Her Gün Ölünün Cennet Veya Cehennemdeki Yeri Ona Gösterilir

 

Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'inde:

«O ateş ki, sabah, akşam ona arz edilirler.» [1]

îbn-i Ebi Şeybe, Hüzeyl'den rivayet ettiğine göre;

Firavun milletinin ruhları kara kuşlar cevfinde, sabah a cehenneme arzedilirler. İşte âyetteki arz edilme budur, demiş

Lalkâi ve îsmaili, ibn-i Mes'ud (Radıyallahû anh) 'dan riv&yH'ettiklerine göre:                                                                      

Firavun milletinin ruhları «Kara Kuşlar» cevfinde her gün iki sefer Cehenneme arzedilirler. Onlara işte yurdunuz burasıdır, denilir  ve âyet-i kerime'deki arzedilmeden kasıt da budur, demiş.

İbn-i Ebî Hatem, Abdurrahman bin Zeyd bin Eslem'den «Sabah akşam ateşe arzedilirler» mealindeki âyet-i kerime hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Onlar kıyamete kadar her gün Cehenneme götürülüp getirilirler.

Buhari ve Müslim, ibn-i Ömer (Radıyallahû anh) 'dan rivayet et­tiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle bu­yurdu:

«Herhangi biriniz öldüğünde yeri kıyamete kadar her gün sabah akşam ona gösterilir. Cennetlik ise, Cennet ona gösterilir. Cehen­nemlik ise Cehennem ona gösterilir.»

- Kurtubi demiş ki: «Bu durum, azap görmeyecek mümine mahsustur.»

Başkaları ise «ona mahsus değildir.» demişler.

Belki de azap görecek mümin, Cennet ve Cehennemdeki yerlrini, bir anda veya ayrı ayrı zamanlarda görebilir.

Kurtubi, demiş ki; Rivayete göre, bu arz edilme yalnız ruh için­dir. Ruhun bedenin bütünüyle veya bir parçasiyle ilişkili olması ca­izdir. Kabir sorgusu için ruh kabirde cesede geldiği gibi bu gösteril­me anında da cesede gönderilir.

Ben de derim ki, Lalkai «Sünnet»de, hadisi, «yeri ruha arze-e dil ir.» ibaresiyle nakletmiştir.

Hennad «Zühd»de, ibn-i Ömer (Radıyallahû anhüma) 'dan riva­yet ettiğine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

Kabirde kişinin Cennet veya Cehennemdeki yeri, her gün sa­bah akşam ona gösterilir.

Beyhaki  Şuâb-i îman»da  Ebû Hüreyre (Radıyallahû anh)'-dan rivâyeteitiğine göre, o her gün sabah akşam iki sefer şöyle ba­ğırıyordu:

Sabahleyin, «Gece gitti, gündüz geldi. Firavun milleti Cehenne­me arzedildi» derdi, sesini işiten herkes, ateşten Allah'a sığmıyordu.

Akşamleyin, yine aynen: «Gündüz gitti, gece geldi, Firavun mil­leti, ateşe arzedildi», derdi, sesini işiten herkes mutlaka ateşten Al­lah'a sığmıyordu.

İbn-i Ebi Dünya, Evzaî'den: «Ölümden sonra yaşayanlar» adlı ki-tapta, şöyle nakletmiştir:

O, Askalan'da iken sahilde bir adam  

«Yâ Ebâ Ömer! Biz denizden siyah kuşların çıktığım sonra aynı kuşlar ak olarak döndüklerini görüyoruz. Bunun farkına vardınız mı,» diye sordu.

Evzâi:

Onların kursağında, Firavun milletinin ruhları vardır. Cehen­neme arzedilirler, tüyleri siyahlanır. Sonra o tüyleri atınca aklaşıyor-lar. Kıyamete kadar böyle devam eder, onlara «Firavun 'milletini en ağır azaba sokunuz» [2]denilir. [3]

 



[1] gafir 46.

[2] Gaf ir, 46

[3] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 425-427.