5- Havariler

Havariler[1], İsa aleyhisselama destek veren 12 kişidir. İsa, İsrail oğullarının[2] kendini tanımazlık ettiklerini sezince; “Allah yolunda bana kim yardım eder?” demişti. Havariler; “Allah için bizler yardım ederiz. Çünkü biz Allah’a inandık. Şahit ol; biz ona teslim olmuş kimseleriz” diye cevap vermişlerdi (Al-i İmran 3/52)

Elimizdeki İncil’e göre İsa çarmıha gerilip defnedildikten üç gün sonra kabrinden çıkmış, Celile’de 11 havarisine gö­rünmüş ve şöyle demiştir: «Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonunadek her an sizinle birlikteyim.» (Matta 28/16–20).

Bu sözler İncil’e ait olamaz. Gerçek İncil yalnız Allah’ın sözlerini içerir. İsa’nın ölümünden sonra havarilerine göründüğü iddiası kabul edilemez. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“İsrail Peygamberlerinin arkasından Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğru sayan bir elçi olarak gönderdik. Ona da yol gösterici ve aydınlatıcı olan İncil’i verdik. O, önündeki Tevrat’ı doğru sayan, yol gösteren ve sakınanlara öğüt veren bir kitaptır.” (Maide 5/46)

“Meryem oğlu Mesih sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Annesi dosdoğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Şimdi sen onlara bu belgeleri nasıl açıkladığımıza bak. Bir de onların yalana nasıl itildiklerine bak!” (Maide 5/75)

İsa aleyhisselam vefat edince dünya ile ilişiği kesildi. O, ahirette Allah’a şöyle diyecektir:

“İçlerinde bu­lunduğum sü­rece on­ları gö­zeti­yordum. Beni vefat etti­rince artık onlar üze­rine gö­zetle­yici yalnız sen oldun. Sen her şeyi gö­rüp gözetirsin.” (Mâide 5/116–117)

Dolayısıyla İsa’nın vefatından sonra söy­lediği iddia edilen yukarıdaki sözler; ne İncil’in bir parçası ne de İsa aleyhisselamın sözü olabilir.

İncil’e yapılan bu tür eklemelere dayanılarak havarilere ruhani yetkiler verilmiştir. Bu eklemelerden birine göre İsa, 12 havarisinden bir kurul oluşturmuş ve başına Petrus’u getirmiş, ona şöyle demiştir: “Göklerin egemenliğinin anahtarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak. Yeryüzünde çözeceğin her şey, göklerde de çözülmüş olacak.” (Matta 16/19)

Bağlama ve çözme yetkisi şöyle yorumlanır: Havarilerin, topluluğa (Kiliseye) kabul edecekleri veya topluluktan atacakları kişiler, Allah tarafından da kabul edilir veya atılır. Kiliseyle barışma, Allah ile barışmadır[1].


 

[1]  Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri,  par. 1445.

 


 

[1] İncil’de Havarilerle ilgili olarak şu sözler yer alır: İsa, dağa çıkarak istediği kişileri yanına çağırdı. Onlar da yanına gittiler. İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti. Seçtiği bu on iki kişi şunlardır: Petrus adını verdiği Simun, Beni Regeş, yani ‘Gök gürültüsü Oğulları' adını verdiği Zebedi'nin oğulları Yakup ve Yuhanna, Andreya, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup, Taday, Yurtsever Simun ve İsa'yı ele veren Yahuda İskariyot. (Markos 3/1419)

[2] Bkz. Saff Suresi, 61/14.