K�yamet al�meti olarak anlat�lan Dabbet�l-Arz'�n AIDS hastal��� ile alakas� var m�d�r, izah eder misiniz?

AIDS (Acquired Immun Deficiency Syndrome: Kazan�lm�� Immun Yetmezlik Sendromu) Vir�slerin sebep oldu�u bir enfeksiyon olup h�zla yay�ld��� ve �ld�r�c� oldu�u i�in "asr�n hastal���" olarak isimlendirilmektedir. Yakalanan ki�i say�s� 10 ayda iki kat�na ��kmakla birlikte AIDS'i ilk tarif eden ilim adamlar�ndan olan Dr. M. Gottlieb'in tabiri ile "tedavi kelimesi hen�z l�gatte yoktur. "

A�DS ilk olarak 1981 y�l�nda fark edildi ve g�sterilen al�ka sonraki y�llarda giderek b�y�d�. T�p camias� ne oldu�unu, nas�l bula�t���n�, nas�l seyretti�ini, tedavisini ortaya koymak i�in seferber olurken, halk aras�nda da b�y�k bir panik meydana geldi.

1980'li y�llara kadar b�yle bir hastal�k bilinmezken AIDS'in aniden ortaya ��k��� hakk�nda baz� ilim adamlar�, geli�mi� �lkelerde vir�slerle yap�lan ara�t�rmalarda, baz� vir�slerin yap�s�n�n de�i�tirildi�i ve bu vir�slerin iyi muhafaza edilemeyerek insanlar� enfekte etmesi ile AIDS'in yayg�nl�k kazand��� iddias�nda bulunmaktad�rlar.

Ba�l�ca bula�ma yolu e�cinsel ili�kidir ve kurbanlar�n yakla��k %72'si e�cinsel erkeklerdir. Kan ve kan �r�nlerinin verilmesi ile bula�abilece�i gibi vir�s� ta��yan hamile anneden �ocu�una ge�ebilir. Hastalar�n yakla��k %17'si uyu�turucu m�ptelalar�d�r.

Vir�slerle her enfekte oranda AIDS geli�mez. Bu ki�ilerde ya belirti yoktur veya hafif �ikayetler vard�r, fakat vir�s� ta��rlar ve yukar�da bahsedilen yollarla ba�kalar�na AIDS'i bula�t�rabilirler,

AIDS amilleri, ba����kl�k sisteminin i�leyi�ini bozdu�u i�in bula��c� hastal�klara direnci azal�r ve Pneumocystis Carin� pnomonisi, Condida albicans, Herpes .Simpiex enfeksiyonlar� gibi f�rsat�� enfeksiyonlar, Kapesi sarkomu ba� g�sterir ve hasta k�sa s�rede �l�me gider.

Bu mesele g�n�n meselelerinden ve akt�el mevzulardan biri olmas� itibariyle, bir seneden beri belki bir ka� defa soruldu; ben de her defas�nda bir �eyler demeye �al��t�m. �imdi bir kere daha sormu� oluyorlar. Ben de bu arzuya h�rmeten bir kere daha arz edece�im.

Dabbet�l-arz tabiri hem Kur'�n-� Kerim'de hem de hadis-i �eriflerde var. Dabbe kelimesi, yerde debelenen, ayaklar� �zerine y�r�yen, canl� demektir. Mesel�, Allah, yery�z�nde debelenip duran, y�r�yen, ayaklar� �zerine emekleyen de�i�ik varl�klar� bir ��rp�da anlat�rken buyuruyor ki: "Allah her canl�y� sudan yaratt�: Onlardan kimi karn� �zerinde (s�r�nerek) y�r�r, kimi iki ayak �st�nde y�r�r, kimi de d�rt (ayak) �st�nde y�r�r. Allah diledi�ini yarat�r..." (Nur45) Bunlar, �u ana kadar sizin bildikleriniz. Evet mikroorganizmalardan en b�y�k varl�klara kadar, eskilerin dinazorlar�, daha sonralar�n mamutlar�, filleri ve gergedanlar�; b�t�n bu varl�klar�n hepsi, bu um�m� h�km�n alt�na girer. Ama, bir de sizin bilmedi�iniz �eyler vard�r ki, Allah murat buyurdu�u zaman, ilerde, de�i�ik de�i�ik t�rleriyle onlar da yarat�lacakt�r. Mikroorganizma t�r�yle AIDS de onlardan olabilir. Atmosfere, iklime g�re de�i�ik,�e�it �e�it varl�klar olabilir. Hatta bunlar canl� varl�k olmay�p ba�ka t�r varl�klar da olabilir...

Kur'�n-� Kerim'de, ba�ka bir yerde, d�bbe; Allah'�n r�z�kland�rd��� d�bbeler sadedinde "Yery�z�nde hi� bir canl� yoktur ki r�zk� Allah'a aid olmas�n." (H�d-6) "Nice canl� (d�bbe) var ki r�zk�n� ta��yamaz, onlar� da sizi de Allah besler. "( Ankebut-60 ) Evet, nice d�bbeler vard�r ki, sizin de onlar�n da r�zk�n� Allah tekeff�l ve taahh�d buyurmu�tur. Besleyen, b�y�ten ve �o�altan yaln�z O'dur.

Mevzumuzla alakal� d�bbe ise, Neml suresinde ge�er. "O s�z, ba�lar�na geldi�i zaman, onlara yerden bir Dabbe (canl�) ��kar�r�z; o, onlara insanlar�n, ayetlerimize i�tenlikle inanmad�klar�n� s�yler" (Nemf-82) yani, i�iniz bitti art�k yery�z�nde te�hir vazifesini g�rd�n�z, yery�z� de, me�her olma vazifesini bitirdi. Bu me�herin a��lmas�ndan maksat �u idi: Allah burada, bilinip tan�nmas�n� ve bunun ilan edilmesini istiyordu. �u anda art�k bilinmedi�ine ve yery�z�nde Allah diyenlerin say�s� her g�n biraz daha azald���na g�re, �yleyse, Allah sizin hakk�n�zda yok olma h�km�n� verdi. ��te bu h�km�n verilmesi i�in de biz, yerden konu�an bir d�bbe ��kar�verdik. O d�bbe ister k�liyle, ister mikrofonla, isterse h�l diliyle olsun konu�an bir d�bbedir ve art�k bundan b�yle, insanlar�n iman etmeyeceklerini il�n edecektir. Yani d�bbenin ��kmas�, mevcut �man� durum ve iman kadrosunun duraklamas�, bir �l��de geriye gitmesi zay�flamas�, hatta bitmesi ve t�kenmesi demektir. Zaten bu ayetin arkas�nda da hemen ha�r-� ne�irle al�kal� ayetler geliyor ki; bundan da, bunun �nemli bir k�yamet al�meti oldu�u anla��l�yor.

D�bbet�l-arz, zuhur edecek 10 k�yamet al�metinden bir tanesi ve ihtimal ki ayn� zamanda sonuncular�ndan birisidir. �yle bir sonuncu ki, ayetin siyak ve sibak�ndan anla��ld���na g�re, bu hayvan�n zuhuruyla art�k yery�z�nde iman mevcelenmesi, �a�lamas� duracak ve �sl�m'a ait her �ey, s�ratle kuruma ve t�kenmeye do�ru gidecek. �nanm��lar�, arkadan ba�ka inananlar takip etmeyecek, inanm�� olanlar da bundan b�yle inan�lar� ad�na yak�n has�l edemeyecekler. Demek ki, fen ve felsefe �ok ileriye gidecek; teknik ve teknolojide ba� d�nd�r�c� muvaffakiyetler olacak; insanlar yaratma (!) sevdas�na kap�lacaklar.. t�plerde, t�p bebekler yapacaklar ve robot adamlar yap�lacak; d�nyan�n idaresi de onlara b�rak�lacak... Her yan�, "yaratt�m" diyen sergerdanlar saracak ve katiyyen Allah hakk�nda yak�ne yana�mayacaklar. ��te ayetin siyak ve sibak�ndan anla��lan �eyler. . .

Dabbet�'l-arz Efendimiz (sav)'in m�barek hadislerinde de, Kur'�n-� Kerim'in anlatt��� �ekle uygun olarak ele al�nmakta ve yapaca�� �eylere temas edilmektedir."Dabbe ��kacak, yery�z�nde dola�acak ve hemen her tarafta g�r�lecek" gibi hususlar�yla...

Dabbet'� arz'�n AIDS ile al�kas� olup olmad���na gelince, evvel�, �unu arz etmek istiyorum. Bir k�s�m arkada�lar�m�z -muhakkak ki h�sn� niyetlidirler- g�n�m�zde zuhur eden bir k�s�m hadiselerle, �yetler ve hadisler aras�nda bir mut�bakat aramak suretiyle,Kur'�n ve Efendimiz'in beyanlar�n�n takviyesini d���nmektedirler. Bir y�n�yle bu t�rl� gayretler, geli�en f�nun-u m�sbete, pozitivizm ve rasyonalizm cereyanlar� kar��s�nda -do�ru veya yanl��- Kur'�n ve S�nnete ait meseleleri, ilm� ve tecr�b� neticelerle, tevf�k etmek, desteklemek; bu yolla ilim ve tecr�be insan�na bir �eyler anlatmak maksad�yla yap�lmaktad�r. Ve kanaat-i aciz�nemce, gelecekte tenkid edilebilme durumu mahfuz olmakla beraber, �imdilik b�t�n b�t�n zararl� oldu�unu s�ylemek de acelecilik olsa gerek... Vak�a, Kur'�n'�n ve S�nnetin nurlu beyanlar�, ilimlerin koltuk de�ne�ine ihtiya� olmadan da, insan vicdan� taraf�ndan sezilecek kadar parlak ve yan�ltmaz oldu�undan, her zaman h�sn� kabul g�recek mahiyettedir. Bundan da �te, beyan edilecek her delil, Kur'�n ve S�nneti, ilimlerle uzla�t�rma, anla�t�rma, tevfik etme istikametinde g�sterilen her gayrete, bizim, kendi zavall� ak�llar�m�z� saran tozu topra�� s�p�rme maksad�yla m�racaat ediliyorsa, buna bir �ey demeyece�im; kimse de dememelidir. Yok, bu deliller, bu s�zler, bu beyan ve bu gayretler, Kur'�n ve S�nnet hakikat�n� omuzlay�p ta��mak i�inse, bence o omuzlar bu y�ce hakikatlar� ta��yamayacak kadar c�l�z ve �elimsizdirler. Binaenaleyh, hal-i haz�rdaki durumlar� itibariyle dahi �mit ve itimat va'd etmeyen bu �eylere nas�l bel ba�lanabilir? Yar�n bir ba�ka ilm� f�rt�na taraf�ndan s�r�klenip bir tarafa itilmeyeceklerine kim temin�t verebilir? Ve b�yle v�h� emirlere Kur'�n ve Resulullah'�n beyanlar�n� bina etmek, hatta Kitap ve S�nneti ilme vize ettirmeye kalkmak, m�dafaas�n� �zerimize ald���m�z hakikatlara kar�� sayg�s�zl�k olmaz m�..?

�imdi de, AIDS ile D�bbet�l-arz'�n al�kas� �zerinde dural�m: Bildi�iniz gibi bu mesele, asr�n d��a vurmu� �irkinliklerinden sadece bir tanesi... D���ncem icab�, b�t�l� tasvir etmek istemem. Hele (AIDS) gibi, s�ylerken dahi, utan�p kulaklar�m�za kadar k�zard���m�z bir mevzuda...

�imdi s�fi zihinleri buland�rmayacak �ekilde arz etmeye �al��ay�m. Evvela, "AIDS Dabbet-�l arz c�z'iyat�n�n bir par�as�d�r" denmesi do�ru olsa da,"(AIDS), dabbedir"demek do�ru de�ildir. Zira, onu ayete biricik te'vil yapmak, y�k�l�p gitti�i zaman, ayetin ruhunu zedeleyecektir. Bug�ne kadar �ok hastal�klar ��kt� ve insanl��� kast� kavurdu, sonra da �ekip gitti. "Allah dev�s�n� indirmedi�i bir hastal�k indirmemi�tir." Ebu Davud'un �mm� Seleme validemizden rivayet buyurdu�u bu hadiste,"her hastal�k kar��s�nda, Allah'�n bir de ila� indirdi�i anlat�lmaktad�r ve derman� bulunmayan dert yoktur, sadece: �l�m�n derman� bulunmamaktad�r; Efendimizin bir di�er ifadesinde; "bir de ihtiyarl���n derman� yoktur." denilmektedir . Herkes behemehal ihtiyarlayacak ve �lecektir. Evet ihtiyarl�k ve �l�m�n �aresi yoktur, ama bunun d���nda her derde derman olabilir. . .

�imdi bununla onun tevfikini yapmaya �al��al�m:

Bir kere. AIDS dedi�imiz bu hastal�k, d�nyan�n baz� yerlerinde g�r�ld� ama -�ok ��k�r- T�rkiye'de �ok fazla g�r�ld��� s�ylenemez. Bunu da kafalar�m�zdan at�p da, ruhlar�m�zdan s�k�p atamad���m�z, �sl�m'�n y�ksek ahl�k ve disiplinlerine bor�luyuz. (AIDS) bir zamanlar�n verem ve vebas�n�n, �imdilerin kanserinin ula�t��� noktaya hen�z ula�mam��t�r. D�n o hastal�klara, bug�n de kansere D�bbet-�l arz denebilirdi ve denmelidir de. Ama "Dabbet-�l arz" k�ll� hakikat�n�n bir c�z'� olarak, ge�mi�in o deh�etli heyulalar� verem ve veba, Allah'�n yaratt��� ila�lara yenildi ve "Dabbet-�l arz" defterinden silindiler. Kanser son tabyelerini kullan�yor; dar�s� (AIDS)in ba��na.. Veba eskilerin korkulu r�yas�yd�. D���n�n ki, tek bir tablo olarak, Amvas'da, Ashab-� Kiram aras�nda otuz bine yak�n insan� al�p g�t�rmesi ne m�thi� hadise..! Baz� ihm�le u�ram�� �lkeler m�stesn�, g�n�m�zde art�k bu t�rl� hastal�klara rastlanm�yor. E�er veba, �n� al�nmadan evvel b�yle ayet ve hadislerle, g�n�m�zde yorumland��� gibi yorumlansayd�, D�bbet�larz'a veba vir�s� demek uygun d��ecekti. Zira hem �ok yayg�n, hem de �ok korkun�tu.

Keza, bug�n insanlar�n �o�unda kanser var. Bu mevzuda uzmanlar diyorlar ki; bir insanda beliren kanser h�crelerinin, ancak �ok zaman sonra �n� al�nmaz bir tehlike oldu�u sezilebilmektedir. Bug�n, d�nya �ap�nda yap�lan istatistiklere g�re, kanserli nisbetinin, insan�n i�inde �rperti has�l edecek seviyede oldu�u s�ylenmektedir. Ve hen�z ciddi bir tedavi sisteminin tatbik edildi�i de s�ylenemez. S�ylenemez ama, u�ra��yorlar, Allah'�n izni ve in�yetiyle �nleyecek gibi g�r�n�yorlar. �imdi e�er bir �eye D�bbet�l-arz nazar�yla bak�lacaksa, bence kanser de bu mevzuda hat�r� say�lan namzetlerden biridir. Hatta, kanser ve (AIDS) bug�ne g�re, nisbetlendirilse, AIDS'in" kanserin y�zde birine ula�mad��� g�r�l�r. Evet, mesele kemmiyet plan�nda ele al�nacak olursa, bug�nk� durumu itibariyle AIDS'in �ok �n�nde korkun� hastal�klar var: Derman� olmad���ndan dolay�, keyfiyet plan�nda d���n�l�yorsa; yar�n, buna da derman bulundu�u takdirde acaba, hadise kar�� itimad� sarsm�� olmay�z m�?.. M�saadenizle bir hadisle al�kal�, k���k bir m�t�laa ile buna ���k tutma�a �al��aca��m:

Bir �o�unuz duymu�sunuzdur; bir k�s�m kimseler, �n�n� arkas�n� d���nmeden ve ilim ad�na bir �eyler yap�yorum diye hadisleri ve �yetleri aceleden te'vil ederek, Efendimiz (sav)'in: "C�zzamdan aslandan ka�ar gibi ka��n�z" mealindeki hadisine, s�zde ilm� ve Efendimiz'in gaybe a�in� oldu�una delalet eder bir yorum getirmek i�in, diyorlar ki: "Biliyor musunuz, neden peygamberimiz, arslandan ka�ma te�bihiyle anlatt� ? ��nk�, c�zzam�n mikrobu, t�pk� aslana benziyor da ondan..." �imdi bu, o kadar aceleden s�ylenmi� bir s�zd�r ki, ilerde bu mikrobun, mikroskobun alt�nda hi� de arslana benzemedi�i otaya ��k�nca, dine yararl� m�, zararl� m� olaca�� hesap edilmemi�tir. Zira, izah hadise dayand�r�larak yap�ld���ndan, sanki hadis b�yle demi� gibi anla��lmaktad�r. Dolay�s�yla iz�h�n yanl��l��� mikroskop alt�nda ortaya ��k�nca -h���- bu hil�f-� v�ki beyan, Efendimiz'den �eref sudur olmu� gibi kabul edilecek ve dolay�s�yla hadis darbelenecektir.

Bu itibarlad�r ki, i�in asl�n� iyi ��renmeden b�yle �eyler s�ylemek �ok yanl�� ve zararl� olmaktad�r. De�il bunlar gibi v�h� teviller; isl�m� meseleler, pozitif usullerle en sa�lam yorumlara tab� tutuldu�unda dahi, eskilerin if�desiyle "f�khi nazar" deyip m�l�haza dairesini a��k b�rakmak, ba�ka ihtim�lleri g�z ard� etmemek ve if�delerin m�saadesi �l��s�nde alternatif yorumlara da yer vermek mecburiyetindeyiz. Kald� ki bug�n, pozitivizmin ayaklan yerden kesilmi�tir. Ve ona art�k ��phe ve teredd�t i�inde bak�lmaktad�r. Bug�n Bat�'da ilim ad�na en yayg�n d���nce, her �eyin bir �l��de yanl��l���n� kabul etmek �izgisinden hareketle, ilim ad�na bu yanl��lar� b�raka b�raka ilerde yanl��s�z ilime ula�ma d���ncesidir. Bu d���nce de, di�er d���nce sistemleri gibi tenkid edilebilir. Ne var ki, pozitivizm ve rasyonalizmin saltanatlar�n�n sars�ld���n� ifade bak�m�ndan olduk�a �nemlidir.

Binaenaleyh, bug�n en sa�lam gibi g�r�len, tecr�b� ilimlerde dahi bu kadar ku�ku, bu kadar teredd�t bahis mevzuu olursa; o kadar dahi g�� Ye a��rl��� olmayan nazariyelerle, �y�t� beyyinat� ve hadis-i �erifleri bu nazariyelere g�re te'vil etmek;`ayete ve s�nnete kuvvet kazand�r�yoruz" derken, onlara kar�� bir cinayet m�n�s�nad�r. G�n�m�zde bu mevzuda bir kitap enflasyonu var. Evet k�sa zamanda �ok kitap yaz�ld�; ama fazla de�il, bir ka� sene sonra, bunlar�n hepsini al�p okuyacak nesiller, bunlara g�lecek ve bizler gibi yaz�p anlatanlar�n talihsizli�ine vereceklerdir... Ama meseleyi de�i�ik ihtimaller i�inde ve daha geni� perspektifli ele alarak, �u da, �u da olur diyenler, yaz�p s�yledikleri �eylerin �zerinden 100 sene dahi ge�se, yine de taze ve orijinal bulunacaklard�r.

Evet, bu anlay��la yaz�lan eserlerin �zerinden as�rlar ge�mi� olmas�na ra�men h�l� tatl�, h�l� cedid, h�l� ceyyid, h�l�, taze, h�l� duru, h�l� tertemiz olarak bulunuyorlar.

Mesel�, �nce delil dedi�imiz nesnelerin do�rulu�unu kabul ediyor; sonra, netice ve m�ddeay� bunlara day�yoruz. Oysa yukardan a�a��ya do�ru tedell� usul�yle gelmek de m�mk�n. Mesela: Allah var ve bu deliller de O'nu g�steriyor, Resulullah Hatem'�l enbiyad�r; �unlar da ona delalet ediyor. Aya��m�n alt�nda �u k���k kar�ncalar, �u mikroskobik organizma size anlatmak istedi�im hakikatlara i�aret ediyorlar. . . �eklinde olmal�. Bu bak�� ba�ka; "delil" diye ele ald���m�z bu zay�f, bu c�l�z �eylere tutuna tutuna, g�klerin ve yerin yarat�c�s�, O, "Lehd mak�l� d�ssem�v�ti vel-ard" olan Zat'� anlatmak ba�kad�r. ��te, zann�mca AIDS'de de, b�yle bir bak�� zaviyesi hatas� yap�ld�. Bunu imanl� ve insafl� kimseler yapt�klar� i�in; yapt�klar� i�in sevab�n� da kazand�lar. Ancak, yar�nki imans�z ve insafs�zlar, bu tahl�l ve te'villeri, serri�te ettikleri zaman, bu iman ve Kur'�n kahramanlar� �ok utanacak ve yanl�� yorumlar�n�n hacaletiyle iki b�kl�m olacaklard�r.

Bu itibarlad�r ki, hadisler ve Kur'�n'�n ayetleri bahis mevzuu oldu�u yerlerde, her m�min, �ok dikkatli konu�mal�, dikkatli d���nmeli ve onlarla �l�kal� hususlarda dikkatli olmal�d�r.

E�er bu mevzuu h�sn� niyetle ele alan karde�lerimiz deselerdi ki; AIDS'de D�bbet-�l-arz nev'inden bir ferd olabilir- �n�aallah maksat ve niyetleri de budur-Ben bunu �per ba��ma kordum. Evet AIDS, Dabbet-�l arz hakikat�n�n bir par�as� olabilir ve ona ait bir vazifeyi de g�rebilir. H�l� tahribat�n� b�t�n �iddetiyle devam ettiren kanser de o Dabbet-�l arz nevinin bir ferdi olup ona ait bir k�s�m k���k vazifeleri g�rebilir. Ancak, b�t�n bunlar, insanlar�n art�k sa�lam inanmayaca��na bir dil, bir terc�man oldu�u ifade edilen, teknoloji ve ilmin su-i istimalinden meydana gelece�i sezilen, kendine has m�nas�yla "Dabbet-�l arz" her �eyden ba�ka hatta kendi c�zlerinden de ba�ka, nevi �ahs�na mahsus, garabetinden zor sezilen bir harikad�r ve onun ��kmas� da isl�m� de�erlerin sonu demektir. Oysa ki biz h�l�, Buhari ve M�slim'de zikredilen bir hadis-i �erife dayanarak diyoruz ki: M�sl�manlar er ge� bir g�n mutlaka d�nyaya hakim olacaklar. �imdi e�er D�bbet�l-arz ��km��sa; bu bizim �midimize indirilmi� b�y�k darbedir. ��nk� D�bbet-�l-arz, diyor ki; bundan sonra yak�n, bundan sonra iman yok; bundan sonra s�kut, bundan sonra gerileme var. Oysa ki biz, �sl�m'�n, af�k-� �lemde �ehb�l a�aca��na ve d�nya muvazenesinde yeniden a��rl�k kazanaca��na inan�yoruz. Bug�n burada g�rd���m�z insanlar gibi, d�nyan�n d�rt bir buca��nda da M�sl�manlar, soluk solu�a Hz. Muhammed (sav)'� arayacak ve O'nunla bir kere daha bulu�acaklard�r. Dabbet�l-arz�n can� cehenneme! Biz onu daha sonralar� bekliyoruz ve inanc�m�za g�re o,k�firlerin ba��na K�yametin kopaca�� ana yak�n zuhur edecektir. Aksine bir d���nce ise hem akidemize ters, hem de �midimize indirilmi� bir darbeden ba�ka bir �ey de�ildir.

Hem, Dabbet-�l-arz olmaya namzet, s�ra bekleyen, muhakkak ve mutasavver daha bir s�r� yarat�k var. Mesel�, onlardan bir tanesi �imdi de kurgu bilim yazarlar�n� me�gul eden ve ilerde insanl���n kaderine hakim olaca��ndan bahsedilen robotlar... Kur'�n i�aret ediyor ki: Yery�z�nde �u t�r, �u t�r canl�lar�n d���nda Allah'�n yarataca�� baz� �eyler var ki siz onlar� bilmiyorsunuz. Yani ne laf dinlerler, ne merhametten anlarlar. Ne a�lamalar�, s�zlamalar� dinler ne de ayaklar�na kapanmakla merhametlerini celbedebilirsiniz...

Hatta b�yle bir �ey, �imdiden o kadar endi�e salmaktad�r ki, bu teknolojiyle me�gul olanlar bile, bir g�n bunlar programlan�p, ayarlan�p fezaya sal�nd�ktan sonra etraf� yak�p y�kacaklar�ndan; sulh istense dahi sulha yana�mayacaklar�ndan; yery�z�nde tam bir fesat unsuru olarak her �eyin alt�n� �st�ne getireceklerinden bahsediyorlar ki: D�bbe hakikat�n�n bir c�z'�ne ciddi bir namzet gibi g�r�nmekte...

Ancak bu kadar� dahi, aceleden verilmi� bir karar olaca��ndan, daha dikkatli konu�mak icab edecektir. �yleyse tekni�in tank�ndan; gelece�in robot adamlar�na kadar; bug�n�n k���k vir�slerinden, bilmem daha sonralar�n hangi azg�n ve salg�n hastal�klar�na ve k���k yarat�klara kadar; ondan da, Ahir zamanda, e�i g�r�lmedik b�y�k, katli�mlarla hortlayacak ve milyonlar�n �l�m�n� netice verecek, hen�z ad� konmam�� hastal�k amillerine kadar hepsi; �nce ruhun, sonra bedenin �l�m�n�n dili olan "Dabbet-�l arz"�n birer temsilcisi olabilir. Bence, meseleye b�yle bakmakla, bir �l��de, Kur'�n'�n ay�t� beyyinat�na ve S�nnete kar�� sayg� korundu�u gibi, di�er yandan da metinlerin l�h�ti buudlar� a��k tutulmu� olacakt�r.

�unu kemal-i samimiyetle if�de edeyim ki, yukarda bahsedilen yorumcu arkada�lar�n saffet ve samimiyetleri yan�nda, kendime bir dirhemlik bey�n hakk�n� dahi l�y�k g�rmedi�im o muhlis karde�lerim, �ok ihl�sl� olmalar�na ra�men, ihl�s�n sadece bir r�k�n te�kil etti�i �ok y�nl� bir mesele de yanl�� i� yap�yorlar. �hlas ayr� mesele; S�nnete, Kitaba sayg�l� olma ve onlar�n ruhuna sadakat i�inde bulunma ayr� bir meseledir.