Bir Saat Tefekk�r, Bir Sene Nafile �badet H�km�ne Ge�er" Mealinde Tefekk�r�n Yolu, Usul�, Metodu Nas�ld�r? Belli Bir Vird Veya Zikri Var M�d�r? En �ok Tefekk�re Sevk eden Ayetler Hangileridir? Sessizce Yap�lan Dualar Tefekk�r Yerine Ge�er Mi?

Zannediyorum, soru sorulurken cevab� da verilmi� oldu. Bir saat tefekk�r, bir sene n�file ib�det h�km�nde oldu�u zay�f bir hadis-i �erifte ifade ediliyor ama; hadisten daha ziyade K. Kerim'de bu meseleyi te'yid eden pek �ok ayet var: "G�klerin ve yerin yarad�l���nda, gece ve g�nd�z�n ihtilaf�nda akl� ba��nda olan kimseler i�in ger�ekten a��k ibretler vard�r." (Ali imran-190). Evet, aylar�n, g�ne�lerin �henk i�inde do�up batmas�nda, nizam�n ba� d�nd�r�c� bir keyfiyetle dever�n ve cereyan edip durmas�nda, d���nebilen kimseler i�in ibretler vard�r. Bu ayet-i kerime tefekk�r mevz�unda sarih bir delildir. Efendimiz (sav), "Bir insan bu �yeti okur da d���nmezse, yaz�klar olsun ona" buyururlar. �mm� Seleme validemiz, bu ayet n�zil oldu�u zaman veya Efendimiz (sav) bu �yeti okurken, a�lad���n� nakleder. Zaman ve mek�n�n Efendisi bir gece, tehecc�d vaktinde bu ayeti okuyup h��k�ra h��k�ra a�lam��t�. D���nmeye a��lan bir kap� ve tefekk�r iklimine a��lan yollarda birer rehber say�lan bu ve emsali ayetler, �sl�m' da d���nce hayat�n�n buudlar�n� g�stermeleri bak�m�ndan �ok �nemlidirler.

Yaln�z, �nce tefekk�r�n ne demek oldu�unu bilmek l�z�m. Tefekk�r, evvel�, bir ilk bilgiye dayanmal�d�r. Yoksa �miy�ne, c�hilane tefekk�rlerle hi�bir yere var�lamaz. B�yle kapal� tefekk�r, zamanla b�kk�nl�k meydana getirir. Sonra da insan tefekk�r etmez olur. Bir insan�n evvel�, tefekk�r edece�i mevzuu �ok iyi bilmesi, tefekk�re esas te�kil edecek hususlar� zihninde haz�r malzeme haline getirmesi, yani bir m�lumat-� sab�kas� bulunmas� l�z�md�r ki, sistemli d���nmesi m�mk�n olabilsin. Aylar�n, y�ld�zlar�n, cerey�n ve dever�n�n�, onlar�n insano�luyla m�n�sebetini, insan� te�kil eden zerrelerin ak�llara durgunluk veren hareket ve faaliyetlerini, biraz olsun biliyorsa, bunlarla al�kal� d���nd��� zaman bu bir "tefekk�r" olabilir. Yoksa, aylar�n g�ne�lerin harek�t�na bak�p da, �airane ilh�mlarla bir �eyler duyup bir �eyler s�yleyenlere m�tefekkir de�il, ilhamlar�n� s�yleyen hay�lci denir. Keza; tabiat batakl���na saplanm�� bir k�s�m nat�ralist d���n�r ve �airlere de m�tefekkir demek m�mk�n de�ildir. Hele Cumhuriyet d�nemi, kalbur�st� g�sterilen �air ve yazarlar�m�z aras�nda m�tefekkir o kadar azd�r ki, bir elin parmak say�s�n� ge�mez. Onlar da d�n� duygu ve d�n� d���ncelerinden �t�r� ademe mahk�m edilmi� ve toplumun onlar� tan�mas�na katiyyen meydan verilmemi�tir.

Bu d�nemde az bir z�mre, e�ya ve varl��� kurcalam�� ama, onlar da e�yan�n hakikat�na katiyen n�fuz edememi�lerdir. Vak�a, bu d�nemin tabiat sever �airlerinin beyanlar� i�inde insan, cennetleri dinliyor gibi olur: Sular�n �ak�r �ak�r akmas�nda ya�murun ��p�r ��p�r ya�mas�nda, a�a�lar�n hemhemesinde, ku�lar�n demdemesinde �yle destanlar keserler ki, insan kendisini cennetlerin ortas�nda zanneder. Fakat bu insanlar hep, netice ve �telere kapal� ya�ad�klar�ndan, eskinin d��man�, yeninin de cahili olarak kalakalm��lard�r. �m�rleri, �ehadet �leminin, tenteneli perdesi �zerinde say�klamakla ge�mi� ve tek k�rekli sandalla seyahat ediyor gibi, kendi etraflar�nda d�n�p durmu�lard�r. Bunlar�n, hayata dair d���ncelerinin her yan�nda bir t�kan�kl�k vard�r; bunlar�n tefekk�r dedikleri �ey de, bu t�kan�kl�k i�indeki �mitsizce �zd�raplard�r. Ve tabu b�yle bir tefekk�r�n hi� bir faydas� da yoktur.

Tefekk�r etmek i�in evvel�, bir ilk malumat; h�l-i haz�rdaki durumun kavranmas�, �ze uygun yeni terkipler, yeni komprimeler ve b�t�n bunlar �zerinde ger�e�i arama d���ncesiyle fikir sanc�s� l�z�md�r. Bu sistemle d���nebilen �ah�s, d���ncede s�rekli,'yeni yeni h�k�mlere varabilir; bu h�k�mleri daha ba�ka d���nce hamlelerine esas yaparak, daha ilerilere s��rayabilir; ondan yeni yeni neticeler ��kararak tefekk�r�nde derinle�ip buudla��r. Sonrada tek buudlu veya �ift buudlu d���ncesini. �� buudlu, �ok buudlu tefekk�re ula�t�rarak, zamanla "z�lcenaheyn"bir m�tefekkir ve bir insan-� k�mil seviyesine ��kabilir.

Has�l�, d���nmenin ilk esas� olarak; okuma, k�inat kitab�n� m�talaaya al��ma, sinesini Hakk'dan gelen esintilere, kafas�n� �eriat-� f�triyenin prensiplerine kar�� a��k tutma, varl��a, onun mukaddes terc�mesi say�lan Kur'an adesesiyle bakma gibi hususlar� s�ralayabiliriz... Yoksa, kutup y�ld�z� �urada duruyor, g�ne� ��yle bat�yor, Z�hre ��yle, Merih b�yle... ba��, hedefi, gayesi belirlenememi�, cahilce e�yan�n y�z�ne bak�� katiyyen tefekk�r olmayaca�� gibi, b�yle bir d���nceyle bir yere varma�a da imk�n yoktur. Sevap kazand�r�p kazand�rmad��� da her zaman m�naka�a edilebilir.

Bir saat tefekk�r�n, senelerce yap�lan ibadete denk olmas� �undand�r. �nsan, bir saat sa�lam tefekk�r sayesinde onda, erk�n-� imaniye inki�af eder; i�inde marifet nurlar� parlar; derken kalbinde muhabbet-i il�hi belirir... Sonra r�han� zevklere ula��r ve kanatlanm�� gibi olur.

��te b�yle bir tefekk�rle herhangi bir insan, bu t�rl� tefekk�rden mahrum bir i�in, bin ayda varabildi�i mesafeye varm��, dolay�s�yle de en b�y�k kazan�lara ermi� say�l�r. B�yle bir anlay�� ve �uur i�inde Rabbine tevecc�h edememi� bir insana gelince, bin sene durmadan yat�p-kalksa, terakki ad�na bir ad�m atm�� say�lmaz. Bu itibarla da yapt��� �eyler bir saat tefekk�re mukabil gelmez. Ama bu demek de�ildir ki, onun bin sene yapt��� ibadet-� taat bo�a gitmi�tir. -ha�a- Allah kar��s�nda onun ne bir r�k�u, ne bir secdesi, ne bir kavmesi, ne de bir celsesi bo�a gitmemi�tir.

"Kim zerre kadar hay�r yapsa onu g�r�r, kim de, zerre kadar �er yapsa onu g�r�r." (Zilzal7-8).Yani herkes kazanc�na g�re bir k�s�m �eylere mazhar olur. Bu esasa bin�en ne �ekilde olursa olsun o da vazife-i ub�diyetini ed� etmi�; kullu�unu yerine getirmi� ve Rabbiyle bir �e�it m�nasebete ge�mi� say�l�r. Fakat tefekk�rden h�s�l olan �eyleri elde edemez.

Evet, bu man�daki bir tefekk�r, arz etti�im gibi bin sene ibadete mukabil gelebilir.

Bir di�er �ey daha soruluyor: Tefekk�re esas te�kil eden veya vesile olan belli vird veya zikir var m�d�r? Belli virdler ve zikirler insan�n tefekk�r�n� geli�tirebilir mi?

Bu da yine k�inat kitab�n� m�talaada oldu�u gibi, �uurlu olmaya ba�l�d�r. �uurlu dua, �uurlu m�nacat, �uurlu yakar��, bazen insan�n i� d�nyas�nda en pasl� gibi g�r�nen kilitleri de a�abilir. Ancak, bu vird ve zikrin, nereden, nas�l se�ilip al�naca��na dair bir �ey s�yliyemiyece�im. Bu durum, istidat ve kabiliyetlere g�re farkl�l�k arz edece�i gibi, �ah�slar�n inan� ve kanaatlerine g�re de de�i�ik olabilecektir. Bu itibarla, isteyen sinesini "cev�en'e, isteyen "evrad-� kutsiye" ile isteyen "me'sur�t"la, isteyen �azeli, �ah-� Geyl�ni, Ahmet Rufa� ve Ahmet Bedev� Hazerat�ndan birinin evrad�yla co�turabilir. Bu b�y�k zatlar�n, b�y�k virdleriyle me�g�l olurken, insan o zatlar� adeta yan�nda hisseder ve o huzur i�inde okudu�u �eylerin zevkine doyamaz. Ke�ke, herkes bu virdleri okuyup onlardan istifade edebilseydi; kendilerini yenileyecek ve Allah'la m�nasebetlerini kuvvetlendireceklerdi...!

Bir di�er husus da �u; tefekk�re sevk eden �yetler, sessizce yap�lan du�lar, tefekk�r yerine ge�er mi?

Man�s� anla��lm�yor ve insan onda derinle�emiyorsa tefekk�r olmaz. Sevap olur da tefekk�r olmaz. Tefekk�r, fikretmeden gelir. Vakalarla yeni vak'alar� bir araya getirme ve terkipler yapmak demektir. Bir �eyin sebebiyle neticesi illetle malul aras�nda m�nasebet kurma Allah'la kul-mabut m�nasebetini per�inle�tirme her zaman bir tefekk�r say�lsa da bu kuds� m�nasebete ula�t�rmayan evrad-u ezkar veya en m�barek zatlar�n dersi de olsa, sevap olur, fakat tefekk�r olmaz. Tefekk�r olabilmesi, ruhu ve g�nl� �al��t�rmaya, tefekk�re mevzu olan �eyin �zerinde durmaya, ara�t�rmaya, Rabbimizle m�nasebetlerimizi derinle�tirip kuvvetlendirmeye ba�l�d�r. Rabbim muvaffak eylesin. G�n�m�zde en k�t,en az olan �ey tefekk�rd�r. Bu itibarla insan�m�z�n tefekk�r noktas�nda yaya oldu�u s�ylense m�bala�a yap�lm�� say�lmaz.