Tevhid/Hasan El Benna
Allahu Tealanin Sifatlari
[�lk]  <Geri  �leri>



ALLAH'� TEAL�NIN SIFATLARI

Salim bir ak�l nazar�nda �an� y�ce olan Allah'�n s�fatlar�:
�u k�inat ve i�indekilere dikkatle bakt���n zaman son derece m�kemmel bir idareye, garip yarat�l��l� mahluklara; ince ve zarif bir sanata; azamet ve geni�li�i ile beraber b�y�k bir hakimiyete; her �ey aras�nda tam bir uygunluk ve dengeye; orjinal bir yap�ya daima yenilenme oldu�una ve yeni ke�if ve bulu�lara �ahid olursun.
�u berrak ve saf g�k y�z�n� y�ld�zlar�yla; y�r�ngeleri ile; g�ne�leriyle aylar�yla ve m�kemmel idaresiyle, en k���k bir ar�za yapmaks�z�n ve zerre kadar bir �atlama olmadan daima ayn� �ekilde hareket etti�ini g�r�rs�n. Yine sen yer y�z�n�; her �e�it otlar� ve onlar�n faydalar�yla; madenleri; hazineleri ile elementleri ve t�rl� maddeleriyle insanl���n hizmetine sunuldu�una �ahit olursun. Di�er yandan hayvanlar �lemine bir g�z att���n zaman insan� �a��rtan �evki tabiiler, garip hidayetler ve ilhamlar g�r�rs�n. B�t�n bunlar�n yan�nda bir de insan�n terkibine ve onun ihtiva etti�i say�s�z cihazlar�na bakarsan m�kemmeliyetini idrak eder, k�inat�n bir numunesi oldu�unu anlars�n. B�t�n bu sayd�klar�m�z;kendi ile kaim olmakta ve vazifesini eda etmektedir. Buhar �lemine ve onda olan acayip ve garip �eylere de bir atf-� nazar etti�in zaman feza �a��nda neler yapt���n� g�r�rs�n ve varl�k kuvvetini; onda olan idareyi ve e�siz m�kemmelli�i; elektrik enerjisinin yapt�klar�n�, m�knat�s ve �ekim kanunlar�n�, iridyum madeninin helak edici g�c�n� tan�rs�n. B�t�n bu g�r��lerden sonra da �lemin sahibine ve onun s�fatlar�na, meydana getirenle gelen �ey aras�ndaki rab�ta ve ilgiye intikal edersin. Yap�c�s�na kar�� derin bir sevgi ve sayg� beslemeye ba�lars�n. B�t�n bu olaylar; birbirine nas�l sa�lam ve emniyetle ba�l�d�rlar. Hepsinin birle�mesi ile tek bir varl�k ortaya ��kar. Tek bir v�cutta v�cut organlar�ndan her birinin di�erine hizmet etti�i gibi uzay �leminde de her bir olay di�er olaylar�n meydana gelmesinde amil olur. Her �eyi b�yle g�r�p idrak ettikten sonra sana bir delil veya burhan; vahi veya Kur.'an gelmeden de basit nazari bir ak�lla �u merhaleye ��kabildin. Hakikaten �u k�inat�n bir sahibi, i�inde cereyan eden olaylar�n bir yarat�c�s�, yap�c�s�, icad edicisi ve idare edicisi vard�r. ��phesiz �u yarat�c�, zay�f bir insan akl�n�n tasavvur etti�inin �ok �st�nde bir azamet sahibi, insan�n, kudret kelimesinin manalar�ndan anlad��� �eyin �ok y�celerinde, her �eyi yapmaya kadir. Hayat kelimesinin ifade etti�i manan�n en kemaliyle ya�amakta ve diridir. �u kainat i�indeki yarat�klar�n hi� birine muhta� de�ildir. Zira o, varl�k �lemi yokken de vard�. Yine O; hudutsuz olan ilmiyle her �eyi ku�atm�� ve her �eyi bilendir. �u k�inat�n b�t�n g�zellikleri ona a��kt�r. ��nk� onun ilk koyucusu odur. Onun varl��� s�n�rs�zd�r. Bir �ncesi, bir ba�lang�c� yoktur. Mevcudat �lemi yarat�lmadan �nce yine vard�. Bundan sonra da varl�k �lemini yaratt��� gibi adem denen yoklukla h�kmedecek ve onun varl���n� sona erdirecektir, i�te b�t�n bunlar� d���n�rken nefsini; �u varl�k aleminin yarat�c�s�na ve idarecisine kar�� kuvvetli bir iman ve akide ile dolup ta�t���n� g�receksin, i�te o; zay�f ve basit be�er akl�n�n tasavvur etti�inin �ok �st�nde b�t�n kem�l s�fatlar�yla muttas�ft�r. Her t�rl� noksan s�fatlardan ar�nm��t�r; m�nezzehtir. Bu inanc� sen, vicdan�n i�in vicdan�n�n vahyi, nefsin i�in, nefsinin bir �uuru olarak bulacaks�n. Nitekim rabbimiz."O halde habibim sen y�z�n� bir muvahhid (Allah'� birleyen) olarak dine, Allah'�n o f�trat�na �evir ki O, insanlar� bunun �zerine yaratm��t�r. ((Buhari'nin Ebu Hureyre'den rivayet etti�i bir hadis'i �erif malinde Ras�lullah ��yle buyurmu�tur. "Her �ocuk �sl�m f�trat� �zerine d�nyaya getirilir. Bundan sonra anas�, babas� yahudi ise onu yahudi yaparlar, H�ristiyan ise H�ristiyan, mecusi (ate�e tapan) ise mecusi yaparlar. Nitekim kusursuz do�an bir hayvan yavrusu i�inde siz kula��, duda��, burnu, aya�� kesik olan�n� hi� g�r�yor musunuz? Bundan sonra Ras�lullah (S.A.V.) bu ayeti okumu�tur. Di�er bir hadisi �erif mealinde de "Dinlerin Allah'a en sevgili olan� e�riyi b�rak�p do�ruya giden ve kolay olan dindir" diye buyurmu�lard�r. (Bu hadis'i, Buhari, �mam-� Ahmet, Taberani rivayet etmi�tir.) Ayeti kerimede ge�en hanif kelimesinin l�gat m�n�s�, e�riyi b�rak�p do�ruya giden demektir. Terim anlam� ise, �brahim (A.S.) in Allah'� bir tan�ma dinine ad olmu�tur)
Allah'�n yarat���na hi�bir �ey bedel olmaz. Bu dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanlar�n �o�u bilmezler" buyurmu�tur.
Allah'�n s�fatlar� ile ilgili �u giri�ten sonra seni; varl�k �lemi hakk�nda baz� garip ve acayip olaylar� d���nmeye sevk ederiz. G�receksin ki onlar, kainat ve i�indeki varl�k �leminin b�y�kl���ne dikkatli ve tedbirli idaresine nispetle �ok basit ve azd�r. Fakat sana takdim edilecek miktar ile nefsinin s�n�rland���n� ve kendine kafi geldi�ini anlayacaks�n.
Birinci m�l�haza: �u burnumuza �ekti�imiz hava belirli unsurlar�n (elementlerin) birle�mesinden meydana gelmi�tir. Onda ba�l�ca iki eleman vard�r. Birisi insan�n teneff�s etmesine uygun olan�d�r ki; bu, kimyagerlerin deyimi ile oksijen (O) ad�n� ta��r. Di�eri ise zararl� bir unsurdur. O da karbon (C) ad�n� al�r. �u aciz kalan varl�k aleminin birli�i aras�ndaki irtibat�n dikkat ve inceli�ine bak�n�z. �u insan i�in zararl� olan elementi (karbonu) bitkiler �lemi teneff�s etmektedir. Halbuki o, onlar i�in faydal�d�r; onlar�n g�da maddesidir, insan i�inde bulundu�u her an oksijen al�r; karbon dioksit (CO2) verir. Halbuki bitkiler bunun aksini yapmaktad�r. .Onlar da karbon al�rlar; oksijen verirler, insanla bitki aras�ndaki kar��l�kl� yard�mla�madaki irtibata bak�n. Hem de �yle m�him bir husustaki o, her ikisi i�inde hayat i�in en ba�ta gelen unsurdur. Bu da solunumdur. Bana s�yle; bundan sonra kocaman varl�k aleminde �unu; �ok y�ce, her �eye kadir; ilm� her �eyi ku�atm��, idaresi gayet zarif ve ince olan y�ce bir Allah'tan ba�kas� yapabilir mi?
�kinci m�l�haza: G�da maddelerini yersin. Onlar, �e�itli unsurlardan terekk�p eder. Ya nebati (bitkisel) yahut ta hayvanidir. (Hayvansal), Bilginler onlar� proteinli, ni�astal�, ya�l� maddelere taksim ederler. Sen g�r�rs�n ki, t�kr�k, baz� ni�astal� maddeleri hazmettirir. �ekerli maddeleri ve tatma organ�n�n haber verdi�i baz� maddeleri eritir.
Midenin salg�lar� da et ve benzeri gibi proteinli maddeleri hazmettirir.Karaci�erin ifraz etti�i safra da ya�lar�n hazm�n� sa�lar, bu sayede par�ac�klara ayr�l�r. Bundan sonra s�ra pankreasa gelir. O, da d�rt unsur (salg�) ifraz eder ve bunlar�n ���nden her biri hazm�n tamamlanmas�nda g�rev yapar. G�rev sahalar� �� ayr� de�er ta��yan g�dai maddelerdir ki onlar da proteinler, ni�astalar ve ya�l� besin maddeleridir. D�rd�nc� salg�s� ise s�t� peynire �evirir. Hayvan ve bitki unsurlar� ile be�er cinsinin unsurlar� aras�ndaki �u �a��lacak irtibata bak ve d���n. Evet i�te insan�n, kendisi ile beslendi�i g�da maddelerinin hali...
���nc� m�l�haza, nebatlardaki �i�ekleri g�r�rs�n. Yine onlar�n �e�itli g�zelliklerle renklenmi� cazip yapraklar�n� tema�a edersin. Bir bitki alimine, bunun hikmetinden sordu�un zaman sana ��yle cevap verir. "O, ar�lar i�in bal alma vas�tas� ve �i�eklerin halis ve saf kokusunu emerek onlar�n d�llenmesini sa�layan bir arac�d�r" der.
Sen, uzun hurma a�a�lar�na bakt���n zaman mevsimi gelince, k�klerinden b�t�n dallara su y�r�d���n� ve tomurcakland���n� g�r�rs�n. Buradan da r�zg�r vas�tas� ile veya �e�itli yollarla erkek �i�eklerin di�i �i�eklere ula�t���na �ahit olursun. B�ylece �iftle�me ve d�llenme has�l olur. Yine dikkatle �u �i�eklerde has�l olan yapraklar�n orijinalli�ine ve g�zelli�ine bak. Bitkilerin hayvanlara ve insanlara hizmet edebilmesi i�in aralar�ndaki birle�meye dikkat nazar�n� �evir. Netice ve meyve i�in zaruri d�llenme i�lemini g�r. B�t�n bunlar, k�r bir tesad�f�n eseri olabilir mi? (Mevzuumuzla ilgisi bulunan ve okuyucumuzun iman�n� tahkiki iman derecesinde daha da sa�lamla�t�racak olan; bir ilim adam�n�, Allah'�n varl���na inand�ran yedi sebebi buraya aynen al�yoruz."ilim ve fen asr�n�n hen�z pek ba�lar�nda bulunuyoruz ve her yeni g�n, kudret ve ilim sahibi bir yaratan taraf�ndan yap�lan �eyleri bir par�a daha meydana ��kar�yor. Darvin'den sonraki �u doksan sene i�inde akla durgunluk veren yeni �eyler bulduk, ilme has bir tevazu ve bilgiden gelen bir imanla Allah'�n varl���n�n daha �ok fark�na varmaktay�z ve varaca��z.
A�a��daki �u yedi sebep �ahsen beni Allah'�n varl���na inand�rmaktad�r:
Birincisi: Hi� de�i�meyen o riyazi kanunla ispat edebiliriz ki; alemimizin pl�n�n� yapan ve onu pl�na g�re meydana getiren b�y�k bir kurucu zek� vard�r.
Cebinize, birden ona kadar numaralanm�� on tan" bir kuru� koyun ve s�yle bir iyice de kar��t�r�n�z. �imdi, bu kuru�lar� teker teker birden ona kadar numara s�ras� ile �ekmeye �al���n, her ald���n�z kuru�u da tekrar cebinize koyup paralar� yeniden bir iyice kar��t�r�n. Riyazi olarak biliyoruz ki, ilk �eki�te bir numaral� kuru�u �ekmek ihtimaliniz onda birdir. Arka arkaya bir ve iki numaral� kuru�lar� �ekme ihtimaliniz ise y�zde birdir. Bir, iki ve �� numaral�lar� m�teakiben �ekmek ihtimaliniz ise binde birdir ve bu, b�ylece devam eder gider. Bu kuru�lar�n hepsini s�ras� ile birden ona kadar �ekmek ise inan�lmayacak kadar uzak bir ihtimal, milyonda bir ihtimal olacakt�r.
Ayn� �ekilde, yery�z�ndeki hayat i�in o kadar �ok riyazi (matematiksel) ve kati �artlara ihtiya� vard�r ki b�t�n bu �artlar�n s�rf tesad�fi olarak tam gerekti�i gibi olmalar�na ihtimal yoktur.
D�nya, mihveri etraf�nda saatte bin mil yapar. E�er b�yle olmay�p ta saatte y�z mil yapacak kadar d�nseydi, g�nd�z ve gece �imdi oldu�undan daha uzun olacak, �yle olunca da her uzun g�n, nebat (bitki) nam�na ne varsa hepsini yak�p kavuracak, uzun gecelerde e�er kal�rsa kalan�n� dondurup mahvedecekti.
Ayn� �ekilde, hayat�m�z�n memba� olan g�ne�in d�� tabakas�nda hararet on iki bin Fahrenheit'tir. D�nyam�z�n g�ne�ten uzakl��� o �ekildedir ki. s�nmek bilmeyen bu ate� bizi tam karar �s�t�yor o kadar. E�er g�ne�in bu harareti yar� yar�ya azalacak olsa so�uktan donard�k, yar�s� kadar fazla olsa hepimiz kavrulurdu.
D�nyan�n 23 derece bir meyil ile e�ri durmas� mevsimleri meydana getirmektedir. E�er d�nyaya b�yle bir meyil verilmeseydi, okyanustan y�kselen buharlar kuzey ve g�neye ak�n ederler, k�talar� birer buz par�as� yaparlard�.
Ay da d�nya'ya �imdiki mesafede olaca��na, mesel� sadece elli bin mil �tede olsayd� yer y�z�ndeki medd-� cezirler �yle m�thi� olurdu ki, b�t�n k�talar g�nde iki defa su alt�nda kal�rd�. Da�lar bile k�sa bir zamanda a��na a��na ortadan silinirdi.
E�er arz�n kabu�u on kademcik kal�n olsayd�, karbondioksitle oksijeni emer ve bitki denen �eyden eser olmazd�. Yahut da d�nyan�n etraf�ndaki atmosfer tabakas� daha ince olsayd� her g�n bizden uzakta yan�p tutu�an milyonlarca meteor d�nyam�z�n her taraf�na �arpar ve her yeri ate�ler, tutu�tururdu.
B�t�n bunlardan ve daha bir s�r� mis�llerden anl�yoruz ki, d�nya �zerinde hayat tesad�fi de�ildir. Buna milyonda bir bile ihtimal yoktur.
ikincisi: Gayesine ula�abilmek i�in hayat�n ne yap�p yap�p var kuvveti ile imk�nlar ara�t�rmas� da, her �eyi i�ine alan o ilahi hikmetin bir tezah�r�d�r.
Can denen �ey nedir? �imdiye kadar bunu kimse tamam�yla anlayamam��t�r. Ne a��rl���, ne eni, ne boyu var, fakat bir kudret oldu�u muhakkak b�y�yen bir k�k, kayay� �atlat�r. Bu kuvvet suyu da topra�� da, havay� da fethetmi�tir. 'D�rt hayat unsuru onun emri alt�ndad�r. Onlar�n tertiplerini bozar ve tekrar birle�tirir.
Hayat denen bu heykel tra�, b�t�n ya�ayan �eylere v�cut verir, bir ressamd�r, her a�ac�n her yapra��na bir �ekil verir ve her �i�e�i boyar.
Hayat, bir m�zisyendir, her ku�a a�k �ark�s�na nas�l s�yleyece�ini, b�ceklere bin bir ses m�zi�i i�inde nas�l anla�acaklar�n� ��retmi�tir.
Hayat, y�ksek bir kimyagerdir. Meyvelere, baharata tat, g�llere koku verir. Su ile karbonik asitten �eker ve odun yapar, bunu yaparken de mahlukat�n teneff�s etmesi i�in oksijeni serbest b�rak�r.
Adeta g�r�lmeyecek kadar k���k olan bir protoplazma damlas�n� d���n�n �effaf, pelte gibi, hareket kabiliyeti olan ve g�ne�ten kudret alan bir �ey. Bu bir tek h�cre, bu �effaf, bulan�k damlac�k, hayat denen �eyin tohumunu ihtiva etmektedir ve bu hayat� k���k k���k her ya�ayan �eye ge�irmek kudretindedir. Bu damlac�ktaki kudret ve kuvvet b�t�n nebat, hayvan ve insanlar�n sahip oldu�u kuvvetten daha fazlad�r, ��nk� b�t�n hayat ondan ��km��t�r. Bu hayat� yaratan, tabiat de�ildir. Ate� p�sk�ren da�larla tuzlu bir deniz b�yle bir varl�k yaratmaktan �ok uzakt�r.
���nc�s�: Hayvanlarda g�rd���m�z anlat�� kendilerine yeg�ne destek olarak �evki tabii denilen �eyi bah�eden iyi bir yaratan oldu�unda hi� ��phe b�rakm�yor.
Yavru salamon bal��� y�llarca denizde kald�ktan sonra kendi �z vatan� olan nehire d�ner, hem de tam do�du�u �rma��n nehire d�k�ld��� k�y�ya...
Onu, b�yle noktas� noktas�na tam eski yerine getiren �ey nedir? E�er bu bal��� al�p ta ayn� nehre d�k�len ba�ka bir �rma�a koyacak olursan�z derhal yanl�� bir yolda oldu�unu anlayacak, tekrar gerisin geri d�nerek as�l nehre ��kacak, sonra nehrin akt��� istik�metin aksine d�nerek do�du�u �rma�a do�ru yol alacakt�r.
Y�lan bal���n�n s�rr�n� ��zmek ise daha g��. insan� hayretten hayrete d���ren bu mahl�klar, nesli �retecek hale geldikleri zaman d�nyan�n her taraf�ndaki g�l ve nehirlerden; Avrupa' dakilerle dahil olmak �zere binlerce mil, okyanusu a�arak kopup gelirler hepsi de Bermuda yak�nlar�ndaki sonsuz derinliklere gelip, orada yavrular ve �l�rler.
Sadece u�suz bucaks�z bir su i�inde olduklar�ndan ba�ka bir �ey bilmiyorlarm�� san�lan mini mini yavrular gerisin geri yola ��karlar. Sonunda da sadece kendi ana babalar�n�n geldi�i ayn� sahile ula�makla kalmay�p oradan da ana babas�n�n ya�ad��� nehre, g�le, yahut da g�lc�klere giderler, �yle ki su olan her yerde her zaman s�r� s�r� y�lan bal��� vard�r. �imdiye kadar Avrupa'da hi� bir Amerikal� y�lan bal���na. Amerika sular�nda da hi�bir Avrupal� y�lan bal���na rastlanmam��t�r. Hatt� Allah Avrupal� y�lan bal�klar�n�n �mr�n� uzun yolculuklar�na g�re bir sene kadar yahut da biraz daha fazla uzatm��t�r.
Bu kadar kuvvetli bir istik�met hissinin men�ei (��k�� yeri) nedir?
Bir e�ek ar�s�; bir �ekirgeyi alt eder. Toprakta bir �ukur a�ar. ��nesi ile �ekirgeyi �yle bir yerinden sokar ki, b�cek �lmez, fakat kendini kaybeder. Art�k konserve edilmi� bir et gibidir. Sonra o �ekilde yumurtlar ki, yavrular yumurtadan ��kt��� zaman g�dalar�n�, temin eden bu b�ce�i �ld�rmeden ufak ufak kopar�p �s�rarak yiyecek vaziyettedirler. �l� bir et yemek yavrucuklar i�in �l�m demektir. Sonra ana uzaklara u�ar ve �l�r. Yavrular�n� hi� g�rmez. �lk e�ek ar�s�n�n da ayn� �ekilde hareket etti�i muhakkakt�r. Yoksa �imdi yer y�z�nde b�yle bir hayvan mevcut olmazd�. B�yle esrarl� hareket ve teknikler sonradan edinme; intibak kelimeleriyle izah edilemez. Bu, onlara bah�edilmi�tir.
D�rd�nc�s� : insanda, hayvandaki �evki tabiiden daha fazla bir �ey vard�r: Muhakeme kabiliyeti.Ba�ka hi� bir hayvan yoktur ki; ona kadar sayabilsin. Yahut da on adedinin manas�n� kavrayabilsin. �evki tabii, bir fl�tten ��kan tek ses gibidir. G�zel; fakat mahdud. halbuki insan kafas� orkestray� te�kil eden b�t�n m�zik aletlerinden ��kan sesleri ihtiva eder. Bu d�rd�nc� noktay� anlamak i�in fazla u�ra�maya l�zum yok. �ok ��k�r ki, bu vaziyette olmam�z� alem ��mul zekadan bir nebze bize de vermi� olmas� ihtimali ile izah ede�ek kadar d���nme kabiliyetimiz var.
Be�incisi : Hayat i�in l�z�m ilk �art bu g�n bizim bildi�imiz Iskat Darvin'in bilmedi�i birtak�m hadiselerde kendini g�stermektedir. Mesel� Gen harikas� gibi. Bu gen denen �eyler o kadar k���kt�r ki, yer y�z�ndeki mevcut b�t�n canl�lar� meydana getiren genlerin hepsini bir araya toplasak bir y�ks��� bile doldurmaz. Mikroskopla bile g�r�lemeyen bu genler ve onlar�n arkada�lar� kromozomlar her canl� h�creye yerle�irler, b�t�n insan, hayvan ve bitkileri hususiyetlendirirler. Bir y�ks�k, iki milyar� a�an (�imdi �� bu�uk milyar) insan n�fusunun ayr� ayr� b�t�n ferdi hususiyetlerini i�ine alamayacak kadar k���kt�r ama bu husustaki hakikatler teredd�de mahal b�rakmamaktad�r.
Pek�l� �yle ise gen denen bu �ey nas�l olur da bir s�r� ecdad�n hususiyetlerini i�inde gizliyor. Nas�l oluyor da bu kadar inan�lmayacak kadar k���k bir yerde ayr� ayr� her birinin psikolojisini muhafaza edebiliyor?...
��te burada, geni ihtiva eden ve nesilden nesile ge�iren h�crede as�l ne�v�nema ba�lar. Mikroskopla bile g�r�lemeyen k���c�k bir gen, i�inde hapsedilen birka� milyon atomun b�yle yery�z�ndeki b�t�n hayat� kesin olarak idare edebilmesi keyfiyeti sadece yarat�c� bir bilginden sad�r olabilecek derin bir ilim ve maharetin eseri olabilir, ba�ka hi�bir nazariyeye imk�n yoktur.
Alt�nc�s� : Tabiat�n ald��� baz� tedbirler bizi, ileriyi g�rerek evvelden ona g�re haz�rlanarak �al��an, her �eyi bu kadar zekice idare edebilen bitip t�kenmek bilmez bir zek�n�n varl���n� kabul etmeye mecbur etmektedir.
Seneler evvel Avustralya'da bir nevi kakitos'dan �it yapmak istediler. Avustralya'da kakitos d��man� bir b�cek olmad���ndan bitki dev ad�mlar�yla b�y�me�e ba�lad�.
Avustralyal�lar� tel��a d���ren bu geli�me sonunda Kakitoslar enine ve boyuna �ngiltere b�y�kl���nde bir sahay� kaplad�lar. Yolu �st�ne rastlayan �ehir ve kasaba halk�n� yerlerini b�rak�p gitmeye mecbur ettiler, �iftliklerini mahvettiler. Buna bir �are bulmak i�in b�t�n b�cek alimleri d�nyay� alt �st ettiler. Sonunda yaln�z kakitos �zerinde ya�ayan ve ba�ka bir �ey yemeyen b�cek buldular. Hem de bol bol ve s�ratle b�y�yen ve Avustralya'da hi� d��man� olmayan bir b�cek. �ok ge�meden b�cek bitkiye �st�n geldi. Art�k bug�n kakitos gayet mahdut bir sahadad�r. Ve bel� olmaktan ��km��t�r.O kadar b�cekten de ancak kakitosu bir bask� alt�nda tutma�a yetecek miktarda kalm��t�r.
Tabiatta b�yle �l��ler umumiyetle �nceden temin edilmi� bulunmaktad�r. �ok �abuk ve s�ratle geli�en b�ceklerin d�nyay� istil� etmemeleri nedendir? ��nk� onlar�n insanlar gibi ci�erleri yoktur, teneff�s cihazlar� boru �eklindedir. B�cekler geli�ip b�y�rlerken nefes borular� ayn� �ekilde bir geli�me g�stermemektedir. Bundan dolay�d�r ki, daima k���k kalmaktad�rlar. B�ylece b�y�meleri tahdit edilerek yollar� �st�ne bir engel konmu�tur. E�er onlar�n v�cut�a geli�melerinin �n�ne ge�ilmeseydi, d�nyada insan denen �ey olamazd�. Aslan kadar kocaman bir e�ek ar�s�yla kar��la�t���n�z� d���n�n bir....
Yedincisi: insan�n Allah fikrini kavrayabilmesi bile ba�l� ba��na bir delildir.
Allah fikri, insanda mevcut ve yer y�z�nde insana mahsus il�hi bir melekenin muhayyele denen melekenin mahsul�d�r. Bu melekenin kudret ve kuvveti sayesindedir ki, yaln�z insan o�lu, g�r�lmeyen �eylerin varl���na dair deliller bulabilir. Bu kuvvetin, insan�n �n�ne serdi�i mazi ye istikbal (ge�mi� ve gelecek) b�t�n zamanlar� i�ine alan d���ncelerin ucu buca�� yoktur. B�t�n tasavvur ve maksatlardan ��kard��� delillerle Allah nerededir ve nedir? B�y�k hakikatini sezebilir. Allah her yerdedir ve her �eydedir. Fakat bize en yak�n oldu�u yer kalbimizdir.Bu, muhayyile zaviyesinden oldu�u kadar ilmen ve fennen de do�rudur. Hz. Davud'un dedi�i gibi, g�kler tanr�n�n ha�metini ilan eder, g�k kubbe de onun yaratmaktaki kudretini ispat eder. (A. Gressy. Morrison. Newyork) ilim Akademisi Eski B�k.)
Varl�k �leminde vuku bulan b�t�n bu olaylar sana y�ce bir hikmetin, y�ksek bir iradenin, �ok kuvvetli bir tahakk�m�n v�cudunu haber verir. �u varl�k �leminde bir tak�m gizli s�rlar son derece dikkat ve m�kemmel bir ilim ve hesapla seyretmektedir, i�te �u hikmetin rabbi, �u azametin sahibi, b�t�n �u gizli s�rlar�n vaz�h evet i�te o, �an� y�ce olan Allah't�r.
Kur'an-� Kerim bu hususta dolup ta�m��, insan�n dikkat nazarlar�n� �u �ok parlak olan h�k�mlerin ve �ok y�ce olan s�rlar�n i�inde y�zd�rmektedir. Hemen hemen onun surelerinin hi� biri Allah'�n nimet ve ihsan�n�n zikrinden, onun kudret ve hikmetinin g�r�n��lerinden bo� de�ildir, in�alar� tekrar tekrar bu hususta ibret nazarlar�n� yenileme�e ve devaml� tefekk�re te�vik eder.
Rabbimiz ��yle buyurur: "Sizi bir topraktan yaratm�� olmas� onun �yetlerindendir. Sonra siz her tarafa yay�l�p bir be�er oldunuz. Size nefislerinizden, kendilerine �s�nman�z i�in zevceler yaratm�� olmas�, aran�zda bir sevgi ve esirgeme yapmas� da onun �yetlerindendir. ��phe yok ki, bunda d���necek bir kavim i�in elbette ibretler vard�r. G�kleri ve yeri yaratmas�, dillerinizin ve renklerinizin birbirine uymamas� da onun (Azamet ve kudretine del�let eden) al�metlerindendir. Hakikat bunda bilenler i�in elbette ibretler vard�r.
Gece g�nd�z uyuman�z ve onun fazl� kereminden nasip araman�z da yine onun (Kudret) al�metlerindendir. ��phesiz ki bunda da (Hakikatlere) kulak verecek bir z�mre i�in elbette ibretler vard�r.
Yine onun (Kudretinin) al�metlerindendir ki, o, size hem korku, hem tema (vermek) i�in �im�e�i g�steriyor. Yukar�dan bir su indiriyor da onunla yere �l�m�nden sonra can veriyor. Hakikat bunda da akl�n� Kullanacak kavim i�in elbette ibretler vard�r!" (Rum suresi, �yet 20-24)
Allah'u teal� buyurdu :
Allah odur ki, r�zg�rlar� g�nderir de onlar bir bulut kald�r�rlar, derken (Allah) bunu g�kten nas�l dilerse �ylece serer. Onu par�a par�a da eder. Nihayet g�r�rs�n ki, aralar�ndan ya�mur ��k�p durmaktad�r. Art�k onu, kullar�ndan kimi dilerse onlara nasip eder de onlar da hemen sevinirler. Halbuki onlar, bundan evvel �zerlerine (Allah'�n ya�mur) indirece�inden katiyen �mitlerini kesmi�lerdi.
�imdi bak.Allah'�n rahmet eserlerine, arz� �l�m�n�n ard�ndan nas�l diriltiyor? ��phe yok ki O, �l�leri de her halde tekrar dirilticidir. O, her �eye hakk�yla kadirdir! (Rum suresi �yet 48 - 50).
Bunlardan ba�ka Kur'an-� Kerimin Ra'd, Kasas, Enbiya, Nemi ve Kaf sureleri ile di�er surelerde pek �ok �yetler vard�r ki, bizi ibret almaya davet eder.

KUR'AN-I KER�MDE BEYAN ED�LEN ALLAH'IN SIFATLARI
Kur'an-� Kerimin �yetleri Allah'u teal� i�in bulunmas� zarur� olan baz� s�fatlara i�aret etmi�tir ki, o s�fatlar�, uluhiyetinin kemali iktiza etmektedir, i�te sana s�fatlarla ilgili baz� �yet-i kerimeler...
1 - Allah'u teal� vard�r (V�cud = Allah'u teal� vard�r: Allah'u tealinin varl��� di�er varl�klar gibi ba�ka bir varl�k vas�tas� ile olmay�p onun v�cudu, zat�n�n icab�d�r.Varl���n z�dd� olan yokluk (adem) Allah (C.C.) hakk�nda m�mtenidir. ��nk� varl���, zat�n�n icab� olan Allah i�in ne ge�mi�te, ne de gelecekte yokluk tasavvur olunamaz).
�an� y�ce olan Allah (C.C.) buyurdu :
Allah odur ki, g�kleri (�u) g�rmekte oldu�unuz (�ekilde) direksiz y�kseltmi�tir. Sonra (emri) ar� �zerinde h�k�mran olmu�tur. G�ne�i, ay� da emre amade k�lm��t�r ki, (bunlar�n) her biri muayyen vakte kadar (seyr ve) cereyan eder. Her i�i yerli yerinde O, tedbir (ve idare) eder. Ayetleri O a��klar. O, yeri (enine boyuna) uzat�p d��eyen, onda oturakl� oturakl� da�lar ve �rmaklar meydana getirendir ve o meyvelerin hepsinden yine kendilerinin i�inde iki�er �ift yaratm��t�r. (Bu, Kur'an-� Kerimin bir mucizesidir. Meyvelerin ve �i�eklerin erkek ve di�i �iftlere, malik olarak, yine kendileri ve kendi nevileri i�inde d�llenme i�lemlerini yapmakta olduklar�na i�aret buyrulmakta, bu suretle son asr�n bu yeni ke�fi on d�rt as�r evvel haber verilmektedir). Geceyi g�nd�ze o buruyor ki, b�t�n bunlarda iyi d���necekler i�in elbette �yetler (deliller ve ibretler) vard�r.
Yer y�z�nde birbirine kom�u k�talar vard�r, �z�m ba�lar�, ekinler, �atall� ve �atals�z hurmal�klar vard�r ki, hepsi bir su ile sulan�yor. (B�yle iken) biz onlardan baz�s�n�, yemi�lerinde (ve tatlar�nda) baz�s�ndan �st�n k�l�yoruz, i�te bunlarda da akl�n� kullanacak z�mreler i�in e!bet ibretler (al�metler) vard�r (Ra'd suresi ayet 2-4).
Yine rabbimiz buyurdu : O, sizin i�in o kulaklar�, o g�zleri, o g�n�lleri yaratand�r. (B�yle iken) ne az ��kredersiniz.
O sizi, yery�z�nde yarat�p t�ketendir. Hepiniz ancak ona (d�n�p) toplanacaks�n�z.
"O hem dirilten, her �ld�rendir. Gece ile g�nd�z�n ihtil�f� (Karanl���, ayd�nl���, uzamas�, k�salmas�) da onun (eseri) dir. H�l� akl�n�z� kullanmayacak m�s�n�z?" (M�minun suresi Ayet 78 - 80). (Akl�n�z� kullan�p da tekrar dirilmeye olan kudretimizi idrak, yahutta sanat� g�r�p de bundan sanat sahibine ula�arak iman etmeyecek misiniz?)
B�t�n �u ayetler �an� y�ce olan Allah'u teal�'n�n varl���n� sana haber verir. �u varl�k �leminin her halinde onun, tasarruflar�ndan g�rd���n �eylerle onun varl���na istidlal edilir.
2-3- Allah'� teal�'n�n ezel� ve ebed� olmas� (K�dem:Allah'u tealinin ezeli olmas� demektir.Varl��� �zerine yokluk ge�memi�tir. Ge�mi�e do�ru ne kadar gidilirse gidilsin cenab� hakk�n var olmad��� bir an, bir zaman tasavvur olunamaz. V�cudu, kendi zat�n�n icab� oldu�u i�in bir ba�lang�c� -da yoktur. E�er Allah ezeli olmasayd�, hadis (sonradan var olmu�) olacakt�. Halbuki sonradan var olan her �ey bir mucide, bir yarat�c�ya muhta�t�r. Bunun i�in Allah'u teal�'n�n evveli d���n�lemez. K�dem s�fat�n�n z�dd� olan hudus (sonradan var olma) cenab� hak i�in m�mtenidir.)
Allah'u teal� buyurdu :
"O (her �eyden �nce mevcut olan) evveldir ve (her �ey helak okluktan sonra geriye kalacak) ahirdir. (Varl��� say�s�z delillerle) zahirdir ve (ak�llar�n idrak edemeyece�i zat� ise) b�t�nd�r. O her �eyi bilendir." (Hadid suresi, ayet 3)
Yine buyurdu :
"Allah ile birlikte di�er bir tanr� daha (edinip) tapma (ona). Ondan ba�ka hi� bir tanr� yok, onun zat�ndan ba�ka her �ey helak olucudur, h�k�m onundur ve siz ancak ona d�nd�r�l�p g�t�r�leceksiniz. (Kasas suresi, �yet 88)
Yine buyurdu :
"Yer y�z�nde bulunan her canl� fanidir. Ancak azamet ve ikram sahibi olan rabbinin zat� baki kalacakt�r." (Rahman suresi �yet 26 - 27)
�u �yeti kerimeler de �an� y�ce olan Allah' ezeli ve ebed� olan iki s�fat�n�n a��k delilleridir.
4 - Allah'u teal� yarat�klar�n�n hi� birine benzemez : (Muhalefettin lil havadis: Allahu teal� sonradan v�cud bulan varl�klara benzemez. Allah, zat�nda ve s�fatlar�nda hi� bir �eye benzemez.Onun zat ve s�fatlar�n�, hakikaten ak�l yoluyla tasavvur edebilmek ve il�hi mahiyetini kavramak m�mk�n olmad���ndan mahdud olan akl�m�zla onu nas�l d���n�rsek d���nelim o bizim d���nd�klerimizden ba�kad�r.Zira insan akl�, ancak sonradan var olanlar� d���nebilir, kavrayabilir.V�cudu zat�n�n icab�, ezel� ve ebed� olan y�ce rabbimiz, sonradan var olan ve bir m�ddet sonra da yok olan varl�klara asla benzemez)
Allah'u teal� buyurdu :
"Deki, o Allah't�r, bir tekdir, (O) Allah'd�r, samedtir (zeval bulmayan bir bakidir, herkesin ve her �eyin do�rudan do�ruya muhta� oldu�u ve kastetti�i yeg�ne varl�kt�r. Ulular ulusudur.) Do�urmam��t�r ve do�urulmam��t�r O.Hi� bir �ey O'nun dengi (ve benzeri) de�ildir." (�hlas suresi, ayet 1-4)
Allah'u teal� buyurdu : ".O g�kleri ve yeri yaratand�r. Size hem kendinizden (cinsinizden) e�ler, hem davarlardan e�ler yapt�. Sizi bu suretle (z�rriyetlendirip) �retiyor. Onun (benzeri olmak ��yle dursun) benzeri gibisi (daha) yoktur. O hakk�yla i�iten, kemaliyle g�rendir." (�ura suresi, ayet 11)
Bu �yetlerde de' �an� y�ce olan rabbimizin yarat�klar�ndan hi� birine benzemedi�ine ve evl�ttan, ebeveynden, ortak ve rakipten m�nezzeh oldu�una gayet kesin i�aret ve deliller vard�r.
(Bek�: Hak tealinin ebedi olmas�, varl���n�n sonu olmamas�, daima var olmas� demektir. Bir varl�k i�in �ayet evvel -bir ba�lang��- yoksa o zat i�in ayn� �ekilde bir son da yoktur. Aksini d���nmek g�l�n� olur. ��nk� varl��� kendinden olan bir zat�, sonradan onun yaratt��� varl�klar yok edemezler. Bekan�n z�dd� olan fena -yok olmak- cenab� hak i�in muhaldir, imk�ns�zd�r)
5- Allah'u teal� kendi nefsi ile kaimdir:(Yarat�klar�n�n hi� birine muhta� de�ildir) (K�yam bi nefsihi: Allah'�n (C.C.) ba�ka bir zata veya mek�na muhta� olmamas� demektir. Ba�kas�na muhta� olma acizli�in ifadesidir. Aciz olan bir varl�k ise Allah olamaz. Bizim inand���m�z hak teal� b�t�n k�inatta tek ba��na h�k�mrand�r. Taht ve saltanat�nda e� ve orta�� yoktur. Emrine ayk�r� emir verecek bir varl���n olmas� da imk�ns�zd�r.)
�an� y�ce olan Allah'� teal� buyurdu :
"Ey insanlar! Siz Allah'a muhta�s�n�z. All�h ise, her �eyden m�sta�nidir, her hamde l�y�kt�r." (Fat�r suresi, ayet 5)
Yine buyurdu :
"Ben, ne g�klerin, ne yerin yarad�l���nda onlar� �ahid tutmad�m. Sapt�ranlar� (�eytanlar�) da (hi� bir zaman yarat��ta) yard�mc� edinmi� de�ilim. (O halde onlara nas�l itaat ediyorsunuz?" (Kehf suresi, ayet 51)
Bu �yeti kerimelerinden de Allah'� teal�'n�n nefsi ile kaim oldu�unu, kendisinin varl�klar�ndan hi� birine muhta� olmad���m gayet a��k olarak anl�yoruz.
6- Allah'� teal� birdir: (Vahdaniyet s�fat�:Bu s�fat Allah'u teal�'n�n zat�nda,s�fatlar�nda ve fiillerinde bir oldu�una, e� ve orta�� bulunmad���na,ibadete l�y�k tek varl�k oldu�una del�let eder.�sl�m dini getirdi�i tevhid ile a - insan�, esirli�in en m�thi�i olan, baz� insanlar� rab edinerek onlar�n arzu ve isteklerini her �eyin �st�nde tutmaktan yani kendi cinsi olan insana esir olmaktan kurtarm��t�r.b - Allah'� bir tan�ma inanc� ile �irkin b�t�n nevilerini y�km��t�r. Allah'�n birli�ine inanman�n man�s� �udur: "Allah, her �eyin yarat�c�s� ve rabbi, besleyip b�y�tendir. Her �eyinde tekdir. Orta�� ve benzeri yoktur, ibadet ancak onad�r. Ondan ba�ka ibadete l�y�k tanr� asla mevcut de�ildir)
Y�ce rabbimiz buyurdu : "Allah" iki tanr� edinmeyin. O, ancak bir tanr�d�r. Onun i�in benden, yaln�z benden korkun- dedi. G�klerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) onundur. Allah'tan ba�kas�ndan m� korkuyorsunuz? Size ula�an her nimet Allah'tand�r. Size her hangi bir keder ve musibet dokundu�u zaman ancak ona tazarru ve feryat edersiniz."(Nahl suresi, ayet 51 -53).
"Allah" Hakikaten ���n (�� tanr�n�n) biridir," diyenler and olsun k�fir olmu�tur. Halbuki bir tek tanr�dan ba�ka hi� bir tanr� yoktur. E�er diye geldikleri, bu (s�zden) vazge�mezlerse, i�lerinden o k�fir olanlara her halde pek ac�kl� bir azap dokunacakt�r.
H�l� Allah'a d�n�p onun ma�firetini istemeyecekler mi onlar? Allah �ok yarl��ay�c�, �ok esirgeyicidir." (Maide suresi, ayet 73 - 74)
Allah'u teal� buyurdu :
''Yoksa onlar yerden bir tak�m tanr�lar edinirler de (�l�leri) onlar m� diriltecekler? E�er her ikisinde (g�kte ve yerde) Allah'tan ba�ka tanr�lar olsayd� onlar�n ikisi de muhakkak ki, harap olup gitmi�ti. Demek ar��n rabbi olan Allah, onlar�n vas�f (ve isnat) ede geldikleri �eylerden y�cedir, m�nezzehtir. O, yapaca��ndan mesul olmaz, fakat onlar mesul olurlar.
Ondan ba�ka tanr�lar edinirler ha! Sen (onlara) de ki, (Varsa) delilinizi getirin, i�te benimle beraber olan (M�sl�man)lar�n kitab�, (i�te) benden evvel gelenlerin kitab� (da meydanda). Hay�r, onlar�n �o�u hakk� bilmezler de bunun i�in y�z �eviricidir onlar. Biz, senden evvel hi� bir peygamber g�ndermedik (yani hi� biri m�stesna de�ildir,) ki, ill� ona �u- hakikati vahy etmi�izdir: a Benden ba�ka hi� bir tanr� yok, o halde bana ibadet edin."
(Enbiya suresi, ayet 25)
�an� y�ce olan Allah (C.C.) buyurdu:
"(Sen habibim, onlara) de ki, "kimindir o yer ve ondaki (b�t�n mahl�k)lar,. biliyor musunuz?" "Allah'�nd�r" diyecekler. "O halde iyiden iyiye d���n�p de ibret almaz m�s�n�z siz?" de.
(Yine) de ki, "Kim o yedi g���n rabbi ve o b�y�k ar��n sahibi?" (yine bunlar) (Allah'�nd�m diyecekler. Sen de (��yle) de : "�yledir de (Allah'tan ba�kas�na tapmaktan sak�nmaz m�s�n�z?"
De ki: "Her �eyin m�lk (ve tasarrufu) elinde bulunan kimdir ki, daima o himaye ediyor, kendisi asla himayeye muhta� olmuyor (haydi s�yleyin) biliyorsan�z." Hay�r, biz onlara hakikati getirdik. Onlarsa muhakkak yalanc�d�rlar.
Allah hi� bir evl�t edinmemi�tir. Onunla birlikte hi� bir tanr� da yoktur. (�yle olsayd�) bu takdirde elbette her tanr� kendi yaratt���n� (s�r�kler) g�t�r�r (Bu g�t�rmede tek kal�r. �zerinden di�er tanr�lar�n hakimiyetini men etmeye �al���rd�. Bu y�zden aralar�nda muharebe ederlerdi) ve elbette kimi, kiminin �st�ne ��k�p galip gelerek) y�kselirdi. Allah onlar�n b�t�n vas�f (ve isnat) ettiklerinden m�nezzehtir.
(�yle Allah ki) gizlili�i de, a�ik�r� da bilendir O. i�te O, (k�firlerin kendisine) katt�klar� e�lerden (m�nezzehtir), �ok y�cedir." (M�minun suresi, ayet 86-87-88-89-90-91-92)
Allah'u teal� buyurdu :
De ki, "Hamd olsun Allah'a, sel�m olsun onun be�enip se�ti�i kullar�na Allah m� hay�rl�, yoksa (k�firlerin ona) ortak tuta geldikleri nesneler mi? (O nesneler mi) yoksa g�kleri ve yeri yaratan? G�kten sizin i�in su indiren mi? (�yle bir su ki) biz onunla sizin (bir)' a�ac�n� (bile) bitiremeyece�iniz nice g�zel bah�elerin nebat�n� bitirmi�izdir. Allah ile beraber bir tanr� ha! Hay�r, onlar, sap�kl�kta devam eden bir g�ruhtur.
(O nesneler mi) yoksa yeri bir kararg�h yapan, aralar�ndan �rmaklar ak�tan, ona has ve sabit da�lar kuran, iki denizin aras�na bir perde koyan mi? Allah ile bir tanr� ha! Hay�r, onlar�n �o�u tevhidi bilmiyorlar.
Yoksa bunalm��sa, kendisine dua (ve iltica) etti�i zaman, icabet eden, fenal��� gideren, siz yer y�z�n�n h�k�mdarlar� k�lan m�? Allah ile beraber bir tanr� ha! Siz ne k�t d���n�yorsunuz.
Yahut o kara ve denizlerin karanl�klar� i�inde sizin yolunuzu do�rultmakta, rahmetinin �n�nde r�zg�r� m�jdeci g�ndermekte olan m�? Allah ile beraber bir tanr� ha! Allah onlar�n katt�klar� ortaklardan �ok y�ce, �ok m�nezzehtir.
Yahut halk� daima yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi g�kten ve yerden r�z�kland�ran m�? Allah ile beraber bir tanr� ha! De ki: "E�er (Allah'a ortak ko�mada) sad�k (ve samimi) kimselerseniz getirin h�ccetinizi!"(Neml suresi, ayet 59 - 64)
Gerek zat�nda, gerek s�fatlar�nda ve gerekse fiillerinde ve tasarruflar�nda Allah'� teal�'n�n birli�ini isnat eden �u �yetlerden ba�ka daha nice �yetler vard�r. Ondan ba�ka asla Rab ve ondan ba�ka hi� bir tanr� yoktur. Ancak o vard�r.
7 - Allah'u teal� her �eye kadirdir : (Kudret ve tekvin s�fat� :Hak teal�'n�n zat� hakk�nda vacip olan kemal s�fatlar�ndan biridir, icat etmek, yaratmak, bil fiil v�cuda getirmek Allah'u tealinin bu s�fat� ile olur. Her hangi bir �eyi var etmek veya yok etmek ona g�re m�savidir. B�yle bir g�� ve kudrete sahip olmayan bir varl�k elbette Allah olmaya l�y�k de�ildir)
Allah'u teal� buyurdu :
"Ey insanlar, e�er siz �ld�kten sonra dirilmek hususunda herhangi bir ��phe i�inde iseniz �u muhakkakt�r ki, biz sizi (n asl�n�z�) topraktan, daha sonra da hilkati belli belirsiz bir �i�nem etten yaratt�k (ve bunlar�) size (kem�l-i kudretimizi) apa��k g�sterelim diye (yapt�k). Sizi dileyece�imiz muayyen bir vakte kadar rahimlerde durduruyoruz, sonra sizi, bir �ocuk olarak ��kar�yoruz, daha sonra da kuvvetinize (yi�itlik �a�ma) ermeniz i�in b�y�t�yoruz. Kiminiz �ld�r�l�yor, kiminizi de (evvelki) bilgi (sin) den sonra (art�k) hi� bir �ey bilmemek �zere �mr�n en fena (devresine) do�ru gerisin geri itiliyor. Sen yer (y�z�n�) k�p kuru ve �l� g�r�rs�n. Fakat biz onun �st�ne suyu (ya�muru) indirdi�imiz zaman o harekete gelir, kabar�r her g�zel �iftten nice nebat bitirir.
Bunun sebebi �udur : ��nk� Allah hakk�n, t� kendisidir. Hakikat �l�leri o diriltiyor. O, ��phesiz her �eye hakk�yla kadirdir.
Ve ��nk� o saat elbette gelecektir. Onda hi� bir ��phe yoktur. Muhakkak Allah kabirlerde olan kimseleri de diriltip kald�racakt�r." (Hac suresi, ayet 7)
Yine Allah'u teal� ��yle buyurdu:
Ben ne g�klerin ve yerin yarat�l���nda, ne kendilerinin yarat�l���nda onlar� (iblisi ve z�rriyetini) �ahit tutmad�m. Sapt�ranlar� (�eytanlar�) da (hi� bir zaman yarat�l��ta) yard�mc� edinmi� de�ilim. (O halde onlara nas�l itaat ediyorsunuz?)" (Kehf suresi, ayet 51).
And olsun ki, biz g�kleri, yeri ve ikisi aras�nda bulunan �eyleri alt� g�nde yaratm���zd�r. Bize hi� bir yorgunlukta dokunmam��t�r. (Kaf suresi, ayet 38)
O iki denizi (bir birine) sal�p katand�r. �u, tatl� ve susuzlu�u gidericidir. Bu ise tuzlu ve ac�d�r. (Allah) aralar�na bir perde (kar��malar�) memnu' olmak �zere bir s�n�r koymu�tur.
O, sudan bir be�er yarat�p da onu soy sop yapand�r. Rabbin (her �eye) kemali ile kadirdir." (Furkan suresi, ayet 53-54)
G�rmedin mi �u hakikati ki, Allah bulutlar� (diledi�i yere) s�r�yor. Sonra aralar�nda bir imtiza� has�l ediyor. Sonra da onu (birbiri �st�ne binmi�) bir y���n haline getiriyor, i�te g�r�yorsun ki, ya�mur bunlar�n aras�ndan ��k�yor. (Allah) i�inde dolu bulunan g�kten (yukar�dan) baz� da�lar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musibet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun �im�e�inin par�lt�s�, nerde ise g�zleri �al�p kama�t�r�r.
Allah gece ile g�nd�z� evirip �eviriyor(Biri gidiyor yerine,�b�r� geliyor,birini uzat�yor.�b�r�n� k�salt�yor. Hallerinde karanl�k, ayd�nl�k, s�cakl�k, so�ukluk gibi de�i�iklikler yarat�yor)(b�t�n) bunlarda g�r�r g�zlere malik olanlar i�in elbette birer ibret vard�r.
Allah her hayvan� sudan (Hayvana mahsus bir �e�it sudan) yaratt�, i�te bunlardan kimi karn� �st�nde y�r�yor, kimi iki aya�� �st�nde y�r�yor, kimi de d�rt (aya��) �st�nde y�r�yor. Allah ne dilerse yarat�r. ��nk� Allah her �eye hakk�yla haberdard�r." (Nur suresi, ayet 45)
Allah'u teal�'n�n y�ce kudretine ve �ok parlak azametine del�let eden bunlardan ba�ka daha nice �yetler vard�r.
8 - Allah'u teal�'n�n irade (dileme) s�fat�: (�rade s�fat�: L�gat man�s�, bir �ey �zerinde katar k�larak onu yapmaya azmetmek demektir �nsan�n hazan birden �ok iste�i vard�r. Bunlardan biri �zerinde karar vermesi, birini se�mesi neticesinde irade s�fat� tecelli eder. Fakat Allah'� teal� i�in ayn� �eyi s�ylemek hata olur. ��nk� biz, rabbimizin hakikat�n� anlamaktan aciziz. Ancak diyebiliriz ki;
Y�ce rabbimiz tam ve k�mil bir irade sahibidir. Bu k�inat� ezeli olan iradesine uygun olarak yaratm��t�r. Hi�bir �ey mecbur� olarak zuhur etmemi�tir. Bil�kis O her �eyi, ezel� iradesinin bir tecellisi olarak diledi�i �ekilde ve diledi�i zamanda yaratm��t�r. ��nk� O yeg�ne, h�k�mrand�r. Yukar�da izah edilen ayetler de bize bunu gayet a��k olarak g�stermektedir.)
Y�ce rabbimiz �yeti celilesinde ��yle buyurdu :
"Onun emri, bir �eyi diledi�i zaman ona ancak "ol" demesinden ibarettir. O da (hemen) oluverir. (Yasin suresi, ayet 83).
"Bir memleketi helak etmeyi diledi�imi?, vakit onun nimet ve refahtan ��marm�� ele ba�lar�na emrederiz de orada (bu emre ra�men) itaattan ��karlar. Art�k o (memlekete) kar�� s�z (azap) hak olmu�tur, i�te biz onu, art�k k�k�nden mahv� helak etmi�izdir. (�sra suresi, ayet 16)
Allah'� teal� H�z�r (A.S.) in Hz. Musa ile beraber ge�en k�ssas�nda H�z�r (A.S.) dan hik�ye ederek ��yle buyurdu :
"... Binaenaleyh Rabbin diledi ki, ikisi de r��tlerine ersinler, definelerini ��kars�nlar, (bu) Rabbinden bir merhametti. Ben bunu kendi reyimle yapmad�m, i�te �zerlerinde sabredemedi�in �eylerin i� y�z�." (Kehf suresi, ayet 82)
�an� y�ce olan Allah'u teal� buyurdu :
"Allah size (bilmediklerinizi) a��k�a bildirmek, sizi, sizden evvelkilerin (�brahim ve �smail'in) yollar�na iletmek, sizin t�vbelerinizi kabul etmek ister. Allah hakkiyle bilicidir. Yeg�ne h�k�m ve hikmet sahibidir.
(Evet) Allah sizin t�vbelerinizi kabul etmek ister, �ehvetlerine uyanlar ise sizin b�y�k bir meyi ile (yoldan) sapman�z� dilerler. Allah (a��r teklifleri) sizden hafifletmek ister, (zaten) insan da zay�f olarak yarat�lm��t�r. (Nisa suresi, ayet 26 - 28)
Bunlardan ba�ka daha nice �yeti kerimeler. Allah'�n iradesinin varl���n� bize ispat eder. O irade, hakikaten her irade ve dilemenin �st�ndedir.
- (Bununla beraber) Allah dilemeyince siz (bunu) dileyemezsiniz. (��nk� Allah'�n iradesi, ihtiyarlar�n� ve iradelerini hayra do�ru yol edinmeye sarf edeceklerini bildi�i kullar�na teall�k eder.) ��nk� Allah hakkiyle bilendir. Tam bir h�k�m ve hikmet sahibidir." (Dehr suresi, ayet 30)
9 - Allah'u teal�'n�n ilim s�fat� : (Allah'�n bu �lemi en g�zel bir �ekilde ve nizamda yaratan ve onu idare eden y�ce zat�n yaratt��� varl��� en ince teferruat�na kadar bilmesi gerekir.Bilinmeyen bir �ey yarat�lamaz. O halde yarat�c�n�n �nce ilim sahibi olmas�, sonra o bilgisinin icab�na g�re yaratmas�d�r.
Allah'u teal�ya ilim s�fat�yla, k�inatta var olmu� ve olacak, toplu olarak veya ayr� ayr� bulunan, gizli ve a�ik�r olan her t�rl� haller daima ve tam olarak mal�m olur. Onun bilgisi d���nda cereyan eden hi� bir hadise tasavvur edilemez.)
Y�ce rabbimiz buyurdu :
"G�klerde ne var yerde ne varsa kendisinin olan Allah'a hamd olsun. Ahirette de hamd O'nundur. O, yeg�ne h�k�m ve hikmet sahibidir. Her �eyden de) hakk�yla haberdard�r.
Yere ne giriyor, oradan ne ��k�yor, g�kten ne iniyor, oraya ne y�kselip ��k�yorsa bilir O. O, �ok esirgeyici, �ok yarg�lay�c�d�r." (Sebe suresi, ayet 1-2)
Di�er bir �yeti kerimesinde Allah'� teal� ��yle buyurur: "G�klerde ve yerde ne varsa bilir, ne gizler, ne a��klarsan�z onlar� da bilir. Allah g���slerin i�inde olan her gizliyi bilir, hakkiyle bilicidir." (Te�ab�n suresi, ayet 4)
Hz. Lokman'�n o�luna vasiyetinden hik�ye ederek Allah'� teal� ��yle buyurdu:
"Ey o�ulcu�um, hakikat (yapt���n iyilik veya k�t�l�k) bir hardal tanesi olsa bile Allah onu getirir, (meydana ��kar�r, hesab�n� g�r�r.) ��nk� Allah L�tiftir, (�lmi en gizli �eylere kadar n�fuz edici ve �amildir.) hakk�yla haberdard�r." (Lokman suresi, ayet 16)
Allah'� teal� �uayb (A.S.) ile kavmi aras�nda vuku bulan hadiseyi hik�ye ederek ��yle buyurdu :
Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar ��yle dedi: "Ey �uayb, seni ve beraberindeki iman edenleri ya muhakkak memleketimizden ��karaca��z, yahut mutlaka bizim dinimize d�neceksiniz." O, "ya istemesek de mi?" dedi.
"(�yle ama) Allah bizi ondan kurtard�ktan sonra yine sizin dininize d�nersek Allah'a kar�� muhakkak yalan d�zm��, iftira etmi�izdir (demektir.) Ona d�nmemiz bizim i�in olacak �ey de�ildir. Me�erki rabbimiz olan Allah dileye. Rabbimizin ilmi her �eyi kaplam��t�r. Biz ancak Allah'a g�venip dayand�k. Ey rabbimiz, bizimle kavmimizin aras�nda sen hak olan� h�kmet, sen h�kmedenlerin en hay�rl�s�s�n." (A'raf suresi, ayet 88 - 89)
Allah'� teal� buyurdu :
"G�rmedin mi ki, g�klerde ne var, yerde ne varsa, Allah ��phesiz (hepsini) bilir. Herhangi bir ��ten bir f�s�lt� vaki olmayadursun, muhakkak ki O, onlar�n d�rd�nc�s�d�r. Bir be�ten vukua gelmeye dursun, ille O, onlar�n alt�nc�s�d�r. Bundan daha az, daha �ok vaki olmaya dursun ille O, nerede olsalar bunlar�n yan�ndad�r. Sonra b�t�n yapt�klar�n� k�yamet g�n�nde kendilerine haber verecektir. ��nk� Allah her �eyi hakkiyle bilendir." (M�cadele suresi, ayet 7)
Sen herhangi bir i�te bulunmayadur, onun hakk�nda Kur'an'dan bir �ey okumayadur, ve sizler de hi� bir i� i�lemeye durun ki, onun i�ine dald���n�z vakit biz ba��n�zda �ahidizdir. Ne yerde, ne g�kte zerre a��rl���nca bir �ey rabbinden uzak (ve gizli) kal�r. Bundan daha k����� ve daha b�y��� de hari� olmamak �zere (hepsi) muhakkak apa��k bir kitapta (Levh-i mahfuz da yaz�l�) d�r." (Yunus suresi, ayet 61)
Zikredilen �u �yetlerden ba�ka Allah'u teal�'n�n ilminin geni�li�i ve s�n�rs�zl��� �zerine del�let eden daha pek �ok �yetler mevcuttur. Onun ilmi, gerek az gerekse �ok olsun, ister b�y�k olsun, isterse k���k her �eyi kaplam��t�r.
10 - Allah'u teal� diridir: (Allah'u teal�'n�n hayat s�fat�: Rabb'imizin diri olmas� demektir. Bu s�fat, varl�klarda da g�r�l�r. Ruh ve maddenin birle�mesinden meydana gelmi�tir, fakat ge�icidir.Bir m�ddet sonra yok olacakt�r. Allah'�n hayat s�fat� ise ge�ici ve madd� bir hayat de�ildir, ezeli ve ebedidir. B�t�n hayatlar�n hak�ki kayna�� olan hakiki hayatt�r.)
Y�ce Rabbimiz ��yle buyurdu:
Allah (O Allah't�r ki,) kendinden ba�ka hi� bir tanr� yoktur. (O, zat�, ezel� ve ebed� hayat ile) diridir. (Bakidir) z�tiyle ve kemali ile k�imdir. (Yaratt�klar�n�n her an tedbir-� h�fz�nda yeg�ne h�kimdir. Her �ey onunla k�imdir.) Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. G�klerde ne var, yerde ne varsa hepsi onun. (Bakara suresi, ayet 255)
Y�ce Allah'�m�z bir ba�ka �yetinde de ��yle buyurdu :
Elif Lam Mim, Allah O Allah't�r ki, kendinden ba�ka hi� bir tanr� yoktur. (O zat� ezel� ve ebed� hayat ile) diri (ve baki)dir. Zatiyle kemaliyle k�imdir.(Habibim) O, sana kitab� hak ve kendinden evvelkileri (de) tasdik edici olarak (tedricen indirdi.) Bundan evvel de Tevrat ile �ncil'i indirmi�ti (ki onlar insanlar i�in birer hidayetti)Hak ile bat�l� ay�rt eden h�k�mleri de indirdi.
(Ali �mran suresi, ayet 1-2-3)
Y�ce rabbimiz buyurdu :
Allah, sizin (faydan�z) i�in yeri bir kararg�h, g��� bir bina (kubbe) yapan, size suret veren, sonra suretlerinizi g�zelle�tiren en temiz ve g�zel �eylerden sizi r�z�kland�rand�r. i�te rabbiniz olan Allah budur. Demek �lemlerin rabbi ne y�cedir.. O daima ya�ayand�r. Ondan ba�ka hi� bir tanr� yoktur. O halde ona, dininde ihlas (ve samimiyet) erbab� olarak, "Hamd olsun k�inat�n rabbi olan Allah'a (diyerek) dua edin." (M�min suresi, ayet 64-65)
Bunlardan ba�ka daha pek �ok �yetler Allah't� teala'n�n kendisinden hi� bir surette daha m�kemmeli olmayan k�mil bir hayat s�fat�yla muttas�f bir varl�k olmad���n� bize haber verir.
11 - 12 - Allah'u teal�'n�n i�itme ve g�rme s�fat�: (Semi ve basar: Allah'u teal�'n�n muttas�f oldu�u kemal s�fatlar�ndand�r. Semi, rabbimizin i�itmek �an�ndan olan her �eyi i�itmesi, basar ise g�r�lmek �an�ndan olan her �eyi g�rmesi demektir. Ancak hak teal�'n�n i�itmesi ve g�rmesi yarat�klar�nda oldu�u gibi kulak ve g�z, iki maddi uzuv ve di�er madd� ve hissi vas�talarla de�ildir. ��nk� Allah madde ve cismiyetten, mahlukata benzemekten m�nezzehtir Allah'u teal�'n�n, zat�n�n hakikat ve mahiyetini idrak edemedi�imiz gibi s�fatlar�n�n hakikatini, i�itme ve g�rmesinin mahiyetini ve keyfiyetini de idrak edemeyiz, insan bu hususta acizdir. Biz onun s�fatlar�n�n mahiyetini ara�t�rmakla m�kellef de�iliz. Sadece inanmak mecburiyetindeyiz)
Y�ce rabbimiz i�itme ve g�rme s�fatlar�yla ilgili olarak Kur'an-� Keriminde ��yle buyurdu :
(Habibim) kocas� hakk�nda seninle direnip duran (nihayet halinden) Allah'a da �ik�yet etmekte olan (kad�n) m s�z�n� (umuldu�u vech ile) Allah dinlemi�tir. Allah sizin konu�man�z� zaten i�itiyordu. ��nk� Allah hakk�yla i�itici, kem�liyle g�r�c�d�r." (M�cadele suresi, ayet 1)
Yine cenab� hak buyurdu :
Bir kulu namaz k�larken men edecek adam g�rd�n m� sen? G�rd�n m� �u c�reti? Ya o, do�ru yol �zerinde ise yahut takvay� emretti ise.
G�rd�n m�? Ya (�b�r� hakk� yalan sayd�, (imandan) y�z �evirdi ise, (o adam) Allah'�n muhakkak her �eyi g�r�p durdu�unu hi� de bitmem�� mi? (Alak suresi, ayet 10-14)
Allah'u teal� Musa ve Harun'a (A.S.) kendilerini Firavun'a g�nderdi�i zaman ��yle buyurdu :
"Firavun'a gidin, ��nk� o, hakikaten azd�. (Tanr�l�k iddias�na kalk��t�. (Cel�leyn) (gidinde) ona yumu�ak s�z s�yleyin. Olur ki nasihat dinler, yahut (Allah'tan) korkar.
Dediler: "Ey rabbimiz, do�rusu onun bize kar��: a��n gitmesinden (Cezada acele etmesinden (Beyzavi, Cel�leyn)) yahut azg�nl���n� art�rmas�ndan endi�e ediyoruz biz"(Allah'u teal�) buyurdu: (Korkmay�n. ��nk� ben sizinle beraberim. Ben (her �eyi) i�itirim, g�r�r�m. (Taha suresi, ayet 45-46)
(Allah) g�zlerin hain bak���n�, g���slerin gizleyece�i her �eyi bilir. Allah, hak ve adalet) le h�kmeder. O'nu b�rak�p tapt�klar� ise hi�bir �eye h�kmetmezler. ��phesiz Allah, O, (bunlar�n s�zlerini) hakkiyle i�iten (yapt�klar�n�) kemaliyle g�rendir. (M�min suresi, ayet 19-20)
Burada zikredilmeyen daha pek �ok �yetler Allah'u teal�'n�n i�itme ve g�rme s�fatlar�yla muttas�f oldu�una i�aret ve del�let eder.
13 - Allah'u teal�'n�n kel�m s�fat� : (Allah'u teal�'n�n kel�m s�fat�, b�t�n mezheplerin hepsi Allah'u teal�'n�n kel�m s�fat� ile muttas�f oldu�unda ittifak etmi�lerdir. Kel�m s�fat� demek, Rabbimizin sese, harflere ve bu harflerden meydana gelen kelime ve c�mleleri tertiplemeye muhta� olmadan konu�mas� demektir. Yine rabbimiz peygamberleri ne kel�m s�fat� ile hitap etmi� emir ve yasaklar�n� bu s�fat� ile onlara bildirmi�tir. Di�er s�fatlar gibi cenab� hakk�n kel�m s�fatlar�n ger�ek mahiyetini idrak etmekten aciziz. Do�rusunu Allah bilir. Biz rabbimizin kel�m s�fat� ile muttas�f oldu�una inan�r�z.)
Y�ce rabbimiz kel�m s�fat� hakk�nda �yeti kerimesinde ��yle buyurdu :
"Allah, Musa'ya da hitap ile konu�tu" (Nisa suresi, ayet 164.). Di�er bir �yeti kerimesinde "Art�k (Ey m�minler) onlar�n (yahudilerin) size inanacaklar�n� umars�n�z? Halbuki onlardan hahaml�k eden) bir z�mre vard� ki, Allah'�n kel�m�n� (Tevrat'�) dinlerlerdi de ak�llar� ald�ktan sonra onlar bunu bile bile tahrif ve ta�yir ederlerdi. (Bakara suresi, ayet 75)
Burada zikretmedi�imiz daha pek �ok �yeti kerime Allah'u teal�'n�n kel�m s�fat� ile muttas�f oldu�una del�let eder.

ALLAH'IN SIFATLARI N�HAYETS�ZD�R
Her t�rl� noksan s�fatlardan m�nezzeh olan Allah'u teal�'n�n s�fatlar� Kur'an-� Kerimde pek �oktur. Yine onun s�fatlar�n�n kem�l derecesinin nihayetine eri�ilemez. Onlar�n k�nh�n�(ger�ek h�viyetini) be�er akl� idrak edemez. Onu te�bih ve tenzih ederim. Gere�i gibi ona, �vg� ve senay� yapamay�z. O y�ce rabbimiz, kendini sena etti�i gibidir.
ALLAH'IN SIFATLARIYLA VARLIKLARININ SIFATLARI ARASINDAK� FARK
Bir m�minin Allah'� teal�'n�n s�fatlar� hakk�ndaki l�f�zlarla' kastedilen man�y� anlamas� gerekir. Yarat�klar�n s�fatlar�nda �u l�f�zlarla bizzat del�let ettikleri man�n�n kendisi kastedilirken Allah'�n s�fatlan i�in hepsi tamamen de�i�iktir. Varl�klar�n s�fatlar� i�in bir ba�lang�� ve sonu� s�z konusu oldu�u gibi ayn� zamanda s�n�rl�d�r.
�imdi sen, "Allah her �eyi bilicidir" dersin. Burada ilim Allah'� teal� i�in bir s�fatt�r. Yine sen falan kimse �limdir," dersin, halbuki burada da ilim, insanlardan falan kimse i�in bir s�fatt�r. Her iki c�mlede de ilim lafz� ile ayn� �ey mi kastedilmektedir? H���! B�yle olmas� imk�ns�zd�r. Ancak Allah'� teal�'n�n ilmi, kem�linin nihayeti olmayan, kendisine hi� bir �ey gizli kalmayan, gizliyi de gizlinin gizlisini de bilen bir ilim s�fat�d�r. Yarat�klar�n ilmi onun ilminin yan�nda hi�bir �ey say�lmaz. (Denizden bir katre bile de�ildir.) i�te hayat s�fat� da b�yledir, i�itme s�fat� da �yle, g�rme, kel�m, kudret ve irade s�fatlar� da hep ayn�d�r. B�t�n bunlar, s�fatlar� ifade edebilmek i�in konulmu� olan laf�zlard�r.
Mahl�kat hakk�nda konulduklar� man�dan b�t�n s�fatlar, kem�l ve keyfiyet y�n�nden de�i�ik bir man� arz eder. Zira Allah'u teal� yarat�klar�ndan hi�birine benzemez, �yle ise �u man�y� iyi anla. ��nk� bu, �ok m�him bir inceliktir. Sen, o s�fatlar�n ger�ek mahiyetini tan�makla emrolunmad�n. (��nk� Allah'�n s�fatlar�yla insanlar�n s�fatlar� aras�nda ki fark, ��phesiz ki yaratanla yarat�lan aras�ndaki fark kadard�r, insan akl� bunu idrak etmekten acizdir.). Ancak onlar�n, varl�k alemindeki eser ve izlerini, hakk�nda l�zumlu olanlar� bilmen sana k�fidir. Allah'� teal�'dan bizi korumas�n�, aya��m�z� kayd�rmamas�n� niyaz eder, muvaffakiyetin en g�zelini nasip etmesini isteriz.


ALLAH'� TEALANIN SIFATLARINI �SBAT ���N AKLI VE MANTIK� DEL�LLER
Akait bilginleri Allah'u teal�'n�n s�fatlar�n� ispat hususunda b�z� akli ve mant�ki delillere dayan�rlar. Biz de deriz ki, ��phesiz bu, g�zel bir �eydir. ��nk�, insan�n akl�, tan�man�n esas�d�r ve teklifin d�n�� yeridir. (Zira akl� olmayan ki�i, yapt�klar�ndan Allah kat�nda sorumlu de�ildir) Ta ki bir kimsenin nefsinde bat�l ve ��phe eserlerinden bir iz kalmaz. Allah'� teal�'n�n varl��� ve kendisi i�in mutlak kem�l s�fatlar�n�n ispat�, ispat hususunda hi� bir delile ve burhana muhta� olmayan bildi�i h�k�mler aras�nda olmu�tur. O s�fatlar�n varl��� hususunda ancak kalbi b�y�k bir hastal���n merkezi olan kimse delil talep eder. Ona delil de fayda vermez, h�ccet de bir menfaat sa�lamaz. Bununla beraber bir fayda temin eder diye icmali ve tafsili baz� delilleri zikredece�iz.
�imdi deriz ki:
Birinci delil : �u varl�k �lemi, b�t�n �a�maz idaresi ve azametiyle kendisini yaratan�n y�celi�inin ve kem�linin mevcudiyetine del�let eder.
�kinci delil : Bir �ey kendisinde bulunmayan, onu ba�kas�na veremez. �u varl�k �leminin mucidi b�t�n kem�l s�fatlar�yla muttas�f olmad��� zaman, onun s�fatlar�n�n bir eseri olan mahl�kat�ndaki �u s�fatlar nas�l olabilir?
���nc� delil : Bu delil, �u yarat�c�n�n ancak bir oldu�una mahsustur. O, asla taadd�t etmez. ��nk� yarat�c�n�n birden fazla olmas� fesad�, muhelefeti ve zorbal��� davet eder. Bilhassa azamet ve kibriya sahibi bir uluhiyyetin haline asla l�y�k de�ildir. Yine bunun gibi m�teaddit il�hlar�n birine tasarruf etmekte istikl�l verilseydi di�erlerinin s�fatlar� �t�l (hareketsiz) halde kal�rd�. E�er hepsi m��terek hareket etselerdi onlar�n her birinin baz� s�fatlar� �t�l kal�rd�. Uluhiyyetin s�fatlar�n�n tatili ise onun azamet ve cel�line m�nafi ve ayk�r� olur. �yle ise elbette tek bir tanr� olmas� zaruridir. Ondan ba�ka asla tanr� yoktur.
��te bunlar yarat�c�n�n varl��� ve s�fatlar�n�n ispat� �zerine mant�ki delillerden birka� �rnektir. Kim tam olarak anlamay� murad ederse ona daha uzun a��klama gerekir. ��phesiz ki il�h� buyruk saf nefislerin f�trat�nda merkezle�mi�tir, salim kalplerin derinliklerinde kararla�m��t�r.
"Allah kime nur vermemi�se art�k onun i�in bir ���k yoktur." (Nur suresi, ayet 40) (Kul, iradesini iyiye kullan�rsa ��phesiz ki, Allah'u teal� onu yarat�r, k�t�ye kullan�rsa onu da yarat�r. Fakat buna r�zas� yoktur. O, kullar�na asla zulmedici de�ildir.)
�nsanlar�n Pek �o�unun Cevap Bulmaktan Aciz Kald�klar� Bir Soru :
Tehlike ve vesveseyi gidermek :Ebu Hureyre (R.A.) den varit olan bir hadis-i �erifte Resulullah (S.A.V.) ��yle buyurdular: "insanlar bir birlerine "Allah varl�klar� yaratt�, Allah'� kim yaratt�?" diyecek kadar ileri gidiyorlar ve soru soruyorlar. Kim b�yle bir �eyle kar��la��rsa, "Ben Allah'a iman ettim desin." (M�slim rivayet etmi�tir)( �mam� Maziri der ki. Peygamber Efendimizin hadisinin zahiri man�s� �udur: O, onlara vesveseden y�z �evirmek ve hi� bir istidlal ve g�r�� ileri s�rmeksizin ��phe ve teredd�d� defetmelerini emretmi�tir. B�yle bir d���ncenin bat�l oldu�unu belirtmi�tir.
Hadisten ��yle bir man� da ��kar�larak denilebilir; ger�ekten vesvese iki k�s�md�r. Birinci k�sma gelince bu, ki�ilerin nefsinde kararla�mam��t�r, devaml� de�ildir. �irden ortaya ��km��t�r. B�yle ��pheler, ondan y�z �evirmekle ve kendini yaratana kay�ts�z �arts�z teslim olmakla def edilebilir. Burada hi� bir delil ve burhana hacet yoktur.
�stikrar eden vesveselere gelince, onlar�, ��pheler toplam��t�r. Onlar�n zihinlerden silinmesi mant�ks�z ve delilsiz m�mk�n de�ildir. Ancak delil getirmek suretiyle def edilebilir. Do�rusunu Allah bilir)
�u sorunun esas�nda bir hata olsa bile ger�ekte biz, asla Allah'u teal�'n�n zat� hakk�nda ara�t�rma yapmakla emredilmedik. ��nk� kendi nefsinin hakikatini bile anlamak ve idrak etmekten aciz kalan k�sa ve basit akl�m�z elbette b�t�n k�inat�n yarat�c�s� ve sahibi olan Allah'u teal�'n�n zat�n�n hakikatini idrak etmekten �ciz kalacakt�r. (Nitekim Hz. Muhammed, Allah hakk�nda hat�r�na ne gelirse, Allah ondan ba�kad�r, buyurmu�lard�r.) uluhhiyyetin zatiyle ilgili olan ilk kap� bile kendisine kapal�d�r, a��lmayacakt�r.
Yine de bilmeliyiz ki, baz� insanlar�n nefislerinde bir ��phe zahir olur ve o ��phe, kendisinde devam edebilir, i�te biz onlara bu hususu bir mis�l ile a��klamay� isteriz, in�allah bu sayede g�n�l ve vicdanlar� rahatlar.
Biz �unu s�yleriz :
Masada bir kitab� b�rakt���n, sonra odadan ��kt���n ve az bir m�ddet sonra geri d�nd���n zaman b�rakt���n masadan kitab�n al�nd���n� ve dolaba konuldu�unu g�r�rs�n. Bunun �zerine sen, kitab� dolaba koyan bir �ahs�n oldu�una tamamen inan�rs�n. ��nk� sen, �u kitab�n baz� s�fatlar�n� bilirsin ki, ger�ekten o, kendi kendine bir yerden di�er bir yere intikal edemez �imdi �u noktay� hat�r�nda tut ve benimle beraber ikinci noktaya ge�.
E�er seninle beraber mektebin odas�nda sandalyede oturan bir �ah�s olsayd� sonra sen d��ar� ��ksan, tekrar odaya geri d�nen ve �ahs� yerde yayg�lar�n �zerinde otururken g�rsen bu durumda yere ini� sebebini sormazs�n. Bulundu�u yerden onu birinin nakletti�ine inanmazs�n. ��nk� sen, �u �ahs�n s�fatlar�n�n bir.k�sm�n� bilirsin ki o, kendi kendine intikal eder. Kendisini nakledecek bir kimseye muhta� olmaz. �u ikinci noktay� da hat�r�nda tut sonra sana s�yleyeceklerimi dinle.
�u mahl�kat (varl�k alemi) hadistir, sonradan yarat�lm��t�r. Biz onun tabiat�n� ve s�fatlar�n� biliriz ki, muhakkak o, bizzat kendi kendini icat edemez, bil�kis bir mucide ihtiyac� vard�r, i�te biz tan�d�k ki, onun mucidi ve yarat�c�s� ancak noksan s�fatlardan m�nezzeh olan Allah'u teal�'d�r. �luhiyyetin kem�li bu olunca kendisinden ba�ka hi� bir tanr�ya muhta� olmamas� iktiza eder. �u paragraf�n yan�na, ge�en iki noktay� da koydu�un zaman senin i�in bu mesele a��kl��a kavu�mu� olur. Be�er akl� acizdir. B�yle derin mevzularda ��kmaza girmekten ve tehlikeye d��mekten daima ka��n�lmal�d�r. Allah'u teal�'dan, aya��m�z�n kaymas�ndan bizi korumas�n� niyaz ederiz.
��phesiz ki O, mahl�kat�na son derece ac�yand�r, rahmet ve merhamet eden rahimdir.
��te sana Avrupal� bilginlerin Allah'u teal�'n�n varl��� hakk�ndaki s�zleri ve onun kem�l s�fatlar�yla ilgili ikrarlar�ndan da birka� �rnek... Allah bizi ve seni tevfikine ula�t�ran, muvaffak eden yeg�ne velimiz ve mevl�m�zd�r.
ALLAH'IN VARLI�INI VE SIFATLARINI �SBAT HUSUSUNDA TABIATCI B�LG�NLER�N S�ZLER� VE G�R��LER�
Ba�tan beri senin i�in takdim etti�imiz �u akide, salim nefislerde f�tridir, saf olan zihinlerde kararla�t�r�lm��t�r. Hatta o kadarki, g�zle g�r�rcesine bilinen bedihiyyattand�r. Nitekim birbiri ard�nca gelen nesillerin, milletlerin ak�llar�ndan ��kar� neticeler bunu teyit eder. Bunun i�in Avrupal� ve di�er �lkelerin tabiat�� bilgin ve filozoflar� kendilerine dinlerden herhangi bir din ula�mam�� olsa bile yine O'na inan�rlard�.
�imdi sana onlar�n bac�lar�n�n �ahadetlerini ve g�r��lerini nakledece�im. Bu nakledi�im akide ve inanc� kuvvetlendirmek i�in de�ildir. Fakat �sbat onun nefislerde istikrar sa�lamas�na yarar. B�t�n akideleri i�ice sokarak birle�tirmeyi, ruhlar�na ve vicdanlar�na bat�l ile hile yapanlar�n lisanlar�n� susturmak i�indir.
Dekart'�n �ehadet ve itiraf�:

Frans�z filozofu Dekart der ki;��phesiz bende bir �uur vard�r ve noksan olan �u varl���mla daima ve her vakit k�mil bir zat-� ezel� ve ebed�nin varl���n� zaruri olarak hissediyorum kendimi inanmaya mecbur g�r�yorum. Varl���m�n derinliklerinde g�m�l� olan �uurumla bunu idrak ediyorum, i�te �u zat her t�rl� kem�l s�fatlar�yla bezenmi�, noksan s�fatlardan m�nezzeh olan bir varl�kt�r. O da Allah't�r.
Filozof, �u s�zleriyle nefsinin zay�fl���n� ve noksanl���n� tesbit ve itiraf eder fakat buna kar��l�k Allah'u teal�n�n varl���n� ve her t�rl� kem�l s�fatlar�yla muttas�f oldu�unu kabul eder. Yine itiraf eder ki hakikaten kendisinde bulunan �uuru ve hisleri, duyu organlar� kendisine Allah'u teal� taraf�ndan hibe edilmi�tir, kendisinde f�tridir yani bir Allah inanc� do�u�tan vard�r, insan ruhu buna m�temayildir.
"O halde (habibim) sen y�z�n� bir muvahhid olarak dine, Allah'�n o f�trat�na �evir ki O, insanlar� bunun �zerine yaratm��t�r." (Rum suresi, ayet 30)
�shak Nivton'un �ehadeti:
Me�hur �ngiliz bilgini ve �ekim kanununu ke�feden Ishak Nevton der ki;
"Halik hakk�nda �ik�yet etmeyiniz. Zira onun ger�ek mahiyetini ak�l kavrayamaz. O, tesad�flerin ortaya ��kard��� bir �ey de de�ildir. Tek ba��na �u varl�k �leminin idarecisidir." (Kitab�m�zda mevcut olmayan baz� me�hur filozoflar�n Allah ve Din hakk�ndaki g�r��lerini dipnot halinde vermeyi faydal� bulduk.
W. James'e g�re din, "Kalpleri ger�ek imanla ayd�nlanan insanlar, her t�rl� arzu, h�rs ve tamadan el �ekerler. Her �eylerini Rahman�n, tanr�n�n eline b�rak�rlar, i�i ger�ek imanla ���klanm�� insan, her i�ini tanr� murad�na b�rakt�m, diyebilir. Ne cehennem korkusu, ne Cennet sevinci ta��r. Fakat, g�nl�n� dolduran h�r ve ate�li a�k sayesinde Tanr�ya kar�� tam ve mutlak bir itaat hayat ya�ar."
"Ebed� bir cehennem azab�n�n, kendisini cehennem zebanileri elinde oyuncak etmesini hakl� bulur. Ne tanr�, ne de mahl�klar taraf�ndan bir kurtulu� ve teselli de �zlemez, azap ve �zd�rap �ekiyorsa bu, yoluna can verdiyi tanr� murad�ylad�r."
M. Aurelius'un �u s�zleri de onun din hakk�ndaki d���ncelerini ve Allah fikrini ortaya koymaktad�r:
"Ey k�inat, sana uygun gelen bana da uygundur. Senin ho�una giden bana da ho�tur. Senden gelen her �ey bana, ne erdir, ne ge�tir. Senin mevsimlerinin getirdi�i her meyve bana ho�tur."
Ey tabiat! Her �ey senden geliyor , Her �ey sendendir , Her �ey sana d�necektir.
Imitation (Imitey��n) isimli mecmuada, a�a��daki sat�rlarda yukar�daki zikri ge�en �ahs�n din duygusunu dile getirmektedir.
"Tanr�m, neyin daha iyi oldu�unu ben de�il, sen bilirsin. Ne dilersen onu yap istedi�ini, ne zaman istersen o zaman ver. Beni, senin hikmetine g�re senin ulu ��n�n yolunda sevk ve idare et. Beni nerede istersen orada kullan. Bana kendi �z e�yanm�� gibi muamele et. Ben senin elindeyim. Beni diledi�in gibi s�nd�r. Senin k�lenim, beni kime istersen ver. Zira ben kendim i�in de�il, senin i�in ya�amak istiyorum."
�r. Alexis Carrel, DUA adl� kitab�nda Allah inanc�n� �u �ekilde dile getirir: "insan, suya ve oksijene nas�l muhta� ise tanr�ya da �yle muhta�t�r."
Cenab� hakka kar�� yap�lan duan�n mahiyetini de ��yle ifade etmektedir: "Allah'a dua etmek, be�eriyet hissesini tercih de�il, il�hi kudreti her �eyden ziyade tazimdir. Bu da en y�ce makamd�r. Dile�im �udur, diyerek tasrih etmek duan�n zaruretinden de�ildir. Zaman olur ki, hal, s�zden daha beli�dir.
"Tanr�m huzurunday�m, halim sana mal�m" demek, s�yleyenin makam�na ve kalbinin temizli�i derecesine g�re, en beli� dualardan daha beli� olur. Tanr�ya ��kretme, ayn� zamanda dua demek olmakla "en y�ce dua, tanr�ya ��k�rd�r" buyurulmu�tur."
F�rster'e g�re, iman, "iman nazar�nda itaat ve disiplin, egoizmden kurtulma vas�tas�d�r, iman iledir ki, insan, kendi derinli�ine dalarak tanr�ya do�ru y�kselme, hayat�n b�t�n zahmet ve �ileleri aras�nda tanr�ya yel bulma s�rr�n� bulur.
�man, b�ylece insan� i� ve vazifeye ba�lamak suretiyle, ve vazifenin derin hikmet sebeplerini kavrat�r. �man sana �unu anlat�r: Ruh. en y�ksek tekam�l�ne ancak, bedeni emri alt�na almakla ula�acakt�r. Bu g�n�n teknik�i zihniyeti ve yanl�� anla��lm�� okullar�nda var�lacak neticeler insanlara bir g�n. bu meselede �u veya bu suretle ba�ka t�rl� yollar bulunmak l�z�m gelece�ini g�sterecektir. Bir g�n gelecektir ki, tanr�ya iman, yeniden e�itime esas olacakt�r. O g�n gelinceye kadar, temenni edelim ki, dini terbiye ile u�ra�an din adamlar� zaman�m�z ilimlerine de uygun yollar bulmu� olsunlar."
Kont do Nuy'a g�re yarat�l���n gayesi, "Yer yuvarla��n�n ka� ya��nda oldu�unu ariyan alimler, arz�n (yery�z�n�n) ilk g�n�nden ilk canl�n�n meydana geldi�i zamana kadar iki milyar y�l, ilk canl� h�crelerden insana kadar ge�en zaman�n �� milyar y�l, ilk insandan bu g�ne kadar da bir bu�uk milyon y�l ge�ti�ini tahmin etmektedirler.
Bu g�n�n en de�erli biyoloji alimlerinden olan (Le Kont de Nuy)'a g�re cans�zlar �leminden canl�lar �lemine ge�i� bir tesad�f neticesi de�ildir. Sonsuz bir kudret sahibinin yaratmas� neticesidir. Yani bu g�n ilim, art�k Allah'� ink�r edemiyor. Bu varl�k ve k�inat Allah'�n eseridir, diyor.
Allah'� teal� bu �lemi acaba ni�in yaratt�? Yarat�l��a gayesi nedir?
Y�ce tanr� Kur'an-� keriminde : "Ben, insanlar� ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yaratt�m" buyurmaktad�r. M�fessirler, buradaki ibadeti irfan ile, Allah'� tan�ma ile tefsir ederler. Bu takdirde k�inat�n yarat�lmas�ndan gaye, arif ve k�mil insand�r.
Hayvanl�ktan s�yr�l�p insanl��a girerken hudut: eline, diline, beline sahip olmakt�r. Kendisinden hi� kimsenin zarar g�rmemesidir. insan�n kendi derinli�indeki insanl��a yakla�mas�, yine kendi i�indeki hayvanl�ktan kopmas� ve kurtulmas� ile m�mk�nd�r.
Perinceton �niversitesi Biyoloji Profes�r� Ed. Grant Conklin her �eyi tabiat eseri olarak g�ren duygusuz ve ruhsuz kimselere kars� ��yle seslenir: (ilmin bize ��retti�i �u muazzam tabiat� -atomlar�n te�ekk�l�nden insan�n ve �uurun tekam�l�ne kadar- inceledikten sonra h�l� bu k�inat pl�ns�z ve gayesizdir, nas�l denilebilir anlam�yorum.
En son mesele �uraya dayan�yor: iki yol vard�r. Bu iki yoldan biri �mit yolu, di�eri ise yeis yoludur. E�er k�inatta bir maksat yok ise Allah da yok, iyilik de yok demektir. K�inatta ve insan hayat�nda bir pl�n ve gaye varsa bu .takdirde, �unu kabul etmeliyiz ki. "Her �eyin sonu yokluk hepsi bo�" dememiz kendi fikri g�r�� ve kabiliyetimizin noksanl���ndan ileri gelmektedir. Tanr�s�zl�k insan� �mitsizli�e ve buhrana s�r�klerken, bir Allah'a inanmak ise �mide ve sevgiye g�t�r�r.
Her�el'in �ahadeti;
�ngiliz astronomi bilgini Her�el derki;�lmin s�n�rlar� geni�ledik�e ezeli ve ebedi olan yarat�c�n�n �zerine kuvvetli ve �st�n gelen delil ve burhanlar g�n ge�tik�e �o�almaktad�r. Asla onun kudreti i�in bir s�n�r ve nihayet yoktur. Jeologlar, matematik�iler astronotlar ve tabiat�� filozoflar, ilmin sarahat ve kuvvet kazanmas�nda bir biriyle yard�mla�maktad�rlar. Bu durum da zat�nda ve s�fatlar�nda tek olan Allah'u teal�'n�n azametini b�t�n a��kl��� ile ortaya koymu�tur ve koymaya devam etmektedirler.

Lenyi'nin �ehadeti:

K�mil, Frans�z emirleri i�in yazd��� "Tabiatta Allah" isimli kitab�nda ondan �u sat�rlar� nakletti;
"��phesiz ki Allah ezelidir, ebedidir. Her �eyi noksans�z bilicidir. Her �ey �zerine kadirdir. O bana sanat�n�n b�t�n a��kl��� ile tecelli etmi�tir. O kadar ki, akl�m� ba��mdan alacak ve beni �a��rtacak kadar a��kt�r.
Hangi kudret ve hangi hikmet ve idare ve hangi sanatk�r sanat�nda modelsiz olarak bir �ey yapm��t�r ve yapabilmektedir. O yarat�c�ya denk olmu�tur ve olabilmektedir? En k���k e�ya ile en b�y�k e�yay� yaratmak ona g�re m�savidir. �u k�inatta kendisinden faydaland���m�z b�t�n menfaatlar, onlar� bizim emrimize amade k�lan Allah'u teal�'n�n rahmet ve azametine �ehadet eder. Sanki onlar�n m�kemmelli�i ve birbirine uygunlu�u onun hikmet ve idaresinin geni�li�ini ve azametini bize haber vermektedir. B�ylece onu yok olmaktan ve tecedd�tten muhafaza etmi�tir ki o, onun azamet ve y�celi�ini herdem ikrar eder-"

Herbert Spenser'in �ehadeti:

Bir �ngiliz filozofu olan Herbert Spenser, bu konu ile ilgili olarak "Terbiye" adl� kitab�nda ��yle der;"�lim b�t�n hurafelerle tenakuz te�kil eder, onlara z�tt�r. Fakat o, dinin bizzat kendisine asla z�t de�ildir. Umumi tabiat ilimlerinden pek �ok �eylerde inkarc� ruhu bulunur. Ama ger�ek olan ilim sat�htaki mal�matla u�ra�mayan, hakikatlar�n derinliklerine k�k salan ilimdir. Ger�ek ilim �u ruh d�nyas�ndan beridir. Tabiat ilimleri dine z�t olmaz. Tabiat ilimlerine y�nelmek onlarla u�ra�mak sessiz bir ibadettir.> �u ayeti kerime buna i�aret etmektedir. Allah'u teal�'n�n s�z�nde "onlar (O salim ak�l sahipleri �yle insanlard�r ki) ayakta iken. otururken yanlar� �st�nde yatarken (hep) Allah'� hat�rlay�p anarlar ve g�klerin, yerin yarad�l��� hakk�nda inceden inceye d���n�rler. (Fikirlerini kullanarak) ��yle derler: "Ey rabbimiz! Sen bunlar� bo�una yaratmad�n. Sen (bundan) pak ve m�nezzehsin. Bizi, ate�in azab�ndan koru." (Ali �mran suresi, ayet 191).

Prof. Amyel'e g�re iman ve ilim:

33 ya��nda iken ��yle ya��yordu : "Kendinden vazge� kadehine ac� tatl� ne d��m��se i�. Kalbini do�rulu�un, g�zelli�in, iyili�in insanlara sevginin bir tap�na�� yap." Sevgi ve a�k, insan� tanr�ya g�t�ren en k�sa yoldur. Saadet, muhabbet ve a�k ile tanr�ya ula�abilmedir.
�nsan, d�nyay�, g��s�nde imi�, y�ld�zlara dokunuyormu�, nam�tenahiye yeti�mi� gibi seziyor. D���nce bir y�ld�zdan �teki y�ld�za u�uyor. B�y�k muammaya n�fuz ediyor. Okyanuslar�n nefes almas� gibi s�k�net i�inde derin nefes al�n�yor, i�, l�civert g�kler gibi duru... G�klerdeki y�ld�zlardan yerdeki yosunlara kadar hepsi kendi g��s�n�zde... Hepsi bize boyun e�mekte... Bu halden bize kalan hat�ra, i�imizde derin bir heyecan ve h�rmet izi b�rakmakt�r.
K�inat� dola�t�m : En b�y�k y�ld�zlardan en k���k atomlara kadar... Zaman ve mek�n a�arak, ruhen, u�suz bucaks�z yarad�l�� �lemini dola�t�m. Bir �ok g�ne�ler, y�ld�zlar g�rd�m. Her birinde say�s�z ve hudutsuz g�zellikler, gizlilikler... kendi yoldu�umu, azametimi g�r�p sarma�t�m. Tanr� ile kar��la�t�m. Beni hayat ve ruh yaratm�� olmas�na ��kranlar�m� sundum. B�yle anlarda insan, tanr� ile y�z y�ze gelmi� gibidir ve �l�ms�zl���n� sezmektedir.
Tayin edilen ve okunan e�yan�n nefisli�inde ve g�zelli�i kar��s�nda sessiz bir itiraft�r. Sonra o tabiat�n yarat�c�s�n�n kudretini tan�mad�r. Sadece sessiz bir te�bih ve tenzih de�il, bil�kis o, ameli yani hareketli bir tesbihtir. Yine sadece iddia edilen geli�i g�zel bir h�rmet ve ihtiram de�il bil�kis amel, tefekk�r ve vakit kurbanlar�yla meyve veren bir ihtiramd�r.
�u ilim, ilk sebebin idrakinin istihalesini insana anlatmakta istidlal yoluna ba� vurmaz, i�te o ilk sebep de Allah't�r. Fakat ,O, istihaleyi bize anlatmakta �ok a��k programlarla yol g�sterir. ��yle ki, a�ma ya g�c�m�z�n yetmeyece�i b�t�n hudutlar�n nihayetine ula�t�r�r. Sonra bizi �u nihayetin yan�nda bir yumu�akl�k ve s�kunet i�inde durdurur. Bundan sonra da akl�n kayboldu�u bir kenarda k���k insan akl�na denk olmayan keyfiyetleri bize g�sterir." Sonra s�yledi�i �eyle ilgili, tutar bir mis�l getirir ve der:
"��phesiz ki suyun bir damlas�n� g�ren �lim hemen bilir ki o, belirli ve hususi �l��lerde oksijen ile hidrojenin birle�mesinden meydana gelir. ��yle ki, bu nispetlerden biri di�erine muhalif olsa, �l��lere riayet edilmese sudan ba�ka bir elaman ortaya ��kar. O bilgin, yarat�c�n�n azamet, kudret ve hikmetine itikat eder. Onun geni� ve s�n�rs�z ilmini, sadece oksijen ve hidrojenin birle�mesiyle bir damla suyu g�rebilen �ok daha kuvvetli, y�ce ve �iddetli oldu�una inan�r.
Yine bir par�a dolu tanesine bakan ve onu inceleyen �limin durumu da b�yledir. Onun zahir ve a��k g�r�n��� alt�nda onda olan en g�zel ve �ahane hendes� �ekilleri de son derece dikkatli bir taksim g�r�r. Hi�bir �ek ve ��phe etmeden, o, halik�n�n g�zelli�ini d���n�r. Onun hikmetinin inceli�i ise bilinmeyen �u y�n�yle daha b�y�kt�r. �uras� muhakkak ki o da so�u�un �iddetinden donan bir ya�mur damlac��� olmas�d�r.
Bu hususta tabiat�� bilginlerin g�r��leri say�lamayacak kadar �oktur, �� be� sayfa ile ifade etmeye imk�n yoktur. Mevzumuzla ilgili olarak zikretti�imiz kadar� bize yeter. Biz bu tabiat�� bilginlerin g�r��lerini �unun i�in �ahit getirdik. Ta ki gen�lerimiz dinlerinin, �an� y�ce olan Allah kat�nda teyit edildi�ini bilsinler, ilim dine, ancak kuvvet, sebat ve ona kar�� olan iman duygusunu �o�alt�r. Yoksa dini zay�flatmay�, Allah inanc�n� ortadan kald�rmay� asla hedef tutmaz. Zaten ilmin s�n�r� metafizik �leme ge�emez. O sahada tek s�z sahibi din ve ona ba�l� olarak y�ce rabbimiz taraf�ndan g�nderilen il�h� kitab�n bildirdikleridir. Allah'u teal�'n�n azamet ve kudretini tasdik edici olarak y�ce rabbimiz Kur'an-� Keriminde ��yle buyurdu,
"Gerek �f�kta gerek kendi nefislerinizde �yetlerimizi yak�nda onlara g�sterece�iz. Nihayet onun hak oldu�u, ��phesiz kendileri i�in de apa��k meydana ��kacakt�r. Rabbinin her �eye hakkiyle �ahit olmas� sana k�fi de�il mi?" (Fussilet suresi, ayet 53)