Ölünün Kendilerinden Eziyet Gördüğü Diğer Şeyler

 

İbn-i Ebi Şeybe ve Hâkim Ukbe bin Âmir es-Sahabi (Radıyalla-hû anh) 'dan rivayet ettiklerine göre o şöyle demiştir:

Benim için kor ateşe veya keskin kılıca basıp ayağımı götürme­si ile bir mü si uman kabrinin üstüne basmak, birdir.

Yine çarşı içinde herkesin gördüğü bir tarzda kazâ-i hacet et­mek ile kabirler üstünde kazâ-i hacet yapmak bana bir gelir.

îbn-i Mâce bunu Hüzeyfe'den, o da merfûan Resûlullah  (Salla-llâhû Aleyhi ve Sellemî'den rivayet etmiştir.

îbn-i Ebi Dünya «el-Kubûr» kitabında Süleym bin Ater'den ri­vayet ettiğine göre;

O bir kabristandan geçerken yüklenmiş, yani bevl ona ağır bas­mış. Ona «İn, kaza-i hacetini yap» demişler. O demiş İd :

«Vallahi ben dirilerden utandığım gibi ölülerden de utanırım.»

Taberâni, Hâkim, ibn-i Mende, Umârete bin Hazm (Radıyallahû anh) 'den rivayet ettiklerine göre şöyle demiştir:

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) beni, bir kabrin üstün­de oturmuş olarak gördü. Bana dedi ki:

«Ey kabir arkadaşı kabrin üstünden in. Ne sen ona eziyet ver, ne de o sana eziyet versin.»

Said bin Mansûr ibn-i Mes'ud'dan rivayet ettiğine göre: Ondan kabir üstüne basma hükmü soruldu. Dedi ki t

«Ben hayatta iken mümine eziyet vermek istemediğim gibi münden sonra da ona eziyet vermek istemem.»

İbn-i Ebi Şeybe ibn-i Mes'ud (Radıyallahû anh)'dan rivayet ettiğine göre demiş ki:                                                       

«Ölümünde mümine eziyet vermek hayatta ona eziyet vermek gibidir.»                                                                           

İbn-i Mende, Kaşım bin Muhaymere'den rivayetine göre söylet demiştir:

Kabre basacağıma, kılıca basıp ayağımı uçurması bana daha kolaydır.

Kalbi uyanık bir adam bir kabre basmış. Kabirden, «ey falan bana eziyet verme» diye bir ses işitmiş. [1]                  

 



[1] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 502-503.