İmamî Süyûti'nîn Hayatî, Eserleri Ve Hizmetleri Îsmî, Lakapları, Künyesi: 1

Bulunduğu Vazifeyi Terkediyor. 2

Gazaba Uğramak Korkusu İçindeydi 2

Hediyenin Reddi Ve Ölümü. 3

Eserleri: 3

Eserlerinin Sayısı 3

Tefsir Eserleri: 3

Hadis Eserleri: 4

 

İmamî Süyûti'nîn Hayatî, Eserleri Ve Hizmetleri Îsmî, Lakapları, Künyesi:                                      

 

Celaleddin Abu'l Fazl Abdurrahman b. Kemaleddin Ebu Bekr B. Muhammed el-Huzayri. Es-Süyûti E$-Şafii.. (849-911)  (1445-1505) Mısır ve Suriye'de hüküm süren Memlükiler devletinin son za­manlarında Kahire'de yetişen ve Arap dilinde en fazla eser veren müelliflerden biri belki de birincisidir.

Süyûtî i. Recep 849 (3 teşrin evvel 1445) de Kahîre'de doğmuş­tur. Ebul - Fa^l künyesini ona babasının dostlarından İzzeddin Ahmed b. İbrahim vermiştir. Süyüti, 9 baiırüık şeceresini tesbit etmiş­tir. Bizzat kaleme aldığı hâl tercümesini de ihtiva eden Hüsnüi - Mu-hazara'da atalarını birer birer sayar. Ona göre bu aile, menşei bakı­mından şarktan gelme olup, evvela Bağdad'ın şark taraflarında bu­lunan Hüzayriya mahallesine yerleşmiş, sonraları en az müelliften 9 batın önce Mısır'a göç ederek Asyut kasabasını vatan edinmiştir. Ataları arasında en eskisi şeyh Hümamüddin el-Huzayri olup, bu zat da mühim bir mutasavvıf  idi.  Diğerleri  de çağlarında sayılır kimselerdi. Nitekim bunlardan biri emir Şeyhûni zamanında tacirlik ederek Asyut'da bir medrese kurmuştur.

Babası Kemalöddin Ebu Zerk, Şafiî fakihlerindendi. Bu zat -yûd'da doğmuş, orada kadılık etmiş ve daha sonra da Kahire'de yer­leşmiştir.

Süyûti, önce tefsir, hadis ve fıkıh başta olmak üzere dini ilim­leri öğrenmek için gerekli olan nahiv, maani, bedi ve beyan v. s. alet ilimlerini öğrenmiş, sonra da esas ilim mevzularında geniş bir vukuf ve selahiyet elde etmiştir.

O, kuvvetli bir hafizaya da sahipti. Nitekim, îbnül - İmad, onun ifadesine dayanarak iki yüz bin hadis ezberlemiş olduğunu kaydet­mektedir. Süyûti, hesap ilmi hariç, muhtelif Üimlerdeki selahiyetin-den müftehirane bir İfade ile bahseder.

Süyûti daha gençliğinde iken pek çok seyahat etmiş, bu arada Şam, Hicaz, Yemen. Hind, Magrib ve Takrur (Sudan)'a gitmiştir Hicaz seyahati esnasında trfr sene Mekke'de kalmıştır. Ayrıca Mısır" in Dimyat, Fayyum ve İskenderiye gibi yerlerini de ziyaret etmiştir.

Süyûti, tedris vazifesine, ilk defa üstadı Belkini'nin delaleti ile Şevval 870 (Mayıs 1466) tarihinde Cami Üs-Sayhunî de fıkıh ted­risiyle başlamıştır. Kısa bir müddet sonra şöhreti muhitinde yayıl­mış ve derslerini bazı müderrisler bile takip etmiştir. Ayrıca Tolun-lular camiinde fetva vermeğe ve hadis imlasına başlayan büyük in­san (1467) Suyûtî'nin hizmetlerine, 1472 yılında Emir İnal Aşkarin yardımı ile Hanukalu Şayhuniyede hadis tedrisi vazifesi de ilave olunmuş ve yeri hala Kahire'de Babul - Karafa'da bulunan Şam nai­bi Barkuk türbesinin şeyhliğine de bu sıralarda getirilmiştir.

Süyûti, 891 (1486) tarihinde halife el - Mütevekkil Ala'llah' in emri ile o zamanlar Kahire'nin en büyük ve evkafça en geniş han-kahı olan Barbarsiye şeyhliğine geçmiştir. Uzun bir müddet, tâ Kaytbay (ölm. 1495) zamanının sonlarına kadar,, bu hankah şeyhli­ğinin sağladığı imkanlar sayesinde refah içinde yaşadığı gibi bir çok eserlerini rahatça yazmak için de vakit bulmuştur. Bununla be­raber bu vazifesini kıskananlar da olmuştur. Bu arada kendisinin de bazı hadiselere sebebiyet verdiği görülmektedir. Nitekim bir de­fasında Kaytbay'ın huzuruna teamül hilafına taylasan ile girmiş ol­ması (1495), sultanın kızmasına sebep olmuştur. Al-Ahadis al hi-san fi fazl al-Taylasan unvanlı risalesi bu hareketinin müdafaası zımnındadır. [1]

 

Bulunduğu Vazifeyi Terkediyor

 

Bununla beraber Kaytbayın vefatına kadar Baybarsiye'de va­zifesinde bırakılmıştır. Zikredilen hadiseler Sultan Muhammed b. Kaytbay nezdinde aleyhindeki faaliyetlerini artırmışlardır. Bunu se­zen Süyûti, halife Mütevekkil Ala'llah ile olan münasebetlerini sık­laştırarak, ondan kendisini bütün Mısır, Şam ve komşu islâm mem­leketleri kadılıklarının derecesinde bir mevkie tayin etmesini istedi.

Halifenin, azıl ve nasip hususunda süyûtiye selahiyet tanıyarak mühim bir vakfiyeyi tevcih ettiği duyulunca, kadılar ve bir kısım halk arasında hoşnutsuzluk uyandırdı. Bu durum Suyûtî'nin o vazi­feden vazgeçinceye kadar devam etti. Bunu Suyûti'nin hayatında bazı talihsizlikler takip etti. 1497 de muhakeme olundu. Neticede Baybarsiya meşihatinden azledildi.

Bu hal üzere Suyûtî'nin onlara olan güveni tamamiyle sarsıl­mıştı, Kahire'de, Nil nehri ortasında ki adacıklardan biri olan al Rav-za'da ki evine çekildi. Tam bir inziva hayatı içinde yaşadı. [2]

 

Gazaba Uğramak Korkusu İçindeydi

 

O günlerde Te'hir El-Zaman İla Yevmil - Kıyame isimli bir ri­saleyi de telif etmiştir. Tumanbay 1500 yılında Sultan olunca, Suyuti gizlenmek mecburiyetini hissetti. Gazaba uğramak korkusuy­du bu gizlenmenin nedeni. Ama aynı yılın sonlarında Kanşuh El-Ğavri'nin sultanlığa geçmesiyle sona erdi bu korkusu.

Ancak onun için artık faal hayata dönmek mevzu bahis değildi.. Bazı kerametleri, keşifleri tayy-i zaman ve mekanda bulunduğu hakkındaki, velilik rivayetleri ile Osmanlıların Mısır'ı istila bekleri yolundaki sezişleri bu günlerin meyveleridir. [3]

 

Hediyenin Reddi Ve Ölümü

 

  Sultan Cavri, kendisine yeni vazifeler teklif ettiği zaman kabul ötmediği gibi, onun gönderdiği 1.000 dinarı red ile hediye ettiği kö­leyi de azad ettiği söylenir. Suyûü bir süre böyle yaşadı. Ancak okumak ve yazmaktan geri durmuyordu. Sonra ara sıra da olsa, davet üzerine Sultanın meclisine gittiği oluyordu. Bununla beraber artık çökmüş ve yaşı da altmışı bulmuştu. Bu sırada hastalandı ve ıztırabh bir devreyi müteakip 19 cemaziyelevvel 911 (18 teşrini ev­vel, 1505) cuma sabahı vefat etti ve Kahire'de Babul - Karaffa -guıda defnolundu. Kabri üzerine bir türbe yapılmış ve ahşap bir san-|duka işlenmiştir. Türbesi uzun müddet bazı alimler ve emirlerin zi-iyaretgahı olmuştur[4]

 

Eserleri:                       

 

Suyütî'nin pek muhtelif mevzularda ve çok sayıdaki eserlerinin ekseriyeti uzun araştırmalar mahsûlü olan terkibi teliflerden zi­yade çeşitli kaynaklardan iktifa suretiyle derlenmiş eserlerdir. He­nüz hayatta iken bir çok islam ülkelerinde ve ilim merkezlerinde eserleri şöhret bulmuş bir alim hüviyetini ihraz eylemiştijr [5]

 

Eserlerinin Sayısı

 

SuyûÜ'nin eserlerinin sayısı muhtelif kaynaklara göre 500 - 600 i arasında değişmektedir.Hüsn-ül-Muhazara»da Süyûti, kendi eser-ilerini 300 olarak vermektedir. Ancak müellif bundan sonra da bir çok eserler kaleme almıştır. Nitekim çağdaşı Ibn îyas. bu eserlerin 600 olduğunu kaydetmektedir. [6]

 

Tefsir Eserleri:

 

1.Tercüman - ül - Kur'an fi Tefsiril  Müsned- adlı eseri tefsir ile ilgili bütün rivayetleri ihtiva ettiği anlaşılmakta olup, maalesef 'günümüze intikal etmemiştir.

2. Kiiabü Durr'ül-Mensur Fi Tefsir'îî - Me'sur  Bundan önceki eserin, isnadlan hazf edilerek kaynakları muhafaza edilmek sure­tiyle kaleme alınmış bir muhtasarı olup, altı cilt halinde basılmış tır. Ayetleri aynı mevzudaki hadislerle, sahabe ve tabiinden gelen nakiller ile açıklanmıştır.

3. Müfhemât'ül - Akran Fi Mübhamatil-Kur'an in bir kaç müp­hem noktası üzerinde durulmuştur.

4.Lübab'ül-Nühûl fi Esbabin Nuzûl'ü, El-Vahidl'nüı aynı mev­zudaki eserine dayanmakta olup, ayetlerin nuzül sebeblerine dair bilinenleri toplamakla ve el - Vahidi'nin eserini genişletmek sure­tiyle tamamlamaktadır.

5.Tefsir'ül - Celâîeyn, Süyûti'nin en meşhur mütedavel eserle­rinden olup, hocası Celaluddin - mahalli   C ölm. 864 - Mil. 1459 ) tarafından başlanılmış ve ölümünden sonra kendisi tarafından 870 (1465)' de 40 gün içinde tamamlanmıştır. Aynı lakabı taşıyan iki kişinin eseri olduğu için, «Tefsir'sil - Celâîeyn» adını taşıyan bu tef­sir, sahasının en meşhur eserlerinden olup müteaddit defalar basıl­mıştır. En son ve en güzel baskısı. Kahire (1954) Darüî-Maarif neş­ridir. Haşiyeleri arasında en mühimi   Süleyman el-Cemel    (ölm. 1204 -1790)' inkidir .

6.Mecmâ ul Bahrayn ve Matla'» Bedreyn, Süyûti'nin en geniş

tefsiri olup, bugün ancak bir kısmı elimizde bulunmaktadır... Bu­nun diğer kısımlarının tamamlanıp tamamlanmadığı malum de­ğildir. Bize intikal eden kısım, sadece eserin mukaddimesinden ibarettir. 872 (1367) yılında Et - Ta'bir Fi ulum et - Tefsir» adı ile müs­takil bir eser olarak da kaleme aldığı bu kısım ise bütün Kur'an-i ilimler hakkında mücmel bir bakış mahiyetindedir.

7. El - İtkan fi ulum'il - Kur'an, Süyûti'nin en mühim ve sahası­nın en geniş malûmatını ihtiva eden eserlerinden biri olup, bundan önceki eserinin bilhassa ez-Zerkeşi  (ölm. 794 -1392)'nin, Kitab'ul-Burhan fi ulumil Kur'an, adlı kitabından faydalanılarak genişletilmiş şeklidir. [7]                                                                            

 

Hadis Eserleri:

 

1. Camİu's - sağır min Ehadis'il - Beşir ve Nezir, umumi hadis mecmuaları arasında zamanımıza kadar mevkiini koruyabilmiş ve bilhassa Osmanlı ulemasmca büyük rağbete nail   olmuş eserlerin­dendir.

Eserin baş taraflarında verilen izahattan da anlaşıldığı üzere veciz hadislerin seçilmesine dikkat edilmiş ve harf sırası takip olun­muştur. Aslında bu eser, Suyûti'nin -Cam'ul – Cavami ismindeki, içinde Peygamberin bütün hadislerini bir araya getirmeye niyet et­tiği kitabının hulasasıdır. Süyûti, Cami'üs - Sağir'in telifinde kaynak olarak altı hadis mecmuasından başka Ahmet b. HanbeVın Müs-hed'inden de faydalanmıştır. Her hadisin yanına nereden alındığını gösteren rümûz konulmuştur. Böylece değerli ve sahih hadisleri içi­ne alan Cami'ûs - Sağir, 18 Rebiülevvel 907 (1 teşrin evvel 1501) ta­rihinde ikmal olunmuştur. Bu eser Abdurrahman El - Munavi tara­fından şerh edilmiştir.

2.Kifâyet'üt-Talip el - Iabib fi hasa'is al-Habib el-ma'rufe bill-ha-sa'İsûl-kübra, Peygamberin hususiyetleri hakkında kaleme alınmış olup 2 cilt halinde Haydarabad (1319/1320) de neşredilmiştir.

3.Le'alü - Masnu'a fi'I-ahadisil Mevzu'a, Suyûti'nin hadis ten­kidi bakımından mevzu hadisler hakkında hazırladığı bir eserdir.

4.Tedrib'ür-Ravi fi Şerhi Takrib'ün-Nevev  hadis usulü kitap­ları arasında hala ehemmiyet ve şöhretini muhafaza eden bu eser, Ibni-Salah'ın hadise dair kaleme aldığı *K. Ma'rifatianvai ulumil-Kadis» adlı eserinin Nevevi tarafından yapılan Et * Takrip ve'1-Taysir adlı kitaba Suyûti'nin yazdığı şerhtir. Eser Mısır'da 1379 da neşre­dilmiştir.

Bilhassa hadis ricali bakımından zenginliği ve başka kitaplarda zikredilmeyen hadisle ilgili araştırmaları ihtiva etmesi cihetinden ehemmiyetlidir.

5.Hadis eserlerinden sayılan, Kabir, Cennet, Cehennem ve Kıya­met hakkında yazdığı küçük risaleleridir. Bunlar içinde en genişi, Tezkire-tül-Kurtubi'nin şerh ve genişletilmiş şekli olan Şerhussudur kitabıdır. Bu kitap, Mısır'da Kitabül-Berzah adı altında neşredil­miştir. İşte tercümesini verdiğimiz kitap budur. [8]                  :      :

 



[1] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 9-10.

[2] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 10.

[3] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 11.

[4] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 11.

[5] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 11.

[6] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 11.

[7] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 12.

[8] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 13.