sonra, helak edici yedi �eyden biri olarak saym��t�r.
Kur'an bize, sihrin ve onu yapanlar�n �errinden Allah'a s���nmay� ��retmektedir:"D���mlere nefes eden b�y�c�lerin �errinden (Allah'a s���n�r�m)."(Felak, 4) B�y�c�ler, b�y� yapmak istedikleri zaman ip ba�larlar, her d���me �flerler, ki istedikleri olsun.
Selef imamlar�n �o�u, b�y� yapan�n kafir, b�y�n�n de k�f�r oldu�u g�r���ndedir. Malik, Ebu Hanife, Ahmed bu g�r��te olanlardand�r.Bir�ok sahabeden rivayet edildi�ine g�re; b�y�c�n�n cezas� k�l��la �ld�r�lmektir. Buhari'de, Bicale b. Abde'nin ��yle dedi�i rivayet edilmi�tir: "�mer b. Hattab, b�y�c� kad�n ve erkeklerin �ld�r�lmelerini emretti. Biz de �� tanesini �ld�rd�k." M�minlerin annesi Hafsa (r.a.) ve sahabeden Cendeb (r.a.) den b�y�c�n�n �ld�r�lmesi hakk�nda sahih rivayet vard�r. Sihrin kendisinin haram oldu�u gibi, bunu tasdik eden, bu i�te �al��an ve katk�s� bulunan bu g�naha ortakt�r. Efendimiz (s.a.s.) buyurmu�tur: "�� ki�i cennete girmeyecektir: S�rekli i�ki i�en, sihri teyid eden, s�lay� rahmi kesen. "( Ahmed ve �bn-i Hibban.)

M�neccimlik:

B�y�n�n bir �e�idi de m�neccimlik diye bilinen �eydir. Burada kastedilen ve bunu yapanlar�n da zannettikleri �ey, gelecekte meydana gelecek, �zel ve genel olaylar� y�ld�z arac�l���yla, onlara bakarak haber vermektir. Bu b�y�n�n bir �e�itidir. Hadiste ��yle buyurulmu�tur: "Kim y�ld�zlarla haber vermeye �al���rsa, b�y�yle haber vermi� olur(Ebu Davud.)
Bu hadis, astronomi ilmi, y�ld�zlar�n uzakl���n�, yerlerini, y�r�ngelerini, g�zlem ve ara�larla inceleyen ilim, hakk�nda de�ildir. Bu, ilm-i felek (astronomi)tir. Bu, ilkeleri, kurallar� ve ara�lar� olan bir ilimdir. Ancak bu hadis, bu ilmi k�fre g�t�recek �ekilde, gayb� bildi�ini iddias�yla -ki, gayb bilgisine sadece Allah'�n sahip olmas�ndan dolay� �irke d���lm�� olmaktad�r- ��renen hakk�ndad�r.

Tivele, B�y� ve �irktir:

Bu, eskiden b�y�c�ler aras�nda yayg�n olan bir b�y� t�r�d�r. Harf, kelime v.b. baz� �eyleri yorumlamaktan ibarettir. Bununla kad�n�n erke�i, erke�in de kad�n� sevdirilmesi hedeflenmektedir. Daha �nce ��yle bir hadis zikretmi�tik: "Okuyup �fleme, muska ve sihir �irktir."

Kahin ve Falc�lar:

Kahin ve falc�, m�neccim gibidir. Kahin gelecekte olacak ve insan�n i�indekilerden haber veren ki�idir. Falc� da, kahin, m�neccim ve rammel gibi gayb� bildi�ini iddia eden kimsedir. �ster gelecek i�in kehanette bulunsun, isterse insan�n i�indekiler i�in..�sterse de cinlerle ili�ki kurarak, bakarak, kumu �iziktirerek, fincana bakarak..
M�slim, Sahihinde Nebi'nin (s.a.s.) ��yle dedi�ini rivayet etmektedir: "Kim bir falc�ya gidip bir �ey sorar ve ona inan�rsa, k�rk namaz� kabul olmaz." Ebu Davud'un rivayet etti�i bir hadiste ise; "kim bir kahine gider ve onun s�ylediklerini tasdik ederse, Muhammed'e indirileni inkar etmi� olur." Bunun nedeni, Muhammed (s.a.s.)'e indirildi�ine g�re; gayb� Allah'tan ba�kas�n�n bilemeyece�idir. Allah ��yle buyurur: "G�klerde ve yerde gayb� Allah'tan ba�ka bilen yoktur, de."(Neml, 65)"Gayb�n anahtarlar� O'nun kat�ndad�r. Onlar� ancak O bilir. "(Enam, 59)"Gayb� bilen Allah, gayba kimseyi muttali k�lmaz. Ancak peygamberlerden, bildirmek istedi�i bunun d���ndad�r.(Cin, 26-27)O kadar ki; Peygamber Efendimiz, vahiy arac�l���yla, Allah'�n kendisine bildirdi�inin d���nda, gayb� bilmiyordu. Bundan dolay�, ona ��yle hitap etmektedir: "De ki: Allah'�n dilemesi d���nda ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda de�ilim. Gayb� bilseydim daha �ok iyilik yapard�m ve bana k�t�l�k de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve m�jdeleyen bir peygamberim." (A'raf, 188)B�y�c� ve kahinlerin yard�m istedikleri cinler, gayb bilgisini elde etmeye g��leri yetmez. Kur'an, S�leyman'�n (a.s.) �l�m�n�, cinlerin bilmediklerini zikretmektedir: "O, �l� olarak yere d���nce, ortaya ��kt� ki, �ayet cinler gayb� bilmi� olsalard�, al�ak d���ren bir azab i�inde kalmazlard�.-"( Sebe, 14) kahin ve falc�lar�, gayb� bildikleri zann�yla tasdik etmek, Allah'�n a��k ayetlerle indirdi�ini inkard�r. Onlara gitmenin, din ad�na yapt�klar� fecaati tasdik etmenin h�km� bu ise; kahin ve falc�lar�n kendi durumlar� ne olur? Din onlardan uzak oldu�u gibi, onlar da dinden uzakt�r. Bir hadis ��yledir: "U�ursuzluk yapan, u�ursuzlu�a yol a�an, kahinlik yapan ve buna neden olan, b�y� yapan ve b�y�ye yol a�an bizden de�ildir." (Bezzar.)


Allah'tan Ba�kas�na Adakta Bulunmak:

Bu da bir �irktir. Kabir ve �l�lere adakta bulunmak gibi. Bu, ada��n ibadet ve kurbet (yak�nl�k) olmas�ndan dolay�d�r �badetin ise, Allah'tan ba�kas�na yap�lmas� caiz de�ildir. Allah ��yle buyurur: "Sarfetti�iniz harc� ve adad���n�z ada�� ��phesiz Allah bilir. Zalimlerin hi�bir yard�mc�s� yoktur."(Bakara, 270.)Ayetteki zalimlerden maksat, m��riklerdir. �irk, b�y�k bir zul�md�r. Allah'tan ba�kas�na ibadete y�nelen kesinlikle �irke d��m�� olur.
Baz� alimler ��yle diyor: �o�u avamda g�rd���m�z adak, kaybolan bir insan, bir hasta veya bir ihtiya� i�inde olan�n baz� salih insanlar�n kabirlerine gitmesi �eklinde yap�lan adakt�r. Orada ��yle der: "Ey falan efendi! E�er Allah kaybolan� geri d�nd�r�rse veya hastam �ifa bulursa ya da ihtiyac�m giderilirse, sana bu kadar alt�n veya bu kadar yiyecek ya da �u kadar mum ve ya�!.."
�u delillerden dolay� bu adak bat�ld�r:
1 ��nk� bu, bir mahluka yap�lan adakt�r. Bu ise; caiz de�ildir. Bu ibadettir. �badet mahluka yap�lmaz.
2 Adakta bulunulan �l�d�r. �l�n�n yapabilece�i bir �ey yoktur.
3 Bunu yapan, Allah'tan ba�kas�n�n, �l�n�n, hayata yapt�r�m� oldu�unu zannetmektedir. Bu inan� k�f�rd�r.
G�r�ld��� gibi, para, mum, ya� v.b. �eyler al�p bunlar� evliyan�n mezarlar�na yak�nl�k olsun diye g�t�rmek m�sl�manlar�n icmas�yla haramd�r. Bu t�r adak, haram oldu�una g�re, bunun yerine getirilmesi gerekmez. �stelik, �u �� delilden dolay� caiz olmaz:
1- Yap�lan bu i�, Peygamberimizin emrine muhaliftir. ��yle buyurur:"Kim, bizde olmayan bir i� yaparsa, bu merduddur (reddedilir)." (M�slim.)
2- Allah'tan ba�kas�na adakta bulunmak �irktir.�irkin bir de�eri yoktur. Bu, yarat�klar ad�na yemin etmek gibidir. Yerine getirilmesi gerekmez. Kefareti de yoktur. �eyhu'l-�sl�m �bn-i Teymiyye'nin dedi�i gibi, ancak isti�far gerekir.
3-Temelinde g�nah bulunan bir adakt�r. S�nnetin belirtti�ine g�re, i�inde g�nah ve �irk bulunan ada��n yerine getirilmesi gerekmez. Tersine yerine getirilmemesi gerekir. Sahih-i Buhari de Hz. Ai�e'den (r.a.) merfu olarak rivayet edilmi�tir: "Kim Allah'a itaat etmek i�in adakta bulunmu�sa, itaat etsin, kim de Allah'a isyan etmek i�in adakta bulunmu�sa, isyan etmesin."
Sabit b. Dahhak'tan rivayet edilmi�tir: Bir adam, Buvane'de bir deve kesmeyi adam��t�. Bunu, Efendimize sordu. ��yle dedi: "Orada ibadet edilen bir cahiliye putu var m�? Hay�r, dediler. Orada, bayram yap�yorlar m�? diye sordu�unda, yine hay�r, dediler. O zaman, Peygamber (s.a.s.) buyurdu: Ada��n� yerine getir. Allah'a isyanda ve hi�bir �eye g�� yetiremeyen insano�luna yap�lan adak yerine getirilemez.

Allah'tan Ba�kas�na Kurban Kesmek:

�irkin ba�ka bir �e�idi de Allah'tan ba�kas� i�in kurban kesmektir. Tanr�lar�na ve putlar�na kurban kesmek b�t�n arap toplumunun adetiydi. �sl�m, bunu kald�rd�. "Allah'tan ba�kas� ad�na kesilenler haram k�l�nd�."(Maide, 30)'' Yani, Allah'�n ismi d���nda put v.b. �eylerin ismi an�larak kesilen hayvanlar, ibadet, tazim ve kutsamak i�in ta�, a�a� v.b. putlara kesilen hayvanlar haramd�r. ��nk� kesme i�i ancak Allah i�in olur. Bundan dolay� Allah, Res�l�ne namaz�n� Allah i�in k�lmas�n�,kurban� da yine Allah i�in kesmesini emreder:"Allah i�in namaz k�l ve kurban kes."(Kevser, 2)Ayn� �ekilde, O'nun yolunun namaz�nda ve ibadetinde, onlar�nkine z�t oldu�unu m��riklere ilan etmesini emreder: "De ki namaz�m, ibadetlerim, hayat�m ve �l�m�m alemlerin Rabbi i�indir. O'nun hi� bir orta�� yoktur, b�yle emrolundum." (Enam, 162-163)Buradaki ibadet, yak�nl�k niyeti ile kurban kesmektir.
Hz. Ali'den rivayet edilmi�tir: "Rasulullah (s.a.s.) bana d�rt �ey s�yledi: "Allah'tan ba�kas�na kurban kesene Allah lanet etsin, anne babas�na lanet edene Allah lanet etsin, bir su�lu saklay�p koruyana Allah lanet etsin, tarla, arsa v.b. �eylerin s�n�r�n� de�i�tirene de Allah lanet etsin." (M�slim)
Tar�k b. �ihab'dan rivayet edilmi�tir. Allah Ras�l� (s.a.s.) ��yle buyurdu: Bir insan cennete bir sinekten dolay� girdi. Ba�ka biri de cehenneme, sinekten dolay� girdi. Bu nas�l olur, ey Allah'�n Ras�l� dediler. �ki adam, putu bulunan bir millete u�rad�lar. Bu puta bir �eyin kurban edilmesi gerekiyordu. Biri di�erine, benim kesece�im bir �ey yok, dedi. Ona sinek bile olsa bir �ey kes dediler. O da tuttu bir sinek kesti. Cehennemlik oldu. Di�erine de, bir kurban kes, dediler. Ben Allah'tan ba�kas�na kurban kesmem, dedi. Ba��m vurdular. Ve cennetlik oldu." (Ahmed)
Peygamber (s.a.s.), bu m�min ki�iyi �vd�. Cennete girdi�ini haber verdi. ��nk� o, �l�me sabretmi�, Allah'tan ba�kas�na kurban kesmeye raz� olmam��t�. ��nk� sorun, �ok boyutluydu. Bug�n Allah'tan ba�kas�na sine�i kurban eden, yar�n da deveyi kurban edebilirdi.
�sl�m tevhide ve �irkten ka��nmaya o kadar �nem vermi�tir ki; Allah'tan ba�kas�na kurban kesilen bir yerde, Allah (c.c.) i�in kurban kesilmesini yasaklam��t�r. Sabit b. Dahhak'�n Buvane'de bir deve kesmeyi adayan adam hakk�nda rivayet etti�i hadis bunu g�stermektedir.

U�ursuzlu�a �nanma �irktir:

�irkin bir ba�ka �e�idi de u�ursuzlu�a inanmakt�r. Bu, duyulan ve g�r�len baz� �eyleri u�ursuz saymakt�r. Niyet etti�i yolculuk, evlenme, ticaret v.b. �eylerden, bundan dolay� vazge�mektir. �hlasla Allah'a (c.c.) tevekk�l etmedi�i, O'ndan ba�kas�na y�neldi�i ve kalbinde u�ursuzlu�a itikad bulundu�undan dolay� �irke d��m�� olur.
�mam Ahmed, Peygamber'in (s.a.s.) ��yle dedi�ini rivayet etmi�tir: Kim, u�ursuzlu�a inand���ndan dolay�, i�inden vazge�erse, �irk ko�mu� olur. Bunun kefareti nedir, dediklerinde, ��yle s�ylemendir buyurdu: "Allah'�m! Senin hayr�ndan ba�ka hay�r yoktur. Senin u�ursuzluk olarak bildirdi�inden ba�ka da u�ursuzluk yoktur. Senden ba�ka tanr� da yoktur."
�nsan�n nefsindeki baz� tedirginlik ve teredd�tlerin bir zarar� yoktur. Allah'a tevekk�l ederek onun yolunda y�r�rse; u�ursuzluk onu, niyet ve amac�ndan al�koyamaz. Ebu Davud ve Tirmizi, �bn-i Mesud'dan (r.a.) merfu olarak rivayet etmi�lerdir. U�ursuzluk �irktir, u�ursuzluk �irktir. Bizden de�ildir. Bunu ancak Allah'a tevekk�l yok edebilir."
"Bizden de�ildir, ancak"�n anlam�, be�er� zay�fl���n gere�i olarak kalbinde bir �ey kal�rsa, bu istisnad�r. Allah, kendisine yap�lan tevekk�lden dolay�, bunlar� onun kalbinden s�k�p al�r. "Allah'a tevekk�l eden kimseye, O yeter." (Talak, 3)
U�ursuzlu�un kar��t�, fe'l u�ura inanmakd�r. �nsan�n duydu�u bir s�ze, g�rd��� bir �eye binaen, hay�rl� bir �eyin olaca��n� sanmas�d�r. Efendimiz (s.a.s.) g�zel u�uru severdi. ��yle buyurdu: U�ur (fe'l) ho�uma gidiyor. O nedir, diye soruldu�unda, g�zel s�zd�r, kar��l���n� verdi.
Buna bir �rnek verelim: Hasta bir adam�n, ba�ka birini ��yle derken duymas�d�r: Ey sa�lam ki�i. Bundan dolay�, bu insan bir hay�r umar. Bu, g�zel bir �eydir. ��nk� geni� emel ve Allah hakk�nda h�sn� zan beslemeye �a�r�d�r. U�ursuzluk ise, Allah (c.c.) hakk�nda suizan ve bo�u bo�una ba�kas�ndan bir �ey beklemektir.

�nceki Sayfa
Fihrist
Sonraki Sayfa