Tevhid/Hasan El Benna
Tavsiyeler
[�lk]  <Geri 


TAVS�YELER
1 - Bir c�zden az olmamak �art� ile Kur'an-� Kerim'den g�nl�k bir virdin (belli vakitlerde okunmas� �det haline getirilen Kur'an c�zleri) olsun. Yapaca��n hatim s�resi �� g�nden az ve bir aydan �ok olmas�n.
2 - Kur'an-� Kerim'i g�zel oku ve edeple dinle. Manas�n� d���n. Hz. Peygamber (S.A.S.) efendimizin hayatini, ashab� kiram�n ya�ay��lar�n� vaktinin m�saadesi nispetinde oku.
3 - Kendini umumi bir s�hh� muayeneden ge�irt. Te�his konan hastal��a g�re tedavi cihetine git. V�cudunu kuvvetlendirecek �eylere ehemmiyet ver. S�hhatini zay�flatacak �eylerden uzakla�.
4- �ay, kahve ve benzerlerini israf derecesinde i�mekten ka��n. Ancak mecbur kald���n zaman i�. Kafi surette sigara i�me.
5 - Evinde, elbisende, yiyece�inde, bedeninde, i� yerinde ve her �eyde temizli�e titizlik g�ster. Zira din,temizlik �zerine kurulmu�tur.
6 - S�z�n do�ru olsun, asla yalan s�yleme.
7 - Taahh�d�n�, s�z�n� ve vadini yerine getir. Vaziyet nas�l olursa olsun s�z�nden cayma.
8 - Me�ekkatlere tahamm�l et, b�y�k �eceat sahibi ol. En b�y�k kahramanl�k, hakk� beyan etmek, s�rr� saklamak, hatay� itiraf etmek, nefsinin hakk�n� vermek ve k�zd���n zaman nefsine hakim olmakt�r.
9- Ciddiyet ifade eden bir vakara sahibol. Fakat bu vakar seni latifeden ve tebess�mden men etmesin.- Son derece hayal� ve hassas ruhlu ol. iyili�i sev,k�t�l�kten elem duy. Zillet g�stermemek �art� ile m�tevazi ol. Bir mevkie ula�mak i�in bulundu�un mevkiden daha a�a�� mevkie bak.
10 - B�t�n hal ve durumlarda do�ru h�k�ml� ve adil ol. K�zg�nl�k sana iyilikleri unutturmas�n. Birisine kar�� besledi�in sevgi, onun k�t�l�klerini g�rmene mani olmas�n. D��manl�k ise sana iyilikleri unutturmas�n. Ne kadar ac� olursa olsun kendi aleyhine veya yak�nlar�n�n aleyhine de olsa hakk� s�yle.
11 - Daima umumun hizmetine haz�r ol. �nsanlardan birisine kar�� yapt���n hizmetten sevin� ve gurur duy.Hastay� ziyaret et. Muhtac� kolla. Zay�f� takviye et.G�zel s�zle de olsa zavall�lar�n g�nl�n� al.Daima hayra ve iyili�e ko�.
12 - �efkatli, c�mert, m�samahak�r, affedici, m�layim, ve halim ol. insan ve hayvana yumu�akl�kla muamele et, bir sohbet meclisinde yer g�ster.M�sl�man karde�inin ay�plar�n� ara�t�rma. Meclislerde y�ksek sesle konu�ma, ba��r�p �a��rma, girerken ��karken m�saade al.
13 - Zengin de olsan iktisada riayet et. Zay�f da olsan serbest �al��may� �n pl�na al.
14 - Devlet vazifelerine haris olma. Bil ki, devlet kap�s� r�z�k kap�lar�n�n en dar�d�r. E�er senin hak davetine muar�z olmayan bir i� teklif edilirse reddetme.
15 - Vazifeni eda hususunda haris ol. iyi ve m�kemmel yap, aldatma ve s�z�nden cayma.
17- Hakk�n� iyilikle ara ve al. insanlar�n haklar�n� istemeksizin ve oyalamaks�z�n yerine getir.
18 - Kumar�n b�t�n �e�itlerinden uzak dur. Sonunda ki kazan� ne olursa olsun. Her ne kadar sonunda pe�in kazan� var ise de haram kazan� yollar�ndan uzakla�.
19 - B�t�n i� ve muamelelerinde faizden uzak ol, elini ete�ini ondan �ek.
20 - Fabrikalar kurmak, iktisadi �sl�m m�esseseleri tesis etmek sureti ile �sl�m servete hizmet et. Vaziyet ne olursa olsun, bir kuru�unun bile m�sl�man olmayanlar�n eline ge�memesine �al��. Yerli mal�ndan giyin ve memleketinin mahsul�nden yiyip i�.
21 - Kazanc�n az da olsa bir k�sm�n� fevkal�de haller i�in biriktir. Hi�bir �eyde l�kse ka�ma.
22 - B�t�n hayat tezah�rlerinde g�c�n yetti�i kadar �sl�mi adetlerin ihyas�na ve gayri �sl�mi adetlerin imhas�na �al��. Mesel� sel�m, lisan, tarih, k�l�k, k�yafet,ev tanzimi, yeme i�me ve bir meclise girip ��kma, keder, sevin� gibi hususlarda peygamber Efendimizin yolunu takib et.
23 - Allah'� Teal�'n�n murakabesinde oldu�unu d���n ve ahireti hat�rlay�p Allah'�n r�zas�na y�nelen merhaleleri himmet ve azimetle kat et.
24 - Gece namaz� ve her ay �� g�n oru� gibi nafile ibadetlerle kalbi ve lisan� zikirleri �o�altmakla, ve b�t�n hallerde peygamberimizin dualar� ile dua etmekle Allah'a yak�n olmaya �al��.
25 - Temizli�e m�kemmel surette riayet et. Ekseriyetle abdestli olmaya gayret et.
26 - Ramazan orucunu tut, �artlar� haiz olunca Hac vazifesini ifa et, bunu yerine getirmeye sahip olmaya �al��.
27 - Cihad niyetini ve �ehadet sevgisini daima kalbinde ta�� ve kabiliyetin nispetinde buna haz�rlan.
28 - Daima tevbe ve isti�far et, b�y�k g�nahlar ��yle dursun, k���klerinden bile ka��n. Her g�n yata��na, uzand���nda uykudan �nce o g�n iyilik mi, yoksa k�t�l�k m� yapt���n�n muhasebesini yap. Vaktinin k�ymetini bil, ��nk� o hayatt�r. Faydas�z yere zaman�n�n bir c�z�n� bile harcama, Harama d��memek i�in ��pheli �eylerden sak�n.
29 - Dizginini eline al�ncaya kadar nefsinle �iddetli bir m�cadeleye giri�. G�z�n� harama, bakmaktan koru. Hislerine hakim ol.
30 - Nefsini daima g�zel ve hel�l olan �eylere al��t�rmakla onu y�kselt. Haram olan �eyleri hangi �e�it olursa olsun nefsine tatt�rma.
31 - �araptan, sarho�luk veren �eylerden son derece sak�n.
32 - Servetin az da olsa bir k�sm� ile �sl�m'a hizmet et. Borcun olan zek�t� muhta� olup isteyen veya istemekten �ekinen m�sl�man karde�lerine ver.
33 - K�t� arkada�tan, fas�k dosttan, g�nah ve masiyet yerlerinden uzak dur,
34 - Oyun ve e�lence yerlerine yakla�mak ��yle dursun, onlar� yok etmek i�in m�cadele et. Oyun, israf ve gayri me�ru olan e�lencelerin her t�rl�s�nden uzak ol.
35 - Karde�inin menfaatini kendi menfaatinden �st�n tut. M�him bir mazeretin olmad�k�a toplant� ve sohbetlerine kat�l. Karde�lerinin i�lerini �n pl�na al.
36 - Senin mefkuren ve d���ncene ba�l� olmayan cemaat ve topluluklardan el etek �ek.
37 - M�kellef oldu�un �sl�m davet vazifesini her yerde yapmaya �al��. Kendine k��lada emir bekleyen bir asker nazar� ile bak. HASAN-�L-BENNA
Hi�bir m�fsid, ben m�fsidim demez. Daima sureti haktan g�r�n�r. Yahut, bat�l� hak g�r�r. Evet kimse demez ayran�m ek�idir? Fakat siz, mihenge vurmadan almay�n�z. Zira �ok silik s�z ticarette geziyor.Hatta benim s�z�m� de, ben s�yledi�im i�in h�sn� zan edip tamam�n� kabul etmeyiniz. Belki ben de mufsidim. Veya bilmedi�im halde ifsad ediyorum, �yle ise, her s�ylenen s�z�n kalbe girmesine yol vermeyiniz, i�te size s�yledi�im s�zler hayalin elinde kals�n, mihenge vurunuz. E�er alt�n ��kt� ise kalpte saklay�n�z. Bak�r ��kt� ise �ok g�ybeti �st�ne ve bedduay� arkas�na tak�n�z, bana reddediniz, g�nderiniz? Evet, hakk� tan�yan, hakk�n hat�r�n� hi�bir hat�ra feda etmez. Zira, hakk�n hat�r� �lidir. Hi� bir hat�ra feda edilmemek gerek. Fakat, �u h�sn� zan�n�z� kabul etmem. Zira, bir m�fside, bir dessasa h�sn� zan edebilirsiniz. Delil ve akibete bak�n�z.
S - Nas�l anlayaca��z, biz cahiliz, sizin gibi, ehli ilmi taklit ederiz.
C - Benden cahilsiniz, fakat akilsiniz, hanginizle zebib yani �z�m� payla�sam zekavetiyle bana hile edebilir. Demek cehliniz �z�r de�il
Bak�n�z g�nde be� defa geceli g�nd�zl� m�ezzinlerimiz y�ksek sesle "E�hed� en la il�he il�llah" diyerek, bu m�barek kelimeyi, muhtelif �rk ve milletlerden meydana gelen b�t�n insanl��a duyuruyorlar.
Hepsi de tam bir emniyet ve s�k�netle onu dinliyorlar. Fakat, ne yaz�k ki kainlerimize ve zihinlerimize m�essir olmuyor. ��nk� m�n�d�, insanlar� neye ve nereye davet etti�ini, insanlar da bu nidan�n ne kadar y�ksek bir man�y� ihtiva etti�ini ve onlar� nas�l y�ksek bir maksada ula�t�rman�n rehberi oldu�unu anlam�yorlar. Fakat, bir g�n gelir de b�t�n d�nya bu davetin ne kadar ulv� bir hedefi oldu�unu anlar, m�ezzin de tam bir ihl�s ve samimiyetle bu niyetini il�n ederse o zaman d�nyan�n nas�l bir inkil�ba sahne olaca��n� yer y�z�n�n nas�l de�i�ece�ini ve ba�ka bir �ehreye b�r�nece�ini g�receksiniz.
Heyhat! Cahiliyet memesinden s�t emen ve onun kuca��nda terbiye g�ren insanl�k b�yle bir �a�r�ya nas�l kulak verebilir?.
Ama asl�nda o m�n�d� insanl��a ��yle hayk�r�yor :
- "Allah'tan (C.C.) ba�ka hi�bir h�kim ve p�di��h tan�m�yorum, il�h� kanundan, il�h� d�sturdan, il�h� h�k�metten ba�ka hi� bir kanuna, d�stura ve h�k�mete teslim olmuyor, boyun e�miyorum. D�nyev� olan mahkemelerden ve kuvvetlerden hi� birini resmen tan�m�yorum. Allah'�n (C.C.) emrinden ba�ka hi� bir emre tab� olmuyorum. Cahiliyetten tevar�s eden hi� bir �arta, �l��ye ve kayda mukayyet de�ilim. Baz� insanlar�n kendilerine izafe ettikleri beylik, a�al�k, Efendilik, �eyhlik gibi imtiyazlara itibar etmiyorum. Hi� bir zengine a�al�k, hi� bir din adam�na kudsiyet izafe etmiyorum. Hakka dayanmayan, hak olmayan, Hakka inat ve muhalefet eden hi� bir h�k�met ve saltanattan korkum yoktur. Ancak ve ancak Allah (C.C.)'�n ir�de ve takdirine boyun e�er teslim olurum. Bunun d���nda b�t�n canl� putlar� ve yalanc� il�hlar� reddederim."
Acaba b�t�n d�ny� ve beni be�er bu manalara kulak verip hakk� ile anlasa hi� durmas�, susmas� m�mk�n m�? Katiyen. Bil�kis o manan�n �z�n� anlad� m� derhal harekete ge�ecek bizlere kar�� sava� il�n ederek pusu kuracakt�r. .Onlara kar�� biz harp etmesek de k�f�r g�ruhu ayaklanarak bizi tuza�a, pusuya d���rmeye �al��acakt�r. Hakikat �a�r�s�nda bulunan m�ezzinin sad�s�n� idr�k ettikleri an yer y�z�nde b�y�k bir de�i�menin vuku bulaca��n� b�t�n Ehl-i k�fr�n y�lan ve akrep v.s. canavarlar gibi etraf�n�z� sar�p sizi soktuklar�n� ve par�alad�klar�n� g�r�rs�n�z.
��te Resul-i Ekrem Aleyhisselat� Vesselam ortaya ��k�p bu ulv� daveti yaymaya ba�lad��� zaman d�nyan�n hali yukar�da zikredildi�i gibi derhal de�i�iverdi. O m�n�d�, Aleyhissel�t� Vesselam kendisi bu davetin ne oldu�unu �ok iyi biliyordu. Keza bu daveti duyanlar�n onu nas�l kar��layacaklar�n� ve nas�l bir yola ba�vuracaklar�n� maksadlar�n�n ne olaca��n� da �ok iyi biliyordu. Bu itibarla bu davetin kendilerine zarar getirece�ini, menfaatlerini zedeleyece�ini anlayanlar bu m�barek sad�y� yok etmek, y�kselen il�h� nuru s�nd�rmek i�in gayret sarf ediyorlard�. M�bed ve manast�rlarda din i�lerini y�r�ten din� liderler bu s�day� i�itmekten n�fuz ve iktidarlar�n�n d��ece�i tehlikesini anl�yorlard�. Kabile ve a��ret reisleri de bu s�dan�n kendi reisliklerini temelinden y�kt���n� g�r�yorlard�. Ayn� �ekilde faizci sermayedarlar aile ve mezhep itibariyle y�ksek �erefe sahip olanlar vatan ve kavmiyetperestler insanlar taraf�ndan kendilerine tahsis edilen bu imtiyazdan mahrum olacaklar�n� hissediyorlard�. �ba ve ecd�d�ndan intikal eden �rf, �det ve b�t�l itikatlara ba�l� ve bunlardan geleneklerinin tehlikede oldu�unu g�r�yorlard�. K�sacas� b�t�n sevdikleri ve ba�land�klar� �eylerin ortadan kalkma tehlikesi ile kar�� kar��ya oldu�unu a��k�a g�r�yorlard�. Ma'b�d olarak ittih�z ettikleri putlar�n yok olaca��n� da ar�l�yorlard�
B�t�n bu farkl� inan�lar, gelenekler, kab�le ve a�iretlere mensup insanlar daha evvel senelerce biribirleri ile m�cadele etmi�lerdi. Fakat bu il�h� davet ba�lad��� zaman hepsi bir araya gelmi�, anla�m�� ve birle�mi�lerdi. M��terek d��man olarak g�rd�kleri tehlikeyi ortadan kald�rmaya azmediyorlard�.
Yaln�z bu ahv�l ve �artlar i�inde Hak ve hakikat� g�ren temiz ziynetli sadakat sahibi olanlar hak ve hakikati ��rendikten ve onun tad�n� ald�ktan sonra b�t�n �iddet, me�akkat, i�kence ve zorluklara kem�l-i afiyet ile tahamm�l ediyorlard�. Hakikat ���k� bu insanlar bu yolda �l�m� bile hi�e say�yor, belki seve seve can vermeye haz�r idiler. ��nk� davalar�n�n hakkaniyetine, hakka ve hakikate inanm��lard�. Hepsi o kadar.
��in ba��nda Allah (C. C.) ve Resul�n�n S.A.V. davetine uyanlar �ok azd�. Fakat tedr�cen say�lar� art�yor, tek tek, grup grup insanlar Resul-i Ekrem Aleyhissel�t� Vesselama tab� oluyorlard�. B�y�k bir im�n ve �uur ile birle�iyor ve bir cemaat olmaya y�netiyorlard�. Hz. Peygamber Aleyhissel�t� vesselam hem onlar� fikren yeti�tiriyor, hem de bu yeni cemaati organize ediyordu. Onlar�n ameli ve hareketleri sayesinde ihl�s ve samimiyetlerinin bereketi ile iman nuru etrafa yay�l�yordu. O nuru s�nd�rmek veya yay�lmas�n� �nlemek isteyenler b�t�n �iddet ve tecav�zlerine ra�men iman edenlerin say�s� g�nden g�ne art�yordu, iman edenlerin bir �o�u i�lerinden, makamlar�ndan mal ve m�lklerinden oluyor, baz�lar� evinden, yuvas�ndan uzak d���yor, bir k�sm� e�inden dostundan ve yuvas�ndan ayr� d���n�yor, nice ki�iler d�v���yor, yak�l�yor, �e�itli i�kencelere maruz kal�yor, k�zg�n kumlar �zerinde s�r�kleniyor, k�zg�n demir ile da�lan�yor, g���slerine b�y�k ta�lar konulmak suretiyle yak�l�yorlard�. �oklar� k�f�r ve hakaretlere mar�z kal�yor, sokaklarda ta�lan�yor, do�uluyor, so�uluyordu. Nicelerinin g�zleri mil ile oyulmak suretiyle k�r edilmi� ve g�rme nimetinden mahrum b�rak�lm��t�r. �oklar�n� bu dav�dan vazge�irmek i�in kendilerine kad�n, mal ve r�tbe teklif ediliyordu. B�t�n bunlara ra�men hak ve hakikatten ayr�lm�yorlard�.
B�t�n bunlar hazmediliyordu. Hazmedilmesi de gerekirdi. ��nk� �sl�m-� hareket tazyikler, bask� ve s�k�nt�lar kar��s�nda ancak azam� sab�r, itid�l ve mukavemet sayesinde ilerleyebilirdi. Keza : yeni dikilmekte olan �sl�m idealinin fidan� da ancak bu nev� hasletler ile meyvesini verebilirdi. Esasen b�t�n bu musibetler ve zorluklar�n bir tek sebebi vard�. O da �u idi :
Bu zay�f iradeli, ahl�ks�z ve d���k insanlar o ulv� davete icabet etmek kudretini kendilerinde g�rm�yor, sars�lmaz iradeli, imanl� Hak ve hakikatten ayr�lmayanlar�n saf�na giremiyorlard�. Di�er taraftan bu direnme ve deneme neticesinde insanl�k fezas�nda en parlak y�ld�zlar gibi parlayan ve insan neslinin z�bde ve g�z�deleri olan bu insanlar o davetin verdi�i saadeti anlayarak birer parlak elmas gibi ebede kadar insanl���n g�z� �n�nde numune olarak kalacaklard�r.
Evet, �sl�m'�n o ulv� daveti b�yle nezih ve y�ksek karakter sahibi insanlara muhta� idi. i�in hakikati, b�t�n cemiyetlerde oldu�u gibi ; burada da k�t� insanlar aras�ndan temizlerin ayr�lmas� veya d�r�st, s�d�k ve muhlis az�m ve ir�de sahibi, hak ve hakikat yolcular� olan insanlar�n, bu deneme ve imtihanlar neticesinde saf alt�n gibi ayr�lmalar� idi. Hem �yle insanlar ki ; o davete icabet ettikleri an bu i�kence ve zorluklara tahamm�l etmeyi g�ze almalar� gerekiyordu. Do�rusu insafs�z, zalim ve cebbar d��manlar�n i�kencesine bu �ekilde fed�k�r�ne ve can pahas�na dayanmak ger�ekten kolay bir �ey de�ildir.
B�t�n bunlardan ba�ka �u hususu da g�zler �n�ne arz etmek l�z�md�r :
Allah'a C.C. ve Allah'�n C.C. g�nderdiklerine inanan bu �ah�slar �ahs� maksat ve gayelerini veya nefs�n� arzular�n� veyahut ailev�, �rk� ve kavm� ��karlar�n� temin etmek i�in ba�lar�na gelen musibetlere, eza ve i�kencelerin t�m�ne mukavemet ve tahamm�l ediyor de�illerdi. Bil�kis Allah (C. C.) 'in yolunda ve O'nun hesab�na bu eziyet ve enva� t�rl� rezaletlere boyun e�diler. Yaln�z ve yaln�z Allah (C. C.) i�in bu fed�k�rl��a katland�lar O m�barek ve mukaddes yolda olmakla d���k ziynetli sap�k insanlar�n h�cumlar�na hedef oluyorlard�. Bu onlar�n imanlar�n�n kuvvetlenmesine ves�le oldu. D�nyan�n �iddetle muhta� oldu�u y�ce makama hasrederek o muktedir varl���n� buldu. Onlar�n bu s�k�nt�lara m�ptela olmalar� onlara temiz ve y�ksek �sl�m ahl�k�n� kazand�rd�. Y�ksek bir tefekk�r ve aksiyon kabiliyetini, sa�lam bir inan� ve itikad� kazand�rd�. Allah C. C. a�k� onlar�n zihinlerinde ve �uurlar�nda yerle�ti. G�n�lleri ve ruhlar� �sl�m'�n fikir, irfan ve marifet kayna�� ile dolup ta�t�. Bu sisteme olan iman ve inan�lar� kan ve kemiklerine bile n�fuz etmi�ti.
Evet, �sl�m fikriyat�n�n zuhuru ve inki��f� tamamen bu i�kence, eziyet, mihnet ve me�akkatin tabi! sonucu idi. ��nk� mukaddes ve ulv� bir hedefe y�nelen ve bu niyet ile yola ��kan bir insan a�l�k, susuzluk ve gariplik gibi pek �ok g��l�klerle kar��la��r. Bir �ok m�cadele safhalar�ndan ge�mesi, b�t�n me�akkat, mihnet ve musibetlere tahamm�l etmesi gerekir. B�yle kimselerin edindikleri tecr�belerin tesiri ile mukaddes gaye ve ulv� maksatlar�na olan muhabbetlerinin kat kat y�kselmesi, �o�almas� bunun tabi� sonucudur. Neticesinde de ba�ka bir �ahsiyet meydana ��kacakt�r. Bu yeni �ahsiyet elbette ki hedef ve gayeye uygun �zel bir kal�pta yo�rulmu� olacakt�r, �yle ki; o �ahs�n o gaye ve maksad�n hedef ve yolundan d�nmesine art�k imk�n kalmaz.
��te �sl�m'�n m�barek ve mukaddes �er�ati b�yle �ahsiyetleri yeti�tirmek ve b�yle seciyyeleri korumak i�in m�sl�manlar �zerine g�nde be� vakit namaz� farz k�lm��t�r. Bu vesile ile b�t�n fikirler ve g�r��leri ayn� ulv� hedefte toplanm�� olsun. B�t�n az�m ve gayretleri, kuvvet ve maksatlar� mukavemet ve istikamet ile arzu ve gayeye vuslatta birle�sin, �tikad ve imanlar�ndan gelen kulluk ve muhabbet ba�lar�n� yeniden gizli ve a�ik�r, yerde ve g�klerde olan b�t�n ruhan� mahluklar�n kuvvetlerinin ihtiyar�na tab� oldu�u �sl�m� tefekk�r ve d���nce b�ylelikle v�cud hakimiyetinin vuslat�n� d���n�p itiraf ettikten sonra b�t�n irade ve muhabbeti ile onun iradesine teslim olmu� olsun.
�sl�m �er�ati m�sl�manlar�n din� duygu ve imanlar�n� takviye etmek i�in be� vakit namaz� farz k�lm��t�r. Bu d�nyada Allah'�n C.C. emirlerine inkiy�d i�in namaz k�lmay� va'd etmi�lerdir. Yani namaz bir bak�ma Allah (C. C.)'�n emirlerine itaatin bir sembol�d�r. O Allah (C. C.) ki bilinen ve bilinmeyen �lemlerin sahibi, gizli ve a�ik�r her �eyi g�ren ve bilen ceza g�n�n�n hakimidir. Kullar� �zerinde her kudrete sahiptir.
K�sacas� bu ib�detten yeg�ne maksat m�sl�manlar�n Allah (C. C.)'�n emir ve h�k�mlerinden ba�ka hi� bir kanuna ve kanun vaz eden makamlara itaat etmemelerini temin etmektedir.
Evet, bisetin ba�lamas� ile �sl�m'� ba��rlar�na basanlar ve Kelime - i Tevhid'e iman edenler yukar�da arz olundu�u tarzda terbiye g�rd�ler. Di�er taraftan bu e�siz terbiyenin yay�lmas� tebli� ve propagandas� m�essir bir �mil idi. ��nk� cemiyet g�z� ile g�r�yordu ki kendilerinden olan baz� insanlar bu davete kap�l�yor, �sl�m'a dehalet ettikten sonra b�t�n i�kence ve s�k�nt�lara ra�men imanlar�nda en ufak bir sars�nt� olmuyor, �elik gibi imanlar� her t�rl� bask�ya k�fi geliyordu.
Tabi� ki ; bu husus onlar�n (k�firlerin) fikirlerini �ok me�gul ediyordu. Para ve pul, evlat ve iy�l, �an ve ��hret, kad�n ve cariye kazanma gibi nefs�n� arzular�n s�k�t etti�ini b�t�n bunlardan el etek �ekmeleri icap etti�ini g�rd�ler. Di�er taraftan imanlar�n� muhafaza u�runda her �e�it i�kenceyi g�n�l r�zas� ile kabul eden kimselerin meftun olarak cazibesine kap�ld�klar� dav�n�n hakk�niyyetine ve do�rulu�una delil oluyordu. Davaya kar�� al�ka ve tecess�sleri de art�yordu. LA �LAHE �LLALLAH mefhumunun hakikatini anlar anlamaz onlar�n da hayat�nda bir ink�lap ve bir de�i�me oluyordu. Az zamanda bu ink�lap b�t�n ruhlar�na n�fuz ediyor, kalplerine k�k sal�yordu. Bu m�barek kelime u�runda d�nyadan ellerini �ekiyor, mal, can, evlat ve iy�l gibi d�nyan�n b�t�n lezzetlerini terk ediyorlard�. Bu iman ve akidenin nuru kalplerinin kasvetini yok ediyor, cehalet perdesini g�zleri ve fikirleri �n�nden kald�r�yordu. Sonra da "vecilet kulub�h�m " �yetinin izah buyurdu�u gibi hakk�n tecell�si kalplerini a��yordu.
Bu nevi temiz kalpli ve d�r�st insanlar�n yan�nda mezaristan da yatan atalar�n�n kemikleri ile ���nen cahiliyetin reislik gururuna kap�lan, �ehvan� arzular� pe�inde ko�an ve d�nyev� lezzetlerin g�zlerini k�r ederek, hak ve hakikati g�rme hissinden mahrum olan, ba�ka bir grup insan daha vard�. Fakat bu hastal��a kap�lmayanlar kendi kendilerine bu davete kap�l�yorlard�. Di�er bir gurup da g��leri oldu�u m�ddet�e �sl�m'a kar�� direndiler. Sonunda hakk�n azamet ve cel�leti kar��s�nda e�ildiler. Nihayet �yle bir an geldi ki yaln�z f�tr� ve temiz karakterlerden, selim ak�l ve fikirden, do�ruluktan ve temiz kalplilikten mahrum olanlar �sl�m nimetinden mahrum kald�lar.
Di�er taraftan cereyan eden bu olaylar i�erisinde cemiyete arz olunan bu davan�n hak ve hakikat oldu�unu apa��k bir �ekilde meydana koyan Hz. Peygamber Aleyhissel�t� Vessel�m'�n numune olan ya�ay��� idi. ��nk� Resulu Ekrem Aleyhissel�t� Vessel�m'� dinleyen, s�zlerini i�iten, m�barek cem�lini, hareket ve am�lini g�ren, sade ya�ay���na, �rnek �detlerine ve temiz ahl�k�na �ahit olan herkes O'nun parlak hayat�n�n berrak aynas�nda �sl�m g�ne�inin mana ve mahiyetini, �z�n� ve hakik� ruhunu kolayca anlayabiliyor ve en g�zel bir numunede a��k ve m�cessem olarak g�rebiliyordu, bu m�him mevzu her ne kadar etrafl�ca a��klanmaya muhta� ise de bu bahsi k�sa keserek esas maksada m�teveccihen di�er m�him i�leri g�zden ge�irelim:
N�b�vvet �afa��n�n do�mas�ndan �nce yani k�inat�n Efendisi cihana ���k ve hayat sa�an �sl�m'�n g�ne�i Hz. Resul-i Ekrem Aleyhissel�t� Vesselama Ris�let gelmezden evvel Hicaz'�n zenginlerinden ve sermayedarlar�ndan biri olan, e�i Huveylid'�n k�z� Hz. Hatice (R. Anh�) n�n kendisine verdi�i mal ile ticaretle i�tig�l ediyorlard�. Fakat Cenab - � Allah O'nu hak kelimeye ve yola davet etmeye memur edince ticaret i�i aksad�. Di�er taraftan Hz. Resul (A. S.) �sl�m'� tebli� etmek i�in bir inkil�b harek�t�na ba�lamas� b�t�n Arabistan'dan O'nun aleyhine bir birle�me, uyanma ve sil�hlanma haz�rl�klar� ba�lad�. Fiilen harekete ge�ti. Hz. Resul-i Ekrem (A. S.) ve e�i Hz. Hatice (R. Anh�) g�n�l ho�lu�u ile, seve seve davet ve propaganda yolunda mallar�n� harcad�lar, �yle bir an geldi ki k�inat�n efendisi (A. S. V.) tebli� i�in Taife gitmesi icabediyordu. Bir binek hayvan� bile yoktu. Mecburen yaya olarak yola koyulmu�tu. Halbuki d�ne kadar Hicaz'�n en zengin t�ccar�, kazanc�, mal ve m�lk� en �ok olanlar�n ba��nda geliyordu.
��te o, bu durumda iken Kurey� ululalar� yan�na gelerek O'na ��yle bir teklifte bulundular :
E�er bu davada gayen mal, m�lk, servet sahibi olmak ise sana o kadar mal toplayal�m ki hepimizden daha zengin olas�n. E�er maksad�n �an, �eref ve makam sahibi olmaksa sana mutlak bir reislik verelim ve senin emir ve iznin olmaks�z�n hi� bir i�e te�ebb�s etmeyelim. Ve senin emrinden asla d��ar� ��kmayal�m. Sultanl�k istersen seni ba��m�za sultan olarak dikelim. Yok e�er kad�n istiyorsan seninle evlendirmek �zere memleketin en g�zel k�zlar�n� getirelim."
B�t�n bu teklifler kendisine arz edildi. Ama Allah (C. C.) 'in be�eriyeti ; k�fr�n ve cehaletin pen�esinden, �aresizlikten ve bi�arelikten kurtararak,
n�t�n Efendisi cihana ���k ve hayat sa�an �sl�m'�n g�ne�i Hz. Resul-i Ekrem Aleyhissel�t� Vesselama Ris�let gelmezden evvel Hicaz'�n zenginlerinden ve sermayedarlar�ndan biri olan, e�i Huveylid'�n k�z� Hz. Hatice (R. Anh�) n�n kendisine verdi�i mal ile ticaretle i�tig�l ediyorlard�. Fakat Cenab - � Allah O'nu hak kelimeye ve yola davet etmeye memur edince ticaret i�i aksad�. Di�er taraftan Hz Resul (A. S.) �sl�m'� tebli� etmek i�in bir ink�lap harek�t�na ba�lamas� b�t�n Arabistan'dan O'nun aleyhine bir birle�me, uyanma ve sil�hlanma haz�rl�klar� ba�lad�. Fiilen harekete ge�ti. Hz. Resul-i Ekrem (A. S.) ve e�i Hz. Hatice (R. Anh�) g�n�l ho�lu�u ile, seve seve davet ve propaganda yolunda mallar�n� harcad�lar, �yle bir an geldi ki k�inat�n efendisi (A. S. V.) tebli� i�in Taife gitmesi icabediyordu. Bir binek hayvan� bile yoktu. Mecburen yaya olarak yola koyulmu�tu. Halbuki d�ne kadar Hicaz'�n en zengin t�ccar�, kazanc�, mal ve m�lk� en �ok olanlar�n ba��nda geliyordu.
��te o, bu durumda iken Kurey� ululalar� yan�na gelerek O'na ��yle bir teklifte bulundular :
E�er bu davada gayen mal, m�lk, servet sahibi olmak ise sana o kadar mal toplayal�m ki hepimizden daha zengin olas�n. E�er maksad�n �an, �eref ve makam sahibi olmaksa sana mutlak bir reislik verelim ve senin emir ve iznin olmaks�z�n hi� bir i�e te�ebb�s etmeyelim. Ve senin emrinden asla d��ar� ��kmayal�m. Sultanl�k istersen seni ba��m�za sultan olarak dikelim. Yok e�er kad�n istiyorsan seninle evlendirmek �zere memleketin en g�zel k�zlar�n� getirelim."
B�t�n bu teklifler kendisine arz edildi. Ama Allah (C. C.) 'in be�eriyeti ; k�fr�n ve cehaletin pen�esinden, �aresizlikten ve bi�arelikten kurtararak,omuzlar�ndaki a��r y�k� indirip ellerine ve ayaklar�na vurulan esaret zincirini k�rs�n diye se�mi� oldu�u bir kimse bu tekliflere kanar m� idi. Kendisine gelecek her t�rl� bel�, i�kence ve eziyetlere do�ulup s�v�lmelere r�za g�stererek bu tekliflere kar�� �u cevab� verdi :
"Ne s�yl�yorsunuz ? Ben ne sizin mal�n�z� isterim, ne saltanat�n�z ve ne riyasetinizi. Allah (C. C.) beni, sizleri inz�r etmek i�in g�nderdi. Ayr�ca bans bir kitap g�ndererek onunla sizleri m�jdelemek ve ik�z etmeye memur etti. Yani sizlere Allah'�n nimetinin m�jdesini veriyor, �iddetli azab� ile ik�z ediyorum. �lemlerin Rabb'inin haberlerini tebli� ederek sizlere vaz-u nasihat ediyorum. E�er getirdi�im ve duyurdu�um �eylere inan�rsan�z d�nya ve ahiret saadetine kavu�ursunuz. Yok, e�er reddetseniz benim ve sizin hakk�n�zda Allah'�n nas�l bir h�k�m g�nderece�ini sab�rla bekliyorum.)
"M�minler ancak onlard�r ki, Allah (C. C.) an�ld��� zaman y�rekleri titrer, kar��lar�nda �yetleri okununca (bu), im�nlar�n� artt�r�r, onlar ancak Rablerine dayan�p g�venirler." (El- �nfak suresi �yet 2)
(*) Bu k�s�m Hil�l mecmuas� say� 85 den iktibas edilmi�tir.