1–Hz. Ebubekr–i Sıddıyk (ra):

Fil Olayı'ndan sonra M. 573 yılında doğdu. Yaşça Hz. Peygamber (s)'den 2 yıl, 3 ay küçüktü. Büyük olayların hemen hepsinde Rasulullah (s)'ın ya­nında yerini aldı. Gerek Hz. Peygamber (s)'le birlikte, gerekse O'ndan sonra İslâm'ın yayılması ve tutunması için büyük hizmetlerde bulundu. İki yıl­dan fazla hilâfet makamında kaldı ve h.13/m. 634 tari­hinde 63 yaşında vefat etti.

Hz. Ebubekr (ra), tarihi belgelere göre Râşid Halifeler’in[1] ilki, Bedir ve Uhud kahramanı, Hz. Peygamber (s)'in kayınpederi ve İslâm Ümetinin, Rasulullah (s)'dan sonra en saygıdeğer şahsiyetidir. Nakşibendîlerce, rû­hânîler zincirinin 1'inci halkası olarak kabul edilmektedir. Ancak O'nun zama­nında Nakşibendîlik ve râbıta şöyle dursun, tasavvuf ve tarîkat kav­ramla­rının esa­misi bile yoktu.

Bu nedenle Hz. Ebubekr (ra)'in râbıta yapmış olduğunu ileri sürmek, bunu kanıtlamaya kalkışmaktan daha korkunç bir çelişkidir!

 



[1]. Bu tarih teriminin orijinal karşılığı, literatürde «el-Khulefâ'ur-Râşidûn» olarak geçer. Hz. Ebubekr, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali’nin, insanlık tarihinde benzeri yaşanmamış ve yaşatılmamış en adil ve en özgürlükçü yönetim dönemi amaçlanarak sırf bu dört ünlü devlet başkanı için bir niteleme unvanı anlamında kullanılmaktadır.