Prof. Dr. �erafettin G�LC�K
Din i�leri Y�ksek Kurulu �yesi

���NDEK�LER

Mahiyeti ve Tan�m�

Hayat ve �l�m Ruh Berzah
Su�lar�n �ahsili�i Cin ve �eytan Reenkarnasyonla �lgisi Olmayan �ki ayet Adalet ve e�itlik �lkelerine S���nma
Tekrar D�n�� Yoktur

�nsan�n Karma��k Yap�s�

Reenkarnasyon Nazariyesinin Kayna�� ve Sa�mal���

 

 

 

 

Mahiyet ve Tan�m�

Frans�zca bir kelime olan reenkarnasyon (reincamation) tekrar bedenlenme anlam�ndad�r, incamation ise bedenlenme anlam�na Hz. �sa (a.s.) i�in kullan�l�r, ilahi ruhun O'nda tecelli etmesi, Uluhiyyetin Hz. �sa�da ortaya ��kmas�d�r. Reenkarnasyonu anlamak i�in hemen ba�lang��ta kelimenin k�k anlam�m bilmek, hangi terim ve inan�larla ilgisinin bulundu�unu kavramakta yarar vard�r.

Reenkarnasyonun yine Frans�zca metempsycose ve tarnsmigration kelimeleriyle de ilgisi vard�r. T�rk�eye tenas�h ve ruh g��� olarak terc�me edilen bu kelimelerin ve i�erdikleri anlamlar�n bilinmesi de reenkarnasyonun ayd�nl��a kavu�mas�nda yard�mc� olur. Tenas�h, nesh k�k�nden Arap�a bir kelime olup, bir �eyin bir ba�kas�na intikali anlam�nad�r.

Enkarnasyon, reenkarnasyon, tenas�h, ruh g���, bedenlenme kelime ve terimleri birbirlerine yak�n ve bazen de kar��t�r�larak kullan�lan, fakat sonu�ta bir inanc� veya nazariyeyi yans�tan kelime ve terimlerdir.

Reenkarnasyon; �l�mden sonra ruhun yeniden insan v�cuduna tekrar gelmesi, tekrar bedenlenme inanc� ve nazariyesidir. Bu inan� veya kuram genel kanaat olarak Hintlilere izafe edilir, onlara g�re reenkarnasyon yeni bedenlenmeler �eklindehayat�ns�r�pgitmesidir.Eski�ranl�lar,Mezopotamyal�lar, Pisagor ve Platon gibi eski Yunan filozoflar� da reenkarnasyona inan�yorlard�. Eski M�s�rl�lar�n mumyalama sistemi, reenkarnasyona inanc�n bir �r�n�yd�. Bu inanc�n temelini k�t� ruhun temizlenmesi d���ncesi olu�turuyor, bunun i�in bir ruh g���ne gerek duyuluyor, ruh tekrar tekrar d�nyaya gelip gitmelerle kendini temizlemeye �al���yordu.

�slam toplumunda da a��r� �ii f�rkalardan tenas�h�, reenkarnasyonu benimseyenler ��km��t�r. Bu inanca Karmati ve �smaili topluluklarda rastlan�r. Nusayrilerin ve Yezidilerin de ruh g���ne inand�klar� sabittir.

Reenkarnasyon kuram�na inananlar�n baz�lar�na g�re bir be�er varl��� de�i�mez bir bi�imde hep ayn� cinsiyette bedenlenip tecess�m ederken, baz�lar�na g�re ise kimi kez erkek, kimi kez di�i olarak bedenlenebilir. Kimilerine g�re bu bedenlenme yani reenkarnasyon hep yery�z�nde olur, kimilerine g�re g�ne� sisteminin bir di�er gezegeninde de olabilir. Baz�lar� da bir ba�ka gezegene ge�meden �nce ruh yery�z�nde yeterince tekam�l eder, bir�ok defalar bedenlenir. Ardarda bedenlenme s�releri ise ihtilafl�d�r, bu s�reler �ok yak�n oldu�u gibi oniki ile onbe� y�zy�l kadar olabilir. Bu s�reler ki�ilerin tekam�l s�relerine ba�l�d�r.

Reenkarnasyonun gerek�esi olarak ileri s�r�len g�r�� ��yle �zetlenebilir:

"�nsanlar farkl� imkan ve kabiliyetlerle d�nyaya geliyorlar, ruhlar do�u�tan e�it de�ildirler, Tanr� adaletinde ruhlar� e�it olarak d�nyaya g�ndermemi�tir. Adaletsizlik ve e�itsizli�in giderilmesi ruhlar�n e�it ve adil bir tekam�l seviyelerine ula�malar� i�in tekrar bedenlenme bir ihtiya�t�r. Karakterlerin farkl�l���, tutumlar�n �e�itlili�i, ahlaki niteliklerdeki orans�zl�k, bu niteliklerin kiminde az, kiminde �ok olmas�, tek kelimeyle g�z�m�ze �arpan e�itsizlikler ancak tekrar tekrar pek �ok kez bedenlenme olay� ile a��klanabilir. Bize bir tek bedensel ya�am verip bu denli e�itsiz par�alara b�lm�� ve vah�iden uygara bu denli farkl� ahlaki d�zeyler ve yine bu denli farkl� maddi zenginlikler vermi� bir Tanr� hakk�nda ne d���n�lebilir? Reenkarnasyon yasas� diye bir �ey s�z konusu olmasayd� d�nyada b�y�k bir haks�zl�k egemen olurdu, diye d���n�lebilecekti. T�m bu karanl�klar� tekrar bedenlenme, yani reenkarnasyon ��reti�i ayd�nl��a kavu�turur."

Bu ve benzeri iddialar, reenkarnasyon doktrininin esas maddelerini olu�turur. Bu itibarla ruhlar, d�nyadaki ya�am tarzlar�na, yapt�klar� amellerine g�re e�itsizliklerin giderilmesi ve adaletin sa�lanmas�, ruhi tekam�le eri�mek amac�yla, bazen kendi bedeninde, bazen ba�kas�n�n bedeninde, bazen hayvan, bazen domuz, k�pek, e�ek, bazen de y�ksek mevkilerin sahibi olarak tekrar bedenlenme, reenkarnasyon halinde d�nyaya gelir ve bu s�rekli devam eder, sonsuza dek tekrarlan�r.

Reenkarnasyonun ne oldu�unu tam anlayabilmek i�in baz� de�i�mez ger�eklerin, sabit kanunlar�n Kur'an I����nda hat�rlanmas�nda b�y�k yarar vard�r

Hayat ve �l�m

Bu de�i�mez ger�eklerin en �nemlisi ve en ba�ta geleni hayat ve �l�m ger�e�idir.

Allah, Kitab� Kur'an-� Kerim'de hayat� ve �l�m� imtihan i�in yaratt���m beyan etmektedir. Pek �ok ayette bu husus ifade edilir. S�zgelimi M�lk suresi 67/2. ayetine g�re hayat ve �l�m�n yarat�lmas�n�n sebebi amel y�n�nden kimin en iyi oldu�unun belirlenmesidir. Ayr�ca insan�n yarat�l���, ona hayat verili�i, ya�ay���n�n safhalar� ve nihayet �l�m� Kur'an'da a��k�a ve uzunca i�lenir, b�t�n bunlar�n yarat�c�s� Allah't�r.

Kur'an'da, d�nyada hayatta iken �ld�r�len ve yine d�nyada iken diriltilen olaylardan bahsedilir. Bu olaylardan baz�s� Bakara suresinde, di�erleri ise Al-i �mran ve Maide surelerinde s�z konu�u edilir.

Bunlar Bakara suresinin 55. ve 56. ayetlerindeki �ld�rme ve diriltme olay�, 72. ve 73. ayetlerindeki �ld�rme ve diriltme olay�, 243. ayette s�z konu�u edilen olay, 259. ayette y�zy�l �l� kald�ktan sonra diriltilen ki�inin durumunu a��klayan olay, 260. ayette Hz. �brahim�in �l�lerin nas�l diriltilece�ini g�rmek istemesi olay� ile, Al-i �mran suresinin 49. ayetiyle Maide suresinin 110. ayetinde Hz. �sa�n�n (a.s.) elinde �l�lerin diriltilmesi olaylar�d�r. Buna ilaveten Ashab-� Kehfde bu konuda zikredilebilir. Zira ma�ara ashab�n�n durumu �l�mden sonra dirili�e �rnek olarak Kur'an'da yer al�r.

B�t�n bu olaylar ahiret hayat�n�n varl���, �l�mden sonra dirili�in mutlaka vuku bulaca��na dair somut deliller olarak Kur'an'da d���nen insan�n idrakine sunulan hususlard�r. Bunlar, �ld�ren ve diriltenin Allah oldu�unu, hayat ve �l�m kanunlar�n� koyan�n Allah'tan ba�kas�n�n olmad���n� beyan etmek i�indir.

Her canl� �lecektir, �len her canl� Allah'�n diledi�i bir vakitte O'nun diriltmesiyle dirilecek ve d�nya hayat�n�n kar��l���n� alacakt�r.

RUH

Kur'an'da ruha da temas edilmi�tir, �sra suresi 17/85. ayetinde Allah, ruh hakk�nda pek az bilgi verildi�ini bildirir. O'nun mahiyetin; ancak Allah bilir. Ruh hakk�nda Hz. Peygamber (s.a.s.) konu�mad��� halde O'nun d���nda herkes konu�mu�, pek �ok �ey s�ylenmi�tir. B�t�n bunlara ra�men, ruh, esrar�n� muhafaza etmektedir. �l�mden sonra ruhun durumuyla ilgili Kur'an'da ve hadiste pek �ok malumat vard�r. Hi� ��phesiz, �l�m, ruhun bedeni terk etmesidir. B�yle olmakla birlikte bu ruh �l�mden sonra ne olmaktad�r? Ayet ve hadislerden ��kan sonu� �udur: Ruh diridir, k�yamete kadar ya cennet bah�elerinden bir bah�ede veya cehennem �ukurlar�ndan bir �ukurda varl���n� s�rd�r�r. Ruhun tekrar d�nyaya d�nmesi asla s�z konusu de�ildir. Zira Kur'an'da bu hususta �u kesin h�k�m yer almaktad�r.

Onlardan birine �l�m gelince; Rabbim, beni terketti�im d�nyaya geri �evir, belki yapmay�p noksan b�rakt���m� tamamlar iyi i�ler i�lerim, der. Hay�r, bu kendi s�z�d�r. Diriltilecekleri g�ne kadar arkalar�nda (veya �nlerinde) geriye d�nmekten al�koyan bir berzah (engel) vard�r." M�'minun, 23/100

Berzah

M�minun suresinin 99. ve 100. ayetlerinin a��k anlam� insan�n �ld�kten sonra tekrar �u veya bu �ekilde bir daha d�nyaya d�nemeyece�idir. Zaten sonraki 101. ve 104. ayetlerde de ahiret hayat� anlat�lmaktad�r. Berzah� b�t�n ilim adamlar�, �l�mle d�nyaya tekrar d�n�� aras�ndaki engel olarak anlam��lard�r.

�l�mle hayat�n kesildi�ine, insan�n i�ledi�i amellerin kar��l���n� ahirette alaca��na dair pek �ok ayet ve hadis vard�r. �l�mle bedenden ayr�lan ruhlar berzah aleminde toplan�rlar, orada d�nya hayat�nda oldu�u gibi faaliyetlerde bulunma, eksiklikleri tamamlama imkan� yoktur. Art�k amel safhas� bitmi�, hesap verme i�in bekleme d�nemi ba�lam��t�r. Her �e�it ibadet ve amelin yap�ld��� yer d�nyad�r, d�nya hayat�d�r ve bu d�nya hayat� da bir tektir. "Her nefis �l�m� tadacakt�r. Sizi bir imtihan olarak hay�r ile de �er ile de deniyoruz. Neticede bize d�nd�r�leceksiniz." Enbiya 21/35. ayetinin a��k anlam� bu ger�e�i ifade etmektedir.

Su�lar�n �ahsili�i

Ayr�ca Kur'an'da bir de, su�lar�n �ahsili�i, amellerin ancak ki�iyi sorumlu tutup ba�lad��� esas� vurgulan�r, �sra suresinin 17/15. ayetinde hi�bir g�nahkar�n ba�kas�n�n g�nah�n� �ekmeyece�i ifade edilir. Oysa tenas�be ve reenkarnasyona inananlar, ruh �a��rma seanslar�nda, kafir bir ki�inin ruhunun m�sl�man bir ki�ide; katil, cani bir ki�inin ruhunun da su�suz birisinde ya�ad���na �ahit olduklar�n� s�ylemektedirler. Ger�ekte insan, �l�mle noktalanan d�nya hayat�nda elde etti�i b�t�n amelleriyle, �ahsi kazan�lar� ve sorumlulu�u ile bu d�nya hayat�ndan ayr�lmaktad�r.

Reenkarnasyonu isbat i�in ruh �a��rma seanslar�na s���nan ve oralardan belge toplayan ki�ilere ihtimaldir ki cinler veya �eytan yard�mc� olmaktad�r.

Cin ve �eytan

S�zl�kte, "gizli ve �rt�l� varl�k, g�r�lmeyen �ey" anlam�na gelen cin, terim olarak duyu organlar�yla alg�lanamayan, �e�itli �ekillere girebilen; ate�ten yarat�lm��, manev�, ruhan� ve gizli varl�klara verilen bir add�r.

Cin kelimesi geni� anlam�yla ele al�nd���nda, insan kelimesinin kar��t� olarak kullan�l�r ve herhangi bir kay�tla s�n�rland�r�lmam��sa, duyu organlar�ndan gizlenmi� b�t�n manev� varl�klar� ifade eder. Dar anlam�yla ise cin kelimesi, ruhan� varl�klar�n bir k�sm�n� belirtmek i�in kullan�l�r. ��nk� g�zle g�r�lmeyen ruhan� varl�klar: Hay�rl� olan ve Allah'�n emrinden ��kmayan ve insana iyi �eyler ilham eden melekler, insan� aldatan ve �erre y�nelten �eytanlar, hem hay�rl�lar� hem de �erlileri bulunan cinler, olmak �zere ��e ayr�lmaktad�r.

Cinler, duyu organlar�yla alg�lanamayan varl�klar oldu�u i�in, onlar hakk�ndaki tek bilgi kayna�� vahiydir. Kur'an-� Ker�m ve sahih hadisler, cinlerden bahsetmekte, do�ru d���nebilen ak�l da bunu imkans�z g�rmemektedir. �nsanlar�n cinleri g�remeyi�i, g�zlerinin cinleri g�recek yetenekte yarat�lmam�� olmas�ndand�r.

Kur'an'a g�re insan topraktan cinler ise ate�ten yarat�lm��t�r: "Cinleri �z ate�ten yaratt�" (er-Rahman 55/15), "Andolsun biz insan�, kuru-kara �amurdan, �ekillenmi� kara bal��ktan yaratt�k. Cinleri de daha �nce, zehirli ate�ten yaratt�k" (el-Hicr 15/26-27). Sonuncu ayet cin t�r�n�n insan t�r�nden �nce yarat�ld���n� da g�stermektedir.

G�zle g�r�lmeyen fakat varl��� kesin olan, azg�nl�k ve k�t�l�kte �ok ileri giden, kibirli, asi, insanlar� sapt�rmaya �al��an cinlere �eytan ad� verilir.

Kur'an-� Ker�m'de ilk �eytandan �blis diye s�z edilir. �blis, azm�� ve Rabbinin buyru�una isyan ederek sap�kl��a d��m�� cinlerdendir. "Hani biz meleklere Adem'e secde edin demi�tik. �blis hari� hepsi secde ettiler. O y�z �evirdi, b�y�kl�k taslad� ve kafirlerden oldu" (el-Bakara 2/34) anlam�ndaki ayet, onun melek oldu�unu g�stermez. ��nk� bu ayette, ifadenin �o�unlu�a g�re d�zenlenmesi kural�na uygun bir �slup kullan�lm��t�r, "...iblis cinlerdendi; Rabbinin emrinden d��ar� ��kt�..." (el-Kehf 18/50) ayetinden de a��k�a anla��laca�� gibi, asl�nda o bir cindir. Allah'a ibadet ederek derecesini y�kseltmi�, melekler aras�na kar��m��, daha sonra da isyan� y�z�nden bu konumunu yitirmi�tir.

Melekler ve cinler gibi duyu organlar�yla alg�lanamayan fakat varl��� Kur'an-� Ker�m ve sahih hadislerde kesin bi�imde haber verilen �eytan, ate�ten yarat�lm��t�r. Hz. Adem'in �amurdan, kendisinin ise ate�ten yarat�ld��� gerek�esiyle ondan �st�n oldu�unu iddia etmi�, Adem'e secde etmekten ka��nm��, Allah'�n lanetine u�ram�� ve O'nun huzurundan kovulmu�tur. Daha sonra Hz. Adem ve e�i Havva'y� yan�ltarak, onlar�n cennetten ��kar�lmalar�na sebep olmu�tur.

 

Reenkarnasyonla �lgisi Olmayan �ki Ayet

Hayat, �l�m, ruh, berzah, ahiret hayat�, cin ve �eytan ger�eklerini dikkate ald�ktan sonra reenkarnasyonu �a�r��t�ran Kur'an'daki iki ayeti s�z konusu etmek uygun olur. Bu iki ayetten birisi Bakara suresinin 2/28. ayeti, di�eri ise M�min suresinin 40/11. ayetidir.

Bakara suresinin 2/28. ayetinde ��yle buyurulur:

"Allah'� nas�l inkar edersiniz? Siz �l�ler idiniz, O sizi diriltti; sonra �ld�recek ve yine diriltecektir, sonra da O'na d�nd�r�leceksiniz."

Ayette iki �l�m ve iki dirilmeden s�z edilmektedir. Daha a�a��da s�z konusu edece�imiz gibi M�min suresinin 40/11. ayetinde s�z� edilen "Bizi iki kez �ld�rd�n ve iki kez dirilttin" mealindeki ayetle bu ayet irtibatland�r�lm�� ve bu iki ayette Allah Teala'n�n ayn� hususu anlatt��� ifade edilmi�tir. Bu ayette s�z� edilen ilk dirilme �u d�nya hayat�d�r. Bundan sonraki dirilme ahiretteki dirilmedir, ��nk� bu dirilmeden sonra Allah'a d�nd�r�lme s�z konusu edilmektedir.

Burada dikkati �eken ve a��klanmas� gereken husus; "Siz �l�ler idiniz" ibaresidir. Mevt, �l�m kelimesi Arap�ada hayat�n kar��t� anlam�nda kullan�l�r, nitekim Kur'an'da da b�yle yer al�r. Hayatta olmama �l�m ile ifade edilir. �l�m�n oldu�u yerde hayat, hayat�n oldu�u yerde �l�m yoktur. Ayetteki "siz �l�ler idiniz" ifadesini, "hen�z d�nya hayat�na gelmemi�tiniz, hayat sahibi de�ildiniz veya toprak, nutfe vb. maddeler halindeydiniz, veyahut hi� yok idiniz" �eklinde anlamak yerinde olur. Bu ifadenin "hayatta olmayanlar" anlam�na kullan�ld��� a��kt�r. Ayetin "Nas�l Allah'� inkar edersiniz?" sorusuyla ba�lamas� bu ger�e�i peki�tiriyor. Zira herkesin kabul etti�i ger�ek, "yok idik, var olup hayat sahibi olduk ve nihayet �lece�iz" ger�e�idir. Bu ger�ekten hareketle "sizi dirilten, dirilttikten sonra �ld�ren, sizi tekrar diriltmeye kadirdir" mesaj� veriliyor, bu hakikatin kabul� isteniyor.

D�nya hayat�ndan �nceki durum "�l�m" ile ifade edilip, d�nya hayat�ndan sonraki durum da "�l�m" ifade edilerek insan�n kolay ve basit bir mukayese yap�p, ilahi ger�ekleri kabul etmesi i�in zemin haz�rlan�yor. �l�ler idiniz, hayat sahibi oldunuz, bunu yapan Allah bu d�nya hayat�ndan ayr�ld�ktan sonra sizi tekrar diriltmeye, hayat sahibi yapmaya g�� ve kudret sahibidir. insandan istenen bu ger�e�i kabul etmesidir.

Allah Teala, Kitab� Kur'an-� Kerim'de s�k s�k ahiret inanc�n� insan�n kabul etmesi i�in de�i�ik deliller sunar ve buna g�c�n�n yetti�ini a��k ifadelerle dile getirir. �nsan� yok iken var eden, yaratan Allah, ahirette onu yaratmaya hi� ��phesiz g�� sahibidir. Yery�z�nde bitkilerin kuruyup �ld�kten sonra tekrar ye�erip dirilmesi bunun a��k �rnek ve delilidir. Daha yukar�da zikretti�imiz ayetlerde s�z konusu edilen �len veya �ld�r�len kimselerin mucizevi bir �ekilde d�nyada diriltilmeleri ahiretteki dirilmeye a�ikar belge, bilgi ve delillerdir. Ancak bu dirilenler ba�kalar�n�n bedenleriyle de�il, kendi �z bedenleriyle diriltilmi�lerdir. Mekke'li m��riklerin ve tarih boyunca b�t�n inan�s�zlar�n kabul etmedikleri veya inanmada zorland�klar� hususlar�n ba��nda k�yamet ve ahiret ger�e�i gelir. Bundan dolay� Allah Teala Kur'an'da �e�itli vesilelerle insan idrakine �l�mden sonra dirili�i takdim etmi�tir.

"Sizler �l�ler idiniz" ifadesini insanl���n ilk misak�ndan d�nyaya geli� anma kadar ge�en s�reyi kapsad���n� anlamak da m�mk�nd�r. Araf suresinin 7/172. ve 173. ayetlerinde s�z� edilen misak, s�z alma keyfiyeti Allah Teala taraf�ndan bilinen bir tarzda b�t�n insanlardan al�nm��t�r. O halde misaktan yery�z�ne ayak bas���na kadar ge�en s�rede insanlar "�l�ler" idi, Allah daha sonra insanlara hayat verip diriltmi�, bu d�nyaya, bilinen �ekillerde g�ndererek bir �m�r ya�amas�n� sa�lam��t�r. �lme ve dirilme; Kur'an'�n b�t�n� i�inde ele al�nd��� zaman hi�bir problem ��kmamaktad�r.

M�min suresinin 40/11. ayetinin meali ise ��yledir:

"Dediler ki: Rabbimiz bizi iki kez �ld�rd�n ve iki kez dirilttin. G�nahlar�m�z� itiraf ettik. �imdi (�u ate�ten) ��kmak i�in bir yol var m�d�r?"

Bu ayette de iki �l�m ve iki hayattan bahsedilmektedir, iki �l�mden birincisi ki�inin ana rahmi kanal�yla d�nyaya gelmeden �nceki durumudur. Bu sperm hali veya az �nce s�z�n� etti�imiz ilk misakt�r, halk aras�nda "Kal� Bela" olarak bilinen s�z verme olay�ndan sonraki s�redeki insan�n yokluk halidir. Do�umla birinci hayat ba�lar, d�nyaya geldikten sonra �lmek ikinci �l�md�r. Ki�inin anas�ndan do�arak ba�lad��� hayat, yani d�nya hayat� birinci hayat olurken, ebedi ahiret hayat� da ikinci hayatt�r. Ahiret hayat� ikinci dirilmeyle ba�lay�p �l�ms�z olarak ebediyyen devam edip gidecektir.

M�min suresinin 40/11. ayetiyle Bakara suresinin 2/28. ayeti aras�ndaki tek fark. Bakara suresinde birinci �l�m�n "�l�ler idiniz" ifadesiyle, burada ise "�ld�rme" kelimesiyle a��klanm�� olmas�d�r.

Kur'an'da reenkarnasyonu �a�r��t�racak bu iki ayette a��k�a reenkarnasyon reddedilmektedir. �ki �l�m ve iki hayattan neyin kastedildi�i ortadad�r, ayr�ca Kur'an'�n b�t�nl��� i�inde mesele ele al�nd���nda konu tamam�yla vuzuha kavu�maktad�r.

Yukar�da zikretti�imiz Bakara, Al-i �mran ve Maide surelerinde ge�en olaylardan ba�ka, Kur'an-� Kerim'de ba�ka olaylar da zikredilir. Bunlar�n hepsinde ortak nokta insan�n �l�m ve hayat�n�n Allah taraf�ndan yarat�ld���, d�nya hayat�n�n bir defa ya�anaca��, bu hayattan sonraki hayat�n ebedi ahiret hayat� oldu�u, insan� d�nyada hayat sahibi k�lan Allah'�n, ahirette de ona hayat verece�idir. Israrla belirtilen husus budur.

Adalet ve E�itlik �lkelerine S���nma

Reenkarnasyon taraftarlar�n�n iddias� adalet ve e�itli�in olmad���, adalet ve e�itli�in sa�lanmas� i�in tekrar bedenlenmeye ihtiya� oldu�udur.

Adalet i�in d�nyada ya�ama s�resi ve imkanlar bak�m�ndan e�itlik istemek, Hakim olan Allah'a v�cub istemektir. V�cub, farz k�lma, gerekli k�lma insandan Allah'a de�il, Allah'tan insana do�rudur. Bununla beraber adalet i�in e�itlik hangi alanda m�mk�n olabilir? Ki�isel hayattan, aile hayat�ndan itibaren insan hayat� b�t�n�yle yekdi�erinden farkl�d�r, insanlar�n bilgi d�zeyleri, ya�ad�klar� zaman ve mekan, sahip olduklar� kabiliyetler ve imkanlar farkl�d�r. Adalet i�in e�itlik dendi�i zaman farkl�, apayr�, ba�ka bir d�nya istenmektedir. Farkl� bir d�nyay� yapma ve yaratma ancak Allah'�n i�idir. Ancak Adil ve Hakim olan Allah bu g�zel d�nyada insanlar�n b�t�n fiillerini adalet �l��leri i�erisinde hi� kimseye zerre miktar� zul�m yapmadan de�erlendirecektir. O zaman adalet i�in e�itlik sa�lanm�� olacakt�r.

D�� aleme bakarak, olaylar�n d�� g�r�n���ne aldanarak afaki h�k�mlerde bulunmamak gerekir. Ki�ilerin i� d�nyalar� bamba�kad�r. K�sa �m�rleriyle, d�nyadaki engin deneyimleriyle, bu d�nyadan memnun ve mesrur ayr�lan insanlar�n daha uzunca bir s�re ya�amalar�n� adalet i�in e�itlik ad�na tekrar bedenlenmelerini istemek onlar i�in zul�m olur. Zira insano�lu olaylar�n k�nh�ne asla vak�f de�ildir. Kehf suresinde 18/60-82. ayetlerinde bahsedilen Hz. Musa ile salih bir kul aras�nda ge�en olaylarda anlat�lanlar her olay�n bir geri plan�n�n oldu�u, insan�n ise bunlar� asla ve hi�bir zaman g�remedi�idir.

 

Tekrar D�n�� Yoktur

Kur'an-� Kerim'de tekrar bedenlenmenin, yani d�nyaya tekrar d�n���n olmayaca��na dair kesin delillerden biri de �u mealdeki ayetlerdir:

"Onlar�n, ate�in ba��nda durdurulmu� iken: - Ne olurdu ke�ke (d�nyaya) geri d�nd�r�lseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasayd�k, (inanan) m�minlerden olsayd�k, dediklerini bir g�rsen. Hay�r, daha �nce gizlemekte olduklar� onlara g�r�nd�. Geri d�nd�r�lselerdi, menedildikleri (yasakland�klar�) �eyi yapmaya d�nerlerdi. ��nk� onlar yalanc�d�rlar."

En'am suresinin 6/27. ve 28. ayetlerinden sonra 29. ayet dikkate �ayand�r. Orada ise;

"Dediler ki: D�nya hayat�m�zdan ba�ka bir hayat yoktur. Biz diriltilecek de�iliz."

Ayetlerin a��k beyan�, insan�n art�k bir daha d�nyaya geri d�nmeyece�i �eklindedir.

�nsan�n farkl� bir bedenle tekrar d�nyaya geri gelebilece�i iddias� da k�kten yanl��t�r. �nsan, d�nyada ya�ad��� bedenle tekrar diriltilir, diriltilmeden �nce ba�ka bir bedenle asla d�nyaya gelmez. ��nk� Allah, ��r�m��, yok olmu� kemikleri biraraya getirerek insan� ruh ve bedeniyle diriltecek, hatta d�nyadaki el ve ayaklar� kendisi aleyhine �ahitlik edecektir. Yasin suresinin 36/65. ve 78-79. ayetleriyle ba�ka ayetlerde bu hususa a��kl�k getirilmektedir. Kur'an'da bir tek bedenden ve ruhtan bahsedilmekte, insan i�in ba�ka beden ve ruhlardan s�z edilmemektedir.

�nsan�n Karma��k Yap�s�

�nsan, Allah'�n kendisine halife olarak yarat�p yery�z�ne g�nderdi�i, beden ve ruh yap�s�yla fevkalade karma��k bir yap�ya sahip, varl�klar�n en �ereflisi bir yarat�kt�r. Onun nefsi, ruhu; melek, cin gibi gayb� varl�klarla ileti�imi, r�ya, beynin �al��ma tarz� ve faaliyetlerinin boyutlar�, haf�za, bilin�, bilin�alt� vb. hususlar bug�n tam anlam�yla ayd�nlat�lm�� de�ildir. Bu itibarla, insan�n daha �nce hi� ya�amad��� bir olay� daha �nce ya�am��, ya da hi� g�rmedi�i bir yeri g�rm�� gibi bir duyguya kap�lmas�, ya gayb� varl�klarla olan ileti�iminin sonucu, ya beyindeki alg�lamalar�n kar��mas�, veya uyku esnas�nda bedenden ayr�lan nefsin bu esnada alg�lad�ktan sebebiyle olabilir. Zira Z�mer suresinin 39/42. ayetinde Allah uyku esnas�nda nefsi bedenden ay�rd���n� beyan etmektedir.

Reenkarnasyon Nazariyesinin Kayna�� ve Sa�mal���

Reenkarnasyon d���ncesi ��phesiz g�n�m�z materyalist d���ncesi ve ya�ay���na kar�� bir tepkidir ve ruh�u ak�m�n bir yan �r�n�d�r. Reenkarnasyonun Hind d���nce sistemiyle yak�n ilgisi vard�r. Tenas�h inanc�n�n Hindistan'da ne�v� nema bulmas� ise oradaki hayat tarz�yla yak�ndan ilgilidir. Kast sisteminin hakim oldu�u, d�nyada iken kendi kast�n�n, s�n�f ve tabakas�n� de�i�tiremeyen Hinduya tekrar tekrar d�nyaya gelmek suretiyle bir teselli olarak tenas�h inanc� sunulmu�tur. Hintli, bu tekrar gelmeler, gitmeler sonucunda daha �st tabakalara y�kselme imkan�na sahip olabilecektir. Aksi takdirde a�a��l�k hayvan ve bitki olarak tekrar d�nyaya gelmesi s�z konusudur. O halde mevcut d�zene isyan etmeden itaat etmek gerekir.

Materyalist medeniyetin sundu�u hayat tarz�ndan memnun olmayan g�n�m�z insan� da mutlulu�u ruh�u ak�mlarda aramaktad�r. Reenkarnasyon tarihte ve Hind d���nce sisteminde bulunmakla birlikte �zellikle 19. as�r Bat� d�nyas�ndan d�nyaya yay�lmas� manidard�r.

Rene Guenon imzas�yla eserlerini yay�nlayan, m�sl�man olarak Abd�lvahid Yahya ad�n� ta��yan ve 1951 y�l�nda M�s�r'da �len Frans�z filozofu, Ruh�u Yan�lg� ad�yla T�rk�e�ye �evrilen eserinin reenkarnasyona ay�rd��� sayfalar�nda, reenkarnasyonu modern, bat�l� bir bulu� olarak tan�ml�yor ve onu basit bir felsefi kavram olarak niteliyor, hatta kendi ifadesiyle reenkarnasyon, "a�a�� seviyede bir felsefi kavray��t�r ve tamam�yla sa�mad�r, filozoflarda pek �ok sa�mal�klar vard�r, fakat onlar hi� olmazsa bu sa�mal�klar� genelde hipotezler olarak sunarlar, neo-spritualistler ise filozoflardan daha �ok yan�lg� i�indedirler. ��nk� bat�da reenkarnasyona sahip ��kanlar spritualistlerdir, ruh�ulard�r" diyor,

Rene Guenon'a g�re reenkarnasyonun tenas�h ve ruh g���nden farkl� olarak de�erlendirilmesi gerekir. Do�ulular tenas�h� iyi bilirler, fakat reenkarnasyon kavram�n�n yarat�c�s� olan Bat�l�lar ise bunlar� bilmezler. Rene Guenon, sprit ve okultistlerin (ruh�u ve gizli, s�rr� bilimcilerin) iddialar�n�n aksine do�ada, tabiatta reenkarnasyonu destekleyici hi�bir delil bulunmuyor, buna kar��l�k tersi nitelikte pek �ok olaya rastlan�yor.

Reenkarnasyon nazariyesini Kur'an'�n a��k�a reddetti�i kesindir. �slam inan� esaslar�n�n iki temel r�kn� Allah'a ve ahirete imand�r. Kur'an'da bu husus s�k s�k tekrar edilir. Ancak buna ra�men yukar�da zikretti�imiz baz� ayetleri kelime, terim ve muhteva olarak tamamen Bat�l� olan bat�l , mesnedsiz, yanl�� bir faraziye i�in delil olarak ileri s�rmek ak�l, mant�k ve iz'anla asla ba�da�mamaktad�r. Baz� ilahiyat��lar�n eser ve konu�malar�nda "ahiret inanc�na halel getirmemek kayd�yla Kur'an'da reenkarnasyon vard�r" gibi iddialarda bulunmalar�, ahiret inanc�m dolayl� olarak reddetmek anlam�m ta��r. ��nk� reenkarnasyon nazariyesi, Allah'�n Kur'an'da ortaya koydu�u ve a��klad��� hayat, �l�m, ahiret ger�eklerine kar�� olu�turulmu� bir nazariyedir. Kur'an'da gerek zikretti�imiz ayetlerde, gerekse b�t�n�nde reenkarnasyon nazariyesine asla yer yoktur.

Kur'an'da insan�n ruh-beden b�t�nl��� esas al�n�r. Oradan ne ruh �ne ��kar�larak beden ihmal edilir, ne de bedene bir imtiyaz tan�n�r, �nsan ruh ve beden olarak, hayat� bir b�t�n olarak ya�ar ve �l�mden sonra dirilmeyle yine ruh ve beden olarak ebedi ahiret hayat�m �l�ms�z bir �ekilde ya�amaya devam eder. Reenkarnasyon sa�mal���na Kur'an'da yer yoktur.

(1)Rene Guenon, Ruh�u Yan�lg� �stanbul 1996, M.Said �im�ek, G�n�m�z Tefsir Problemleri, Konya, 1995. Celal K�rca, �slam Dinine G�re Reenkarnasyon, Kayseri, 1986. Mustafa �etin, Kur'an I����nda Reenkarnasyon, Ankara, 1990.