Peygamberimizin Peygamberli�inin Kendi Devrine Ait Ve Araplara Mahsus Oldu�u �ddia Ediliyor. Bu Hususu A��klar M�s�n�z?

Peygamberimizin peygamberli�inin, kendi devrine ait oldu�una dair en k���k bir vesika, hatta bir i�aret bulunmad��� gibi, s�rf Araplara g�nderildi�ini g�steren herhangi bir delil de mevcut de�ildir. Aksine, mevcut b�t�n deliller, hayat-� seniyyeleri boyunca, olanca g�� ve kuvvetini kullanarak �sl�m dinini d�rt bir yana yaymak istedi�i merkezindedir.

�skender, d�nya hakimiyeti ad�na, Sezar, Roma ve Romal�lar hesab�na, Napolyon, bir saltanat u�runa cihan� fethetmeye ve bir cihan devleti kurmaya azmetmi�lerdi. Varl���n �z�, zaman ve mek�n�n efendisi Y�ce Peygamberimiz (sav) ise, arkas�ndakileri ne cihan� fethetme direktiflerini verirken, d�nyev�-uhrev� mutlulu�a giden yollardaki t�kan�kl�klar� a�mak, e�ref-i mahluk olarak yarat�l�p, ba� a�a��, a�a��lar�n a�a��s�na yuvarlanan insan�, yarat�l���ndaki hedef noktaya ula�t�rmak ve insano�luna yitirdi�i haysiyeti iade etmek i�in veriyordu. O bu gayeleri ger�ekle�tirmek i�in, Allah'�n el�isi olarak ve O'nun emir ve direktifleri alt�nda, daha hayatta iken, ���k sa�an m�barek elini d�nyan�n d�rt bir yan�na uzatt� ve Hak'dan getirdi�i mesajlar sesini duyurabildi�i herkese ve her yere sundu.

�imdi O'nun, vazifesinin ��m�ll� ve peygamberli�inin umum� oldu�unu g�steren baz� hususlar� beraber g�zden ge�irelim:

1. Peygamberimiz (sav) daha Mekke'de iken, bir k�s�m M�sl�manlar� Habe�istan'a g�ndermi�ti ki, bu ilk m�r�itler s�yesinde pek �ok Habe�li M�sl�manl�kla tan��ma f�rsat�n� buluyor ve tan���yordu. V�k�a, Habe�istan'a, bu ilk mesaj� g�t�renlerin seyahatlar�, z�hiren bir hicretti; ama M�sl�manlar�n oradaki gayretleri sayesinde, Nec��� ve �evresinin M�sl�man olmas�, �sl�m Peygamberi'nin bir cihan peygamberi olmas�na ilk i�aret ve ilk evet demekti.

2. Saadet asr�nda, ilk M�sl�manlar aras�nda Habe�li Hz. Bil�l'in, Rum diyar�ndan Hz. S�heyb'in ve Fars �lkesinden de Hz. Selm�n'�n ayr� ayr� �rklardan olduklar� halde, ilk saf� te�kil edenler aras�nda yerlerini almalar� hem ba�ka ba�ka �rklardan birer n�munenin bulunmas�, hem de Arap olmayan bu insanlara pek �ok arab�n �st�nde y�ksek bir p�ye verilmesi, �sl�m'�n nas�l bir �lem-��mul d���nce ile ortaya ��kt���n� g�stermesi bak�m�ndan �ok manid�rd�r.

3. Peygamberimizin (sav) Medine-i M�nevvere'ye hicretleri esnas�nda, kendilerini takiple vazifelendirilen S�r�ka b. M�lik'e, Irak'�n fethinden senelerce evvel, �ran h�k�mdar Kisra b. H�rm�z'�n bileziklerini kollar�na takaca��n� m�jdelemesi (el-Kamil C:2/74) peygamberli�i ile al�kal� mesajlar�n �ran'a g�t�r�lece�ine bir i�aret ve g�t�r�lmesi l�z�m geldi�ine de bir del�letti ki; kendilerinden az sonra verilen bu be�aret ger�ekle�mi� ve Irak ba�tan ba�a M�sl�manlar�n eline ge�mi� ve S�r�ka da Kisr�'n�n bileziklerini al�p koluna takm��t�.

4. Peygamberimiz (sav) Ub�de b. S�mit'in zevcesi �mm� H�ram binti Milh�n'�n h�nelerinde istirahat buyururken, uyumu�, bir r�ya g�rm�� ve uyand�klar�nda g�lerek ��yle buyurmu�lard�: "R�yamda �mmetim bana arz olundu. Koltuklara kurulmu� Melikler gibi deniz seferleri yapt�klar�n� g�rd�m. " (el-Bid�ye ve'n-Nihaye C.7/152) Bir �nceki vak�da oldu�u gibi, burada da, il�h� mesajlar�n deniza��r� �lkelere g�t�r�lmesi yolunda bir i�'�r ve i�aret yap�l�yordu ki bu m�barek m�jde de yine sahabe d�neminde ger�ekle�tirildi.

5. Bir keresinde ash�b�na: "Benden sonra M�s�r fethedilecektir. M�s�r insan� hakk�nda hay�rh�h olun ve yumu�ak davran�n, zira onlarla sizin aran�zda hem bir akrabal�k hem de zimmet var. " (Taberi c.4/228) diyerek, daha sahabe d�neminde �sl�m nurunun M�s�r'a ula�aca��n� haber veriyor ve Maria validemiz vas�tas�yla tahakkuk eden akrabal���n da korunmas�n� istiyordu.

6. Hendek Vakas� �ncesinde, Medine'nin etraf�nda hendek kazarken, kendileri de bizzat ashab� aras�na girmi�, kazma-k�rek, manivela kullanm�� ve bu esnada onlara Hire'nin feth edilece�ini, Kisr�'n�n s�tunlar�n�n y�k�laca��n� ve ��m'�n M�sl�manlar�n eline ge�ece�ini m�jdelemi�ti.

�imdi bunca delilden sonra O'nun peygamberli�inin Araplara mahsus ve kendi devrine has oldu�unu iddia edebilir miyiz? Yoksa, Hire'yi, Kisr�'y�, �am'� Arap yar�madas� i�inde m�talaa ederek Hirelilere, �ranl�lara, �aml�lara Arap m� diyece�iz?..

Kald� ki, O'nun vazifesinin umum� ve davas�n�n �lem��mu1 oldu�una dair pek �ok �yet ve hadis zikretmek de m�mk�nd�r.

�imdi n�mune olarak birka��na i�aret edelim:

l. Bir hadis-i �eriflerinde "her peygamber, kendi cemaatine peygamber olarak g�nderilmi�tir. Ben b�t�n insanl��a g�nderildim" di�er bir rivayette: "Siyaha-beyaza" �eklindedir. Taberi'nin bunu teyiden nakletti�i hadiste ise "Ben herkese, hem bir rahmet, hem de peygamber olarak g�nderildim. Benim vazifemi yerine getirip tamamlay�n. Allah'�n rahmeti �zerinize olsun." (Taberi C.2/625)

2. Peygamberimiz (sav) Kisr�'n�n el�isi geldi�inde ona "Gelecekte dinim ve dinimin hakimiyeti Kisr�'n�n taht�na ula�acakt�r." (el-Kamil C.2/146) diyerek, vazifesinin �ran'� -Turan'� i�ine alacak �ekilde b�t�n cihan� ayd�nlatmak oldu�unu ihtar etmektedir.

3. Anadolu ve �stanbul, M�sl�manlar�n eline ge�meden as�rlarca �nce bir g�n f�tih ordular�n gidip Avrupa kap�lar�na dayanaca��n� haber vermi�, feth-i m�bini te�vik etmi�, f�tih asker ve f�tih kumandan� alk��layarak "Mutlaka Konstant�niyye fethedilecektir. Fetheden kumandan ne kumandan! Onun askerleri ne asker!" demi� ash�b�na d�nyan�n d�rt bir yan�n� g�stermi�tir.

Kur'�n'�n bu mevzudaki if�deleri ise, herhangi bir te'vile, tefsire t�bi tutulmayacak kadar a��k-se�iktir. Mesel�:

1. S�d suresinde "O Kur'�n b�t�n �lemlere ���tt�r. " (S�t/87) diyerek, peygamberimizin b�t�n insanl��� uyarmakla vazifeli olarak g�nderildi�i iht�r edilmektedir.

2. Y�sin suresinde daha a��k bir ifadeyle "Bu Kur'�n Hz. Muhammed'e verildi ki, hayatta olan herkesi uyars�n ve ink�r edenlere de az�p h�km� hak olsun." (Yasin/7o) ferman ederek, O'nun peygamberli�inin, ins-cin ya�ayan herkese ��mil oldu�unu ve ne suretle olursa olsun O'na muarazan�n da k�f�r ve nank�rl�k say�laca��n� apa��k anlatmaktad�r.

3. Sebe' suresinin "Biz seni ancak, top yekun insanl��a bir m�jdeleyici ve uyanc� olarak g�nderdik. Ne var ki insanlar�n �o�u bilmiyorlar" (Sebe'/28) me�lindeki �yetiyle...

4. A'raf suresinin, "De ki: Ey insanlar, ben sizin hepinize, g�klerin ve yerin sahibi olan Allah'�n el�isiyim" (A'raf/158) me�lindeki ayetleri ise, O'nun bir cihan peygamberi oldu�unu, Hak taraf�ndan b�t�n be�ere g�nderilmi� bulundu�unu apa��k if�de etmektedir. �� b�yle iken, ciddi hi�bir �eye dayanmadan, kalk�p O'nun peygamberli�ini zaman ve mek�n itibariyle dar bir muhite s�k��t�r�p; O'nu da sadece kendi devrine mahsus g�r�p g�stermek gibi iddialar�n man�s�n� anlamak olduk�a zor.

Bundan ba�ka, Kur'�n-� Kerim'de sadece i�inde ya�ad�klar� cemaatlere el�i olarak g�nderilen peygamberlerin bu husus� el�ilikleri a��k�a anlat�larak cihan peygamberiyle di�erlerinin farkl�l�klar�na dikkat �ekilmi�tir. Mesel�; Hz. Nuh (as) i�in "And olsun Nuh'u da kavmine g�nderdik: Ey kavmim dedi. Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan ba�ka mabudunuz yoktur." (A'raf/59). Kez�, Hz. Hud (as) i�in "Ad kavmine de karde�leri H�d'u g�nderdik: Ey kavmim Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan ba�ka mabudunuz yoktur. " (A'raf/65) Bunun gibi Hz. Salih'le al�kal� olarak da: "Sem�d kavmine de karde�leri Salih'i g�nderdik: Ey kavmim dedi. Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan ba�ka mabudunuz yoktur" (A'raf/73). 80. �yette, Hz. Lut i�in, 85. ayette Hz. �uayb i�in ayn� �eyler if�de buyurulmakta; hatta Kur'�n-� Kerim'de, bu peygamberlerin anlat�ld��� hemen her yerde, onlar�n kendi millet ve kendi cemaatlerine peygamber olarak g�nderildiklerine de dikkat �ekilmektedir ki bu da Kur'�n-� Kerim'in meseleyi mutlak ve m�phem b�rakmay�p,"kim cihan peygamberi, kim de�il; kim kavim ve kabilesini ir��da memur edilmi�, kim b�t�n insanl��� ayd�nlatmakla vazifelendirilmi�" bu hususlar� tasrih etti�ini g�stermektedir.

Asl�nda O'nun peygamberli�i, peygamber olarak g�nderildi�i g�nden itibaren, d�nyan�n d�rt bir yan�nda duyulmu� ve h�sn-� kabul g�rm��; sundu�u mesajlar, Mer�k��'dan Mavera�nnehir'e kadar geni� bir sahada te'sir icra etmi� ve hayata hayat otmu�; Allah'tan getirip vaz etti�i kanunlar as�rlar boyu pek �ok �sl�m devleti taraf�ndan benimsenip tatbik edilmi� ve be�ere sundu�u esaslar, daima hayatla i�li-d��l�, d���ncenin �n�nde, ilimlere rehber, d���nce ve ara�t�rman�n te�vik�isi olmu� ve hele, as�rlardan beri �sl�m d��manlar�n�n bunca bask�, tecav�z ve tahriplerine ra�men O'nun getirdi�i esaslar�n h�t� her yerde taze, yeni ve aran�r olmas�; g�n�m�zde dahi binlerce ilim adam� ve d���n�rce, insanl���n yeniden fethedilmesinin ancak, O'nun getirdi�i ruh ve esaslarla m�mk�n olaca��nda ittifak edilmesi, O'nun alem��m�l "evrensel" peygamberli�ine bir de�il, binlerce delil mahiyetindedir.

H�s�l�, peygamberli�ini d�nyan�n d�rt bir yan�na duyurmak maksad�yla, b�t�n muteber hadis ve siyer kitaplar�n�n belirtti�i �zere, Roma �mparatoru Heraklios'dan, M�s�r kral� Mukavk�s'a; �ran'�n Kisr�'s�ndan, Habe�i'sine kadar n�meler g�nderip Hak dine davet etti�i o ilk g�nden asr�m�za kadar o hep bir cihan peygamberi olarak kendisini tan�tm��, getirdi�i dini esaslar�n, be�erin b�y�k bir k�sm� taraf�ndan h�sn-� kabul g�rmesi de O'nun �yle oldu�unu ispatlam��t�r. Art�k aksine ihtimal verilmeyen b�yle bir mevzuda yeni yeni ��pheler �retmek, kin, garaz ve haset eseri olsa gerek.