AH�RETE �MAN

A) AH�RET NED�R?

Ahiret kelimesinin s�zl�k anlam�, son ve sonra oland�r. Bu anlamda d�nyan�n sonuna ahiret denir. Terim olarak ahiret, �l�mden sonra insanlar�n tekrar dirilmesiyle ba�layan ve ebediyen devam eden bir hayat�n ad�d�r.

��inde ya�ad���m�z d�nyada bulunan her �ey s�rekli bir de�i�iklik g�stermektedir. Her �eyin durmadan de�i�ti�ini, eskidi�ini, canl�lar�n do�up, b�y�y�p, geli�ip,ya�lan�p �ld�klerini, hep g�zlemekteyiz.

Yarat�lm�� olan varl�klar�n zaman� gelince yok olmalar� do�ald�r. ��nk� Y�ce Allah�tan ba�ka �l�ms�z, kalici varlik yoktur. �u halde her �ey belirli s�reler i�ersinde varligini devam ettiriyor, sonra da yok oluyor. Bu varliklar arasinda kendisine verilen akil, irade ve g�� sayesinde �zel bir yere sahip olan insan da belirli bir s�re ya�adiktan sonra �lmektedir. I�te insanin canli kaldigi, varligini s�rd�rd�g� bu zaman s�resine �m�r diyoruz. Insan �mr�n�n belli bir zaman sonra Allah��n emriyle son bulmas�na da ecel diyoruz. D�nyada her g�n veya her an vakti gelen insanlar�n �m�rleri t�keniyor; di�er taraftan da yeni do�anlarla yeni hayatlar ba�l�yor. ��te bunlar gibi bu d�nyan�n da bir �mr�, bir sonu vard�r. D�nyan�n bu son bulma an�na "K�yamet kopmas�" diyoruz. Bundan sonra, Y�ce Allah yeni bir �lem yaratacak, b�t�n �l�leri diriltecek ve hepsini "Mah�er" denilen yerde toplayacakt�r. ��te bu yeni �leme "Ahiret" denir.

Ahirete, ahiret g�n�, k�yamet g�n�, din g�n�, ceza g�n�, son g�n, dirili� (ba's) g�n� gibi isimler de verilmi�tir.

�nsana hayat ve canl�l�k veren ruh, insan�n �l�m� ile bedenden ayr�l�r ve ruhlar �lemine gider.

K�yametin kopma zaman� gelince �srafil adl� melek Allah��n emriyle S�ra �fleyecek b�t�n bu �lemin d�zeni bozulacak, her �ey alt �st olup ta� �st�nde ta� kalmayacak ve bu d�nya hayat� son bulacakt�r.

�srafil�in S�ra ikinci defa �flemesiyle b�t�n �l�ler dirilecek ve yeni bir �lem kurulacakt�r. Burada insanlara d�nyada yapt�klar� b�t�n iyilik ve k�t�l�kleri a��k�a g�sterilecektir. Sevab�, yani iyilikleri �ok olanlar Cennete gideceklerdir. G�nah�, yani k�t�l�kleri �ok olan M�sl�manlar g�nahlar�n�n cezas�n� g�rmek �zere Cehenneme gireceklerdir. Bunlar� Y�ce Allah dilerse affeder, dilerse cezalar�n� �ektikten sonra yine Cennete koyar. �nk�r edip iman etmeyenler ebed� olarak Cehennemde kalacaklard�r.

��te yeniden dirilme ile ba�lay�p sonsuza kadar s�r�p gidecek olan hayata �hiret hayat� ve bu hayat�n ge�ti�i �leme de �hiret �lemi veya �teki d�nya denir. Bu konuda Y�ce Allah ��yle buyuruyor:

"S�ra �flenince, Allah��n diledikleri m�stesna olmak �zere g�klerde ve yerde, kim varsa hepsi d���p �lm�� olacakt�r. Sonra S�ra bir daha �flenince, hemen aya�a kalk�p, bakakalacaklard�r." (Z�mer: 68.)

Birinci S�rda Allah��n dilemesiyle �lmeyip kalanlar, Cebrail, Mik�il, Israfil, Azra�l, veya hamele-i ar�(Ar�� ta��yan melekler), ya da R�dvan melekleri, h�riler, cennetin haz�nedar� olan Malik�le cehennem bek�ileri olan zeb�n�lerdir. Bu �yete g�re " S�r " iki defa �flenecektir: Birincisi �l�m �fleyi�i, ikincisi de ba�s (dirilme) �fleyi�idir.

B) AH�RET G�N�NE N���N �NANIRIZ

Ahiret g�n�ne inanmak, iman esaslarindan be�incisidir. Ahirete inanmayan kimse ger�ek m�min olamaz. Kur'an-i Kerimde m�minlerin �zellikleri sayilirken:

"Ey Muhammet, onlar sana indirilen kitaba da, senden �nce indirilenlere de inanirlar; ahirete de onlar kesinlikle inanirlar" (Bakara / 4) buyrulmaktadir.

Bir ba�ka ayette:

"Kim Allah'i, meleklerini, kitaplarini, peygamberlerini ve ahiret g�n�n� ink�r ederse, mutlaka haktan �ok uzak, derin bir sapikliga sapmi�tir." (Nisa /136) buyrulmaktadir.

�nemine binaen Kur'an-i Kerimde bir�ok ayette Allah'a imandan hemen sonra, Ahirete iman zikredilmi�tir.

"Allah'a ve ahiret g�n�ne inanip salih amel i�leyen kimselerin Rableri katinda b�y�k ecirleri vardir. Onlar i�in korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (Bakara / 62),

"Insanlardan bazilari, biz Allah'a ve ahiret g�n�ne inandik derler. Halbuki onlar inanicilar degildirler." (Bakara / 8) ayetlerinde oldugu gibi.

��nk� ahirete inanan kimse, onun peygamberine, dolayisiyla meleklerine ve kitaplarina kolayca inanir. Allah��n y�ce s�fatlar�n� ��renince de, hayr�n ve �errin Allah'tan oldu�una ve her �eyi onun takdir edip yaratt���na, yani kaza ve kadere de inan�r. Ama tecr�be ve m��ahede alan� d���nda kalan ve sadece nakille, Allah ve Ras�l�n�n haber vermesiyle bilinen yepyeni bir alemin ve hayat�n, yani ahiret hayat�n�n var ve hak oldu�una inanmak, daha b�y�k teslimiyet ister. Bu bak�mdan, ahiret hayat�na inanmak, iman esaslar� aras�nda �nemli bir yer tutar.

Ahirete inanan ki�i �ld�kten sonra tekrar dirilece�ine, d�nyadaki i�lerinin kar��l��� olan cennet ve cehenneme ve oradaki hayat�n sonsuz oldu�una da inan�r. B�yle bir inanca sahip olan ki�i, yapt��� b�t�n i�lerden sorumlu oldu�unu, herkese hakk�n�n burada verilece�ini d���n�r ve kavrar. Ahiret hayat�ndaki sonsuz mutlulu�un, ancak bu d�nyada kazan�laca��n� da bilir.

Bu d�nya bir bak�ma ahiretin tarlas� gibidir. Burada ne ekersek orada onu bi�ece�imize ��phe yoktur.

Ahiret inanc� bize �ok �eyler kazand�r�r. �nsanlar�n bir�o�u hayat� yaln�z bu d�nyadan ve kendi menfaatlerinden ibaret g�r�rler. Mal, m�lk, para onlar i�in her �eydir. Bu u�urda haks�zl�k bile yapabilirler. Daha �ok kazanabilmek i�in ba�kalar�na kar�� ac�mas�z olabilirler. ��te b�yle insanlardan olu�an bir toplumda ahl�k� korumak g��le�ir. Her t�rl� k�t�l�k bu t�r toplumlarda �o�al�r.

�nan�l� kimseler ise, bu d�nyan�n ge�ici oldu�unu, �l�mle her �eyin bitmedi�ini, �ld�kten sonra dirilmenin ger�ek oldu�unu, �hiret �leminin ebed� oldu�unu, d���n�rler ve bilirler. B�yle ki�iler, bu d�nyada daha bilgili ve ahl�kl� olma�a �al���rlar. Do�ru yollardan, yalana, hileye, r��vete ba�vurmadan �al��arak kazan�lar�n� art�r�rlar. Herkese yard�m ederler, kimseye k�t�l�k etmezler. D�zenli, mutlu, sayg�l�, merhametli olurlar. Adaletten ayr�lmazlar, kimseye haks�zl�k ve eziyet etmezler.

C) AH�RETE �MANIN FERT VE TOPLUM �ZER�NDEK� ETK�LER�

Ger�ekten uhrev� sorumluluk fikri, �sl�m dininde bir as�ld�r. Fert ve toplum meselesi de bununla ilgilidir. �sl�m dininde �hiret ve sorumluluk fikri, korku ve �mit, fertleri topluma ba�layan bir �mildir.

Ahirete iman, daha y�ksek ve ebed� bir hayata imand�r. Bu d�nyaya, ilim ve fazilet kazanmak, bulundu�u hayattan daha ulv� ve ebed� bir hayata y�kselmek i�in geldi�ine ve o �lemdeki mutlulu�un bu d�nyada kazanaca�� y�ksek ilim ve faziletlere ba�l� oldu�una iman etmi� olan bir insan ve toplum i�in �u tesirleri g�r�l�r:

1- Ahiret inanc�n�n g�sterdi�i yolu tutarak akl�n�, ahl�k�n� hak�ki ve m�spet ilimlerle ayd�nlat�r.

2- Bilgisizli�in do�uraca�� eksikliklerin gayeye eri�mesine engel olaca��ndan korkar. ahirete iman suretiyle Y�ce Allah taraf�ndan kendisine verilen akl� kabiliyetleri, ins�n� �zellikleri yarat�ld�klar� gaye u�runa harcar.

3- �nsan, bu iman sayesinde her i�inde do�ruluktan ayr�lmaz.

4- Para kazan�p zengin olmak isterse kazanc�n� me�ru yollardan kazan�r.

5- Hile ve aldatma, vurgunculuk ve r��vet yollar�na yakla�maz.

6- Kendi hakk�n� bilir, ba�kalar�n�n haklar�n� g�zetmeyi bir bor� sayar.

7- Vazifelerini tam anlam�yla vaktinde ve zaman�nda yapar.

8- Kazanc�n� daima yerinde ve faydal� i�lerde kullan�r.

9- Bir m�k�fat ve ceza g�n�n�n varl��� ve herkesin bu d�nyadaki i�inden dolay� Allah��n huzurunda sorguya �ekilecekleri ger�e�i �hirete iman etmi� olan kimselerin kalbine yer etmi� olur.

10- Milletler ve toplumlar aras�ndaki ba�lar�n ve ili�kilerin sa�lam bir hale gelmesini kolayla�t�racak olan en b�y�k vas�ta �hirete imand�r. Bu iman fertlerin kalbinde ne kadar kuvvetli olursa, toplumlar aras�ndaki ili�kiler de o derece sa�lam olur. ��nk� bu iman, her ferdi kendi s�n�r�nda durdurup ba�kas�n�n s�n�r�na ge�irmez.

Ahirete iman, insanlar�n kalbine bar�� hisleri sa�an ezel� bir ruhtur. ��nk� bar�� hissi, adalet ve sevginin meyvesidir. Adalet ve sevgi ise g�zel ahl�k�n meydana getirdi�i �eylerdir. G�zel ahl�k da �hirete iman�n�n a��lam�� oldu�u bir �zelliktir.

D) KAB�R HAYATI

�nsan denilen yarat���n yarat�lmas�yla ba�layan ve de�i�ik bi�imlerde devam eden ya�am evreleri vard�r. �lk �nce ruh olarak yarat�lan insan�n birinci hayat� ruhlar aleminde ba�lar ana rahmine gelinceye kadar devam eder; ikinci hayat�, ruhlar alemindekinden farkl� bir bi�imde ana rahmindeki hayat�; ���nc� hayat�, ruhlar alemindekinden ve ana rahmindekinden de farkl� d�nyadaki hayat�; d�rd�nc� hayat�, yine �ncekilerden farkl� bir bi�imde kabir hayat�, be�inci ve son hayat� da ahiret hayat�d�r.

��te bir insan �ld�kten sonra, ahiretin kap�s� olan kabir hayat�na intikal eder. Kabir hayat�; kabirde vaki olacak sorularla ba�lar, �l�n�n kabrinde amellerine g�re n�metlere kavu�mas� veya azap olunmas�yla k�yamete kadar devam eden bir hayatt�r.

D�nya hayat� sona eren bir kimse ister bir kabre defnedilsin, ister denize at�ls�n, isterse hayvanlar taraf�ndan cesedi par�alans�n, yensin veya ate�te yans�n, mutlaka Rabbinden, peygamberinden ve d�ninden sorguya �ekilecektir. �len kimseleri sorguya �ekmek i�in Allah taraf�ndan g�revlendirilen meleklere "M�nker ve Nekir" melekleri denir. Bu melekler her �l�ye "Rabbin kimdir", "Dinin nedir", "Peygamberin kimdir" sorular�n� sorurlar. M�min olanlar bu sorulara kolayl�kla cevap verirler ve o andan itibaren kabirleri geni�ler, g�zelle�ir ve cennet bah�elerinden bir bah�e olur.

K�fir ve m�naf�klar ise bu sorulara cevap veremezler. Onlar� da kabirleri, kaburgalar�n� k�r�p birbirine ge�irinceye kadar s�kar. Kabirlerinden cehenneme bir pencere a��l�r ve hak etmi� olduklar� azab�, �e�itli �ekillerde �ekmeye ba�larlar.

Kabirdeki sual, peygamberler, bulu�a ermeden �nce �len �ocuklar ve yine ak�l bali� olmadan �nce delirenler ile Allah'�n diledi�i kimseler hari�, herkese sorulur. Nimet veya azap ise sadece hak edenleredir.

Cenab-� Allah, �l�n�n bedeninde lezzet ve elemi idrak edebilecek bir �e�it hayat yarat�r da �l� bu bi�imde ya nimetlere kavu�ur veya azap g�r�r.

�l� kabre girince ruhu cesedine veya bedeninin par�alar�ndan bir k�sm�na sirayet eder ve �l� bu s�retle bir �e�it hayata sahip olarak kendine y�neltilen sorular� anlar, lezzet ve elemi anlamaya uygun bir duruma gelir. fakat ruhun bu sirayeti �l�n�n tamamen harekette bulunmas�n� gerektirmez. Farz edelim ki, �l�ye soru y�neltildi�i bir anda kabri a��lacak olsa, kendisinde asla bir hareket ve �z�nt� g�r�lemez.

Ahiret hayat�n� d�nyadaki hayata tamamen k�yas etmek do�ru de�ildir. Bunu bir �rnekle a��klayabiliriz: ��yle ki: Yan�m�zda iki ki�inin uyumakta oldu�unu farz edelim. Bunlar derin bir uykuya dalm��lar, kendilerinde hi�bir k�m�lt� g�r�lm�yor. �imdi bunlardan biri tatl� bir r�ya g�r�yor; g�ya en sevdi�i arkada�lar�yla beraber en g�zel bir bah�edeymi� gibi... Bah�eyi s�sleyen �i�eklerin g�zel kokular�ndan istifade ediyor, �e�itli a�a�lar�n meyvelerinden kopararak tatl� tatl� yiyor. Has�l� kendisi pek ne�eli bir halde bulunuyor. Aksine di�eri de, pek elemli bir r�ya g�r�yor. Adeta bir tak�m caniler ile beraber �zd�raba, ac� �ekmeye hapsedilmi�... Hapishanenin her duvar�ndan �zerine akrepler, y�lanlar, vah�i hayvanlar sald�r�yor. Bu durumda beden� ve ruh� bak�mdan sahip oldu�u �z�nt� sonsuz. Halbuki biz bu iki insan�n sakin, sessiz, uykuya dalm��, hareketsiz bir halde olduklar�n� g�r�r�z. Bunlar�n ne ne�elerini, ne de elem ve �zd�raplar�n� g�remeyiz.

��te bunun gibi bir �l� de kabrinde ya s�k�nt� ve �zd�raba d��er, kabri kendi hakk�nda s�k�nt� ve azap yeri olur. Veya refah ve rahata eri�ir, kabirde cennet nimetleriyle m�k�fatland�r�l�r ve kabri bir cennet bah�esi olur. Art�k onlar�n �lemi ba�ka bir �lemdir. D�nyada ya�ayanlar o �lemin durumlar�n� anlayamazlar. Ancak bu hayata iman, bu durumlar� anlamay� kolayla�t�r�r.

Kabirdeki sual, azap ve nimeti anlatan Kuranda ayet ve manaca tevat�r derecesine varan hadis-i �erifler mevcuttur.

Kur'an-� Kerimde, Fir'avn ve hanedan� hakk�nda, onlar�n her g�n sabah ak�am ate�le azap olunduklar�n� haber veren �u ayet-i kerime vard�r:

"Onlar, sabah ak�am ate�e arz olunurlar. K�yamet koptu�u g�n de: "Fir'avn'�n hanedan�n� azab�n en �iddetlisine sokun." (M�min/46) denir.

Konuyla ilgili hadis-i �erifler �unlard�r:

Zeyd bin Sabit (r.a.)'den yap�lan sahih rivayete g�re, Res�lullah (s.a.v.) Efendimiz Neccar o�ullar�na ait bir kabristandan ge�erken binmi� oldu�u kat�r �rkt�, neredeyse Res�lullah d��ecekti. Orada ya alt�, ya be�, ya da d�rt kabir bulunuyordu. Bunun �zerine Efendimiz sordu: "Bu kabirde yatanlar� bilen var m�" Bir adam aya�a kalkarak "Ben biliyorum.." deyince, Efendimiz: "Bunlar ne zaman �ld�ler" diye sordu. O da "E�rat'ta (Cahiliyette) �ld�ler" diye cevap verdi. Efendimiz, "Birbirinizi defnetmeyi terk endi�em olmasayd�, kabir azab�ndan i�itti�imi sizin de i�itmeniz i�in Allah'a dua edip isterdim!" buyurduktan sonra bize d�nd� ve: "Kabir azab�ndan Allah'a s���n�n!" diye uyar�da bulundu. Biz de: "Kabir azab�ndan Allah'a s���n�r�z" dedik. Sonra tekrar bize: "Cehennem azab�ndan Allah'a s���n�n!" diye emretti. Biz de: "Cehennem azab�ndan Allah'a s���n�r�z" dedik. Sonra "Ortaya ��kan ve ��kmayan fitnelerden Allah'a s���n�n!" buyurdu. Biz de: "Ortaya ��kan ve ��kmayan fitnelerden Allah'a s���n�r�z" dedik. Sonra, "Deccal fitnesinden Allah'a s���n�n!" diye emretti. Biz de: "Deccal'in fitne-sinden Allah'a s���n�r�z" dedik. (M�slim)

�bn-i Abbas (r.a.)den rivayet edilmi�tir: Res�lullah (s.a.v.) iki kabre u�rad� da:

"Hi� ��phesiz, bunlar azap g�r�yorlar. (G�zlerinde) b�y�tt�kleri bir �ey hakk�nda azap g�rm�yorlar. Evet, o g�nah b�y�kt�r. Biri (iki ki�inin aras�n� bozmak i�in) s�z ta��rd�. Di�erine gelince, idrar(�n�n �zerine s��ray�p bula�mas�n)dan sak�nmazd�" buyurdu. (Buhari)

Abdullah Ibn-i �mer (r.a)den rivayet edilmi�tir: "Sizden biriniz vefat etti�inde sabah ve ak�am ona kendi makam� g�sterilir: Cennet ehlinden ise, cennet ehli makamlar�ndan bir makam; cehennem ehlinden ise, cehennem h�crelerinden bir kararg�h g�sterilir. Ve ona: Buras� senin (ebedi) dura��nd�r. K�yamet g�n� Allah seni buraya g�nderecektir, denilir." (Buhari)

E) KIYAMET

K�yamet denilen d�nyan�n sonu gelmezden �nce baz� garip, ola�an�st� olaylar zuhur eder ki, bunlara k�yamet al�metleri denir. Bunlar k�yametin yakla�t���n�n �n belirtileridir. Zira k�yametin tam kopaca�� zaman� ancak Allah (c.c) bilir. Kullar, baz� al�metlerin zuhuru ile k�yametin yakla�t���n� bilebilirler. Bu al�metlerin meydana gelece�ini Peygamberimiz (s.a.v.) haber vermi�lerdir.

Ancak, �unu belirtmeliyiz ki, k�yamet al�metleri dedi�imiz olaylar�n olmas�, bizim bildi�imiz ve anlad���m�z manada olmayabilir. Yani o olaylar meydana geldi�i ve al�metler g�r�ld��� halde, biz onlar�n fark�nda olmayabiliriz. ��nk�, k�yamet al�meti olarak g�sterilen hadiseler, �ok kesin hatlarla tayin edilmi� de�ildir. Bundan dolay� al�metin meydana geli�inin fark�na varmam�� olabiliriz. �yleyse m�sl�mana d��en, k�yamet al�metlerini ve zaman�n� ara�t�rmak de�il, her an k�yamete haz�r olmakt�r. ��nk� �l�mle insan�n k�yameti kopacakt�r. �l�m�n ise gelece�ini �nceden haber veren al�metleri, herkes i�in yoktur.

K�yamet al�metleri k���k ve b�y�k al�metler olmak �zere iki grupta toplan�r. Bu ay�r��, �sl�m alimleri taraf�ndan �u iki nokta g�z �n�nde bulundurularak yap�lm��t�r:

K���k al�met say�lanlar, insanlar�n kendi iradelerine ve hareketlerine ba�l� olanlard�r. Bunlar insanlar�n kendi fiilleri sebebiyle meydana gelen �erlerden ibarettir. B�y�k olanlar ise, insan iradesine ba�l� olmayan al�metlerdir.

K���k al�metler, zaman itibariyle daha �nce meydana gelecektir. K�yametin kopu�una, b�y�klere k�yasla daha uzakt�rlar. B�y�k al�metler ise, k�yamete olduk�a yak�nd�rlar. B�y�k al�metler g�r�ld�kten sonra art�k say�l� g�nlere girilmi�, d�nya ray�ndan ��km��, mahvolma�a y�nelmi� demektir.

F) M�KAFAT VE CEZA

Ahiret g�n�ne iman etmenin temelinde bu d�nyada yap�lanlar�n �teki d�nyada m�k�fat ve ceza olarak kar��l�klar�n�n g�r�lmesi vard�r.

Y�ce Allah bu konuda ��yle buyuruyor: "��te kim zerre a��rl���nca bir hay�r yaparsa onun sevab�n� g�recek; kim de zerre a��rl���nca �er yaparsa onun cezas�n� g�recektir." (Zilzal : 7 - 8.)

Hayat yolunda insano�lunun �� (3) kona�� vard�r: Biri bu f�n� �lemdir ki buna "D�nya" denir . �kincisi kabir �lemidir ki, buna "Alem-i Berzah" denir. ���nc�s� ise, ebed� ya�ay�� �lemidir ki, buna da "Ahiret evi" denir.

Res�l-i Ekrem (sav)e nazil olan vahiyde �� kona��n her ���nde de insan�n m�k�fat ve ceza g�rece�i bildirilmi�tir. �nsan amellerinin cezas�n� ve m�k�fat�n� ba�ar�s�zl�k ve ba�ar� �eklinde g�recektir. Sonra insan ruhu ikinci kona�a ge�ecek; orada da insan kendi amellerinin g�r�nt�s�n� bir par�a g�recektir. Sonra bu mevcut d�nyan�n b�t�n i�leri sona erecek, f�n� �lemin b�t�n �ekil ve g�r�nt�s� silinip ortadan kalkacak, nihayet yeni bir �lem meydana gelecek; o zaman f�n� insanlar ebediyete kavu�mak i�in uyan�p kalkacaklar, b�t�n amellerin tamamiyle kar��l���n� mutlaka g�receklerdir.

�nsan�n ilk ceza g�rece�i yer bu d�nyad�r. Her ne kadar insan�n iyilik ve fenal���n�n tam kar��l���n� �teki d�nyada "Ahirete" b�rak�lm��sa da, yapt��� i�lerin kar��l���n� bu d�nyada da az �ok g�r�r. �nsan salih amel, iyi i�ler kar��l��� olarak; izzet, ��hret, �an, �eref, sevgi, g�ven, refah, saltanat ve egemenli�e sahip olur. Aksine k�t� amellerle, fena i�lerle de zillet, rezalet, �erefsizlik, peri�anl�k, g�vensizlik, korku, keder ve mahkumiyete u�rar. Y�ce Allah bu hususta ��yle buyuruyor:

"Bu d�nyada iyilik edenler i�in iyilik vard�r. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Fenal�klardan sak�nanlar�n yurdu, en g�zel, en m�kemmel yurttur." (Nahl / 30 )

"Allah��n mescitlerinde, Allah��n ad�n�n an�lmas�na engel olan ve onlar�n har�b olmas�na �al��anlardan daha zalim kim vard�r? Asl�nda bunlar�n oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. (Ba�ka t�rl� girme�e haklar� yoktur.) Bunlar i�in d�nyada bir rezillik, �hirette de b�y�k bir azap vard�r." (Bakara : 114.)

"... Sizden kim, dininden d�ner de k�fir olarak �l�rse, onlar�n yapt�klar� i�ler d�nyada da �hirette de ge�ersiz say�lm��t�r. Onlar cehennemliktirler ve orada devaml� kal�rlar." (Bakara: 217.)

G) HA�R VE MAH�ER

Ha�rin s�zl�k manas�, toplamakt�r; Mah�er de toplan�lan yere denir. Terim manas� ise, k�yamet g�n�nde dirilmeyi(ba'si) m�teakip mahlukat�n bir araya toplanmas�d�r.

Kuran�da: "B�t�n insanlar�n bir araya toplanacaklar� g�n" (Hud / 103), olarak nitelenen ha�r i�in, "Sizi toplanma g�n�nde bir araya getirdi�i g�n, i�te o, kimin aldand���n�n ortaya ��kaca�� g�nd�r." (Tegab�n / 9) , "Onlar�n hepsini bir g�n toplar�z" (Yunus / 28), "...o g�n, su�lular� korkudan g�zleri g��ermi� olarak toplar�z." (Taha / 102), "G�zleri d�nm�� olarak, da��lm�� �ekirgeler gibi, kabirlerinden ��karlar ve �a��rana do�ru ko�arlar." (Kamer /7-8) buyrulur.

K�yamet g�n� Allah Teal� yery�z�n� diledi�i �ekle sokar. Mah�er yeri, Peygamberimizin ifadesine g�re: "�zerinde hi�bir al�met (da�, deniz, bitki v.b.) bulunmayan, halis bu�day unundan yap�lm�� yufka gibi beyaz ve parlak bir d�zl�k" (Buhari) olacakt�r. Dirili�i m�teakip mahlukat, hesap ve k�sas i�in bu d�zl�kte toplanacak. Hesapla�madan sonra ise hayvanat toprak olacakt�r.

Ba's (dirili�) ve ha�r, baz�lar�n�n dedi�i gibi sadece ruh ile de�il, ruh ve cesetle birlikte olacakt�r. Ahiretin varl���n�n ispat� konusunda da i�aret edildi�i gibi, insanlar� yoktan var eden Allah'�n onlar�, ��r�y�p toprak olduktan sonra ��r�m�� par�alar�n� bir araya toplay�p diriltmeye de g�c� yeter. �stelik konu ile ilgili ayet ve hadislerin pek �o�unda bu husus a��klanm��t�r.

Kur'an-� Kerimde: "�nsan zanneder mi ki, biz onun kemiklerini toplay�p bir araya getiremeyece�iz. Evet biz, parmak u�lar�n� bile derleyip iade etme�e kadiriz." (K�yame / 3-4) buyurulur.

Mah�erde toplanan insanlar�n o g�n kar��la�acaklar� durum ve g�recekleri muamelelerin, herkesin d�nyadaki amellerine g�re olaca��, Peygamber Efendimizin �e�itli hadislerinde haber verilmi�tir. Bu konuda pek �ok hadis vard�r. Bunlardan baz�lar�nda mah�erin s�k�nt�l� hali anlat�l�r; g�ne�in bir mil kadar yakla�t�r�laca�� ve bu dayan�lmaz s�k�nt�lar�n, Peygamberimizin �efaati ile son bulaca�� belirtilir.

H) AMEL DEFTERLER�

Mah�erde herkes topland�ktan sonra insanlar i�in d�nyada yaz�c� melekler taraf�ndan tutulan amel defterleri da��t�l�r. D�nyada insan�n yapt��� her �ey, bu defterlerde b�t�n teferruat�yla kay�tl�d�r. Unutulmamal�d�r ki, bunlar� d�nyadaki defter ve kitaplara benzetmek yanl��t�r. Amel defterleri, bir k�s�m insanlara sa�dan, di�er bir k�sm�na da soldan veya arkadan verilir.

Amel defterini sa�dan alanlara "Ashab-� yemin" denir ki, bunlar cennete girmeyi hak eden m�minlerdir. Onlar�n hesab� kolay ve sevinci fazla olacakt�r. S�n�f�n� ge�en �rencinin karnesini al�nca herkese g�stermesi gibi, onlar da her �n�ne gelene, al�n al�n, kitab�m� okuyun diye g�sterirler.

Amel defterlerini soldan veya arkadan alanlara "Ashab-� �imal" denir ki, bunlar, hesab� �etin olacak ve sonu�ta cehenneme gidecek olanlard�r. Bunlara defterleri verilirken: "Oku kitab�n�, bug�n hesap g�r�c� olarak sen kendine yetersin." (Isra / 14) yani defterini okuyunca hesap neticesinde nereye varaca��n� kendin de anlars�n, denir.

I) HESAP VE SU�L

Mah�erde ilahi adaletin tecellisi i�in mahkeme kurulacak ve herkes yapt�klar�ndan sorguya �ekilecektir. Orada mutlak hakim olan Allah'�n huzurunda herkes hesap verecektir. Allah Teal� asl�nda her �eyi bilmektedir. Amel defterlerini alan herkes de kendi yap�p ettiklerini en ince ayr�nt�lar�na kadar g�rm��t�r.

Ancak Allah Teal�, herkese su�lar�n� bir bir itiraf ettirmek, azab� hakketti�ini g�stermek i�in daha do�rusu b�yle istedi�i i�in kullar�n� bir bir hesaba �eker. Ancak, bir anda insanlardan birinin hesaba �ekilmesi, di�erlerinin hesab�n�n g�r�lmesine engel olmaz.

Ahirette insanlar�n nelerden sorguya �ekilecekleri bir hadis-i �erifte ana hatlar�yla a��klan�r. Buna g�re insan:

1- �mr�n� ne yolda t�ketti�inin,

2- �lmini ne yolda kulland���n�n ve onunla hangi amelleri yapt���n�n,

3- Mal�n� nereden kazan�p nereye harcad���n�n,

4- Cismini ne yolda y�pratt���n�n hesab�n� mutlaka verecek, bu hesab� vermeden hi�bir yere gidemeyecektir.

Hesap ve sual esnas�nda, melekler taraf�ndan tutulan amel defterleri yan�nda, insan�n elleri, ayaklar� ve derilerinin de �ahitlik edece�i Kuran�da bildirilmi�tir. (Fussilet /19-21; Yasin / 65)

O g�n, kendilerine Allah��n bir l�tfu ve d�nyada yapt�klar�na kar��l�k hesap ve sualden muaf tutulanlar da vard�r.

J) M�ZAN

Mizan, mah�er g�n�nde herkesin amellerinin miktar�n� bildiren bir �l��d�r. Bu �l�� vas�tas�yla herkes kendi sevap ve g�nah�n�n derecesini anlayacakt�r. Ger�ek mahiyetini sadece Allah��n bildi�i mizan�n varl��� Kuran�la sabittir.

Kur'an'da bu konuda ��yle buyurulur: "Kiyamet g�n�nde amellerin tartilmasi haktir, ger�ektir. Tartilari a�ir gelenler, i�te onlar kurtulanlardir." (A'raf /8) "Biz kiyamet g�n�ne mahsus adalet terazileri kuracagiz. Hi�bir kimse hi�bir Haksizliga ugratilmaz. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, yapilani ortaya koyariz. Hesap g�ren olarak biz yeteriz." (Enbiya /47)

Mizan, hi�bir kimsenin en k���k amelinin dahi zayi' olmasina meydan vermeyen, tam manasiyla hakli ve adaletli bir �l�� aletidir. Herkesin ameli, mahiyetini bilmedigimiz bu aletle �l��lecektir. Iyilikleri agir gelenler cennete g�nderilirler. K�t�l�kleri agir gelenler de cehenneme g�nderilirler. Ancak cehenneme gidenlerden iman sahibi olanlar cehennemde s�rekli kalmazlar. G�nahlari kadar cehennemde ceza �ektikten sonra cennete g�nderilirler.

K) SIRAT

L�gatte yol demektir. Terim olarak sirat, cehennem �zerine kurulmu� olan son derece ince ve keskin bir k�pr�d�r ki, herkes bunun �zerinden ge�ecektir. Cennete gitmek i�in sirattan ba�ka yol yoktur. Ancak sirattan ge�mek, ge�en �ahsin iradesine degil, d�nyadaki ya�ayi�ina, iman, amel, ihl�s ve ahl�kina baglidir.

Buna g�re m�minlerden bazilari derecelerine g�re sirati g�z kaymasi, �im�ek, r�zg�r, ku�, yari� ati... hiziyla ge�erken bazilari da zorluk �ekecek veya tamamen ge�emeyecektir. K�fir ve m�nafiklar ise sirati ge�emeyip cehenneme atilacaklardir.

Sirati ilk ge�en �mmetin bizim peygamberimizin �mmeti olacagi da bu konuda gelen haberler arasindadir.

L) �EFAAT

�efaat: Ahirette g�nahk�r olup ta cehenneme girme durumunda olan m�minlerin affi, ibadet ve taat ehlinin daha b�y�k derecelere ula�masi i�in peygamberler ile �mmetin b�y�klerinin Allah Teal�ya yalvarmalaridir.

Be� �e�it �efaat vardir:

1. �efaat-i uzma: En b�y�k �efaat demektir. Kiyamet g�n� mah�erdeki bekleyi�in sona erip hesabin ba�lamasi i�in Peygamber Efendimizin b�t�n insanliga �efaatidir.

2. Bazi m�minlerin hesap g�rmeden cennete girmelerini saglayan �efaat. Bu da Res�lullah (s.a.v.)e mahsus olan bir �efaattir.

3. Cennette bazi m�minlerin derecelerinin y�kselmesi i�in olan �efaat

4. G�nahlari sebebiyle cehenneme girecek olan m�minlerin, cehenneme girmeksizin cennete girmelerini saglayan �efaat.

5. Cehenneme girmi� olan m�minlerin, cezasini tam �ekmeden affedilip �ikarilmasi i�in olan �efaat.

Son �� maddede yer alan �efaate, Allah'in izniyle Peygamberimizin yaninda diger Peygamberler, ilmiyle �mil olan �limler ve �ehitler de yetkilidir.

Allah'in izni olmadan hi� kimse �efaat edemeyecegi gibi, Allah'in izin vermedigi hi� kimseye de �efaat edilmez. �efaatte de il�hi adalet daima g�zetilir.

M) CENNET VE CEHENNEM

Ahiret hayatinda m�k�fat g�recek olanlarin toplanip ya�adigi yere cennet, ceza g�recek olanlarin cezalarini �ektikleri yere de cehennem denir.

Cennet, Allah��n say�s�z nimetleriyle doludur. Bu manay� ifade eden de�i�ik s�fatlar� vard�r:

1. Cennet��n - na�m: N�metler bah�esi,
2. Cennet��l - huld: D�im� bah�e,
3. Cennet-i adn: D�im� kal�nacak bah�e,
4. Cennet��l - me�v�: Bar�n�lacak bah�e,
5. Firdevs: Bah�e,
6. Ravza: �ay�r, �imeni bol olan yer,
7. D�r�ul - huld: D�im� kal�nacak yer,
8. D�r�ul - muk�me: �k�met olunacak yer,
9. D�r�us - sel�m: Emniyet ve sel�met yeri.

Kur�an-� Kerimde ve Had�s-i �eriflerde cennet �e�itli y�nleriyle anlat�l�yor.

Cehennem: Cehennemde cisman� ve ruh�n� iki �e�it ceza vard�r. Kur�an-� Kerimde cisman� cezalar �u �ekilde beyan olunmaktad�r:

1- Kur�an-� Kerimde cehennem ate�inden ve bu ate�in yak�c�l���ndan �e�itli defalar bahsedilmi�tir. O derece ki, "Nar=ate�" sanki cehennemin ikinci ismidir. Buna yak�n �u ifadelerle de Kur�an�da ge�mektedir: "Sair = parlayan ate�" "Azab��l-harik = yak�c� azap".

2- Cehennemde g�lge olmayacakt�r. Hatta ��yle emir verilecektir: "Haydi, yalan sayd���n�za do�ru y�r�y�n. �� kola ayr�lm�� g�lgeye gidin ki onda g�lgelik olmaz. Sizi alevlerden korumaz." (M�rsel�t: 29-31).

3- Cehennemde serinlik olmayacakt�r. "Orada serinlik ve i�ecek �ey tatmayacaklar." (Nebe�: 24).

4- Cehennemde rahatl�k getirecek olan �l�m de toktur. Cismin ferah bulaca�� hayat da yoktur. "Oraya (cehenneme) giren ne �l�r ne de ya�ar".

5- Cehennemde i�ilecek yaln�z kaynar su, cerahat ve irin vard�r. "Ate�te daima kalacak olanlar, ba��rsaklar�n� par�a par�a eden kaynar su i�enler gibidir". (Muhammet: 15)

6- Yiyecek, ac� meyveler "Zakkum" vard�r. "... Yoksa �yle bir zakkum a�ac�na konmak m� hay�rl�? Biz bu a�ac� zalimler i�in nimet k�ld�k. O a�a� cehennemin dibinde biter. Meyvesi y�lanlar�n ba�� gibidir. Onlar o a�a�tan yiyip kar�nlar�n� doyuracaklar, sonra �zerine kaynar sular i�ecekler, sonra d�n�p gidecekleri yer cehennem olacakt�r". (Saff�t: 62 - 67.)

7- Yiyecek olarak v�cuda hi� faydas� olmayan " Kuru dikenler" vard�r."Onlar�n b�t�n yiyecekleri dikenden ba�ka bir �ey de�ildir. (Bu g�da) onlar� ne (doyurur), semirtir, ne de a�l�ktan kurtar�r." (G��i�e:6-7.)

8- Ate�ten elbiseler vard�r."K�firler i�in ate�ten elbiseler bi�ilmi�tir" (Hacc: 19.)

9- Demirden oturacak yer ve yatak vard�r."Onlar i�in demirden g�rzler de vard�r".

10- Boynunda halka ve zincirler vard�r."Biz k�firler i�in zincirler, l�leler (halkalar) alevli ate�ler haz�rlad�k". (Dehr: 4.) Bu sayd���m�z cisman� cezalardan ba�ka �yle ruh�n� cezalar olacakt�r ki, bakanlar�n g�zleri dikilip kalacakt�r. Birka� ayetten �rnek g�relim: "O, Allah��n �yle bir ate�idir ki ac�s� y�rekleri sarar." (H�meze:6-7) "Onlar, u�rad�klar� gam ve kederden (duyduklar� ac� �zd�rapdan) dolay� i�inden ��kmak istedik�e yine oraya iade olunurlar (Ve kendilerine) : Yanman�n azab�n� tad�n! denilir." (Hacc:22)

N) A'RAF

A'raf, t�msek, tepe anlam�na gelir. Terim olarak "A'raf " kelimesinin hangi anlama geldi�i hususunda �sl�m �limleri farkl� a��klamalar yapm��lard�r:

1- Bir k�s�m �limlere g�re "A'raf" cennetle cehennem aras�nda bulunan sur (=Y�ksek duvar)dan bir perdenin y�ksek tepeleridir.

2- Baz�lar�na g�re ise "A'raf", mizanda iyilik ve k�t�l�kleri, yani sevaplar�yla g�nahlar� denk geldi�i i�in cennet veya cehenneme girmeyenlerin kald�klar� yerin ad�d�r. Bunlar, Allah'�n izniyle, haklar�nda yap�lan bir �efaatle daha sonra cennete gireceklerdir.

3- Di�er baz� �limler ise "A'raf"�n, fetret devirlerinde �lenlerle, m��riklerin �ocuklar� ve delilerin kalacaklar� yer oldu�unu s�ylemi�lerdir.

Kur'an-� Kerimde "A'raf" s�resindeki "A'raf"la ilgili ayet �u mealdedir: "�ki taraf (Cennetlikler ve cehennemlikler) aras�nda bir perde vard�r. A'raf (bur�lar) �zerinde de bir tak�m insanlar vard�r ki, her iki taraf� da (yani cennetlik ve cehennemlik olanlar�) simalar�ndan tan�rlar. Cennetliklere "Size sel�m olsun" derler. Bunlar, hen�z girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir. G�zleri cehennemlikler y�n�ne �evrilince de: "Rabbimiz, bizi zalimlerle beraber bulundurma" derler." (A'raf / 46-47)

O) HAVZ-I KEVSER

Ahiret g�n� Allah Teal�, Peygamberlerine birtak�m havuzlar bah�edecektir. Her Peygamber, �mmetinin cenneti hak etmi� olanlar�na o havz�n ho� kokulu ve lezzetli suyundan i�ireceklerdir.

Havz-� Kevser ad�, Peygamber Efendimize verilen havz�n ismidir. "(Habibim) do�rusu biz sana kevseri verdik." (Kevser/1) ayeti buna i�aret eder.

Peygamber Efendimizin havz�, di�er Peygamberlerinkinden daha b�y�kt�r. ��enleri de daha �ok olacakt�r. Bu havz�n suyu, s�tten daha beyaz ve miskten daha ho� kokuludur. O deh�etli g�nde m�minler bu sudan i�ip hararetlerini teskin edecekler ve bir daha susuzluk duymayacaklard�r. Peygamber Efendimiz bu konuda ��yle buyururlar: "Benim havz�m�n kenarlar� tam bir ayl�k yaya yolu geni�li�indedir. Onun suyu s�tten beyaz, kokusu miskten daha ho�tur. Bardaklar� da g�ky�z�n�n y�ld�zlar� gibi �oktur. Ondan i�en kimse hi� susamaz."